Kitap Serilerine Tanıtımlar
Posted: Fri Nov 12, 2010 9:25 am
Bu bölümü, aslında biraz da nostalji yapmak, bilinse de fantastik serileri bir daha gözden geçirmek için düşündüm, izninizle her hafta değişik bir seri aktif olacaktır.
İlk olarak David Eddings'in Belgariad serisinden başlamak istiyorum.

Kitap I - Kehanetin Oyuncağı (Pawn of Prophecy) 1982
Kitap II - Büyücüler Kraliçesi (Queen of Sorcery) 1982
Kitap III - Sihirbazın Tuzağı (Magician's Gambit) 1983
Kitap IV - Büyülü şato (Castle of Wizarday) 1984
Kitap V - Efsuncunun Son Oyunu (Enchanter's End Game) 1984
Eddings'in ilk bilinen serisi olan Belgariad'ın rahat ilerleyen ve masalsı bir tarzı vardır, karakter yelpazesi çok geniştir. Bir süre sonra sivri zekalı esprilere ve karakterlere öyle çok alışırsınız ki, seriyi bitirdikten bir süre sonra gerçekte var olmamalarına rağmen onları özlemeye başlarsınız. Otobüste veya toplum içinde bu seriyi okurken kahkahalarla gülüp diğer insanların "ne oluyor" diyerek size bakması sıkça yaşanan bir durumdur. Aynı zamanda bölüm sonu sendromları ile tanınır. Ã?ünkü konu özünde basit te olsa (Işığın ve Karanlığın Savaşı), ayrıntılar çok incedir. Sürkeli bir hareketlilik serinin akışına hakimdir. Bölüm sonu gelsin bırakacağım derken, insan öteki bölümü de bitirdiğini görür.
David Eddings'in en sevdiği yazar ve Üstadı olarak gördüğü J.R.R.Tolkien'in kitaplarıyla bir çok benzeşme görürüz, güçlü ve değerli bir nesnenin kötülüğün eline geçmesini engelleme çabaları, bu nesneyi kendisini kabul eden tek bir kişinin taşıyabilmesi, bir yandan sürekli devam eden savaş bize biraz da olsa Yüzüklerin Efendisindeki havayı yansıtır.
Konuya gelince;
(Dikkat, seriyi okumadıysanız, bundan sonraki kısmı okumamanızı öneririm, spoiler içerir!)
"Faldor'un çiftliğinde yetişen Garion isimli genç, günün birinde teyzesi olarak bildiği Pol'un ve çiftliğe hikaye anlatmaya gelen İhtiyar Masalcı Bay Kurt'un aslında çok kudretli büyücüler olan Belgarath ile kızı Polgara olduğunu öğrenir. Beraber çıktıkları yolculukta Kehanet'in de yardımıyla arkadaşlarını toplarlar. Aldur Taşı denilen sihirli taş ile bağlantısını keşfeden Garion, kendisinin nihai karanlığın karşısında duracağı tek kişi olduğunu öğrendiğin de, kendisini bu göreve hazırlamak için elinden geleni yapar."
Ayrıca seriyi okumuş kişilere de şunu söylüyorum;
"Neden ben?"

İlk olarak David Eddings'in Belgariad serisinden başlamak istiyorum.

Kitap I - Kehanetin Oyuncağı (Pawn of Prophecy) 1982
Kitap II - Büyücüler Kraliçesi (Queen of Sorcery) 1982
Kitap III - Sihirbazın Tuzağı (Magician's Gambit) 1983
Kitap IV - Büyülü şato (Castle of Wizarday) 1984
Kitap V - Efsuncunun Son Oyunu (Enchanter's End Game) 1984
Eddings'in ilk bilinen serisi olan Belgariad'ın rahat ilerleyen ve masalsı bir tarzı vardır, karakter yelpazesi çok geniştir. Bir süre sonra sivri zekalı esprilere ve karakterlere öyle çok alışırsınız ki, seriyi bitirdikten bir süre sonra gerçekte var olmamalarına rağmen onları özlemeye başlarsınız. Otobüste veya toplum içinde bu seriyi okurken kahkahalarla gülüp diğer insanların "ne oluyor" diyerek size bakması sıkça yaşanan bir durumdur. Aynı zamanda bölüm sonu sendromları ile tanınır. Ã?ünkü konu özünde basit te olsa (Işığın ve Karanlığın Savaşı), ayrıntılar çok incedir. Sürkeli bir hareketlilik serinin akışına hakimdir. Bölüm sonu gelsin bırakacağım derken, insan öteki bölümü de bitirdiğini görür.
David Eddings'in en sevdiği yazar ve Üstadı olarak gördüğü J.R.R.Tolkien'in kitaplarıyla bir çok benzeşme görürüz, güçlü ve değerli bir nesnenin kötülüğün eline geçmesini engelleme çabaları, bu nesneyi kendisini kabul eden tek bir kişinin taşıyabilmesi, bir yandan sürekli devam eden savaş bize biraz da olsa Yüzüklerin Efendisindeki havayı yansıtır.
Konuya gelince;
(Dikkat, seriyi okumadıysanız, bundan sonraki kısmı okumamanızı öneririm, spoiler içerir!)
"Faldor'un çiftliğinde yetişen Garion isimli genç, günün birinde teyzesi olarak bildiği Pol'un ve çiftliğe hikaye anlatmaya gelen İhtiyar Masalcı Bay Kurt'un aslında çok kudretli büyücüler olan Belgarath ile kızı Polgara olduğunu öğrenir. Beraber çıktıkları yolculukta Kehanet'in de yardımıyla arkadaşlarını toplarlar. Aldur Taşı denilen sihirli taş ile bağlantısını keşfeden Garion, kendisinin nihai karanlığın karşısında duracağı tek kişi olduğunu öğrendiğin de, kendisini bu göreve hazırlamak için elinden geleni yapar."
Ayrıca seriyi okumuş kişilere de şunu söylüyorum;
"Neden ben?"

