En çok hoşuma giden karakter Mandy. Laga lugaya girmeden çekip vuruyor. Umarım hikayenin sonuna doğru içinde bastırdığı insanlığı hatırlayıp hidayete ermez. Böyle kalsın, kötü olsun.
Gürhan tam beklediğim gibi çıktı, Ilyra gibi ben de artık yazılarını tanıdığım için Gürhan'ın Mandy ile bir bağlantısı olduğunu az çok tahmin ediyordum. Ama asıl önemlisi, Gürhan'ın CTU'nun içinde ne aradığı... İstediği bilgilere kendi imkanalrı ile ulaştığına göre CTU'yu hangi amaçla kullanacağını henüz bilemiyoruz. Genç olduğu için bir suç örgütünün lideri olma ihtimalini yok sayıyorum, büyük ihtimalle bir başka istihbarat biriminin bir üyesi. 26 kişilik örgütün bir elemanı olma ihtimali de var, ama bu da gençliği yüzünden kafamda azalttığım bir ihtimal.
Clive Owen'ın oynadığı Inside Man diye bir film vardı. Bu kasadan çıkan belge onu getirdi aklıma ister istemez. Hatta sakız çiğneyen Davon'u okuyunca o geldi aklıma. İzlemeyenler için filmi spoil etmek istemem:
Code: Select all
Orada da bankanın sahibi kendi bankasında, kendisi ile alakalı çok önemli bir belge saklıyordu. Adam bir Nazi savaş suçlusuydu ve belgeler suçlu olduğunun kanıtıydı.
Bu gizli örgüt nasıl bir şey acaba?
Ama Henry'nin bu belgeye ulaşması için neden bir soyguna ihtiyacı var? Kendi bankası olduğu için bu işi daha kolay halledemez miydi?
Muhtemelen Henry'de bu örgütün bir mensubu ve bu örgütün üyeleri birbirlerini tanımıyor olabilirler. Ben yaralı yüzlü adamın da o listede isminin olduğundan şüpheleniyorum.
Gürhan sonuda iyi tarafta çıkacak gibime geliyor. Bu yasadışı anlaşmanın zararını gören kesimden olabilir.
Gelelim hikaye ile ilgili eleştirilerime.
Anlatımın çok sürükleyici ve yalın. Bu büyük bir meziyet Catboy. Yazacağın kısmı çok iyi seçiyor, anlattığın kısımla öncesini ve sonrasını fazla detaya girmeden okuyucunun zihninde canlandırıyorsun. Bu da hikayeni oldukça sürükleyici bir hale getiriyor. Bu şekilde kısa kısa yazılan bir aksiyon hikayeleri türünün öncüsü bile olabilirsin.
Ama bir tane de negatif eleştirim olacak. Daha ilk bölümde "New York Bankası" yazısını okuduğumda yüzüm biraz ekşidi. Biliyorsun Amerikanın ilk bankası o... Yani onun sahibi senin kurgunda Henry Reed, ama işin aslı Bank of New York tek bir sahibi olamayacak kadar eski ve büyük bir banka. Hissedarların temsilcilerinin oluşturduğu bir Board of Management'i ve bu BOM'un atadığı bir CEO'su vardır.
Özellikle macera yazarları, dünyada meşhur olanları hiç değilse, araştırmaya çok büyük önem veriyorlar artık. Maceranın geçtiği mekanı, ülkeyi yalayıp yutup, ondan sonra kalemi alıyorlar ellerine. Bir sürü uzmanla görüşüyorlar, uzmanı olmadıkları bir konuda uzman bir karakterin yaptıklarını anlatabilmek için.
House gibi dizileri izledikten sonra eski Türk filmlerindeki doktorlara gülmüyor muyuz? Steteskop'u hastanın sırtına dayayıp çektikten sonra, "Amansız bir hastalığa yakalanmış, tıp bu konuda çaresiz." dediklerinde?
Daha hikayen bitmediği için kesin bir söylemde bulunmayacağım, belki bu da kurgunun bir parçasıdır veya belki kurgunun bir parçası haline getirmeyi düşünebilirsin. Ama pek çok yazar böyle bir durumda, hele ki konu hukuk cambazı bankalar olduğunda ve eserini bastırmayı düşünüyorsa,jenerik, uydurma bir banka yazıverirler.
Azmine ve bol eser oluşturmana bakarak yakında kitap basmaya başlama olasılığın da çok büyük. Böyle şeylere yavaş yavaş alışman lazım.