Gülümseten fıkralar

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Gülümseten fıkralar

by Aegron Linwelin » Tue Jul 24, 2007 10:54 pm

BEBEK

Adamın biri misafirliğe gitmiş. Akşam olunca haliyle sormuşlar :

-Pardon arkadaş, demişler karı-koca.

-Bizim odada mı yatarsın, bebeğin odasında mı, yoksa boş bir odada mı?

Adam düşünmüş :

-Karı-koca nın yanında yatılmaz, bebekte uyanır ağlarsa uykusu kaçacak, ben boş odada yatarım, demiş.

Sabah olunca adam elini yüzünü yıkamış, bir de bakmış çok güzel bir kız adama havlu tutuyor.

Adam:

-Kızım senin ismin ne? diye sormuş.

Kız :

-Bebek amcacığım ya sizin isminiz?...

Adam :

-Eşek kızım eşşşeeek.

by Aegron Linwelin » Tue Jul 24, 2007 6:53 pm

Kalp Krizi

Adam işten eve erken gelir ve içeri girdiğinde yatak odasından sesler geldiğini duyar.. hemen odaya dalar ve karısını yatakta ter içinde ve çırılçıplak bulur:
"Neler oluyor???"diye sorar..
Kadın cılız bir sesle "kocacığım kalp krizi geçiriyorum" diye mırıldanır..
Adam hemen salona koşup ambulans cağıracağı sırada 4 yaşındaki oğlu koşa koşa gelir ve "Babaaaaaa!!! Mick amcam sizin gardropta saklanıyor ve çıplaaaaaak!!!!" diye bağırır..
Adam bunu duyunca hırsla telefonu fırlattığı gibi odaya koşar, gardrobun kapısını açar ve erkek kardeşi hakkaten de çıplak vaziyette oradadır..
Bunun üzerine adam hışımla bağırır:
"SENİ KALINKAFALI!!! BENİM KARIM IÃ?ERDE KALP KRİZİ GEÃ?İRİYOR, SEN ETRAFTA Ã?IPLAK DOLAşARAK KÃ?Ã?Ã?CÃ?K BİR Ã?OCUğU KORKUTMA PESİNDESİN!!"


HURİ-NURİ

temel birgün mahallenin imamına sorar
hoca bize cennette 4 huri verecekleri doğru mu?
hoca:
evet doğru der
peki bizim hanım cennete giderse ona ne verecekler?
hoca:
onada 4 nuri verirler
temel sinirlenip eve dönmüş
bi bakmış karısı namaz kılıyo
sinirlenip basmış tekmeyi
-orospu mu olacan lan sen?

LAZIN ECZANESİ

Lazın eczanesine eli silahlı, yüzü kadın çoraplı iki soyguncu girmiş ve ellerindeki silahi Laza doğrultup:

- Ã?abuk kasadaki herşeyi ver !

- Özür dilerim, reçetesiz hiçbirşey vermiyoruz.

by Aegron Linwelin » Sat Jul 21, 2007 3:27 am

EVLİLİğİN BÃ?YLESİ
Nasrettin Hoca evlen­ meye niyetlenir. Eş- dost bir hatuncağızı öve öve göklere çıka­ rırlar.

şöyle huylu!
Böyle soylu!
— Dünyalar güzeli... Hoca'nın gönlünü çelerler.



Evlenirler. Zifaf gecesi yüz görümlüğünü veren Ho­ ca, gelinin duvağını kaldırır. Aman Allah'ım! Ã?irkin bir gelin.

Gelin hanım, kocasına sadakatini göstermek için:

— Hoca efendi, akrabalarından kime görüneyim, ki­
me görünmeyeyim? diye sorar.

Hoca şaşkın:

— Aman hatun, bana görünme de kime görünürsen
görün... der.

:evil:



DOğRU SÖZ
Müfettiş, öğrencilere sorar:

— İçinizde en uslu kim?

Ã?ğrenciler, hep bir ağızdan - cevap verirler:

— Ã?ğretmenimiz!



EşEK BAşI
İstanbul'a yeni gelen köylü, ku­ yumcu dükkânının vitrinini merakla inceliyordu. Kuyumcunun çırağı, onunla alay etmek için:

Hemşerim, dedi, ne bakıyor­
sun öyle?
Hiç... Bu dükkânda ne satılır
diye merak ettim de...
Ã?ocuk güldü:

Eşek kafası satılır.
Allah versin... Alışverişiniz yolunda olmalı...
Nereden bildin, dayı?
Baksana, koca dükkânda seninkinden başka kal­
mamış!



SON Ã?MİT
Adam kaynanasıyla birlikte Avrupa gezisine çıka­ caktı, arkadaşı sordu:

Yahu sen hep kaynanandan yakınıp durmaz miy­
din? şimdi de Avrupa gezisine mi çıkarıyorsun?
Ne yapayım kardeşim, sık sık Avrupa'yı görme­
den Allah canımı almasın! deyip duruyor... Benimki, bir
umut işte...
:evil:

by Rhalazarn » Sat Jul 21, 2007 1:50 am

Birgün Temel'le Dursun banka soymaya karar vermişler ve soygunun ardından polisler onları kovalamaya başlamış. Polislerden birinin: "Durun orospu çocukları!" diye bağırması üstüne Dursun Temel'e demişki: "Temel beni tanıdılar sen kaçmaya devam et."

------------------------------------------------------------------------------------------

Temel'le papaz bir adada mahsur kalırlar. Uzun süre sadece ikisi yaşarlar ve bir zaman gelir ikisi de azar. Ancak adada ikisinden başka insan yoktur. Sonunda birbirlerini becermeye karar verirler.

Papaz: "Ã?nce ben seni."demiş.

Temel: "Olmaz uşağum önce ben senu."

Papaz: "Buna izin veremem önce ben becereceğim."

Temel: "Tamam ula sen becer bakalum!"

Ardından Temel pantolonunu indirir ve papaz tam onu becerecektir ki, "Ya İsa!" diye bağırır. Papaz durur ve yapamaz, bir daha dener. Tam yapacakken Temel bir daha "Ya İsa! diye bağırır. Papaz yine yapamaz. "Tamam lan," der, "önce sen yap."

Papazın arkasına geçen Temel tam yapacaktır ki papaz "Ya Allah!" diye bağırır. Bunun üzerine Temel "Ya Allah Ya Bismillah!" der ve işi bitirir.

by Illyra » Sun Apr 08, 2007 10:38 pm

benden de bi fıkra

sapık bi adam varmış. nerde eğilmiş bi kadın görse.....

ve bir gün melekler adamı gelip uyarmışlar. "bir daha bunu yaparsan cehenneme gidersin diye

adam bayya bi tırsmış ama alışmış kudurmuştan beterdir..

böylece son kurbanıyla "belki cehennemde sıyıyırm ulan" diye evlenmiş

ve bu sırada karısı hamile kalmış

neyse bir oğulları olmuş, adamda gel zaman git zaman ölmüş ama cehhenmden paçayı kurtaramamış

hereyse adamın oğluda aynı kendisi gibiymiş. melekler onuda uyarmaya gelmişler aynı şekilde tırsmış. yapmıcam demiş, ama tabiki yapmış

ve sonunda oda ölüp cehheneme gitmiş.

ama cehhenem ölee çok sıcak olmak yerine soğuk bile sayılabilmiş. bi bakmış sıcağa alışkın zebaniler bile paltolara sarınmış gesiorlar

yenememiş merakını gitmiş bitanesinin yanına
demiş ki

"ya bakasana, bura cehhenem deil mi şimdi?"

"cennette benzetmedin umarım, doğru yerdesin merak etme"

"ee o zaman nie bu kadar soğuk, hani yani ben sıcak die bilirdim"

zebani ölee terso bi bakış atmış ki

"senin o ..... baban yüsünden eğilip kazana iki odun atamıyoruz ki ısıttalım"


:angel:

by Aredheliquas » Sat Apr 07, 2007 8:34 am

calida güzelmiş :D

by reflah » Sat Apr 07, 2007 3:23 am

çok şker hatunun biri hayatından bıkmış intihar etmek için boğaz köprüsüne çıkmış atlamak üzre idi ağlaya ağlaya boğazın soğuk sularına bakıyordu ordan geçen genç delikanlı koşarak kadını yanına gider aman yapmayın! hayat yaşamaya değer ben size yardımcı aloayım! der . benim çalıştığım gemi yarın U.S.Adoğru demir alıcak sizide götüreyim yeni bir hayata başlarsınız . kadın düşünmüş kaybedecek birşer yok tamam demiş adam gece kadının gizlice gemiye sokmuş bir filikanın içine saklamış sesini çıkarma diye de iice tembihlemiş kadına hergün 3 hamburger bir kutuda ayran getiriyormuş kadında karşılığında mahçup olmamak için her gece adamla ilşkiye giriyormuş .. birgün gemide dolaşan kaptan filikadan sesler geldiğini duyar ve içine bakar kadın telaşlanır ve kaptana her şeyi anlatmaya başlar kaptan bey beni buraya sizin çalışanınız olan bi arkadaşınız gizlice getirdi bana amerikaya kaçak götüreceğini söyledi ve hergün 3 hamburger ve 1 ayran getirdi bende karşılığıunda her gece onunla ilişkiye girdim .. Kaptan pişkin pişkin güler sizin hergece ilişkiye girdiğiniz doğrudurda bu KADIKÃ?Y- BEşİKTAş vapuru..))))

by calida » Fri Apr 06, 2007 10:36 pm

Bir doktor, hemşiresi ile buluşmalara başlar. Bu buluşmalardan kısa bir süre sonra,
hemşire gelir ve kendisinin hamile olduğunu söyler. Fakat Doktor, bu olayı karısının
duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir ve,
ıtalyaya gitmesini ve çocuk doğana kadar orda kalmasını söyler.

hemşire 'peki bebeğin doğduğunu nasıl haber vericem'der
Doktor da ;'bana hemen bir kart gönder ve arkasınada 'spagetti' diye
yaz. Ben durumu anlarım başka bir açıklama yapmana gerek yok" der.

hemşire parayı alır ve ucağa binip italyaya gider. altı ay kadar sonra,
bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora ;
"Sevgilim, bugün postadan senin adına italyadan postalanmıs ılginç
bir kart geldi. Fakat ne anlama geldiğini anlayamadım..." der

"Peki karıcığım ben akşam eve gelince sana gerekli açıklamayı
yapacağım" der ce doktor telefonu kapatır.
O akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu
yere düşüp tığılır.. Acil yardım ve tıbbi müdahalelerin sonunda doktor kendine gelir
ve biraz rahatladıkdan sonra acildeki doktor arkadaşları adamın elinde hala sıkı sıkıya
tuttuğu kartı alır ve okurlar.

"Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti....ikisi; sosisli, ikisi; sade

by calida » Fri Apr 06, 2007 9:44 pm

:ayyyy!: hahaha supermiş bea
bende bulcam en kısa sürede güzel fıkralar koyucam buraya ama benım sansıma hep edepsızler gelıyo ya :roll:

by esen » Fri Apr 06, 2007 4:37 pm

Eldaril bu güzel bir fıkraydı, bizimle paylaşmanda çok hoş saol :D

by EldariL » Fri Apr 06, 2007 5:20 am

Edmondın fıkrası bana bir başkasını hatırlattı. :D

İki trafik polisi iddaaya girerler. Biri gece boyunca yoldan emniyet kemerini takan sürücü geçmeyeceğini savunmaktadır. Diğeri aksini. Kemer takan ilk şoföre yarısını vermek üzere 100 dolarına bahse girerler.

Çok geçmeden çevirdikleri arabalardan birinde kurallara uyan bir çiftile karşılaşırlar. Karı koca kemerlerini takmıştır.

Polis memuru tebrik eder. "Kutlarız. Kemerinizi taktığınız için 50 dolar kazandınız." Ve parayı uzatır. "Ee bu parayla ne yapmayı düşünüyürsunuz?"

Adam şaşkın gözlerle elindeki paraya bakar ve "Eh artık bi ehliyet alırım," der.

Yandan karısı atlar, "Siz ona inanmayın memur bey, o sarhoşken hep böyle yalan söyler," der.

Arka koltukta saklanan adam panikle ayağa fırlar, "Söylemiştim!... Size söylemiştim! Çalıntı arabayla fazla uzağa gidemeyiz demiştim!"

Bagajdan boğuk bir ses duyulur, "Yunanistan sınırını geçtik mi?"

by Dreamscape » Fri Apr 06, 2007 4:54 am

Ahmet Mehmet Ali yarışa girmişler;

Ahmet Masanın üztüne muz oyup oturmuş.Kalktığında muz yok

Mehmet Masanın üstüne kalem koyup oturmuş.Kalktığında kalem yok.

Ali Masanın üstüne silgi koyup oturmuş.Kalktığında masa yok....

by Edmond » Fri Apr 06, 2007 4:24 am

Adamın biri aşırı hız yaparken polise yakalanır.Polis direk olarak önünü çevirir adamın ve klasik soruyu sorar:

-Ehliyet Kartınızı görebilir miyim?
Adam bir müddet düşünür.Cevap veremez, sonra devam etmeye karar verir

-Kusura bakmayın, son yaptığım kazada Ehliyet Kartımı kaybettim, polis şaşırır.

-Ã?yleyse Ruhsatınızı görebilir miyim?
-Kusura bakmayın ama bu arabayı çaldım, ruhsatı yok.
Polis bir müddet bakakalır.
-Ama bir dakika, galiba torpido gözünde silahımın ruhsatı var, o olur mu?
-Nasıl yani, torpido gözünde silah mı var?
-Evet arabanın sahibini öldürdüğüm silah torpido gözünde, zaten adam da bagajda.

Polis hemen telsize yapışır.Adamın etrafını bir anda polisler sarar.Adamı direk sorguya çekerler.Ardından adamdan ehliyetini göstermesini isterler, adam çıkarır gösterir.Ruhsatını isterler, çıkarır gösterir.Polis kızarmıştır.Torpido gözünü açarlar, silah falan yok.Polis gittikçe morarır.Bagajı açarlar, ceset yok sadece bir damacana su.

Sonra adama sorarlar:

-Bu polis sizin hakkınızda; ehliyetinizi kaybettiğinizi, ruhsatınızın olmadığını, arabayı çaldığınızı, adam öldürdüğünüzü söyledi.
Adam şaşkın bir ifadeyle :

İnanmıyorum, Allah bilir o polis aşırı hız yaptığımı da sallamıştır.

by Artemis Entreri » Fri Apr 06, 2007 4:16 am

Söylemeye çalıştığım şey o fıkranın orjinalliğini yitirmiş olması idi. Kitap elime geçince orjinalini yazarım o hikayenin. Yani binbirgece masallarında geçmiş olan çok hoş bir hikayenin, fıkraya döndürülmüş olması üzdü beni. Sözüm dodo ya değildi yani, yanlış anlaşılma olmasın.

Hikayeyi fıkraya çevirenlere sözüm...

by SacoKhan » Thu Apr 05, 2007 11:37 pm

Artemis öyle demek istemedi, sadece fıkranın trajikomikliğini belirtti...

Top