Islaktım. Nedenini hatırlamıyorum. Ayrıca sebebini bilmediğim bir tokat yedim. Dönüp Hakan'a baktığımda pis ellerini, 'Bende anlamadım bisey,' dercesine havaya kaldırdı. Aysel tokadı basmıştı yüzüme ve uzaklaşıyordu. 'Ulan ben seni' diye içimden geçirdim. Biraz sesli düşünmüş olmalıyım ki Hakan yanıma yaklaşıp, ''Yakışmaz abi sana.'' dedi. Sahile gidip içmeye karar verdik.
Muratlarda sahilde bizi bekliyolarmış. Gece bastırmış, dolunay yükselmişti. Kıyıya çektikleri eski bir sandalın üstünden ay ışığı parlıyordu. ''Murat bu ne kardeş?'' diye sordum. Kardeş dediğime bakmayın. Murat dediğim adam benim gibi 3 taneydi. Ağzındaki sigarayı tükürerek konuştu. ''Sandal.''
''Hadi canım? Ciddi misin?''
''Alemi adalarda yapalım dedik.''
İşte adam gibi konuşmaya başlamıştı. ''Bu adamlar kim?''
''Hüseyinle Celal.'' diyerek eliyle yanındakileri gösterdi. Hüseyin kısa boylu şişko ve sinsi bakışlı, Celal'de tam zıttı, cılız ve uzun. Her an kırılabilirmiş gibi. Hüseyinin aksine tırsık gözüküyordu. Nerden bulmuş bu it herifleri. ''Higorazıttın mı?'' diye sordum Hüseyin'e. ''Ha?'' diyince de, ''Zıııt erenköy'' dedim. Yere tükürdüm. O da sırıttı. Acıdım adama. 3 5 dişi - ki onlar da çürük - kalmış.
''Kürekleri bunlar çekecek. Yol uzun, biliyorsun.'' Aslında tam olarak nereye gittiğimizi dahi bilmiyordum ama bozuntuya vermedim. Hakan çoktan sandala yerleşmişti. Bende gittim yanına kuruldum. Muratın sandala çıkmasıyla ilk devrilmemizi yaşadık. 3. denemede alıştık duruma. 8 kişiydik sandalda. Hüseyin, Celal, Murat, Hakan ve benim dışımda liseden arkadaşım Kemal, mahalledden Doğukan ve pek alışılagelmedik bir yoldaş, belalı Bekir. 'Bunun ne işi var lan burda' diye soracak fırsatım olmadı ama hele şu tekneden bir inelim, şişkoya soracam hesabını.
Kıyıdan ayrılalı 5 dakika olmamıştı ki adaların görüşünü kaybettik. Halbuki Hüseyinle Celal tam sürat adalara doğru kürek çekiyordu. Torbanın içindeki bira şişeleri tıngır tıngır ediyordu. ''Abi göremiyorum ne tarafa?'' diye sordu Hüseyin. Fakat kendisi miyop olduğu için göremiyor değildi. Dahi olmadığı da belliydi. Korkunç bir sis, yorgan gibi üzerimize çökmüş, ay ışığını dahi karartmıştı.
''Urtabanka zan mıydın?'' diye sordum Hüseyine.
''Ha?'' dedi.
Soğuk Kıyılar [macera hikayesi]
-
Artemis Entreri
- Kullanıcı

- Posts: 1521
- Joined: Tue Jun 14, 2005 12:00 am
- Location: İstanbul
Soğuk Kıyılar [macera hikayesi]
Been there. Seen that. Got the scars.
-
dwaxer
- Kullanıcı

- Posts: 6687
- Joined: Mon May 21, 2007 12:00 am
-
Edmond
- Kullanıcı

- Posts: 5509
- Joined: Mon Jul 03, 2006 12:00 am
- Location: Çanakkale
Güzel olmuş Artemis abi.Ellerine sağlık da devamı nerede bunun 
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
-
catboy
- Site Yazarı

- Posts: 3268
- Joined: Fri Jan 19, 2007 12:00 am
- Location: Izmir
şimdi burada bir espri var da ben salağım ondan mı anlamıyorum? Biri bana açıklasın hepsini okudum bir şey anlamadım. Mizah anlayışıma da ters olabilir. Bilmiyorum. Belki de aranızda geçen bir şeydir. Terimler bana yabancıdır. Açıklarsanız sevinirim. Gülmeye çalışsam da başaramadım. Salak mıyım neyim ya? İki kere kendime salak dedim. Çok mu salağım ne? Aslında sadece kavrama hatası belki de algılama bozukluğu var ben de.
-
Edmond
- Kullanıcı

- Posts: 5509
- Joined: Mon Jul 03, 2006 12:00 am
- Location: Çanakkale
Mesele Ã?slûbta, anlatmak var, anlatmak var.Böyle bir şekilde anlatılırsa insan gerçekten gülüyor 
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
