EVLİLİğİN BÃ?YLESİ
Nasrettin Hoca evlen meye niyetlenir. Eş- dost bir hatuncağızı öve öve göklere çıka rırlar.
şöyle huylu!
Böyle soylu!
— Dünyalar güzeli... Hoca'nın gönlünü çelerler.
Evlenirler. Zifaf gecesi yüz görümlüğünü veren Ho ca, gelinin duvağını kaldırır. Aman Allah'ım! Ã?irkin bir gelin.
Gelin hanım, kocasına sadakatini göstermek için:
— Hoca efendi, akrabalarından kime görüneyim, kiÂÂ
me görünmeyeyim? diye sorar.
Hoca şaşkın:
— Aman hatun, bana görünme de kime görünürsen
görün... der.
DOğRU SÖZ
Müfettiş, öğrencilere sorar:
— İçinizde en uslu kim?
Ã?ğrenciler, hep bir ağızdan - cevap verirler:
— Ã?ğretmenimiz!
EşEK BAşI
İstanbul'a yeni gelen köylü, ku yumcu dükkânının vitrinini merakla inceliyordu. Kuyumcunun çırağı, onunla alay etmek için:
Hemşerim, dedi, ne bakıyorÂÂ
sun öyle?
Hiç... Bu dükkânda ne satılır
diye merak ettim de...
Ã?ocuk güldü:
Eşek kafası satılır.
Allah versin... Alışverişiniz yolunda olmalı...
Nereden bildin, dayı?
Baksana, koca dükkânda seninkinden başka kalÂÂ
mamış!
SON Ã?MİT
Adam kaynanasıyla birlikte Avrupa gezisine çıka caktı, arkadaşı sordu:
Yahu sen hep kaynanandan yakınıp durmaz miyÂÂ
din? şimdi de Avrupa gezisine mi çıkarıyorsun?
Ne yapayım kardeşim, sık sık Avrupa'yı görmeÂÂ
den Allah canımı almasın! deyip duruyor... Benimki, bir
umut işte...
