Page 1 of 2

Walter'ın Hikayeleri Hakkında Yorumlar

Posted: Tue Aug 11, 2009 6:00 am
by Walter
Yorumlarınızı buraya bekliyorum......

Saygılar

Walter

Posted: Tue Aug 11, 2009 7:25 am
by Lydronk
Madem bekliyorsun, yazayım.

Aslında böyle yeni evrenler, kıtalar, dünyalar yaratmak çok güzel oluyor, kıta hakkında bizi bilgilendirsen mesela, müthiş hoşuma giderdi. Kıtayı geçip hikayeye gelelim...

Astgarya isim açısından bana şu Nors mitolojisindeki Aasgard'ı hatırlattı. Alakalı mı acaba?

Aslında güzel bir kurgu var, ama hikaye'nin daha çok başındayız, olayları tam yorumlayamasam da, arkası sağlam gibi. Böyle önceden tasarlanmış evrenler bu açıdan avantajlı.

Anlatım konusunda sanırım daha edebi olabilirdi, ama olmak zorunda değil tabbi, tercih meselesi. Bazı hatalar gözümden kaçmadı değil, en yakın zamanda listesini yaparım istersen, sorun değil :D

Genel olarak iyi, daha iyi olabilir diyorum. Devamını getirirsen memnuniyetle okurum.

Posted: Tue Aug 11, 2009 7:37 am
by Walter
İşin Aslı Astgar isminin kökenini merak ediyorsan söyleyeyim Algardır Belgarion ve Malloryon kitaplarındaki bir insan milletinin adını biraz oynadım bu hale geldi tabi bu insan milletinin o at üzerinde yaşayan o milletle hiçbir alakası olmadığınıda söylemeliyim....

Bu arada o hikayenin devamı yok ama değişik yerlerde aynı karakterlerin oluşturduğu bir parça var, bir sonraki karakterle bağlanıyor ve hayatların nasıl bir düğümle iç içe olduğunu gösteriyorum.

Justisarda her karakter çoğunlukla birbirine uzaktan yakından bağlantılıdır, bunu istemeden yaparlar. İlerleyen Hikayelerde bunu daha iyi anlayacağınızı umuyorum....

Hatlarım varsa öğrenmek isterim tahminim çoğunlukla dilbilgisi hatalarıdır kurgunun ve öykünün akışına kaptırdıkça kendimi bir şekilde dilbilgisi öğelerini imleyı atlıyorum tabi bu son derece tehlikeli bir sey...

Yorumun ve beğenin için teşekkür ederim

Saygılar

Walter

Posted: Tue Aug 11, 2009 8:05 am
by Lydronk
Konsept ilgince benziyor, takipteyim :D
Hatlarım varsa öğrenmek isterim tahminim çoğunlukla dilbilgisi hatalarıdır kurgunun ve öykünün akışına kaptırdıkça kendimi bir şekilde dilbilgisi öğelerini imleyı atlıyorum tabi bu son derece tehlikeli bir sey...
Kendini biliyorsun :P Ã?oğu kişinin başına gelen bir şey olduğunu tahmin ediyorum zaten, genelde iki kere okumak bu tip durumlarda çok iş görüyor. O zaman bu hataları ikinci kez hikayeni gözden geçirerek düzeltirsin diye düşünüp, yerime oturup devamını bekliyorum. Hadi bakalım :D

Posted: Fri Aug 14, 2009 11:01 am
by Alenthas
Lydronk wrote:Kendini biliyorsun :P Ã?oğu kişinin başına gelen bir şey olduğunu tahmin ediyorum zaten, genelde iki kere okumak bu tip durumlarda çok iş görüyor. O zaman bu hataları ikinci kez hikayeni gözden geçirerek düzeltirsin diye düşünüp, yerime oturup devamını bekliyorum. Hadi bakalım :D
Bazen on kere okuyorum ama on birinci seferinde başka bir yanlış bulduğum oluyor. Başkasının yazdığını okumaya üşeniriz ama insan kendi yazdığını milyonlarca kere okuyabilir herhalde.

İşte burada hikayenden bahsetmeme sebebim de bu, daha okumadım. Ama okuduğum zaman düşüncelerimi belirtirim, başlangıcına biraz baktım gerçekten güzel görünüyor.

edit: Buralarda yeni olduğun için de bonusunu unutmayalım tabii :P

Çok ciddi bir izlenim bırakmayayım istedim, iyi yaptım mi sizce Lydronk Bey?

Kopyala yapıştır yapmadan bunu oku bakalım.

Posted: Fri Aug 14, 2009 9:38 pm
by Lydronk
Sayın Kirasözleşmeleri; özentisiniz, tamam mı. Mesajın altına küçük puntoyla sadece ben not düşebilirim. Siz isterseniz başına yazın. Hıh. Bu birincisiydi. İkincisi; Maxthon isimli inanılmaz fonksiyonel web tarayıcısı kullandığım için, 'süper sürükle ve bırak', 'fare hareketlerini tanımla' gibi özelliklerin yanı sıra sol tıka basılı tutup fare tekerleğini ileri doğru çevirdiğimde sayfayı yakınlaştırıyor.* Haberin olsun.

Hikayelere gelince, hepsini okumadım, ama ikincisini okudum. Yani doğrusu, o amaçla açtın sayfayı ama hırsımı alamayıp ikisini de okudum :D İlk hikayede tam olarak kastettiğin şeyi anlayabildim; karakterlerin istemeden birbirlerine bağlı olması hakkında dediğini yani. O açıdan güzel bir hikayeydi; hem hatalar bu sefer ilkine göre fazlasıyla azdı. Anlatım hakkındaki fikrim çok değişmedi aslında, ama ilerleme gözüme çarptı. Genel olarak özenli bir öyküydü.

İkincisinde, hatalar yine artmıştı, ama farklı karakterler tanıma fırsatı yakalamamız bu açıklığı kapatıyor. Karakterlerin kişiliği ön planda gibi daha çok, bu da kötü bir şey değil zaten. İyi gidiyor; devamını beklemekteyim :D

*Para veriyorlar da tanıtımını yapmam için :P
Bu arada sol tık değilmiş, Ctrl ve fare tekeriyle oluyormuş :D

Posted: Sat Aug 15, 2009 7:15 pm
by Alenthas
İlk olarak onu ben senden önce yapmıştım bir yerde, ama nerede yaptığımı hatırlamıyorum.

İkincisi Firefox arkadaşımızın da CTRL + mousewheel sürüklemesiyle yakınlaştırıp uzaklaştırma özelliği var.

O yüzden çenenizi kapalı tutunuz :D

Posted: Sat Aug 29, 2009 6:58 am
by Walter
Bir ufak tatil dolayısıyla giremedim siteye, uzun zamandır öykü atmadım. Bunu kapatmak için iki öykü peşpeşe atacağım =) Ã?yküleri takip ettiğiniz için teşekkür ederim aslında forumda eskiyim ama çok uzun süredir girmiyordum.

İkinci hikayedeki karakterlere dikkat edin. O karakterleri barındıran hikayelerde çıkacaktır karşınıza , ama öncelikle Andarion'un Choros'a dönüşümü var tabi. Yazım hataları konusunda sizden af diliyor, okumalarınızın devamını bekliyorum...

Teşekkürler derim...

Walter

Posted: Fri Sep 04, 2009 10:02 am
by Walter
Son gelen üç hikayeye yorum yapan yok mu arkadaşlar , yoksa bu konsept çok sıkıcı mı geldi size ? Y a da hikayeler okunmayacak derece yorucu mu ?

Posted: Sat Sep 05, 2009 5:07 am
by catboy
Hikayelerde farklı konseptler ve tarzlar görmek her zaman hoşuma gider, kronolojik sırayla anlatılan hikayeler bana hep yazması basit gelmiştir. Aynı şekilde birinci şahıs anlatımını da sevmem arada belirtmek gerekirse...

Senin hikayelerinde aklıma şu geldi, masalcı bir dedemiz bize hikayesini anlatırken olayın belli bir kısmında ortaya bir büyücü çıkıyor diyelim, birden olay yarıda kesiliyor ve öncelikle bize büyücünün hayatını anlatmaya başlıyor, sonra olay kaldığı yerden devam ediyor. Tam olarak anlatabildim mi, bilemiyorum ama bunu olumlu manada diyorum. Oldukça güzel ve farklı bir stil olmuş, bu tarzı sürdürmelisin. :)

Yazım kurallarına gelecek olursak bazen öyküyü okurken farkına varmazsın, gözlerin o yazım hatasını göremez ve atıyorum de ayrı olacakken yazar bitişik yazmıştır ama senin zihnin bu kuralı bildiği için hızla okurken o hatayı fark etmez. Yani yazım hataların olsa bile ancak bunu iki veya üç defa tekrardan okuduğumuzda fark etmeye başlarız. Sen de önce yazım hatalarına dikkat etmeden yaz önce, sonra tekrardan bir değil iki değil en az üç defa tekrardan bir yazdıklarını oku, ancak o zaman yazım hatalarının tamamını fark edip yazını düzeltebilirsin...

Bir de bazen üst üste yazı birikince insan istemeden çok güzel bir öykü olsa da ben bunları okuyana kadar yeni bölümler ekleyecek ve benim yazacağım yorumlar biraz eskiyecek gibi de düşünebiliyor. Belki arkadaşlarımız yazdıklarının yarısını ancak okuyabilmiştir ve tamamını okumadan yorum yazmak istemiyorlardır. Yani biraz beklemek de yarar olabiliyor, ya da bazen hatırlatmak da gerekebiliyor... :)

Posted: Sat Sep 05, 2009 5:51 am
by Walter
şöyleki, Choros- Andarion hakkında bilinenler bu kadar şimdilik. Tam bir bütün değil hikayeler o yüzden atılan her bölüm kendinden bağımsız Arayış 1- 2 dışında tabi. O yüzden tüm hikaye değil Anarion'un Chorosa dönüşmesi hakkında okuyucunun görüşünü merak ettiğim için yazdım,

Hikaye iç içe geçmiş olaylardan oluşuyor şöyle ki-

1 - Astgar Prensi, Falcon adlı birinin emrinde çalışan Amca tarafından kaçırılır.
2- Astgar Kralı handa bulduğu bir adam ve onun bebeğini alır. Andarion'u kayıp ettiği oğlunun yerine koyar.
3- Gelecekteki Andarion adı değişmiş Choros olmuştur. Onun Krallığı döneminden bir kesit gösterilir.
4- Andarion'un neden bebeğiyle birlikte o izbe hana geldiği anlatılır. Neden yurdundan kovulduğunu anlatır.
5- Andarion'un Choros'a Dönüşümü biter. Ama hala havada sorular vardır Neden o çocuk kaçırılmıştır kaçıran kimdir onu anlatmak için Falcon gösterilir....


Bu şekilde gidecektir ben okuyucunun her maddeye olan tepkisini merak ettim. Bir bütünden çok ayrı ayrı açıklayan parçalar olduğu için. Bir kaç gün geçmesine ve cevap yazılmaması yüzünden beğenilip beğenilmediğini sormak istedim. Kabul ederimki biraz sabırsızdım :)

Yorumların için teşekkürler....

Saygılarımla

Walter

Not= Birinci ağızdan anlatımı sevmem demişsin. Ben üçüncü kişiden anlatıyorum hikayeleri. Birinci ağızdan anlatım. "....." diyorum o bana "...." şeklinde cevap veriyor şeklindedir... Ben genelde o dedi bu dedi şeklinde yazarım yazılarımı. Bir iki birinci ağız denemem olmuştur elbet ama bu hikayeler onlardan değildi.

Posted: Sat Sep 05, 2009 5:54 am
by catboy
Walter wrote:
Not= Birinci ağızdan anlatımı sevmem demişsin. Ben üçüncü kişiden anlatıyorum hikayeleri. Birinci ağızdan anlatım. "....." diyorum o bana "...." şeklinde cevap veriyor şeklindedir... Ben genelde o dedi bu dedi şeklinde yazarım yazılarımı. Bir iki birinci ağız denemem olmuştur elbet ama bu hikayeler onlardan değildi.
Yok ben senin öykülerin için demedim, onu ekstradan kendimin beğenmediği ayrı bir öykü stili olarak söyledim, senin öykünle ilgili değildi o... :)

Posted: Wed Sep 23, 2009 7:19 am
by Walter
Sonunda olayı çözebilen bir karakter karşınızda, onun hikayesini duymak ister misiniz ?
Yoksa bağlantılara devam mı edelim ?

Tercih sizin....

Peki uzun zamandan sonra yazılan son bölümü nasıl buldunuz ? Ölülerin Bekçisinin tespitleri ne kadar doğru sizce ?

Yorumlarınızı bekliyorum....

Posted: Wed Sep 23, 2009 11:10 am
by catboy
Son cümleyi tuttum: Birileri ölsün ki diğerleri yaşasın! :D

Posted: Wed Sep 23, 2009 1:49 pm
by Firble
Kardeş sadece en sondaki mektubu okudum. Açıkçası çok güçlü bir yazı olmuş. Kelimeler, adamın duygularını anlatan ifadeler çok güçlü, üstelik de tüm bunlar deli bir adamın ağzından çıkmış izlenimini korumayı başarıyor.

Yalnız bir eleştirim olacak kızmazsan eğer, öykünün önceki bölümü ile bağlantısı var sanırım o nedenle muhtemelen bu can alacı bir bölüm, ama sanki olayları anlattığın bölümde adamın üslubu biraz eski rengini kaybetmiş gibi geldi. Belki olayları bilmediğim ya da isimler biraz bana yabancı geldiği için de öyle bir izlenim edinmiş olabilirim.