Diriliş
Posted: Sat May 17, 2008 1:41 am
İyileşmesinin üzerinden uzun zaman geçmişti. Ama kalıcı bir iz bırakmıştı. Çok belirgin değildi. Ama yıllar o izi yıpratmayacaktı. O yıllar onu pek fazla değiştirmemişti. Aynı güzelliğini koruyordu. Ã?ünkü elfti. Aslında pek fazla da zaman geçmiş sayılmazdı. Sadece 4-5 yıl. Bu kadar zamandır Elessar'ı göremiyordu. Yaralandığında sadece babasının onu yurda almadığını öğrenmişti. Babasına kırgındı. Annesine de. Herkese...
Kırgınlığı çok olsa gerek ki kuledeki odasını boşaltmış kendine kulenin uzak ucundan bir yer yaptırmıştı. Aslında bir ev bulmuştu ama babası onun halktan birinin eski evine yerleşmesine müsaade etmemişti. Başka eve taşınmasınada etmemişti ama Algénia'nın inatçılığını biliyorlardı. Daha fazla tartışmamışlardı.
Evindeydi. Düşünüyordu. Karamsar bir şekilde. Yanına bir hizmetçi de almamıştı. Kendi işini kendi yapıyordu. Lanet etti bu günlere. Babasına, annesine ve HERKESE! İçinde bir nefret birikmişti. Kendisi de pek anlayamıyordu. Bu geçen yıllarda dövüşmeyi unutmamış, odasında her gün antrenman yapmıştı. Algénia herkesten farklıydı. Erkek elflerden de dişi elflerden de. İnatçıydı, savaşçıydı. Ailesi farklı oluşundan dolayı onu çok seviyordu. Ama o pek inanmıyordu. Gene her günkü antrenmanına geçmişti. Sonra dışarıdan çan sesi gelmeye başladı. Uzun aralıklarla çok şiddetli bir şekilde. Hızla iknci kattaki odasının penceresinden çıktı. Ani gelişen bir olaya karşı penceresinden aşağıya uzanan kaydırağa benzeyen bir şey yapmıştı. Hızla surlara gitti. Gözcüye neler olup bittiğini sordu. Dikkati dağılmış bir şekilde ormana doğru baktığı için gözcü bir an irkildi. Orman çok büyüktü. Eskiden bütün grupla buraya gelmişlerdi. Ama griffon sırtında. Sonra şaşkınca rapor vermeye başladı."Prensesim. Ormanda büyük bir ordu var. Reven saldırı altında!"...
Kırgınlığı çok olsa gerek ki kuledeki odasını boşaltmış kendine kulenin uzak ucundan bir yer yaptırmıştı. Aslında bir ev bulmuştu ama babası onun halktan birinin eski evine yerleşmesine müsaade etmemişti. Başka eve taşınmasınada etmemişti ama Algénia'nın inatçılığını biliyorlardı. Daha fazla tartışmamışlardı.
Evindeydi. Düşünüyordu. Karamsar bir şekilde. Yanına bir hizmetçi de almamıştı. Kendi işini kendi yapıyordu. Lanet etti bu günlere. Babasına, annesine ve HERKESE! İçinde bir nefret birikmişti. Kendisi de pek anlayamıyordu. Bu geçen yıllarda dövüşmeyi unutmamış, odasında her gün antrenman yapmıştı. Algénia herkesten farklıydı. Erkek elflerden de dişi elflerden de. İnatçıydı, savaşçıydı. Ailesi farklı oluşundan dolayı onu çok seviyordu. Ama o pek inanmıyordu. Gene her günkü antrenmanına geçmişti. Sonra dışarıdan çan sesi gelmeye başladı. Uzun aralıklarla çok şiddetli bir şekilde. Hızla iknci kattaki odasının penceresinden çıktı. Ani gelişen bir olaya karşı penceresinden aşağıya uzanan kaydırağa benzeyen bir şey yapmıştı. Hızla surlara gitti. Gözcüye neler olup bittiğini sordu. Dikkati dağılmış bir şekilde ormana doğru baktığı için gözcü bir an irkildi. Orman çok büyüktü. Eskiden bütün grupla buraya gelmişlerdi. Ama griffon sırtında. Sonra şaşkınca rapor vermeye başladı."Prensesim. Ormanda büyük bir ordu var. Reven saldırı altında!"...