Ateşli bi tartışmaya ortasından balıklama dalıyorum ve açıkçası yazılanların çok küçük bi kısmını okuyabildim. Gözüme çarpan şeylerle ilgili söyleyeceklerim olucak.
Ã?ncelike bu "cisimlenlenme" denen şey nedir biri tam olarak tarif edebilir mi? Işınlanmaya eşdeğer bi anlamı var gibi duruyo ama emin diilim.
(Bu arada, bu başlıktaki "bence"lerin bazıları biraz fazlalık gibi. Doğa bu kadar göreli olamaz!)
Üstelik bu olayın gerçekleşemeyeceğini ilişkin kesin kanıtlarda ortaya atılamamıştır
Bilimde hiçbir zaman
kesin olamayız. Yalnızca yanlışlığı -henüz- kanıtlanmamış şeyler vardır. Bügün bildiğimiz çeşitli kuramsal çerçeveler var ve bunlar deneylerle uyum içerisinde. Yani bunlarla çelişen herhangi bir deney henüz yok. Doğanın tüm kurallarını bilmiyoruz. Yarın biri tuhaf bir kuramla çıkıp gelebilir, ancak bu yeni kuramın tuhaflığının bir sınırı var: daha önceki kuramlarla belli ölçütler altında tutarlı olmalıdır. Kuantum mekaniği, tüm tuhaflığına rağmen büyük sistemlere uygulandığında Newton mekaniğini üretir (kuantum mekaniği denklemlerinde Planck sabitini sıfıra götürerek bu sonucu elde edilebilir). Benzer şekilde Einstein'ın uzay ve zaman hakkındaki "tuhaf" kuramlarından biri olan özel görelilik, cisimlerin hızı ışık hızına kıyasla çok küçük olduğu durumlarda yine Newton mekaniğine indirgenir (bu ışığın hızını sonsuza götürerek elde edilebilir). Yani tuhaflıkların bir ölçütü var.
Işınlanma olayı derken bir maddenin ışık hızıyla, yada ondan daha büyük -mesela sonsuz- bi hızla bir yerden başka bir yere gitmesini kastediyorsanız bu bugün bildiğimiz fiziğe aykırı. Eğer özel görelilik kuramı doğruysa, (durgun) kütlesi olan herhangi birşey ışık hızına ulaşamaz. Özel göreliliğin doğru olduğunu söylemek için elde önemli kuramsal gereksinimler var: elektrodinamik ve görelilik ilkesi. Bu kuramlarla uyuşmayan herhangi bir gözlem olmadığı için özel göreliliğin doğru olduğunu varsayıyoruz. Kuramın öngörülerine aykırı tek bir gözlem bile kuramın yanlış olduğunu ilan etmez için yeterlidir (tabii burda düzgün yapılmış bir gözlemden söz ediyoruz). "
Bence ışınlanma vardır" diye başlayan cümleler, hiçbir kuramsal dayanağı olmadığı, bugünün kuramsal yapısına aykırı olduğu için anlamsızdır ve bu zeminde daha fazla tartışılması yalnızca zaman kaybı olur. Eğer elde günün kuramına uygun olmayan yepyeni bir olgu varsa, bu ancak
deneysel olarak gösterildiği zaman -bilimsel anlamda- ciddeye alınır. Doğa hakkındaki bir fkiri yargılamanın nihai yolu budur.
Işınlanmadan kastınız sözde
kuantum ışınlaması ise olay az önce tarif ettiğim ışınlanma ile alakalı değil. (teknik zeminde: kuantum mekaniğindeki tuhan olgulardan biri olan dolanıklıkla, yada dolaylı olarak dagla işlevinin çöküşünün ışık hızından fazla olabilmesiı ile ilgi birşey.) Detaylarını kuantum mekaniği çalışmadan anlamak mümkün değil sanırım, ama özetle ortada enerji yada bilgi aktarımı olmadığı için bu özel göreliliğe aykırı değil, ve cisimlenme/ışınlanma ile bi alakası yok. Kuantum ışınlanmasında kütle yada enerjinin bir yerden başka bir yere aktarımıyla ilgi olmadığını (dalga işlevinin durumuyla alakalı birşey olduğunu) söylemek yeterli.
Ayrıca uzak galaksilere yolculuk için ışınlamaya gerek yok, şu anki kuramsal yapıda var olan
uzunluk kısalması sayesinde çok uzak galaksilere kısa sürede (yolcuya göre, tabii ki) gidilebilir. Böyle bir yolcuğun gerektiği enerji miktarı biraz abartı tabii ama bu teknik bi sorun.
Zaman yolculuğu biraz tartışmalı. Zamanın akışını hızlandırmak özel görelilik çerçevesinde mümkün. Ancak bunun yönünü değiştirmek, yani zamanda geriye doğru gitmek biraz dertli. Genel görelilik alan denklemlerinin matematiksel olarak geçerli olan bazı çözümleri, zaman yolculuğuna olanak sağlıyor
muş (henüz genel görelilik çalışmadım). Zamanda geriye yolculuğu sağlayacak kapalı zamansal eğriler matemaiksel olarak geçerli olsa bile fiziksel anlamda geçerli olup olmadıkları henüz bilinmiyor, bu alanda
deneylere ihtiyaç var. Eğer geriye doğru bir zaman yolculuğu yapamayı mümkün kılarsak bazı tuhaf çelişkilerle karşılaşıyoruz, örneğin geçmişe gidip dedeni öldürürsen ne olur, bunu bilmiyoruz. Henüz böyle bir deney yapılmadı.
Son olarak bu iletiyi temiz bi şekilde özetlicek bi alıntı yapıyım. Hic kimse onun kadar berrak olamazdı.
Richard Feynman wrote:Kuramının ne kadar güzel olduğu, ne kadar akıllı olduğun fark etmez. Eğer deneyle uyuşmuyorsa, yanlıştır.
Ah... bu arada bu başkıl bilim-kurgusal bi başlık ise baltaladığım için özür dilerim :schemes:
Ateşli bi tartışmaya ortasından balıklama dalıyorum ve açıkçası yazılanların çok küçük bi kısmını okuyabildim. Gözüme çarpan şeylerle ilgili söyleyeceklerim olucak.
Ã?ncelike bu "cisimlenlenme" denen şey nedir biri tam olarak tarif edebilir mi? Işınlanmaya eşdeğer bi anlamı var gibi duruyo ama emin diilim.
(Bu arada, bu başlıktaki "bence"lerin bazıları biraz fazlalık gibi. Doğa bu kadar göreli olamaz!)
[quote]Üstelik bu olayın gerçekleşemeyeceğini ilişkin kesin kanıtlarda ortaya atılamamıştır[/quote]
Bilimde hiçbir zaman [i]kesin[/i] olamayız. Yalnızca yanlışlığı -henüz- kanıtlanmamış şeyler vardır. Bügün bildiğimiz çeşitli kuramsal çerçeveler var ve bunlar deneylerle uyum içerisinde. Yani bunlarla çelişen herhangi bir deney henüz yok. Doğanın tüm kurallarını bilmiyoruz. Yarın biri tuhaf bir kuramla çıkıp gelebilir, ancak bu yeni kuramın tuhaflığının bir sınırı var: daha önceki kuramlarla belli ölçütler altında tutarlı olmalıdır. Kuantum mekaniği, tüm tuhaflığına rağmen büyük sistemlere uygulandığında Newton mekaniğini üretir (kuantum mekaniği denklemlerinde Planck sabitini sıfıra götürerek bu sonucu elde edilebilir). Benzer şekilde Einstein'ın uzay ve zaman hakkındaki "tuhaf" kuramlarından biri olan özel görelilik, cisimlerin hızı ışık hızına kıyasla çok küçük olduğu durumlarda yine Newton mekaniğine indirgenir (bu ışığın hızını sonsuza götürerek elde edilebilir). Yani tuhaflıkların bir ölçütü var.
Işınlanma olayı derken bir maddenin ışık hızıyla, yada ondan daha büyük -mesela sonsuz- bi hızla bir yerden başka bir yere gitmesini kastediyorsanız bu bugün bildiğimiz fiziğe aykırı. Eğer özel görelilik kuramı doğruysa, (durgun) kütlesi olan herhangi birşey ışık hızına ulaşamaz. Özel göreliliğin doğru olduğunu söylemek için elde önemli kuramsal gereksinimler var: elektrodinamik ve görelilik ilkesi. Bu kuramlarla uyuşmayan herhangi bir gözlem olmadığı için özel göreliliğin doğru olduğunu varsayıyoruz. Kuramın öngörülerine aykırı tek bir gözlem bile kuramın yanlış olduğunu ilan etmez için yeterlidir (tabii burda düzgün yapılmış bir gözlemden söz ediyoruz). "[i]Bence ışınlanma vardır[/i]" diye başlayan cümleler, hiçbir kuramsal dayanağı olmadığı, bugünün kuramsal yapısına aykırı olduğu için anlamsızdır ve bu zeminde daha fazla tartışılması yalnızca zaman kaybı olur. Eğer elde günün kuramına uygun olmayan yepyeni bir olgu varsa, bu ancak [i]deneysel[/i] olarak gösterildiği zaman -bilimsel anlamda- ciddeye alınır. Doğa hakkındaki bir fkiri yargılamanın nihai yolu budur.
Işınlanmadan kastınız sözde [url=http://en.wikipedia.org/wiki/Quantum_teleportation]kuantum ışınlaması[/url] ise olay az önce tarif ettiğim ışınlanma ile alakalı değil. (teknik zeminde: kuantum mekaniğindeki tuhan olgulardan biri olan dolanıklıkla, yada dolaylı olarak dagla işlevinin çöküşünün ışık hızından fazla olabilmesiı ile ilgi birşey.) Detaylarını kuantum mekaniği çalışmadan anlamak mümkün değil sanırım, ama özetle ortada enerji yada bilgi aktarımı olmadığı için bu özel göreliliğe aykırı değil, ve cisimlenme/ışınlanma ile bi alakası yok. Kuantum ışınlanmasında kütle yada enerjinin bir yerden başka bir yere aktarımıyla ilgi olmadığını (dalga işlevinin durumuyla alakalı birşey olduğunu) söylemek yeterli.
Ayrıca uzak galaksilere yolculuk için ışınlamaya gerek yok, şu anki kuramsal yapıda var olan [url=http://en.wikipedia.org/wiki/Length_contraction]uzunluk kısalması[/url] sayesinde çok uzak galaksilere kısa sürede (yolcuya göre, tabii ki) gidilebilir. Böyle bir yolcuğun gerektiği enerji miktarı biraz abartı tabii ama bu teknik bi sorun.
Zaman yolculuğu biraz tartışmalı. Zamanın akışını hızlandırmak özel görelilik çerçevesinde mümkün. Ancak bunun yönünü değiştirmek, yani zamanda geriye doğru gitmek biraz dertli. Genel görelilik alan denklemlerinin matematiksel olarak geçerli olan bazı çözümleri, zaman yolculuğuna olanak sağlıyor[i]muş[/i] (henüz genel görelilik çalışmadım). Zamanda geriye yolculuğu sağlayacak kapalı zamansal eğriler matemaiksel olarak geçerli olsa bile fiziksel anlamda geçerli olup olmadıkları henüz bilinmiyor, bu alanda [i]deney[/i]lere ihtiyaç var. Eğer geriye doğru bir zaman yolculuğu yapamayı mümkün kılarsak bazı tuhaf çelişkilerle karşılaşıyoruz, örneğin geçmişe gidip dedeni öldürürsen ne olur, bunu bilmiyoruz. Henüz böyle bir deney yapılmadı.
Son olarak bu iletiyi temiz bi şekilde özetlicek bi alıntı yapıyım. Hic kimse onun kadar berrak olamazdı.
[quote="Richard Feynman"]Kuramının ne kadar güzel olduğu, ne kadar akıllı olduğun fark etmez. Eğer deneyle uyuşmuyorsa, yanlıştır.[/quote]
Ah... bu arada bu başkıl bilim-kurgusal bi başlık ise baltaladığım için özür dilerim :schemes: