Islanda Adaları

Haritalarda gördüğünüz gibi koordinatları ve mesafeleri belirlemek amacıyla karelere bölme sistemini kullandım. A1,A2,... H8 gibi isimlendirilebilen büyük karelerin içini de başka bir haritada ayrıca 5x5 karelere ayırdım. Böylece mesafeleri ve aradaki yolu hangi hızda ne kadar zamanda alabileceğinizi bilebileceksiniz.
Büyük haritanın minik karelere bölünmüş hâlini şu linkten indirebilirsiniz: http://www.dosya.tc/islandakareli.jpg.html
Aradaki küçük kareler, 10 hızıyla yaklaşık 10 saatte katedilir. (tabii 5 hızıyla gidilirse bir kareden öbürüne geçmek 20 saat kadar sürer.) Yani bu hesaba göre büyük kareleri geçmek 10 hızda, yaklaşık 50 saat sürecektir. Tabii ki yol ve havanın durumu daima bu koşulları değiştirebilir.
Terran:

Terran:
Başlıca şehirleri: Bilboa, Brut, Maut, Neon, Safir, Salima, Solom.
Kral: Oswaldo (human/warlord)
En kalabalık, en modern ve teknolojik olarak en ileri ülkedir. şehirlerinin sayısı diğerlerine göre çok fazladır ve gerek alt yapı, gerek mimari açıdan diğer adalardan gelişmiştir. Hammadde olarak fakirdir. Tarım ürünleri hatırı sayılacak kadar çok olsa da bu kalabalık nüfusa ancak yetmektedir. Terran’ın başlıca gelir kaynağı teknolojik ürünler ve eşya yapımıdır. Bu ülkede fabrika diyebileceğimiz, seri üretim yapan dev atölyeler pek yaygındır. Dışarıdan aldığı hammaddeleri işleyerek yine diğer adalara satar.
Zergu:

Zergu:
Başlıca şehirleri: Kirâm, Sabiba, Sûl.
Kraliçe: Leshanna (eladrin/swordmage)
Zergu ülkesi, işlevsellikten çok estetiğe önem verilen bir kültüre sahiptir. şiirsellik toplum hayatında standarttır. Yabancılar pek eğreti durur ve -Zergu halkı tarafından hor görülmeseler bile- ister istemez “kaba” hissederler kendilerini.
Hayvancılık gelişkindir. En büyük ekonomik kozları tekstildir. Giysi yapımı, terzilik, el işi halılar, kumaşlar vs çok gelişmiştir ve kalitelidir.
Protos:

Protos:
Başlıca şehirleri: Halaur, Olor, Samuman.
Kral: Thoradin (dwarf/paladin)
Muhteşem kaleleri, kuleleriyle ünlüdür bu ülke. Mimari beceriler gelişkindir burada. Ayrıca silah ve zırh yapımında en kaliteli ürünleri Protoslular vermektedir. Dağlarından “kömür” denilen yüksek ısı veren kara taştan bolca çıkar. Tarım ve hayvancılıkta da iyidirler. Diğer adalara silah, zırh gibi el yapımı kaliteli metal işleri ve kömür satarlar.
Tinferno:

Tinferno:
Başlıca şehirleri: Dolurri, Hellan, Kinsa, Lucitox.
Kraliçe: Valandra (genasi-firesoul/warlock)
Tinferno, hâlâ aktif ve usul usul lav akıtmakta olan bir yanardağın gölgesinde kurulmuş bir adadır. Fakat yüzyıllardır volkan büyük bir patlama yapmamıştır. Halkları bu dehşetli ülkede yaşamaya iten neydi peki? Verimli topraklar ve maden yönünden âdeta hazine odaları kadar zengin dağlar! Evet, Tinferno’da demir, gümüş, bakır, elmas, yakut, vs bir sürü değerli madenler bol mitarda bulunur. Diğer adalara maden satılır buradan.
şehir ve kasabalarda, gerek mimari, gerek kültürel yaşam tarzında, grotesk esintileri farketmemek mümkün değildir. Buranın karanlık bir tarafı olmuştur daima.
Fırtına Gözü

Fırtına Gözü
Bu devasa, büyülü fırtına ve kasırga bölgesi yerinden hiç ayrılmaz. Devamlı olarak (saat yönünde) girdap hareketiyle dönüp durur. Fırtına gözünü çok uzaklardan görebilirsiniz. Koyu gri bulutlar denizden gök yüzüne kadar âdeta görkemli bir sis duvarı gibi yükselir. Fırtınanın içinde görüş alanı düşüktür ve devamlı olarak şimşekler çakıp, yarı tuzlu, yarı tatlı sağanak yağmur yağar. Bazı denizciler (ya da uçanlar), bilerek fırtına gözüne girerler. Böylece hızları katlanarak artar. Özellikle korsanlar askeri gemilerden kaçmak ve saklanmak için yaparlar bunu. Ancak fırtınaya girmek oldukça risklidir. Ortadaki göze ne kadar yaklaşılırsa gemilerin sürati o kadar artar ama parçalanma ya da en azından hasarlanma tehlikesi de o kadar büyür.
Oyunda fırtınaya girme miktarını 3 kademe olarak kabul ediyoruz: Az, orta ve çok! Fırtınaya az (kenardan kenardan) girmek hızınızı 2 kat arttırır, ancak %2 batma ve %4 çeşitli hasar ve kaza olma ihtimali olur. Fırtınaya orta derecede girmek hızınızı 4 kat arttırır, ancak %4 batma ve %8 çeşitli hasar ve kaza olma ihtimali olur. Fırtınanın içine çok girmek aşırı risklidir; %2 ihtimalle merkezdeki göze çekilirsiniz -ki dönen olmadı oradan- %8 ihtimalle parçalanırsınız, %16 ihtimalle de hasar alır ve yaralanabilirsiniz. Denizciliğinizin gelişmesi (ya da havacılık) ustalaşmanızla birlikte ve çeşitli magic itemlerin de yardımıyla bütün bu kötü ihtimaller azalacaktır.
Fırtınanın saat yönünde döndüğü unutulmamalıdır. Fırtınanın dışında bile olsa akıntı ve rüzgar da aynı yöndedir. Akıntıyı takip etmek geminizin hızına +1 verir, akıntının tersine gitmek ise geminizin hızını -1 azaltır!
Islanda’da Ticaret ve Taşımacılık:
Unutulmuş diyarların unutulmuş bir köşesindeki bu adalar, yüzyıllardan beri ticaret yaparak varlıklarını sürdürdüler. Ticaret ve Taşımacılığın başındaki kurum da “Lonca”dır! Ã?eşit çeşit lonca vardır ama Islanda’da “Lonca” dendiğinde ticaret ve taşımacılık loncası akla gelir.
Sistem şöyle yürür: Ã?reten kişi malını en yakındaki kasaba ya da şehirde, Lonca binasına teslim eder ve göndermek istediği yeri bildirir. Gemisi olan ve yükü söz konusu yere taşımak isteyen kişi ya da şirket, malı gemisine yükler. Ama önce malın değeri kadar parayı (depozit) Lonca’ya vermek zorundadır. Böylece mal çalınma, vesaireye karşı sigortalanmış olur. Gemi sahibi, malı sağ salim alıcının bulunduğu limana kadar götürür ve Lonca binasına teslim ederse, gittiği yerin lonca görevlileri malı sayarak, malın geldiği limandaki lonca görevlisine -büyülü bir yolla- bildirir. Bu haberleşme en fazla bir gün sürer ve ertesi gün gemi sahibine hem depozit parası geri ödenir ve hem de aradaki mesafeye bağlı olarak belli bir komisyon ücreti ödenir. (oyunda bu komisyon aradaki küçük kare sayısı kadar yüzde oranıdır)
Bu sistemde asıl riski taşıyan gemi sahipleridir, çünkü taşınan mala bir şey olsa, yatırdıkları depozit parası yanar. Lonca kurumu bu işten öyle büyük ve zahmetsiz paralar kazanmaktadır ki zamanla bütün ülkelerde devletten bile güçlü hâle geldiler. Loncanın yöneticileri ve üst düzey çalışanları daima büyücülük sanatını bilen kişilerdir. Tıkır tıkır işleyen sistem bozulmasın diye adaların arasında savaş çıkmasını istemezler ve saraylardaki gizli adamları bu tür bir eğilim ya da entrika sezdiğinde derhâl gizlice müdahale edilir.(dedikodu tabii bunlar) Ayrıca Loncaya komisyonunu vermemek için ürünü kendi satın alıp, alıcıya kendi satmaya kalkan gemi sahipleri genelde ya ölümcül bir fırtınada, ya da bir deniz canavarının kursağında bulurlar kendilerini. Ya da tayfaları isyan eder. şüpheli bir şekilde kaybolur giderler sonunda.
Bu kadar ticaret trafiğinin olduğu bir yörede korsanların da olması gayet normaldir. Askeri gemiler bu korsanları yakalamaya çabalıyorsa da aralarından bazıları efsane olacak kadar hayatta kalmayı başarmış, hatta küçük adalara kendi kalelerini yapacak kadar güç sahibi olmuşlardır. Meşhur korsanlardan bazıları: Kaptan Kelnozz (drow/ranger), Kaptan Jett (genasi-watersoul/swordmage), Bayan Gwind (genasi-windsoul/wizard), Bayan Mara-Kai (genasi-stormsoul/ranger), Kaptan Dugan (human/warlord)
Evet bu başlık altına Islanda senaryosu ve oyunu hakkındaki bütün yorum, soru, sohbeti yapabiliriz arkadaşlar.
.

