Sylvius wrote:Yahu simdi aklıma geldi, Frontside air (a.k.a fatih ) nerede.
Yetkilileri goreve cagırıyorum, Frpworld u Frpworld yapan ogeler yok

:D:D
Vay be, bunu okuyunca kendimi şanslı hissettim, eğer buluşmaya gelemesem kendimi köprüden falan aşağı atardım. Eh, uzun zaman geçtikten sonra güzel bir buluşma oldu, eski bir sürü arkadaşla görüştüm ve bir sürü kişiyle de tanıştım. Buluşmadan aklımda kalanlar:
1- Sabahlamayla biten bir FRP seansından sonra 4 saatlik uykuyla yarı-kaybolarak Sylvius'la buluşma alanına gelince şaşkınlıkla gösteri yapan kalabalığın arasında Yeminer'i gördük. Meğer buluşmaya geç kalmayacağını iddia etmesinin sebebi buluşmadan önce mitinginin olmasıymış. =P
2- Eski arkadaşlardan kimsenin beni tanımaması üzerine isyan edip (görüşülmeyen uzun zaman + değişen tip = haklılar tabi =P) yeni üye taklidi yaptım ama foyam sonunda herkesin "Biz bunu nerden tanıyoruz" diye kafa kafaya vermeleri sonucu düştü.
3- Esen ile Hilmi'nin kilo alma-verme esprilerinden gına gelen üyeler bu konunun tekrar açılmaması için açık ameliyatla Esen'den Hilmi'ye 10 kilo aktardı. İkisinin de durumu bilinmiyor.
4- Esen'in buluşma yeriyle ilgili baskılara dayanamayıp 5 katlı kafenin 4 katını kapatması sonucu kol gibi faturalar aldık. Bir kısmımız halen kafede borcunu ödeyebilmek için çalışıyor. (Benim işim yeni bitti.)
5- İnsanların kafede nargile-sigara-puro-pipo içmesiyle ortam duman altı oldu ve 4 üye dumanda kayboldu. Hâlâ bulunamadılar. Ayrıca bu duman yüzünden hepimize temsili birer Kyoto imzalattılar.
6- Sandalyelerden bir çember oluşturularak yuvarlak masa şövalyeleri moduna girdiğimiz için nargilelerin dışarda durması sebebiyle sandalyeler çekilirken her nargile en az ikişer defa devrildi. Közlerin bir kısmı ve közlerin açtığı deliklerden düşen 3 üye hâlâ bulunamadı.
7- "Hulk mı yoksa Süpermen mi döver?", "Bug'lı bir necromsu karakter mi yoksa monk mu döver?" şekilnde sonu gelmez tartışmalar üzerine isyan eden garson bizim sorularımıza taş çıkarır cinsten felsefik ve tamamı Matrix'ten arak sorular sordu. Ama sorduğuna pişman oldu çünkü elindeki çikolatayı gören üyelerin zihinleri birden açılarak tüm sorular cevaplandı ve ek sorular üretilip onlar da cevaplanarak başka çikolatalar araklanmaya çalışıldı. Ã?ikolata en son Esen'in elinde görüldü.
8- Necros Sylvius'un White Wolf kitaplarına sulandı ve buluşmada kaldığı süre boyunca kitapları hatim etti, daha sonra da kitapların bir kısmını tişörtünün altına sokarak bir bahaneyle çaktırmadan Hawaii'ye doğru yol aldı.
9- Buluşmanın sevgi pıtırcıkları, aşk insanları yalnızlar tarafından kin dolu bakışlara maruz kaldı. Bir dahaki buluşmaya damsız gidilmeme kararı alındı.
10- Yeminer'in buluşma resimlerini koymama konusundaki azmi üzerine ona şans bırakmamak adına alınan kararla fotoğraf çekebilen tüm makineler Yeminer'e teslim edildi. Yeminer de fırsattan istifade başka bir egzotik bölgeye kaçtı.
11- Syvius 2 parçaya ayrılan buluşma grubunun iki tarafını da dinleyebilmek için ortaya oturdu ama yerinden kelkarken ve geri otururken yüksek akrobatik yeteneklerini bize göstermek zorunda kaldı. şartlı refleks konusunda aşmış olan arkadaşımız sağındaki masadan gelen "TiberianSun" kelimesini duyar duymaz tepki vererek hepimizi şaşırttı.
12- Bir kısım üyemiz açlık krizi geçirmek üzereyken yemeğe gitti, Orada ne oldu, kaç kişi gitti kaç kişi döndü bilmiyorum.
13- İçine kapalılık konusunda yine ben tektim. Benimle yapılmaya çalışılan iletişim denemeleri bu kez de boşa gitti, yeni üyeler beni heykel sandı.
14- Kafeden kalkarken herkes hesabı Yeminer de Sylvius'a patlatmak için içtiğinden azını ödedi. Ancak hesaba bakmayıp bize güvenen kafe çalışanları mağdur oldu. Bir kısmı 3 yıl maaş alamayacak.. =(
15- Yilmax'ın önerisiyle ayvalık tostçusuna gidildi ama yer bulunamadığı için her üye bir masa sahibinin yanına yanaştı. Self servis olmasa hesabı da onlara yamayacaktım ama olmadı, olamadı..
16- Esen'in önerisiyle (ve herkese bira ısmarlama gazıyla) Beşiktaş'a gidilmeye karar verildi. (Ama az kişi tarafından. Geri kalanı yol boyunca nereye gittiğimizi merak edip durdu. Sebebi az sonra..) Galatasaray Lisesi'nin oradan taaa Taksim'e gidip oradan Beşkitaş'a inmek yerine bizi hipotenüsten indirmeyi uygun gören Esen'in insafına kalarak yürümeye koyulduk ama hipotenüsün bir kısmını geçtikten sonra tekrar dik kenara inerek kaçınılmaz olarak Tophane'ye indik ve oradan devam ettik. (Yani dik kenarlardan gitsek daha az yürürdük.) Beşiktaş'a 1-2 durak kala isyan etmemiz üzerine otobüse binmemiz önerildi ama saçma bulunarak yürümeye devam edildi. Esen'in hiçbir suçu olmadığı, aslında Tophane'den gelen gizli bir güç tarafından çekildiğimiz çok sonra anlaşıldı.
17- Bizi Beşiktaş'a kadar getirdikten sonra Esen aramızdan ayrıldıktan sonra Sylvius'un okuluna girildi kalan tayfayla. "Başka bir ortam, uzun süre tartışılacak başka bir orijinal konu" sloganıyla başladığımız işi "Raistlin'e yardım eden Fistandantilus muydu, yoksa Raistlin mi?" konusuyla bitirdik. Gariptir ki bu kez bilimsel ve ojektif yorum almak için Wizard of Quarks'ın yardımı alınmadı. (Kimse anlayamadı çünkü dediklerini.) Girerken bıraktığımız kimliklerden hâlâ haber alınamadı. (Herhalde sahte kimlik olarak kullanacaklar.)
Not: Yukarıda anlatılanlarda mübalağa sanatı çokça kullanılmıştır, kesinlikle bir alınma beklenmemektedir ve bir kırıcılık amaçlanmamıştır. Bu doğrultuda okunurken aralara smiley panelindeki smileylerden serpiştirilmiş varsayılması makbuldür. Arada bahsedilmemiş olaylar varsa affoladır, eğer hatırlatırsanız daha 117 maddeye kadar yolu vardır.
İyi eğlenceler!
[quote="Sylvius"]Yahu simdi aklıma geldi, Frontside air (a.k.a fatih ) nerede.
Yetkilileri goreve cagırıyorum, Frpworld u Frpworld yapan ogeler yok :D:D:D[/quote]
Vay be, bunu okuyunca kendimi şanslı hissettim, eğer buluşmaya gelemesem kendimi köprüden falan aşağı atardım. Eh, uzun zaman geçtikten sonra güzel bir buluşma oldu, eski bir sürü arkadaşla görüştüm ve bir sürü kişiyle de tanıştım. Buluşmadan aklımda kalanlar:
1- Sabahlamayla biten bir FRP seansından sonra 4 saatlik uykuyla yarı-kaybolarak Sylvius'la buluşma alanına gelince şaşkınlıkla gösteri yapan kalabalığın arasında Yeminer'i gördük. Meğer buluşmaya geç kalmayacağını iddia etmesinin sebebi buluşmadan önce mitinginin olmasıymış. =P
2- Eski arkadaşlardan kimsenin beni tanımaması üzerine isyan edip (görüşülmeyen uzun zaman + değişen tip = haklılar tabi =P) yeni üye taklidi yaptım ama foyam sonunda herkesin "Biz bunu nerden tanıyoruz" diye kafa kafaya vermeleri sonucu düştü.
3- Esen ile Hilmi'nin kilo alma-verme esprilerinden gına gelen üyeler bu konunun tekrar açılmaması için açık ameliyatla Esen'den Hilmi'ye 10 kilo aktardı. İkisinin de durumu bilinmiyor.
4- Esen'in buluşma yeriyle ilgili baskılara dayanamayıp 5 katlı kafenin 4 katını kapatması sonucu kol gibi faturalar aldık. Bir kısmımız halen kafede borcunu ödeyebilmek için çalışıyor. (Benim işim yeni bitti.)
5- İnsanların kafede nargile-sigara-puro-pipo içmesiyle ortam duman altı oldu ve 4 üye dumanda kayboldu. Hâlâ bulunamadılar. Ayrıca bu duman yüzünden hepimize temsili birer Kyoto imzalattılar.
6- Sandalyelerden bir çember oluşturularak yuvarlak masa şövalyeleri moduna girdiğimiz için nargilelerin dışarda durması sebebiyle sandalyeler çekilirken her nargile en az ikişer defa devrildi. Közlerin bir kısmı ve közlerin açtığı deliklerden düşen 3 üye hâlâ bulunamadı.
7- "Hulk mı yoksa Süpermen mi döver?", "Bug'lı bir necromsu karakter mi yoksa monk mu döver?" şekilnde sonu gelmez tartışmalar üzerine isyan eden garson bizim sorularımıza taş çıkarır cinsten felsefik ve tamamı Matrix'ten arak sorular sordu. Ama sorduğuna pişman oldu çünkü elindeki çikolatayı gören üyelerin zihinleri birden açılarak tüm sorular cevaplandı ve ek sorular üretilip onlar da cevaplanarak başka çikolatalar araklanmaya çalışıldı. Ã?ikolata en son Esen'in elinde görüldü.
8- Necros Sylvius'un White Wolf kitaplarına sulandı ve buluşmada kaldığı süre boyunca kitapları hatim etti, daha sonra da kitapların bir kısmını tişörtünün altına sokarak bir bahaneyle çaktırmadan Hawaii'ye doğru yol aldı.
9- Buluşmanın sevgi pıtırcıkları, aşk insanları yalnızlar tarafından kin dolu bakışlara maruz kaldı. Bir dahaki buluşmaya damsız gidilmeme kararı alındı.
10- Yeminer'in buluşma resimlerini koymama konusundaki azmi üzerine ona şans bırakmamak adına alınan kararla fotoğraf çekebilen tüm makineler Yeminer'e teslim edildi. Yeminer de fırsattan istifade başka bir egzotik bölgeye kaçtı.
11- Syvius 2 parçaya ayrılan buluşma grubunun iki tarafını da dinleyebilmek için ortaya oturdu ama yerinden kelkarken ve geri otururken yüksek akrobatik yeteneklerini bize göstermek zorunda kaldı. şartlı refleks konusunda aşmış olan arkadaşımız sağındaki masadan gelen "TiberianSun" kelimesini duyar duymaz tepki vererek hepimizi şaşırttı.
12- Bir kısım üyemiz açlık krizi geçirmek üzereyken yemeğe gitti, Orada ne oldu, kaç kişi gitti kaç kişi döndü bilmiyorum.
13- İçine kapalılık konusunda yine ben tektim. Benimle yapılmaya çalışılan iletişim denemeleri bu kez de boşa gitti, yeni üyeler beni heykel sandı.
14- Kafeden kalkarken herkes hesabı Yeminer de Sylvius'a patlatmak için içtiğinden azını ödedi. Ancak hesaba bakmayıp bize güvenen kafe çalışanları mağdur oldu. Bir kısmı 3 yıl maaş alamayacak.. =(
15- Yilmax'ın önerisiyle ayvalık tostçusuna gidildi ama yer bulunamadığı için her üye bir masa sahibinin yanına yanaştı. Self servis olmasa hesabı da onlara yamayacaktım ama olmadı, olamadı..
16- Esen'in önerisiyle (ve herkese bira ısmarlama gazıyla) Beşiktaş'a gidilmeye karar verildi. (Ama az kişi tarafından. Geri kalanı yol boyunca nereye gittiğimizi merak edip durdu. Sebebi az sonra..) Galatasaray Lisesi'nin oradan taaa Taksim'e gidip oradan Beşkitaş'a inmek yerine bizi hipotenüsten indirmeyi uygun gören Esen'in insafına kalarak yürümeye koyulduk ama hipotenüsün bir kısmını geçtikten sonra tekrar dik kenara inerek kaçınılmaz olarak Tophane'ye indik ve oradan devam ettik. (Yani dik kenarlardan gitsek daha az yürürdük.) Beşiktaş'a 1-2 durak kala isyan etmemiz üzerine otobüse binmemiz önerildi ama saçma bulunarak yürümeye devam edildi. Esen'in hiçbir suçu olmadığı, aslında Tophane'den gelen gizli bir güç tarafından çekildiğimiz çok sonra anlaşıldı.
17- Bizi Beşiktaş'a kadar getirdikten sonra Esen aramızdan ayrıldıktan sonra Sylvius'un okuluna girildi kalan tayfayla. "Başka bir ortam, uzun süre tartışılacak başka bir orijinal konu" sloganıyla başladığımız işi "Raistlin'e yardım eden Fistandantilus muydu, yoksa Raistlin mi?" konusuyla bitirdik. Gariptir ki bu kez bilimsel ve ojektif yorum almak için Wizard of Quarks'ın yardımı alınmadı. (Kimse anlayamadı çünkü dediklerini.) Girerken bıraktığımız kimliklerden hâlâ haber alınamadı. (Herhalde sahte kimlik olarak kullanacaklar.)
Not: Yukarıda anlatılanlarda mübalağa sanatı çokça kullanılmıştır, kesinlikle bir alınma beklenmemektedir ve bir kırıcılık amaçlanmamıştır. Bu doğrultuda okunurken aralara smiley panelindeki smileylerden serpiştirilmiş varsayılması makbuldür. Arada bahsedilmemiş olaylar varsa affoladır, eğer hatırlatırsanız daha 117 maddeye kadar yolu vardır.
İyi eğlenceler!