Tıkandım

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Tıkandım

by Sensei » Sat Sep 29, 2007 3:01 pm

müzik dinle clasic veya power metal tavsiyemdir... sonra kendi o gun geçen zamanını düşün bir ucundan yakala o zamanı ve üzerine biraz hayal gucu birazda fantazya kat, güzel ve orjinal şeyler çıkıyo, hele bulmaca konusunda yaralı oluyo çünkü senin hayatın senin bulmacaların ;)

by mikael » Thu Jun 29, 2006 12:52 am

Monster Manual'ın sayfalarını irdele. Ben hikaye bulmak için sık sık bunu yaparım.

by Selia » Thu Jun 29, 2006 12:17 am

Eline ne geçiyorsa oku.Diyar yaratıyorsan küçükten büyüğe genele doğru git.Özen ve sabır gerekiyor.Başkalarına danış etrafına bak. :)

Re: Tıkandım

by Possessed » Wed Jun 28, 2006 8:44 am

KKGB wrote:Hiç bir dönem diyarınız hakkında mükemmel kurgulamalarda bulunup sonra haftalarca aklına hiçbir halt gelmediği oldu mu?

Benim oldu.Arkadaşlar resmen tıkandım ne öykü ne birşey yazabiliyorum nasıl kurtulacağım bu ruh halinden...

Ne olur yardım edin...Saygılar...
bna da olur bu bazen
ben bi arkadasimla bi diyar kurduk cok da guzel, su anda frp oynuyoruz onun ustunde, onun hakkinda yazdigim seyler oluyor.
film izle, kitap oku, belgesel izle
gercekten cok guzel fikirler veriyorlar, yaraticiligin canlanabiliyor

by FrontsideAir » Sat Jun 24, 2006 3:50 am

Tıkanıp tıkanmama konusu biraz da standartlarla alakalı. Eğer standartlarınız yüksekse, mevcut binlerce olasılıktan daha önceki birikimlerinizle uyuşanlar standartlarınızın altında kalabilir. Böyle arkadaşlar tıkandıklarını söylerler ama aslında sadece özgün bir şeyler bulamamktadırlar.

Benim de standartlarım yüksektir ve bir campaign yazarken senaryonun özgün olmasına, karşılarına valinin kaçırılan kızını kurtarma gibi görevler çıkartmamaya gayret ederim. Bunlar da sonsuz olasılıklardan bazılarıdır ama bu tür stereotipleri kullanmayı sevmediğimden bunları olasılıktan saymam.

Ayrıca bir karakterin davranışının yaratacağı sonsuz olasılıklardan bazıları (belki büyük kısmı) karakterin sıradan yaşantısıyla ilgili olaylardır. Mesela karakter işten eve döndüğünü söyler, bu durumda karakterin karnının acıkması bir olasılıktır ama karakterin acıkınca yemek yemesi oldukça sıradan bir olaydır. FRP'nin biraz da standartlıktan uzaklaşma arayışı içinde olduğunu düşünürsek bu olasılıkların çoğu böylece elenip gidecektir. Ve hatta deneyimli gruplarda sıradan olmayan bazı şeyler bile (dükkana silahlı bir adamın girmesi gibi) artık sıradan gelecek ve oyun yöneticisini zorlayacaktır.

İyi bir yöneticinin elinde klasik bir konu bile ilgi çekici hâle gelebilir ama yine dediğim gibi bu da bir yerden sonra alışmış oyuncuları sıkacaktır. Eninde sonunda onlara farklı şeyler vermek gerekecektir, çünkü değişim ihtiyaçtır. Belki oyuncular önceki oyunlar hatırına ses etmez ama oyun monotonlaşınca bir yerden sonra artık yöneticinin değişmesini isteyeceklerdir.

by occultsearcher » Sat Jun 24, 2006 3:32 am

Ne desem yalan.
Görmeden, yaşamadan anlayamazsın.
Oyuncuların senin evvelden öngörmediğin bir şey yaptığında elin ayağına dolaşmamış hiç. Bunun sebebi de büyük ihtimalle hep aynı grupla oynamandır. Beş yıldır birlikte oynadığım adamlarda ben de "iddialı" olurum, sorun dün tanıştığın adama oynattığın oyunda çıkar, ya da gidip CONlarda oynattığın olunlarda.
Ayak üstü herkes sıkar, sıktıktan sonra toparlayıp rayına oturtmak iştir.
İstediğin kadar iddialı ol, arkadaş. Senelerdir GM'lik de yaptım, oyun da oynadım. Bi kamyon "BABA" GM'le oyun oynama/konuşma fırsatına da eriştim. Hiçbiri "Ben tıkanmam, abi. Süperimdir, üff beee" demezdi.
Umarım bir gün LARP oynatma şerefine erişirsin, ve umarım o gün anlarsın ki aslında "tıkanma" da olurmuş "bocalama" da. Hiçbir GM eksiksiz değildir. Tanrı hepimizi EKSİKSİZ olmaktan da korusun zaten.
Sen tıkanmadığını iddia etmeye devam et, bakalım iş nereye varacak. Yüreğinin derinliklerinde bir gün ufak bir parça çıkıp "abi... abi şimdi ne yapacağız?" diye sorduğunda, nasıl olsa anlayacaksın ne demek istediğimi.
Yaratıcılığın "birikim"le olduğunu sanmak ayrı bir problemdir ayrıca. GM'likte "birikim" ve "tecrübe"yle toparlama ihtimalin vardır belki. Ama başka konularda?..
Uzatmanın alemi yok aslında değil mi? Senin "birikim"in var, tıkananların yok. Tabii. Kesinlikle katılıyorum.
"Tanrıların değirmenleri yavaş yavaş öğütür" derler.

by Lixer » Sat Jun 24, 2006 12:11 am

occultsearcher wrote:Çok iddialı laf yazmışsın ve bu arada etraftaki herkese de laf çakmışsın.
Karşındakiler de insandır, yazdıklarına dikkat et, birader.

Dünyanın en iyi yazarları bile tıkanma durumu geçirirler. Ayrıca bir dibe vuruş olmadan bir çıkış olması da yalandır.
Stephen King gibi sürekli yazan bir insan bile tıkanıklık durumlarına girmiştir ve bundan yazdığı çeşitli yazılarda bahsetmiştir de.
Karşımdakinin insan olduğunu ve buranın da "insanların konuşa konuşa anlaştıkları bir platform" olduğunu biliyorum.

Çok iddialı laf yazdım. çünkü iddialıyım. Ek birşey dememe gerek yok bu 1.

2. si ise Stephen King yada başkası değilim, kitap ta yazmıyorum sadece bir dm im. Böyle bir durumda tek yönlü yaratıcılık değil, oyunun gidişatına göre oyunculardan etkileşim ile aklınıza gelecek sınırsız sayıda olasılık mevcut. Bu olasılıkları görüp görememe konusuna gelince de yine benim söylediğim birikim konusuna geri dönüyoruz.

by occultsearcher » Fri Jun 23, 2006 11:13 pm

Çok iddialı laf yazmışsın ve bu arada etraftaki herkese de laf çakmışsın.
Karşındakiler de insandır, yazdıklarına dikkat et, birader.

Dünyanın en iyi yazarları bile tıkanma durumu geçirirler. Ayrıca bir dibe vuruş olmadan bir çıkış olması da yalandır.
Stephen King gibi sürekli yazan bir insan bile tıkanıklık durumlarına girmiştir ve bundan yazdığı çeşitli yazılarda bahsetmiştir de.

by Lixer » Fri Jun 23, 2006 11:01 pm

Asla tıkanmadım ve tıkanacağımı da sanmam. Yeterli birikim olduktan sonra olması imkansız da....

by SacoKhan » Fri Jun 23, 2006 9:02 am

tıkanma konusu şöyle oluyo bende. DMlik yapacağım güne kadar aklıma hiçbişi gelmez ama toplanıp da o masaya oturduğum an direk bulurum bir konu ve zevkle oynarız zaten esprili adamımdır :-P

by occultsearcher » Fri Jun 23, 2006 7:59 am

Arkadaşım şimdi şöyle oluyor:
Ã?nce köylerden kasabalardan başlama. Elinde diyarının kıytırıktan bi haritası olsun (şurada şöyle bir krallık var, şura baronluk, efenime söyleyim şurada birbirine düşman iki imparadorluk var felan fişman). Sonra teker teker teker teker bütün şehirleri yarat(şehirler ekonomi için daa önemli ya, kafanda o bölgenin hem ekonomisi hem bakış açısı oturur). şehirlerden sonra etraftaki diğer küçük yerlere geç. Bütün köyleri tek tek yaratmana gerek yok. Çok özel yerleri yap. Geçmişte büyük bir olaya tanıklık etmiş(büyük kahraman Conrad Slidder'ın doğduğu köy, "Zından Parnaklıkları" zavaşı şu köyün hödö metre yukarsında yapıldıydı, burada teeeeeee anşient bi empayırdan galma bi hadise var-tomb momb işte-) gibi gibi özel yerleri. Geri kalan kasabaları tek tek yaratma. Kafanda ufak tefek bilgileri olsun(buranın yöneticisi şudur, şu kişi önemlidir vb), el altında bir kaç tane de şema olursa köyler için yeter.
Ayrıca ortamlarda bir sürü köy-kasaba-şehir jenere edebilen zımbırtılar var, ara bulursun.

He ilk soruna döncek olursak, evet tıkanmak çok normaldir. İnsan beyni dediğimiz halt MAALESEF öyle tıkır tıkır çalışan bir mekanizma değildir(aslında Allah'tan da öyle değildir ya). O yüzden tıkanırsın, sonra bir şey olur açılırsın filan. Yazmakla uğraşan kişiler genelde böyle ufak maniklik ve tıkanıklık dönemlerine girerler. Takma kafana, geçer.

by AvarieL » Fri Jun 23, 2006 6:49 am

heh heh benim yazmada dünya kurmada hikaye kurmada hiçbir sorunum yok.. hatta aynı anda birçok şey aklıma gelip farklı hikayeler bazen yeni türler ortaya çıkartıyorum... benim kara kalemim iyidir... resimleri çizerken, kafamda kurduğum karakterleri ilk başta çok kolay kağıda aktarabiliyorum... Ama uzun süre aynı şeyi çizdiğimde gölgesi boyası falandı filandı yapmaya başladığımda beni çok yoruyor.. neredeyse acı çekiyorum çizerken :) çok zorlanarak bitirebiliyorum... büyün resimlerim yarımdır.. picasso gibi.. onları bitiremiyorum.. bitirmek istiyorum hatta can atıyorum.. ama yapamıyorum nasıl oluyor bu anlamıyorum... yoksa birileri bana kızgın mı?

by seraphima » Fri Apr 28, 2006 4:18 pm

Belki bunları söylemek için oldukça yol katetmem gerekiyor,ama yazdığı 10 korku gerilim hikayesi olumlu not alan biri olarak, her zaman en derin korkularla, en derin hayallerle ve uçabileceğiniz kadar yükseklerde uçmanızı tavsiye etmekle yetineceğim..Eğer ben bir köy tasavvur edeceksem, kesinlikle köyün gizemlerinden ve köyün sırlarından bahsederdim..Ã?nce köy, sonra ahalisi..eğer bir dünya tasavvur edeceksem, önce tarihi ve oluşumu..

by Firble » Thu Apr 27, 2006 4:50 pm

Eğer özelden gideceksen bile dünyayı yavaş yavaş kurmanı öneririm. Bir anda kocaman bir dünya yapma... Dünya yavaş yavaş gelişsin. Aksi taktirde hızla büyütmek ona senden çok daha önce kurulmuş dünyalardan parça katar.

by KKGB » Thu Apr 27, 2006 5:41 am

FrontsideAir wrote:.

Bir de eğer oluşturduğun dünyayı bir kez yapayım tam yapayım düşüncesiyle yapıyorsan da genelden özele gitmen daha faydalı olabilir ama bu da çok zaman alacaktır.
Heh işte ben de her halt belli olsun diye olaya bu şekilde - genelden- dalıyorum ama iş iyice bulanıyor.Sanırım özelden hareket etmek biraz daha yaratıcılığımı kamçılayacak.Teşekkür ederim.

Top