Page 1 of 2

Susuz bir hayat düşündünüz mü ?

Posted: Thu Jul 05, 2007 12:40 am
by slickblade
Hayır mı? Bir an önce düşünün o zaman...

http://www.youtube.com/watch?v=6E6gs0ItGiw

Posted: Thu Jul 05, 2007 1:04 am
by Yener
İstanbulda iki barajımız tamamen kurumuş :(, suyumuz git gide azalıyor umarım bu yazı susuz geçirecek olmamız insanlara bazı dersler verir. Gerçekten çok güzel anlatılmış ileride karşılaşabileceğimiz durumlar, izlerken inanılmaz hüzünlendim.

İnsan nüfusunun hepsinin bilinçlendirmenin neredeyse imkansız olduğunu bilmek ne acı bir gerçek, yavaş yavaş o sona doğru gidiyoruz sanırım :( .

Posted: Thu Jul 05, 2007 2:33 am
by siliterin
sevgili bilim adamlarımız insanların önrünü uzatan onları hastalıkalrdan koruyan yöntemler geliştirtikçe sonsuz olmasa da çok uzun bir hayata kavuşacağız o kesin. ama sorun şu ne gerek var. bunca nisana nasıl yemek yetiştirilecek. bu kadar insanın ikamet etmesi için ormanlar tahrip edilecek. yener'in parmak bastığı gibi bu insanlar sürekli su tüketecek ve çoğu bilinçsizce dünya nimetlerini çar çur edecek. bu koşullar altında niçin sürekli insanların önrünü uzatmaya çalışıyorlar. lüzumsuz ve tehlikeli bence

Posted: Thu Jul 05, 2007 7:44 am
by NIGHT
ya şimdi size komik gelecek ama televizyonda bir tane kocaman mor dinazor vardı kocaman da bir çantası vardı, işte ben küçükken orda görmüştüm, dişlerinizi fıçalarken suyu kapatın diye. İşte bende yıllardır kapatırım geçen gazetede okudum, öyle ciddi bir rakamdı ki bu basit olay yüzünden kabedilen su miktarı aklım durdu. Elimizden geleni yapmamız lazım, en azından evimizde dikkat etmemiz lazım artık şakası yok bu işin :(

Posted: Fri Jul 06, 2007 9:06 am
by Daeya
Tabi canım sadece elde bulaşık yıkamak 40 ton su kaybıymış. Gerisini siz düşünün..

Birde bu araba ve halı yıkamaya ceza koymaları da çok iyi oldu bence.

Ben kısıtlı su tüketimi yaparken diğer insanların düşüncesizce kullanmaları inanın çok sinirimi bozuyor...

Posted: Fri Jul 06, 2007 11:42 am
by DalamarTheDark
ben hiç su kullanmiyorum :D :D

Posted: Fri Jul 06, 2007 7:35 pm
by Edmond
Ya Fizikçilere bir soru sorcam.Peki bu kaybolan su nereye gidiyor.Yani buharlaşıp tekrar yağmur olarak inmiyorlar mı.Ya da kirlenen sular temizlenemiyor mu?

Nasıl olur da sular kayboluyor.Bu doğanın yaptığı bir şey olamaz.İnsanın bilinçsizce yaptığı bir şey de olamaz.Nsaıl olur?

Biri bana cevap verebilir mi?

Posted: Fri Jul 06, 2007 8:34 pm
by E_A_M
kirlenen suları temizlemek için kurulmuş tesisler var ama galiba yeterince yok
ve ayrıça bu buharlaşan sularda yeryüzüne tertemiz bir halde inmıyor ki sanayileşme arttikça hava kirliliği yüzünden asit yağmurlarının da artmasi doğal
video da da vardi yağmur yağdığinda sudan yararlanmak istemişler ancak içileçek durumda deilmiişş

Posted: Fri Jul 06, 2007 10:02 pm
by Darktimes
Bu videoyu bir kere daha izliyorum.Daha öncesinde de coğrafya dersimizin hocası bize izletmişti.Aslında bütün öğretmenler böyle yapsa ne kadar güzel olucak.Su konusunda artık bir yoruma gerek yok herkes ne durumda olduğunu biliyor durumun ama ciddiye almıyoruz.Bakalım ileride ne olucak !!!

Posted: Fri Jul 06, 2007 10:23 pm
by E_A_M
benim okulumda da bu video yu izlettiler ve bu konuyla ilgili bazı sunumlar da yapıldı ve bencede her okul bunu yapmalı en azından insanlar bunun ciddi birşey olduğunu anlamalı

Posted: Mon Jul 09, 2007 9:58 pm
by Lord Necros
Edmond wrote:Ya Fizikçilere bir soru sorcam.Peki bu kaybolan su nereye gidiyor.Yani buharlaşıp tekrar yağmur olarak inmiyorlar mı.Ya da kirlenen sular temizlenemiyor mu?

Nasıl olur da sular kayboluyor.Bu doğanın yaptığı bir şey olamaz.İnsanın bilinçsizce yaptığı bir şey de olamaz.Nsaıl olur?

Biri bana cevap verebilir mi?
Ben konunun uzmanı değilim. Bununla ilgili üniversiteler okumuş da değilim. Ama bildiğim her şey içinde anlatmaya çalışayım.

Asit yağmurları deniyor. Neyin asit yağmurları Allah aşkına ya? Buharlaşan şey H2O. Bu bir molekül. Yani zaten atomları bir reaksiyona girmiş ve sonuçta bu hale gelmişler. Kısacası kararlı bir madde. Bunun atmosferde ne olup da yapısının değişmesi bekleniyor ki? Kararlı bir moleküle ne olacak da başka şeylerle reaksiyona girecek? Muhteşem bir kimyager değilim ama bana çok saçma geliyor bu.

Yok atmosferde CO2 miktarı çokmuş, yok sera etkisiymiş, yok küresel ısınmaymış, yok Dünya alarm veriyormuş, yok bilim adamları uyarıyormuş... Hadi be oradan! Dünyayı bu hale getiren teknolojiyi bulan sensin! O zamanlar aklın neredeydi, yumurta kapıya dayanınca mı fark ettin bunları?! Ağaçları kesip milletin bir taraflarını büyüteceği koltukları kesecek teknolojiyi üreten sensin! O zaman neymiş, bıdı bıdı konuşmayacakmışsın. Alarm veriyor diyorsun, ama arabanı kullanmaktan, evinde kalorifer yakmaktan, her türlü doğaya zararlı şeyi kullanmaktan geri kalmıyorsun.

Bilimadamlarına neden sövdüm? Ã?ünkü aşırı abartıyorlar. Dünyanın doğal düzeninin geri dönülemez hale gelmesi ancak dünya üzerindeki bütün yaşamın aniden yok olması ile mümkündür. Meteor çarpması ve peşinden gelen Buzul Ã?ağı'nda da dünya bir kıyamet içindeydi. Ne oldu? Pencereden dışarı baksınlar da anlasınlar ne olduğunu.

Küresel ısınmaya atmosferdeki CO2 fazlalığı yol açıyorsa CO2'nin dönüşümü kolay. Bol bol ağaçlık ortamlar oluştur, bırak fazlalığı temizlesinler. Ama hayır, sen buna rağmen hâlâ ağaçları yok edecek teknolojilere kasıyorsun.

Bas git be kardeşim.

Bizi öldürenler bilimadamları ve onların teknoloji dedikleri muhteşem yok etme aygıtları oluyor. Madem o kadar süper bilgilere sahipler, zamanında doğaya zaman vermeyen şekillerde üretselerdi.

Neyse sövdüm saydım gene. Daha uzatmayayım.

Posted: Mon Jul 09, 2007 10:38 pm
by Efla
ASlında su bir yere kaybolmuyor. Sadece işimize yaramayacağı yerlere gidiyor. Mesela denizlere.

Mesele sadece Su olsaydı işimiz hiç de zor değildi aslında. Okyanuslarda istemeyeceğimiz kadar su var. Ama mesele suyun kullanılabilir olması. Deniz ve okyanus suyu içindeki tuzdan dolayı içme suyu ya da günlük ihtiyaç suyu olarak kullanılamıyor.

Deniz suyunu kullanmanın yolu yok mu? Var tabii DAmıttığımızda neredeyse saf su elde ediyoruz. Bu da içme suyu olmak için pek uygun değil. Suyun içime uygun olması için içine belli miktarda mineral vesaire eklenmemiş olmalı. Onu da ekleyebiliriz tabi. Ama bu işlemin enerji gerektiren masraflı bir şey olduğunu da fark etmeliyiz. Bütün insanlığın su ihtiyacını bu şekilde nası karşılayacağız. Hele denizden uzak karasal bölgelerde...

Belki çözüm olarak değişik şeyler bulunabilir. Mesela tuvaletlerde sifon suyu olarak kullandığımız suyun ne mineral değerinin ne de içindeki tuz miktarının önemi yok. Bunun gibi birşey için doğrudan deniz suyu kullanılabilir.

Diğer yandan Suyu damıtmak için enerjiye ihtiyacımız var dedik. Damıtmak önce buharlaştırıp daha sonra tekrar yoğunlaştırmaktır ki; yoğunlaşırken su teorik olarak aldığı enerjinin neredeyse tamamını geri verecektir. Bu enerjiyi geri kazanabilen bir sistem üretildiğinde enerji maliyeti de epey hafiflemiş olur...

Bilim adamları uyarıyorlar uyarmasına ama sanırım uyarılar bi işe yaramayacak alternatif enerji kaynakları üretmenin zamanı geldi de geçiyr bile.

Bir de daha değişik durumlar var. Diş fırçalarken kullandığımız suya dikkat ediyoruz eyvallah bu şekilde tonlarca su kurtarsak da devede kulak bile kalmıyor. yani bir hafta boyunca dişini fırçalarken musluğu kapatmak yerine bir dakika daha az duş alsan daha fazla tasarruf yapmış olmaz mısın? Benim kafam mı yanlış işliyor. Sokaktaki kocaman havuzlara ya da süslü fıskiyelere ne demeli. Orada buharlaşan su bile korkunçtur eminim gün boyu... Mesela bizim kampüste çimleri sulayan fıskiyeler biraz daha iyi ayarlansa asfaltları taşları sulamaktansa çimleri sulasalar çok büyük kazanç elde edilebilir. benim traş olurken musluğu kapattığım için kazanılandan hatta bunu birsürü kişinin yapmasından kazanılanda çok daha fazla...

Alınan önlemlerde bile verimlilik önemli diye düşünüyorum. Kısıtlamaları doğu yerde yapmak önemli mesele bence elimizi köpürtürken musluğun açık kalması değil...

Posted: Mon Jul 09, 2007 11:31 pm
by Daeya
Hehe bir yandan da dünyayı sular seller bascak, su altında kalacaz deniyor, bir yandan kuruyacağız, çöl olacağız deniyor :D

Posted: Tue Jul 10, 2007 12:37 am
by aransayes
Bugün sabahtan beri sular kesik. Valla arkadaşlar evde musluklar akarken düşünemiyorsunuz suların bir gün tamamen kesileceğini. Fakat benim gibi böyle saatlerdir musluktan tıs sesi beklerken daha iyi anlarsınız.

Posted: Tue Jul 10, 2007 3:04 am
by Edmond
Vallahi orasını bilmem ama, bana o kadar büyük bir tehlike gibi gelmiyor Küresel Isınma.Lord Necros bence kesinlikle doğru söylüyor.Ve ayrıca, asit yağmurlarının sebebi bildiğim kadarıyla buharlaşan su değil.Ve tekrarlıyorum, su arıtma tesisi dediğinden bizim Maraş'ta bile vardı.Gerisini siz düşünün.

Küresel Isınma bence bir kıyamet senaryosu.Zaten kıyamet senaryoları bilim adamlarının 1 nolu eğlencesi haline geldi.İngiliz Bilimadamları işlerini güçlerini bırakıp, yok fırtına, yok küresel ısınması, yok meteor gibisinden kıyamet senaryoları oluşturuyorlar.Zaten bir zaman sonra, işlerini güçlerini bırakmalarına gerek kalmadan, zati işleri bu oluyor.

Necisin abi
Kıyamet Senaryocusu

Bu arada içme suyu dediğinin içinde, bildiğim kadarıyla, yok şu mineral yok şu vitamin olcak diye bir kaide yok.Varsa söleyin.

Bu arada yerin altından çıkan sular, zaten eninde sonunda bitecek.Bu durumda nolcak, Dünya'nın sonu mu gelcek.Bence bu düzen kolay kolay bozulmaz.şimdi bir de şu açıdan düşünün:

-İnsanın elindeki kaynaklar tükenmeye başlayacak.Ölüm oranı artacak, insan sayısı azalacağı için, insanlar bilinçlenecek, ancak zaten insanın elindeki kaynaklar bitmeden bilinçlenir insan.

-Yani insanın elindeki kaynaklar azalmaya başlayınca, insan bilinçlenir, kaynakları düzgün kullanmaya artırmaya başlar.Bunun sonucunda insanlar tekrar artar, sonuçta çevre tekrar kirlenir.Kaynaklar tekrar azalır.İnsan sayısı tekrar azalır....

Bu şekilde düzen sağlanır.Yani doğal denge sadece hayvanlar arasında yok.İnsan da doğal dengenin parçası.Eğer ki aslanın geyiği öldürmesi, nasıl dengeyi bozmuyorsa, insanın doğayı öldürmesi aynı şekilde dengeyi bozmaz.

Av-Avcı ilişkisini
İnsan-Doğa ilişkisi şeklinde de çevirebiliriz

NOOOOT:Bu yazdıklarımın HEPSiNİN başına BENCE getirerek okuyun lütfen