Yaşasın TOlkien, yada Huzur içinde yatsın Tolkien
En İyi Yer Tasfiri
Helm'e bütün kalbimle destek veriorum, çok iyi yer sahne tasvirleri olduu için bu kadar beenilen biş yapıt oldu LOTR, ne kadar bazılarımız hayellerimzden farklı desede, yapılan başka Frp filmlerinde görcezki bu yapıt gibi olanı çok az olacak,
Yaşasın TOlkien, yada Huzur içinde yatsın Tolkien
Yaşasın TOlkien, yada Huzur içinde yatsın Tolkien
Ozan gülüyordu olanlara. Kahkahası karanlığı deliyordu. Durdu bir an sonra yine kahkahası duyuldu. Bu seferki olacak olanlara atıftı...
-
Türklider
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1308
- Joined: Sun Sep 14, 2003 10:00 am
- Location: AFYON! Hehehehe...
Ben zaten Yüzüklerin Efendisi'ni okurken FRP ile ilgili hiç bir fikrim yoktu. Daha önce masal ve mitoloji ile ilgilenmişliğim vardı bu yüzden kitpta geçen bir çok şeye (yürüyen ağaçlar, uzun kulaklı zarif canlılar, bilinmeyen kötülükler vs.) aşina idim...
Benim için Yüzüklerin Efendisi'ni diğerlerinden (masallardan) ayırmış olan şey, tasvirleri idi. Ayrıca aksiyon sahnelerini abartmaması, bilgece yazılmış olması ve karakterlerin her birinin kendine özgü oluşu da daha önceleri okumuş olduğum sıradan romanların çoğuna göre daha iyi kurgulanmıştı...
Bir de sanki bana ilk okuduğumda; orta Dünya yok olunca normal dünya başlıyormuş gibi bir izlenim vermişti ve Conan olsun, Kull olsun ya da bir kaç başka Fantastik Çizgi Roman olsun neredeyse hepsinde böyle bir kurgu vardı. Bu yüzden alışık olduğum bir ortamdı ve beğenimi kazanmıştı...
Kitabı okuduktan sonra FRP'ye başladım ve sonraları Yerdeniz Büyücüsü'nü okudum. Bu da büyüye felsefi açıdan yaklaşan bir kitaptı ve yine tasvirleri çok iyiydi. Böylelikle ilk okuduğum FK eserleri hem kurgu hem tasvir yönünden çok iyi olunca sonraları da bu tür başarılı ve başyapıt sayılacak kitapların özlemini daima çektim...
Ejderha Mızrağı serisi ise ilk üç kitabın haricinde istediğimi hiç veremedi. O kitapları düşünce yapısı açısından boşuna okuduğumu düşünüyorum. Ã?ünkü bir kitap aksiyondan çok düşünce vermeli bir insana... Ã?ünkü filmlerle yarışamayacaktır. Bu yüzden kime sorarsanız sorun Matrix'in aksiyonlarını Ejderhamızrağı filminin aksiyonlarından iyi bulacaktır.
Böylelikle bir kitaptan ilk beklentinin düşünsel açıdan fazlası ile gelişmiş olması gerektiği idi bende oluşan düşünce... Bilmem katılır mısınız...
Saygılarımla...
Benim için Yüzüklerin Efendisi'ni diğerlerinden (masallardan) ayırmış olan şey, tasvirleri idi. Ayrıca aksiyon sahnelerini abartmaması, bilgece yazılmış olması ve karakterlerin her birinin kendine özgü oluşu da daha önceleri okumuş olduğum sıradan romanların çoğuna göre daha iyi kurgulanmıştı...
Bir de sanki bana ilk okuduğumda; orta Dünya yok olunca normal dünya başlıyormuş gibi bir izlenim vermişti ve Conan olsun, Kull olsun ya da bir kaç başka Fantastik Çizgi Roman olsun neredeyse hepsinde böyle bir kurgu vardı. Bu yüzden alışık olduğum bir ortamdı ve beğenimi kazanmıştı...
Kitabı okuduktan sonra FRP'ye başladım ve sonraları Yerdeniz Büyücüsü'nü okudum. Bu da büyüye felsefi açıdan yaklaşan bir kitaptı ve yine tasvirleri çok iyiydi. Böylelikle ilk okuduğum FK eserleri hem kurgu hem tasvir yönünden çok iyi olunca sonraları da bu tür başarılı ve başyapıt sayılacak kitapların özlemini daima çektim...
Ejderha Mızrağı serisi ise ilk üç kitabın haricinde istediğimi hiç veremedi. O kitapları düşünce yapısı açısından boşuna okuduğumu düşünüyorum. Ã?ünkü bir kitap aksiyondan çok düşünce vermeli bir insana... Ã?ünkü filmlerle yarışamayacaktır. Bu yüzden kime sorarsanız sorun Matrix'in aksiyonlarını Ejderhamızrağı filminin aksiyonlarından iyi bulacaktır.
Böylelikle bir kitaptan ilk beklentinin düşünsel açıdan fazlası ile gelişmiş olması gerektiği idi bende oluşan düşünce... Bilmem katılır mısınız...
Saygılarımla...
Türklider...
-
Shadowmaster
- Kullanıcı

- Posts: 402
- Joined: Thu Oct 09, 2003 10:00 am
şahsen Weis söz konusu olunca yarattığı klişe karakterlerinin detayına fazla inememesi, bundan ziyade, karşılarında çoğunlukla genç okurların olacağını bildikleri için, karakterlerin iç dünyalarına inmekten ziyade, onların karşılarına, söz konusu karakterin rengini belirleyebilecek herhangi bir olay çıkararak, sanki iyi bir karakter yaratıcısıymış havası verilir. Genelde karakterin daha ince detaylarına inilmez; Raistlin huysuz, güçlü ve aksi -ki bu çok klişeleşmiştir, bu tür karakterleri anlatan binlerce birbirine benzeyen öyküler vardır, bu yüzden bu karakterin yaratılması zor değildir ve Weis gibi bir yazarı, Tolkien gibi bir yazardan ayıran şey bu çizgidir, Tolkien hayatı çok daha iyi yorumlayabilirken, Weis'in klişelerde takılmış kalmış olması, bunun da eleştirmenler tarafından çocukça bulunmuş olmasıdır.feverbeast wrote:Aklıma ne geldi!
Yer tasvirlerinde Tolkien, savaş betimlemelerinde Salvatore, Raist tarzı karakter yaratımında Weis, alet edevat fikirlerinde Herbert, ilginç olaylarda ve mekanlarda Eddings olsa ne muhteşem olurdu. Ölü(leri) resurrect edip, diğerlerini de kaçırıp kitap yazdıralım...
şimdi, usta karakter yaratıcılardan örnek vermek gerekirse, Dostoyevski çok iyi bir örnek olabilir. Ama fantastik kurgudan bahsettiğimize göre, bence, hiç tartışmasız olarak kabul edilmesi gereken Stephen King'tir, karakterin a'dan z'ye yaratır ve büyük ihtimalle ya insan sarrafı olmuştur, ya da gerçek kişilerden esinlenmektedir.
Klişe konusuna gelince... Romanların konusunun klişe olması iyi bir artıdır, Dünya Klasiklerine ''Klasik'' denmesinin nedeni de zaten klişe olmasıdır. Söz konusu karakter yaratımına gelince, bu klişelerde bile bu kadar az detaysız bir karaktere rastlayamazsınız. Yani Weis'in yarattığı karakterlerin aslında güzel olmayışı, sadece yaşadıkları olaylar karşısında verdikleri tepki, karaktlerin dış hatlarını ustaca betimlese de, herhangi bir şekilde ayrıntıya girmekten oldukça uzaktır ve genç okur da zaten bunu istemektedir, yani, bir renk görmek ister, çok detaylı karakterler muhakkak genç, bu eserlere talip olmuş okuru sıkacak ve hikayeden uzaklaştıracaktır.
Yani Weis bir şarlatan olmaya aday.
Hold me near, unravel the stars
As I speed through the heavens
Speed through the night
For you are my blade and my rope
You are my
Lethe
As I speed through the heavens
Speed through the night
For you are my blade and my rope
You are my
Lethe
-
feverbeast
- Kullanıcı

- Posts: 158
- Joined: Fri May 14, 2004 10:00 am
- Location: In Hell
Shadowmaster'a ben de katılıyorum ama bir farkla.
Bence bir roman tamamen özgün karakterlerden oluşmamalı. İçinde en az 1 klişe (hatta klişe ötesi) karakter de olmalı. Ben oraya Weis'i alırken, Raistlin tarzında güçlü, huysuz, belirsizliklerle ve sırlarla dolu klişe bir karakter yaratsın istedim. Hatta kim bilir, belki sonradan kaybolurdu. (bırak Tolkien'i, Weis'i bile zor buluruz bu arada)
Ã?ünkü aslında şimdi klişe olan, bir zamanların en detaylı, en içi dolu olan şeyiydi. Zaten bu yüzden klişe oldu. Herkes saldırırcasına kullanmaya başladı. Yanlış mıyım?
Bence bir roman tamamen özgün karakterlerden oluşmamalı. İçinde en az 1 klişe (hatta klişe ötesi) karakter de olmalı. Ben oraya Weis'i alırken, Raistlin tarzında güçlü, huysuz, belirsizliklerle ve sırlarla dolu klişe bir karakter yaratsın istedim. Hatta kim bilir, belki sonradan kaybolurdu. (bırak Tolkien'i, Weis'i bile zor buluruz bu arada)
Ã?ünkü aslında şimdi klişe olan, bir zamanların en detaylı, en içi dolu olan şeyiydi. Zaten bu yüzden klişe oldu. Herkes saldırırcasına kullanmaya başladı. Yanlış mıyım?
If you"re with me, i share my house and food;
If you"re my enemy, i"ll fight till last drop of my blood.
If you"re my enemy, i"ll fight till last drop of my blood.
-
winterwolf
- Kullanıcı

- Posts: 268
- Joined: Fri Jan 02, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
Walla kuşatma konusunda Raymond E. Feist en iyi olduğu kanısındayım. Geçit şavaşları destanında bu yönü benimçok hoşuma gitmişti.drizzt_chosen wrote:kale kuşatma ve kaleye saldırılarda da david eddings çok sağlam iş çıkarmış![]()
Ayrıca feverbeast'e katılıyorum. Raistlin tipinde karakterler zaman içinde kilişe haline gelmiştir. Ã?ünkü bir çok yazar kendince bu karateristik özelikleri yorumlamış, ve ortaya başarılı başarısız bir ordu bu tip karakter çıkmıştır. şu anda düşününce Gandalf bile tam bir klişe olarak görünüyor gözüme.
�nen i-Estel Edain, ú-chebin estel anim
"I gave Hope to the Dúnedain, I have kept no hope for myself"
"I gave Hope to the Dúnedain, I have kept no hope for myself"