Page 1 of 2
Anti Power-play teknikleriniz?
Posted: Wed Jun 11, 2008 12:09 am
by Lydronk
Yahu, ben bu sorunla çok karşılaşıyorum açıkcası. Pek usta bir oyun yöneticisi değilim gerçi ama... Oyuncularım insanları ikna etmekten, hırsızlık yapmaktan zevk almıyorlar. İlle savaş, ille savaş? Nereye kadar? Savaşlarda da pek sağlam değiller ama. Yaşayan Oots gibiler, maşallah
"Ex alır mıyız, ne kadar alırız?" ya da "Adam da bir ikna olmadı ya, çalıntı mal satıyoruz alt tarafı!" yahut "Ohoo, işimiz sor, öldürelim bence..." gibi cümleleri çok işitir oldum.
Sizce mesela? Power-playin günahını merak edenlerden misiniz? Ya da kendi anti power-play teknikleriniz mi var? Ben açığım bu tekniklere açıkçası (

), benim çalıntı mal almamakta inatçı, dürüst adam rolünü yaparak çok eğlendiğim yer, onların en sıkıldıkları!
Hayır, zorluk seviyelerini de zor tutmuyorum ki, neden acaba?
Posted: Wed Jun 11, 2008 12:36 am
by burock
Atalarımız wrote:nush ile uslanmayana etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.
karşılarına dövemeyecekleri/öldüremeyecekleri bir sorun (dikkat: yaratık demiyorum) çıkar da afallasınlar.
ayrıca benim zamanımda "EKS-Pİİ" derdik biz ona, "ex" mi oldu artık

Posted: Wed Jun 11, 2008 12:38 am
by dwaxer
.

Ben de farkettim...
Gerçi ben de usta oyun yöneticisi filan değilim ama bir iki senaryo yönetmeye başladım yavaştan yavaştan. Gördüm ki aksiyon olmayınca, bir durgunluk bir sıkıntı oluyor. Bunun pek çok sebebi olabilir; psikolojik, sosyolojik, vs.
Buna karşı tekniğim filan da yok; tek çare şiddet oranı yüksek senaryolar hazırlamak. Oyuncu sıkılıyorsa RP oranını, bulmacaları vs biraz düşürüp, bilek gücüne, vs dayalı, aksiyonu bol senaryolar hazırlamaktan başka bir çare göremiyorum şimdilik. Hatta yakında Evil gruptan oluşan bir D&D forum oyunu açmak istiyorum; oyuncular rahat rahat kessinler gıcık olduklarını. :schemes:
.
Posted: Wed Jun 11, 2008 12:41 am
by Efla
Aslında bu tür konularda en temel öğretme yöntemlerini kullanmak güzel geliyor bana. Neden bahsediyorum? Tıpkı evcil bir hayvanı eğitirken ya da küçük bir çocuğu eğitirken kullandığımız yöntemler.
Demek istediğim power play yaptıkalrında cezalandırın. KAfalarını kullanıp karaktere uygun davrandıklarında ödüllendirin. Ã?nceleri ceza almamak için, ya da ödül almak için yparlar daha sonra şartlanma olur otomatik olarak yapmaya başlarlar...
Başka yöntemler belirtmek gerekirse:
En genel yöntem, power playla başa çıkılamayacak engeller koyun. Mesela karşılarına başlarına bela olabilecek bir adam koyulabilir. Ve önceden bir sahneyle o işinin kendilerini aştığını hissettirin. Ne bileyim birilerini fena pataklasın falan... Zor kullanarak birşey yapmaya çalıştıklarında yerel güvenlikle başları fena halde derde girebilir mesela ya da sataştıkları adamlar bunları bi güzel bayıltıp paralarını gasp edebilir.
En güzeli çaresiz bırakmak yani.haydi hurra dalalım yönteminden zararlı çıkmaları gerek bu zararın ölüm olmasını tavsiye etmiyorum ama o zaman oyuncular sıkılırlar

Dediğim gibi çocuklarda kullanılan yöntemler işe yarıyor en sewvdikelri oyuncaklarını elelrinden alın daha sonra geri almaları için roleplay yapmaları gereksin.
Kaba kuvvetle çözülmesi imkansız olan durumlar var. Ã?rneğin birşeyin yerini öğrenmek. Bunun için bi kişiyle konuşmaları gerekecektir. Konuşma olayı da muhakak roleplay gerektirecektir.
Biraz acımasız olmak gerekir. Hapse düşme paralarının gasp edilmesi gibi şeyler güzel cezalar

çok gaddar oldum :p
Posted: Wed Jun 11, 2008 12:58 am
by Lydronk
genel kanı aynı sanırım, döverek aşılamayacak şeyler

(Bu arada, "Atlarımız wrote:" çok komik olmuş ya

)
"Ex" kısatlmasını bilmiyordum ben aslında, yazarken XP arada derim de, genelde kullanmıyorum. Tabii aynı oyuncu grubunun kullandığı dil, ayrı bir mesele ya, ona başka bir başlık açarım
şimdi, saldırının çare olmadığı bir sürü şey denedim de pek başarılı olamdım. Efla'nın "Başlarına bela olabilecek adam" tekniğini kullandım. Eh, saldırmadılar ama sıkıldılar bu sefer. Hatta sonrasında, "Dövseydik ne olacaktı ki?" diye sordular bana. Hadi, adamın kendisini halletiler, soylu adamcağız, ailesi armut mu toplayacak? Yani bu adam kısmi çare oldu. Saldırmadılar ama sıkıldılar.
şimdi, Efla çok hoş açıklamalarda bulunmuş. Kullanılabilir sanırım. Hapse düşme falan aslında... Çok iyi fikir bence
Evet, başka fikri olan var mı peki?
Posted: Wed Jun 11, 2008 1:14 am
by Darkgnome
Powerplay ile neyi kastettiğine de bağlı.
Power play karakter yaratma:
En doğal hakkı olsa da eğer mantıksız gelen bir şey varsa almasına izin verme. Her özelliği içim birbiriyle bağlanrtılı hikayeler olmalı. Sadece savaş becerileri almış adam şehrin yöneticisi gibi bir şey olmasın.
Power play oynayan oyuncu:
Bu karakter kuralları çok iyi bilir. Güçlü yaratık yada zor görev dinlemez çünkü elinin altında her şeye cevap olan bilgileri ve kural açıkları vardır.
1. En kolayı kurallarda değişimdir. Hık diye kalır kendimden bilirim. Hatta bana diğerlerine verilen bazı haklar verilmezdi.
2. Birden fazla sorunu iç içe çıkart. Hepsini birden çözemez. Olmadı bilmece koy afallayacaktır.
3. Çok dikkat çekerek başının belaya girmesini sağla.
Power play: (Her yolu kaba kuvvetle çözme)
Sanırım senin ki bu oluyor. Aslında power play için bu söylenir ama üsttekilerde onların davranışlarıdır.
1. Herkesin dediği gibi kaba kuvvetle çözülemeyen bir iş ver.
2. Daha dolambaşlı karakterlerin güzelliklerini göster.
3. Rol yapma becerilerini ödüllendir. Bir şeyi düşünerek çözünce daha fazla tecrübe puanı alabilsinler.
En iyisi:
4. şehrin dinamiklerini kullan. Tüccarlar birliğinin gücünü bilsinler. Hırsızlar loncasından korksular, kişilerin ardında güvenipte açtıkları güçler onların kafalarına göre hareket etmemelerini sağlasın.
Kullanışlı:
5. Daima kendilerinden güçlülerin olduğunu bilsinler. Bu bir grupta olabilir bir kişide. Bizim grupta çok işe yarardı. Karşımıza bizden biraz daha güçlü bizim gibi, planlı hareket eden, bir grup çıktığında çoğunlukla dayak yerdik. (*) Ama bunu fazla abartma sonra oyuncuları bıktırırsın, ama başarılı olursan insanlarla iyi geçinerek yandaş toplamak dahi isteyecekler. Ã?ünkü bilecekler ki kendi başlarına görevlerini bitirmeleri için kelleleri koltuklarında.
*: Ã?nce büyü kullanıcılarını al. Hep saldıran grubun içinde diğerlerinden daha güçlü bir lider koy. Ani baskınlar yap. Yani onlara bir nevi oyundaki canavarlara neler yaşattıklarını göster.
Posted: Wed Jun 11, 2008 4:03 am
by Alenthas
Darkgnome wrote:3. Rol yapma becerilerini ödüllendir. Bir şeyi düşünerek çözünce daha fazla tecrübe puanı alabilsinler.
Hehh, tamda benim aklıma gelen şey. Mesela diyelim ki bir adamdan bir şeyler alacaklar görev icabı. Bu adamı öldürüp de alabilirler, ikna edip de alabilirler. Eğer ikna ederlerse kat kat daha fazla exp ver. Eğer öldürürlerse çok daha az exp kazansınlar (mesela adamı çiftçinin teki yap, kesinlikle hiç savaş kabiliyeti yok. Böylelikle 1 exp bile alamazlar, hatta ve hatta eğer karakterler iyi yönelimliyse exp cezası bile verebilirsin!).
Posted: Wed Jun 11, 2008 4:20 am
by Edmond
Bence bulmacalar vs. sok işin içine ve ödülleri olsun.Hani Yüzüklerin Efendisi'nde kapılardan girmek için "Söyle Dost!" gibisinden vardı ya, onun gibi şeyler yap.
Posted: Wed Jun 11, 2008 4:48 am
by Lydronk
şimdi, sırayla başlayalım:
Darkgnome, evet, kasıt ikinci power-playdi. İlki mümkün değil pek, deneyimli oyuncular değiller. İknicisi hakkında söylediklerini uyguluyorum hep. 1, 2, 3 denediğim türden şeyler. Ama 4 ve 5, kesinlikle hak ettikleri cinsten

Çok hoş bunlar. Sağol
Alenthas, sana gelince. ödüllendirmek aklıma gelmişti de, cezalandırmayı düşünmemiştim. Mantıklı aslında. Sana da bir sağol çekiyoruz.
Sana gelince Edmond, temel sorunum burada başlıyor zaten. Bulmaca mı? "Ne sıkıcı oynatıyorum!". Savaşta yara aldıkların "oyun zaten bitmiş" oluyor. Ã?dülleri de az değil, bedavaya uyuyup yemek yediler, henüz ilerleyemediğim kısımlarda daha çok ödül alacaklar da... Bu arada, senden dahasını bekliyorum Edmond, biraz zorlasan iyi fikir çıkacak da!
şimdi örnekleyeyim(hepsi yaşanmıştır

):
Bir büyücü var ki, bir magic missile tutturmuş. Birinci seviyeden bütün büyüleri magic missile. 0 içinse durum vahim hala, sırf savaş, sırf savaş.
şimdi, bu insancıkların önüne alevden bir duvar çıkıverdi. Büyücü kendini feda etmek isteyip karşı tarafa geçti, bayağı bir yaralandı. Bir de bunların alevin ortasında gördükleri kolu çekmeleri üzerine, buzdan duvar örülmesin mi öbür tarafa? Büyücü ateş büyüsü falan hazırlamamış. Bir ofurdama ve pofurdama seansı etrafı aldı. sonunda büyücü bütün magic misilleri harcadı, karşıdan da elllerinden geleni yaptılar. En fazla bir delik açabildiler buzdan duvarda, çatlaklarla beraber.
Büyücü büyülerini bitirdiği için duvarın öbür tarafında dinlendi. Duvarın öbür tarafındakiler de bir şey yapmadan duruyorlar. Bu durum hiç hoşuna gitmeyen ben, uyuyan büyücünün etrafını türlü yaratıklarla sardım. Büyücü can çekişmeye başladığında ve canı tüm eforlarına rağmen sıfıra indiğinde, duvar kendiliğinden yıkıldı.
Ben olsaydım(bunu oyunu yöneten birinin söylemesi çok saçma gerçi ama), bduvarın deliğiğinden içeri asamı sokardım, alev alan asam az dal osa dayanır, buzu daha kolay bir hedef haline getirirdi. Gerçi bunu neden yazdım bilmiyorum. Onlar ben değil ya!
şimdi, buzdan duvara diplomatik konuşma yapmalarını bekliyor değildim tabii ama bu olay, her ne kadar power play örneği olmasa da kafa patlatmaya yönelmediklerini belli ediyor sanırım?
Haydi bakalım, bu gidişle en yakın zamanda bu kaba kuvvet alışkanlıklarından kurtulacaklar. Gerçi şimdiye kadar söylenenler de yeter ama dahası neden olmasın

Posted: Wed Jun 11, 2008 4:50 am
by Yener
Merak etme oyuncuların power play doygunluğuna erdiğinde oda geçer
Bu biraz oyuncuların frp ye yeni başlamaları ile ilgili bir şey esasında pek çok kişi gibi bende zamanında power play hastası bir oyuncuydum. PC oyunlarında karşılaştığım kapışmaları masa üstü oyunlarda da yaşamak istiyordum ve yarattığım karakterlerin tek meziyeti savaşmak oluyordu. Zamanla bu heves biraz yaşın ilerlemesiyle biraz da oynanan oyunlarla doygunluğa ermesiyle yavaş yavaş son buldu (kesinlikle tamamen söndü demiyorum

).
Ama size şunu söyleyeyim en keyifli oyunlar içerisinde pek çok çeşitliliği barındıran oyunlardır benim için, biraz combat biraz entrika biraz bulmaca vb... hepsinden biraz

.
Posted: Wed Jun 11, 2008 5:06 am
by Edmond
Aslında komik kaçabilir fakat işin içine kız sokup Diplomasi zarı attırmaya, konuşturmaya ne dersin?
Benim ilk oynumda, savaşan kimse yoktu, herkes karı kız peşindeydi, ozanından rahibine kadar

Powerplay sıfırdı anlayacağın

Ama arkadaşlar da sapıktı be

Posted: Wed Jun 11, 2008 5:19 am
by Bogus
Ben sana bir iki ip ucu verebilirim Lydronk... Hepsi de tarafımdan denenmiş ve hala uygulanmakta olan eski ve basit taktikler.
1. Karakterlere oyunda (tercihen başında) silahları ve büyü güçlerinden yoksun kalmak zorunda oldukları kısa bir olaylar zinciri çıkar.
Diğer bütün taktiklere girişmeden önce onları böyle bir duruma sokarsan ve oyuncular hayatta kalabilirlerse "Power Play" dışında başarılı olmanın ve oyundan keyif almanın da mümkün olduğunu göreceklerdir.
Nasıl Uygulanır?
a. Karakterlerin çocukluklarından kısa bir anılarını canlı olarak oynat. Küçükken büyük ihtimalle silahları ve büyüleri olmayacaktır, ama bir yandan da yeteneklerinin ilk sinyallerini verdikleri bir çocukluk anısını oynamış olmaları oyunda ilerde oynattıkları karakterleri de daha gerçekçi ve keyifli kılar.
b. Esir düşmüş karakterler kurtulmanın bir yolunu ararlarken silahsız ve büyüsüz kalabilirler.
c. Karakterler bir başka karakterin zihnindeki iç dünyada kaybolabilir, burada silahlar ve büyüler bir işe yaramıyordur.... (Aslında bundan başlı başına senaryo çıkartabilirsin.)
d. Karakterler lanetlenirler. Aldıkları her canda, akıttıkları her kanda aslında kendi canlarını alır, kendi kanlarını akıtırlar. Ta ki senin belirlediğin bir şeyi yapana kadar. (Ã?rn: O güne kadar aldıkları her canın akıttıkları her kanın vicdan borcunu ödeyene kadar.) Mesela bu laneti brutal bir öldürme sahnesinden sonra ölen adamlardan birinin 10 yaşındaki çocuğu okur ve bir anda güneşi bir bulut kaplar, tertemiz göktüzünde daha önce hiç kimsenin fark etmediği siyah bir bulut! Ve lanet gerçek olur!
Gördüğün gibi pek çok yol var.
Bazı oyuncular oyunda en ön planda olan (yazılı ve analitik bir sistemi var çünkü) ve matematiksel olduğu için yine bazıları tarafından en kolay kavraranan yöne, istatistiğe yönelirler. Bu ilk taktikle onları kibarca oyunun diğer alanına, role play yapma ve istatistiğe güvenme dışındaki alternatif yollara yöneltmiş olursun.
Benim nacizane tavsiyem karşılarına daha güçlü yaratıklar çıkartmaman. Bunu yaparsan bir dahaki sefere daha power play karakterler yaratmakla kalmaz, kaba kuvvetin güç sembolü olduğu düşüncesini kafalarında daha da pekiştirirler.
Oyunun Role-Play yanını gördükleri halde bazı oyuncuların yine de Power-Play yapmak isteyebilirler.
Burada unutmaman gereken bir şey var. Bu oyunu oynamanın bir şekli de Power-play yapmaktır. Bazıları sadece bundan zevk alırlar ve bu insanlar genelde sürekli her oyunda her settingde tecrübe ile sabitledikleri mükemmel karakterlerini -çoğu zaman ismini ve geçmişini bile değiştirmeden- oynarlar. Ben Role-Play'i bile power play yapanı gördüm.
Role-Play yapmayı sevdiğini söyleyen ama hep aynı karakterin role-playini yapmaktan o karakterin role-play'i ile power play yapmaya başlayan insanlar da vardır mesela... Neyse konuyu dağıtmayayayım.
Demek istediğim DM'in görevi oyuncularına keyif aldırtmak ve bunu yaparken keyif almak. Bu ince bir çizgi. Bu yüzden oyuncularını gütmeden onlara oyunun farklı yönlerini göstermek senin görevin, onları oyunun diğer yönlerine zorlamak ise başarısızlığın olur.
2. Karakterleri öldürme ama onlara ölümlü olduklarını hissettir.
D&D'nin bu ikinci maddeden fersah fersah uzaklarda olması oyunun power-play'e açılan en büyük kapısıdır. 170 hp'si olan bir oyuncu kılıçtan oktan fireball'dan korkmaz. Ölse bile bir yerlerde mutlaka kendisini dirilten bir priest vardır. Bu yüzden bir problemi çözmenin en kolay yolu power-play yapmaktır.
Nasıl uygulanır?
a. Vulgar Method: Düşmanın elindeki Zehirli, Lanetli, Hastalıklı (No Saving Throw) Silahlar, Büyüler, vs. Bir kere vurulmaları yeter! Dirilseler bile aynı yolu tekrar denediklerinde yine bir kez vurulmaları yeter.(Kendi silahları ve büyüleri artık o kadar da işe yaramıyor değil mi ? Bkz. 1.taktik)
b. Ölümden dönüşün imkansız veya çok zor olduğunu bilmelerini sağla. Diğer tarafta bir şey onları bekliyor ve dönüşlerine izin vermeyecek. (Büyülerin ve silahların işe yaramadığı diğer tarafta karakterler bu iblisi nasıl kandıracaklar? Bkz. 1. taktik.)
c. Karakterlerin iyileşmelerini engelleyen bir şey vardır. Düşmanın silahlarından aldıkları yaralar bir türlü iyileşmez ve belki de sonunda bu iyileşmeyen yaralar (0 hp'nin altına düşünce ) onları yaşayan ölülere dönüştüreceklerdir. (Bu da başlı başına bir senaryo olur değil mi?)
d. Eğer herkes onay veriyorsa karakter ölümlülüğünü arttıracak House Rule belirle. Ama eğer herkes onay veriyorsa. Tek kişi bile aksini düşünüyorsa sakın kuralları değiştirme. (benim tavsiyem. çünkü bazen tek kişi tek başına oyununu batırabilir.)
şimdi bak bu iki taktikte ortak olan bir şey var. Her ikisinde de oyunculara doğrudan bir zorunluluk getirmiyorsun. Karşılarında onları her şekilde dövecek olan bir canavar ordusu yok, kuralları değiştirmiyorsun, yeni bir şeyler zorlamıyorsun.
Evet bazı zorunluluklar var ama bunları senin senaryon oluşturuyor! Yani ortak nokta getirdiğin zorluklar ve zorunluluklar ben istiyorum diye değil, senaryo öyle gerektirdiği için olmalı. Mantıklı açıklamaları olmalı.
Aptal Puzzle'ını çözmemiz için DM diğer kapıya Elder Red Dragon koymuş! dememeliler.
Sana bir DM'lik ip ucu vermek istiyorum: (Oyuncularım siz kulaklarınızı kapayın)
Asla bir oyuncuya kendi kararını zorlama, sen söylemeden senin kararının en mantıklı karar olduğu sonucuna ulaşmaları oyundan keyif almalarına yeter.
Tüm bunlara rağmen oyuncular yine de Power play oynamak isteyebilirler. Eğer içinden geliyorsa oynat, kesip öldürsünler. Tatmin olsunlar. Yok eğer bu tür DM'lik seni eğlendirmiyorsa, sen de power-DM ol, monsters manuel'i aç, random sayfa seç ve saldır, hiç bir şey anlatma, tasvir etme. Hikaye, plot, zindan tasarımın bile olmasın. Bir yaratık ölünce bir sonraki sayfayı çevir ve insiyatif zarı at...
Muhtemelen bu adamlarla bir daha oyun oynamazsın ama en azından şanını yürütecekleri bir hareket yapmış olursun değil mi?
Posted: Wed Jun 11, 2008 5:36 am
by occultsearcher
şimdi power play tanımında bir yanlışlık var bence: Grubun dövüşten, savaştan hoşlanıyor olması "power play" değil "hack and slashing" denen hadisedir.
Genel olarak bunu nasıl engelleyebileceğine yönelik fikirler vermiş arkadaşlarımız zaten, oldukça iyi fikirler var aralarında.
Fakat ben çok basit (ve temel) bir şey söyleyeceğim:
Bu oyunu "zevk almak" için oynuyoruz. Zevk alamadığımız anda oyunun bir anlamı olmaz. Eğer oyuncular savaştan zevk alıyorlarsa, onlara savaş ver. Sadece "sürekli savaşıyorlar amaa" diye düşündüğün için oyuncularını bu zevkten mahrum bırakma. Zira her ne kadar uzun uzun RP yapmak "ideal durum" gibi lanse edilse de, bazılarını sıkabilir. İnsanlar zevk aldıkça oyun oynar.
Ha, dersen ki "ama ben savaştan zevk almıyorum" ya da "ya savaş iyi güzel de, çok uzun sürüyor" o zaman...
İlkini diyorsan yapabilecek bir şey yok. Seni de zorla bir şeyden zevk aldırtacak değiliz. Demek oyuncularla GM birbirlerine uygun değil. Bunun için yapılabilecek en mantıklı iş kendine uygun bir grup bulman.
İkincisini diyorsan da, pek çok mecrada savaşı kolaylaştırma, hızlandırma ve daha zevkli hale getirme üzerine makaleler, bilgiler, öneriler bulabilirsin. Bunları incelemek iyi bir fikirdir.
Ama zevk meselesini asla aklından çıkarma...
"RP = zevk" ise, bol bol RP
Fakat
"RP =/= zevk" ise işin o kısmını kıs
"savaş = zevk" ise, o kısma yoğunlaş (sen de istersen)
Böylece herkes için en eğlenceli oyunu oynamış olursunuz, herkes zevk alır.
Bu işin "doğru"su yok, eğlendiğiniz şekilde oynayın...
Posted: Wed Jun 11, 2008 9:07 am
by SacoKhan
Sanırım Dmler hakkında bir yazı yazmıştık, belki aradığını bulabilirsin.
Posted: Wed Jun 11, 2008 9:45 am
by NocturnaL_Soul
Aslında bu ve benzeri konular hakkında Dungeonmaster's Guide'da da öneriler, fikirler falan vardı. Zamanım olunca bakıp buraya yazabilirm.
Ama ilk düşünülmesi gereken şey occultsearcher'ın da dediği gibi zevk alma kısmı. Ã?nce kendin ve oyuncuların için neyin eğlenceli oldğunu tespit etmelisin. Sonuçta bu bir oyun, zorla birşeyler yaptırarak insanların zevk almasını bekleyemeyiz ama bazen bişeyler anlaşılabilsin diye gözlerine sokman gerekebilir.
Mesela şuan oynadığın insanlar powerplay den hoşlanıyor gibi dursada aslında roleplay'i de bi görmeleri, tatmaları gerekir. Ha ondan sonra yine powerplay'i seçerlerse tamam, bu tercih ve zevk meselesi. Ama bi yemeğin tadına bakmadan "ben bunu sevmem" demek saçma.
Onları roleplay tattırmak için napabilrsin bilmiyorum açıkçası, biraz umutsuz göründüler gözüme

Ama kendin roleplay yaparak belki onlarıda teşvik edebilirsin. Karşılarına çıkardğın karakterleri (NPC'ler) gerçek insanlarmış gibi fikirleri olan, kendi istekleri ve yaşamları olan kişiler gibi oynat sırf sadece oyuncuların ihtyacı olan bişeyi sağlasın diye veya senaryoyla ilgisi olsun diye değil. Belki bu sayede onlarda biraz karakterlerini oraya buraya saldıran güçlü kas ( yada beyin) yığınları olarak değilde gerçek canlı biriymiş gibi görürler.
Bizim oyunlarda gerçekçilik ön planda oluyor, sadece kurallar bakımından değil dünyanın gerçekçiliği bakımından. Ve oyunculara o sırada bi oyun oynuyo olmalarına rağmen o dünyanın içindeymiş gibi hissettirmek gerekiyor. Oyundan alcakları zevki kendileri değil karakterleri araclığıyla almaları gerek, onlara öğretmen gereken bence bu. Kendileri gibi değil karakterleri gibi hareket etmeliler, bu zaten otomatik olarak Roleplay demek.