Page 1 of 3

emeklilik zamanı

Posted: Sat Nov 13, 2010 2:54 am
by paul sernine
Değerli loncanın güzide sakinleri, sizleri saygıyla selamlıyorum. Bu selam saygının yanı sıra loncanın durgunluğunun sebep olduğu burukluğa da sahip. Dilerim herşey bu önemli mekan için iyidir ve bu burukluk gereksiz bir duygudan başka birşey değildir. Sizinle paylaşmak istediklerim var. Yüksek müsadenizle başlıyorum.

Herşey iyi, hoş. İşler tıkırında. Günler adrenalin ve keyif içinde geçiyor. Neyin ne zaman, nasıl yapılacağını biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Ya da olayı akışına bırakıyoruz çünkü önümüze ne çıkarsa çıksın, eldeki imkanlar ne olursa olsun olayı kotarmaya yetecek zekaya, tecrübeye, yeteneğe ve kondisyona sahipiz. Sahip değilsek o da önemli değil çünkü başarısızlığın getireceği olumsuzlukları bertaraf edebileceğimizden şüphemiz yok. Özetle bizimki mükemmel bir hayat. Ã?ünkü işimizde iyiyiz ve bizi motive etmeye yetecek, yeteneklerimizi kullanarak elde etmeyi arzuladığmıız birşeyler var. Peki nereye kadar...

Sizce var mıdır lonca sakininin bu tür işlerden elini eteğini çekmesine neden olabiliecek bir durum. Kastettiğim istek dışı bir olay değil. İsteyerek bırakmasını sağlayacak. Heyecan biter mi??

Egonuz tavan yapsa... Elde edebildikleriniz edebileceklerinizin teminatı olsa, artık hedefler uğraşmaya değmez görünse o zeka dolu gözlerinize... Eğer varsa kendiniz için belirlediğiniz en büyük hedefinize ulaşmış olsanız. Bunun yanı sıra, kendi yolunuzda ilerlerken başarı için feragat ettiğiniz dünyevi duygular size çekici gelmeye başlasa... lonca sakininin loncadan ayrılmadan kesinlikle yaşayamayacağı türden duygular...

Ve daha birçoğu...

Sizce mümkün müdür??

Posted: Sun Nov 14, 2010 12:32 am
by Efla
Gölgelerin zamanı sona erdiğinden beri loncaya eskisi gibi uğrayan yok bu doğru. Belki de kendilerini yeterince güvende hissetmedikelri içindir artık burada. Ama bu oralarda bir yerlerde olmadıkları anlamına gelmez. Muhtemelen gölgelerde saklanıp olup biteni izliyorlardır sessizce. Ve de gölgelerin hüküm süreceği o günü bekliyorlardır.

Birkaç gözükara kişi yeniden işletirse loncayı, diğerleri de çıkıp gelecektir deliklerinden. Birilerinin yüreğindeki kıvılcım tekrar ateşleyecektir keskin zekalarını ve marifetlerini.

Bir gün olacak belki,
Ama o zamana kadar belki de en iyi yaptıkları şeyi yapıp gölgelerde saklanmaya devam edeceklerdir belki de...

Posted: Tue Nov 16, 2010 2:02 pm
by Firble
Kiyamet cok sey degistirdi diyarda Paul...

Ne yazik ki diyarin bircok eski gorkemli binasi bos duruyor... Bunlari birgun yeniden canlanir mi bilmiyorum. Canlanirlarsa sanirim gecmise iliskin bircok siri da aciga cikaracaklar... Ama her seyin bir vakti var. Ve insanlarin Zaman'a saygi duymalari gerekiyor.

Yapabilecegimiz sadece bu, Zaman'in bize gosterdigi yola ilerlemek simdilik...

Posted: Thu Nov 25, 2010 4:05 am
by MaNiak
Gölgelerin arasından çıkarttı burnunu, sadece yüzünün yarısı görünmekteydi, çok uzun zaman olmuştu ki, sesleri bile tanıyamadı, hangisi kimin sesiydi? Daha yeni gelmişti ki diyara yeniden, tutamadı kendini alamadı loncaya geri gelmekten. Bomboştu terkedilmiş... eskiden şarap dokülmüş köşelerde küf vardı şimdilerde. Başını dikleştirdi ve Uyanın! diye haykırdı loncasına. bakalım sesini kimler tanıyıp dönecekti ustasına?

Posted: Thu Nov 25, 2010 4:21 am
by Walter
Hiçbir şey için geç değildir dönülecek yerler söylenecek sözler oldukça. Buralr küf tutmuş olabilir belki ama yine dökülecektir şrplar yerlere lonca haraketlenecektir. Ben bir hırsız değilim, gölge ustası olamam belki, ama her yönelimden biraz parça var içimde biraz büyücü biraz ozan, belki birazda hırsızım..

Buradaki sohbetlere her zaman varım....

Posted: Thu Nov 25, 2010 4:25 am
by MaNiak
Zaman gösterecek imparatorluğun ne kadar çabuk yeniden doğacağını. Ben seslendim döndüğümü. Bu sefer fısıldamadım, okuyorum meydan ve burdayım, evimmmm. Güzel evim.

Posted: Thu Nov 25, 2010 4:37 am
by SacoKhan
"O zaman geç otur şöyle de bir içki ısmarlayayım, uzun yoldan gelmemiş olsanız yıllardır niye uğramıyorsunuz diye sitem ederdim. şimdi misafirperverliğimin tam vakti olmalı!" diye işaret etti masayı, yerleri süpüren hancı. Belini doğrultmakta zorlansa da bunun acısını yüzünden okuyamazdınız onun. Sandalyelerden birine oturdu ve derin bir nefes aldı....

Posted: Thu Nov 25, 2010 4:38 am
by Walter
Hoşgeldin tekrardan eskileri görmek siteyi umutlandırıyor, gerçekten son bir kaç gün site git gide daha da aktifleşiyor bundan dolayı mutluyuz. Gölge ustası, buraları tekrar herakete geçirmen hepimizi sevindirir...

Posted: Thu Nov 25, 2010 4:45 am
by MaNiak
Durduğu gölgeden bir adım öteye atarken acısına hakim olamadı "ıgh" dedi kolundan akan kan tam yere damlayacakken uzattı ayağını ve yakaladı botlarının tekiyle damlayan kanı. Yaralıydı. Yorgundu. Diyara yeniden döndü uzaklarda olması diyar içindi. Anlatıcam dostlar... olanları. Anlatıcam.
Azalin.... diyebildi sonra sustu.
Ã?ıkarttı cebinden "O" taşı.
Kanlı eliyle sımsıkı tuttuğu taş kanının altında göz kırptı orda olan ve ona bakanlara.

Posted: Thu Nov 25, 2010 4:56 am
by SacoKhan
"Dostum, başımıza çok iş açmadan hemen şu boş odalardan birini ayarlayayım sana. Haydi yaslan bana!". Hancı, hızlıca adamın koluna girdi, ve ona odalardan birine doğru gitmesine yardım etti.

"şu yaralarını sardıktan sonra, eğer tabii istersen, aşağı gelip maceralarını anlatabilirsin. Uzun süredir bu sessizliğin ortasında çıldıracak gibiydim. şimdi bakalım şu yaralara...Hmm...Bunlar biraz beni uğraştıracak. şimdilik ilkyardım uygulayayım, yarın seni bir tapınağa götürüp şifacılara göstermekte fayda var."

Hancı, çok hızlı ve deneyimli ellerle, adamın yaralarına sargı dolamaya başladı...

Posted: Thu Nov 25, 2010 5:11 am
by MaNiak
"SacoKhan" dedi sesi kısılarak. Vaktim yok dinlenmeye, taşın elinde olduğundan emin oldu birkez daha. Azalin? Buralardamı? Sargıları kabul etmedi. Konuşma sırasında. Ayağa kalktı kanı çekildi.Aktığı kolundan yarasına dek durmadı yada duraksamadı. Başını kaldırdı baktığı uyuşmuş kolu ve geriçekilen kanıyla gözleri karsısında duran adama döndü. "Bu taş bu diyarı yok etmeden bu düyardan ayrılıp başka diyarlarda gezmek zorundaydım, ama döndüm." Senden tek bir isteğim var, kısa sürede kularlara fısılda MaNiak artık burda.

Posted: Thu Nov 25, 2010 10:30 am
by SacoKhan
"Aramıza hoşgeldin, tabii "biz" diyebileceğimiz kimse pek kalmadı. Kimisi kayıp, kimisi ölü, kaçtılar, gölgelere sığındılar pekçoğu da. Ama bileceklerine emin olabilirsin..."

Hancı, adamı kendi haline bıraktı. Biliyordu ki yapılması gereken vazifeleri vardı gölge ustasının. Bu gecelik bu kadar temizlik yeteceğini düşünüp kendine bir rom doldurdu. Hareketli günlerin kıvılcımları onu heyecanlandırmıştı.

Posted: Fri Nov 26, 2010 8:40 am
by Logan
Logan buraları cok sesiz buldugu için gelip oturmuştu bu diyar bu lonca hepsinin üstü tozla kaplıydı sanki...
şöle sandalyesindeki tozu sildi eli ile etrafa bakındı şöle hafif bir gülümseme belirdi yüzünden

'' efsane diyar burası demek ha... cok geç kalmışım sanki tanrılar bile terk etmiş buraları''

Cocukken babası bu diyar hakında cok hikayeler anlatırdı Logan'a Hiç hoşuna gitmese bile Babası ona bir şovalyenin ismini vermiş.

Ve şimidi Burda idi
Etrafa daha dikkatli baktığında birileri vardı sanki hala bir sıcaklık, alev almayı bekliyen bir kor parçası var.

Cebinden Son dal sarmasını cıkardı azına koydu ayakarlını çapraz olarak masaya uzatı sandayenin 2 ayağı üzerne kalktı
cebinden cıkardığı kibriti sandayenin kenarına sürterek yakrtı sigarasından bir nefes cekti.
ama Loganın yüzünü gülümseten Sigara kokusu değil Kibiritin yandıgındaki barut kokusu idi.

Posted: Thu Dec 02, 2010 2:48 pm
by Firble
Ozan Firble tanidik diyarin eski zamanlarindan birisini ne zamandir gormemisti. Gulumsedi. Tanrilar bile terk etti, ama ozanlar hala terk etmedi, Logan dedi Logan'a.. Bilirsin genelde en son gidenler biz oluruz... Yani aslinda bir parcamiz da hic gitmez.

Posted: Fri Dec 03, 2010 10:21 am
by Logan
Logan Sesin GEldiği Yöne irkilerek baktı nasılda gözden kaçırmıştı içerde birinin oldugunu nasıl fark edememişti
bu konuşma tarzı bu imalar... Anca babasını anlatığı öykülerdeki nerdeyse diyarın tek tanınan ozanı frible olabilirdi. 10 kasabayı cehenleme sokan ozan... kendi kendine gülümsedi...

''Siz beni tanıyorsunuz ama ben sizin adını bilmiyorum...''
ozanı şöle bir süzdü bilgelik akıyordu Bir ozana göre hiçte muzur durmuydu.


Rp Dışı : Bu logan Paladin logan değil SAğdece isim bulmıyım diye... Aynı ismile yartığım başka bir karekter... Vay be...