Süper Asker Projesi

Herkesin kürsüye çıkıp özgürce tartışma başlatabilmesi için…
Yener
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1742
Joined: Wed Jan 12, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Süper Asker Projesi

Post by Yener »

ABD nin süper takıntısı. Captain America adlı çizgi roman kahramanını pek çok kişi bilir, Amerikalıların süper asker takıntısının bir yansımasıdır. Bu adam Superman den sonra sonra ikinci kez ikinci dünya savaşını bitirmiş olan adamdır, bizzat kendisi Hitler' in ağzını burnunu yumruklamış ve adalete teslim etmiştir :D . Sonrasında ise bir Alman casusu olan Red skull ile ezeli bir rekabete girişir, Red Skulla tabiri caizse Captain America 'nın bozulmuş olanıdır, tahmin edersiniz ki her seferinde Captain America, Red skull' ı yenmiştir. Daha sonra sevgili Captain America mız ikinci dünya savaşının bitişiyle kendine rus düşmanlar edinir ne hikmetse ve onları yenmeye başlar :D .

şimdi ben bunları neden uzunnn uzunnn anlattım, gelelim esas mevzuya. Bilindiği üzere süper asker, süper insan projesi amerikanın üzerinde uzun bir zamandır çalıştığı bir proje (2. dünya savaşından beridir diye tahmin ediyorum). Amaçları insan oraganizmaları ile oynayarak mükemmelleştirmekti insan DNA ları ile oynayarak onları mükemmelleştirmek; yorulmayan, yaşlanmayan, kaslı, çok çevik, hastalanmayan, çevik ve bir o kadar da zeki insanlar yaratmak. şimdi kök hücre oluşturma çabaları mevcut.

Gelelim şimdi esas soruya sizce böyle bir şey mümkünmüdür ABD istediği süper askerlerine sahip olabilir mi ? İnsan DNA ları ile oynanabilir mi ? Kök hücre yaratılabilir mi ?

Bu arada arkadaşlar sizden ricam, lütfen bilimsel açıdan değerlendirelim bu durumu.
[b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
Lord Necros
Başbüyücü
Posts: 1916
Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
Location: Necropolis
Contact:

Post by Lord Necros »

Konu Hazırcevap'la ilgisiz olduğundan Agora'ya taşıyorum. :)

Süper asker denemelerinin sadece ABD'de yapıldığını sanmıyorum. Muhtemelen pek çok stratejik ülke bu tip araştırmalar içindedir.Ama süper asker yaratmak sadece maddi olarak tüketici değil, aynı zamanda pek çok yaşama neden olacak bir şeydir. Neden?

Doğada her tür evrim geçirir. Geçirdiği evrimle daha iyiye-veya kötüye-giderek aynı hızda değişen şartlara uyum sağlar. Tarih öncesi devirlerde vücudu kıllarla kaplı olan insanların şimdi bu kürkten kurtulmaları buna bir örnek teşkil edebilir. Evrim bir süreç işidir ve bu süreç çok çok uzundur.

Adaptasyon, evrime nazaran daha hızlı gerçekleşir. şartlar daha hızlı değişmiştir, bedenler kendilerini buna adapte etmeye çalışırlar. Mutasyon ise ani değişimlerdir. Çok risklidir çünkü vücudun yapısının düzelmemecesine bozulması riski çok yüksekttir. Ölümcül olabilir, hatta çok daha kötü kaderlere neden olabilir.

Mutasyon doğal bir oluşum değildir. O kadar hızlı ve ani olur ki-tabi bu hızı insan yaşamına göre değerlendirmememi lazım-doğal yaşamdan ayırır kendini. Adaptasyon, doğal bir döngüdür.

Adaptasyon ve mutasyon ne gibi durumlarda gerçekleşebilir? Genellikle habitatlardaki hızlı ve kötücül değişiklikler veya türün yok olması tehlikesi altında gerçekleşirlar. Ã?rneğin Buzul Ã?ağı, adaptasyon gerektiren bir şeydir. Bugün insanoğlu, türünün yok olması ile karşı karşıya kalırsa içgüdüleri onu iki şeye yönlendirir: Adaptasyon ve üreme.

Adaptasyon, büyük bir şeyi de yanında getirir: Doğal seleksiyon. Doğal seleksiyon, şartlara uyum sağlayabilenin yaşamına devam edip sağlayamayanın yok olmasıdır.

ABD'in bu deneyi büyük ölçüde insan genomu projesini ele almakta. İnsan genomu projesi aslında büyük ölçüde çözülememiş bir şey, zira DNA'nın yapısının tam olarak çözülmesi ve istenilen şekillerde değiştirilmesi, bizim bugün fantastik öğe olarak adlandırdığımı pek çok şeyi doğal hale getirebilir. Nesiller sonraki insanların derileri çok daha sert olarak doğal bir zırh işlevi görebilir. Yalıtkan bir vücut ayarlanarak elektrik çarpmaları önlenebilir. Hatta bitkiler gibi kendi besinimizi üretmemiz bile söz konusu olabilir.

Kimbilir, belki de insanoğlu gerçekten de bu seviyelere gelebilecektir, ama ABD'nin deneyleri bu süreci evrimden uzaklaştırıp bir adaptasyona, hatta mutasyona dönüştürmektir. Her insanın bedeni bunu kaldıramaz. Doğal seleksiyon sebebiyle bir tane süper asker için belki de binlerce insanın ölmesi gerekecektir.

Peki bu sürecin sonunda ne gerçekleşecektir? Kaç tane süper asker yaratılabilecektir? Bir? Üç? Beş? On? Kaç tane olursa olsun, onca insan hayatına mâlolan bu birkaç kişi, insanoğlunun kalanı tarafından kabul görülür ve içlerine kabul edilir mi? Ã?ünkü bu işin bir de psikolojik yönü vardır. Bedenini ne kadar geliştirirseniz geliştirin, zihni ve psikolojisi hâlâ insandır. Sizin annenizin, kardeşinizin, sevgilinizin, dostlarınızın yaşamlarının sırf var olması için heba edilen böyle bir adamı siz bağrınıza basar mıydınız? Peki toplumun kalanının dışladığı bu 'süper' askerler ne yapabilir? Dağ başında tek başlarına mı yaşarlar? Ã?fkelenip insanlara tiranlık etmeye mi çalışırlar? Kendilerini kabul ettirmek için ağızlarıyla kuş mu tutarlar (Kapasiteleri düşünüldüğünde ağızlarıyla kuş tutmak onlar için doğal bir şey olsa gerek.)

ABD tüm bu riskleri göze alabilir mi? Kendi halkını böyle bir kadere göz göre göre mahkûm edebilir mi? Ben pek sanmıyorum. Süper asker denemelerinin bu yüzden bir sonuca varacağını da düşünmüyorum.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

Power demands sacrifice.
SacoKhan
Forum Yöneticisi
Posts: 2585
Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden
Contact:

Post by SacoKhan »

Açıkçası kasların işlevlerini 10 kat artıran bir zırh yapmış durumdalar ama genlerle oynama olaylarında ne durumdalar bilemiyorum...
And i still wonder if you ever wonder the same!...
WizardOfQuarks
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 757
Joined: Sun Nov 28, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by WizardOfQuarks »

Nanoteknoloji sayesinde bir çok şey mümkün olmaya başladı. Mesela vücuda enjekte edilen nanorobotların kanser hücrelerini yok etmeleri sağlanacak ve bu konuda çok önemli adımlar atıldı. Neden bu daha da geliştirilip canlıların DNA ve RNA yapıları da değiştirilemesin ki?

Asıl konuya gelecek olursak, bu süper asker projesinde benim bildiğim kadarıyla ilk etapta DNA yapısının değiştirilmesiyle uğraşmak yerine, yine nanoteknoloji kullanarak geliştirilen akıllı kıyafetler kullanılacak.

Bilim ve Teknik'te bu konu üzerine şunlar yazıyor.

Süper asker: Bir asker düşünün; üzerine giydiği akıllı üniforma, düşman askeri lazer silahıyla nişan aldığında haber verecek, enerjiye ihtiyacı olduğunda güneş pili gibi çalışacak, zehirli biyolojik ve kimyasal gazları tesbit edecek, gece karanlığında kendi askeri tarafından tanınabilecek, askerin yaralanması durumunda kalp atışı, vücut ısısı, kanama bölgeleri ve sayısına ait bilgileri gerekli yerlere göndererek yardım çağıracak, kan kaybı durumunda kanama bölgesine baskı yapıp kanamayı durdurabilecek, kalp atışı durunca kalp masajı uygulayacak, ama aynı zamanda çok hafif ve ucuz olacak. Eskiden yanlızca filmlerde tanık olduğumuz bu akıllı elbiselerin yakın bir gelecekte
kullanılmaya başlanılması bekleniyor.
"Ã?n yargıları yıkmak, atomu parçalamaktan daha zordur..."  Einstein
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Mükemmel, ulaşılacak bir yerden çok bir hedef gibi... Yani Amerki hiçbir zaman mükemmel askeri elde edemeyecek belki ama bu konuda ilerleme kaydettiği ve kaydedeceği açık.

DNA larla oynayarak nereke kadar varabilirler o konuda şüphelerim var. Zira bana yapılan bu değişklikler bir yerden patlayacakmış gibi geliypr. Yani mükemmelleştirmeye çalıştıkça zayıf bir yan da oluşturuyorlar gibi...

günümüz teknolojisi karşısında daha güçlü ya da daha çevik olamnın ne kadar işe yarayacağı da ayrı bir konu. O denli harcama yapmaktan sa insalara daha iyi eğitim vermek ve daha iyi subajlar yetiştirmek bana şimdilik daha mantıklı bir çözüm gibi geliyor. Haa mermi işlemez bir deri yapmayı başarırlarsa o başka mesele :)

Aslında Warhammer 40000 evreni bu konuda belki güzel bir örnek olabilir. Space Marine diye tabir edilen birimler İmparatorun DNA'sından mükemmel asker elde etmek için üretilmişlerdir ki sözkonusu amcalarım organlarının bile yedeği var. Yanikalbinden vurarak öldüremiyebiliyorsunuz :) Yine de sayıca çook da fazla olduğu söylenemez bu birliklerin sebebi ise pahalı olmaları. Başka ayrıntılar da var tabii ama burda bahsetmek çok makul olmaz. Zaten bu konunun uzmanı da ben değilim. Sitede bununla ilgili birkaç güzel yazı olacaktı...

WizardofQuarks'ın dediği gibi Amerika ve İngiltere gibi ülkeler çeşitli teknolojiler kullanarak askerlerin donanımını arttırmayı hedefliyor. Bahsedildiği gibi akıllı zırhlar ve silahlar... Gerçekten performans artışı sağlayacaktır böyle şeyler Fakat her askerde kullanılmasının şu anda çok da makul olmadığını düşünüyorum. Zira bir zırha harcanan parayla epey asker eğitilebilir. Bu noktada birkaç askeri feda etmenin etik olmayacağı konusunda birşeyler öne sürenler oalbilir ki zaten savaşın kendisi etik değil yani askerlerini bilmemnerelere savaşa yollayan ülkelerin bu kouda çok hassas olduğunu da düşünmüyorum. Fakat bu konuda da çeşitli pilotsuz uçak, robot asker projeleri var sanırım.

Wizard'ın bahsettiği donanım şimdilik biraz bilimkurgu ürünü gibi geliyor. yani en azından hafif ve ucuz olması öyle gibi. Ama ilerki yıllarda nanoteknolojinin neler getireceği belli olmaz.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Narq
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 290
Joined: Mon Jan 10, 2005 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Narq »

Süper asker yaratımı aslında çok yönlü bir tartışmadır.

Bizde zaten var olan organları uzuvları hap,serum etc. kullanarak geliştirmek?

Ya da ,var olan uzuv ve organları laboratuar ortamında oluşturulan daha güçlüleriyle değiştirmek mi?

Hatırladığım kadarı ile Kaptan Amerika'ya süper asker serumu enjekte ediliyor.Bu serum ne içerir?Bana en mantıklı gelen ''süper hücre'' lerdir.
Ki bu süper hücreler zaten üretilmiştir.Normal hücrelerden kat be kat daha fazla oksijen ve enerji taşırlar.Suyun altında 10dk kalabilecek ya da uzun bir süre koşacak.

İşin ilginç yanı şu ki,tamam hücrelerde fazla enerji ve oksijen var ama ya insan vücudunun dengesi?Siz yüklü olan enerji ile 8 saat koştunuz..peki o koşudan sonra bacak kaslarını bir daha kullanabilecek misin?

Bilim adamlarının süper hücrelerle karşılaştığı en ölümcül sorun onların bölünmesi ''İMİş''Bu bölünmeyi engelleyebilirler ise sizde süper insanın ilk adımını göreceksiniz....


Kimilerine göre SÃ?PER ASKER gibi gelmeyebilir ama şöylede bir olay var. Bildiğimiz gibi karaciğerimiz vücudumuzun stok odası gibidir.Kuvvetli açlık hissettiğimizde ya da enenji kaybının ağızdan alınan protein ve karbonhidratlardan fazla olduğu zaman vücut buradaki stoktan kullanır.

Ã?retilen yeni bir hap ile artık karaciğerdeki enerji stoğunu kullanmamız için halsiz düşüp bayılmamıza gerek kalmayacak.Yemeğiniz yoksa normal öğün saatinde haplardan bir tane alacaksınız ,karaciğerden fazlasiyle enerji emilimi başlıyacak.Böylece yemeğe ihtiycaç duymadan uzun süre mücadele edebileceksiniz


İnsanoğlu var olanı modifiye edceceğine baştan sona robot askerler yaratırsa bu işin kestirmesi olur..
It's always darken as before the dawn;If Its not meant to be Its not meant to be www.bizkackisiyiz.com
_raistlin_
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 110
Joined: Wed Jul 12, 2006 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by _raistlin_ »

bence hücrelerle oynayarak olması pek mümkün değil böyle bir projenin. çünkü ne kadar süper olursa olsun sonuçta kullandığı kaslar hücreler vs. yıpranıcak yorulacak. üstelik oynanmış olduğu için hızlı bir defarmasyon olmasıda söz konusu. ancak elektronik destekli zırhlar ve bu tarz şeylerle mümkün olabilir diye düşünüyorum...

bu arada : en süper asker bizim asker :D
<div>the master of past and NOW!</div>
Possessed
Site Çizeri
Posts: 958
Joined: Mon Mar 13, 2006 10:00 am
Location: Tanrilarin Unuttugu Yerden...
Contact:

Post by Possessed »

20-30 yasındaki bir adama serumla merumla mutasyona ugratıp onu gelistirmek zor bir işlem, ve gereksiz bence. Onun yerine bir sperm ve bir yumurta alınıp, DNAları ile bir guzel oynanıp, dollendirilip ana rahmine bırakılması en saglamı bence.
Cıkan bebegi de ona gore egitirsin, cillop gibi olur. 30 yasındaki adamı super asker yapmışın ne ogretecen ona. Adamın dediginiz gibi, ailesi var, kız arkadası var, dostları var. Psikoloji kalmaz onda. Ama bebegi ona gore yetistirirseniz, zaten öldürmek ve kurallara uymak icin yasayacaktır.
Ben bu gibi olayların mumkun olabilecegine inanıyorum, yumurtayla mumurtayla oynayarak. Serum ve turevi yontemlerle bu iş zor gibi.
I am Lord Amean, The King of North, Leader of Zederus..
Narq
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 290
Joined: Mon Jan 10, 2005 10:00 am
Location: Istanbul
Contact:

Post by Narq »

Possessed wrote:Ama bebegi ona gore yetistirirseniz, zaten öldürmek ve kurallara uymak icin yasayacaktır.
Robot,robot :) he iş ona çıkıyo
It's always darken as before the dawn;If Its not meant to be Its not meant to be www.bizkackisiyiz.com
ulfgar
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 612
Joined: Sat Mar 06, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by ulfgar »

Dostlar, ben müslüman değilimdir. Yine de dinci birisiyimdir ve yaratılışa inanırım. Yenerin bahsini ettiği bu meseleyi yaratılışa aykırı buluyorum...

İnsan makrokozmozun mikromozda birebir kopyasıdır. Ve metakozmoza geçiş kapısıdır ibaresi ile sabit bir kaide vardır.( Elbette herkesin buna inanması gerekmez konu da bu değil..) Bu aşşa yukarı şu demektir, evrenin kendi içerisinde sahip olduğu dengeyi, ademoğlu kendi içerisinde karşılar. İnsan kainatın temellerine oturtulmuş kefeleri kullanarak kendine bir denge sağlar.. Bu yüzdendir ki biz bu güne kadar hep güçlü kaslı aşmış kişileri salak olarak tanıdık, ya da "nerd" dediğimiz adamlaır zayıf çılız bilmem ne gördük.. İnsan sahip olduğu herşeye karşılık bir de sahip olmadığı şeylere "sahiptir".

şimdi bilim süper insan yaratabilir bunda zor bişi yok. Bi labaratuar ver ben de yaparım :P. Ancak ana mesele herşeye sahip bu insanların neye sahip olmayacaklarıdır? Azıcık düşününce benim aklıma yine filmlerdeki süper askerlerin, emirlere itaat edip katliam yaparken ifadesiz suratlarından süzülen göz yaşları geliyor. Bir insanın bedeni ile oynayabiliriz ancak ruhu ile değil. Ve bu ruh önünde sonunda kendine bir doğru bulacaktır. Sahip olduğu özde saklı cevhere ulaşacaktır.. Bunun ne gibi sonuçları olabilir, belki bu projeyi yönetenlere saldırabilirler falan filan.. Ã?rnekler üzerinde pek durmazsanız sevinirim :D öyle dan dan yazıyorum...

Haaa, bu adamların kendi içlerinde denge olması gerektiği üzre bir de makroevrende denge olmalıdır dedim hani.. İşte bu yüzden de 6 tane süper asker bir yere saldıracaksa bu 6 süper askeri karşılaşayacak, geri püskürtemese bile durduracak bir güç olacaktır. Lord Necros'un dediği üzre evrimi düşünürsek, belki bu 6 süper askerin nefes alması ile birlikte bir yerde 6 supernatural doğacaktır.. Veya başka bir şekilde doğa/evren bunu dengeleyecektir.

Tarih savaşlara yön veren mucizelerle doludur. Hurafeler ve mistik öğeleri ayıkladığımız da bile Türk Tarihin de karşımıza yüzlerce imkansızlığın başarılmış olduğu çıkar. Bunun en popüler örneği ve hatta medyatik olanı da İstiklal Harbidir.. Yurdu kurtarmamızı sağlayan inanç ve birliktir.. Mühimmat sayısal üstünlük vb. değil.. İşgalci güçlerin kuvvetine karşılık bizim de elimizde büyük bir kuvvet vardı.. Belki bu sözlerimi destekler nitelikte bir anektot olabilir ..
Hani eski bir resme bakarken hani yılları sayar da insan hani gözleri dolar ya birden.. İşte öyle bir şey..
Gabriell-The-Sorcerer
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 74
Joined: Fri Mar 30, 2007 10:00 am
Location: İstanbul'un Kadı köyünden
Contact:

Post by Gabriell-The-Sorcerer »

bence buna bu kadar para harcanacağına yapılabilecek tonla şey var.akıllı asker yapacağına akıllı mermi yap,washingtondan ateş et,rusyadaki adamı vur,hatta mermi adamı vurduktan sonra yoluna devam edip gitsin bir de çindeki birini vursun.
nanoteknoloji sayesinde bunu yapmak da gayet mümkün.
Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki,
süper asker yoktur,akıllı asker vardır :D
300 Spartalı filmini çoğunuz izlemişsinizdir.Bir de gerçek tarihe bakalım,dünyanın en üstün savaşçıları denilen bu adamları bizim atalarımız çok daha az askerle yenmiştir.
Eskiden japonya'da bir insanın hükümdar veya general gibi üst düzey bir noktaya gelebilmesi için çok iyi Go oynaması gerekirmiş.Yani kuvvet değil zeka.
Satrançtan da ufak bir örnek vermek gerekirse,istersen iki tane vezirin olsun,yanlış oynarsan tek bir at yüzünden ikisini birden kaybedebilirsin.
Amerika silah konusunda da mükemmel silahı çalışma derdinde,karşısındakinden kat kat üstün silarlara sahip olduğu halde Vietnam'da bir savaş kaybetmiştir.Bunun sebebi ne acaba?
Tek bir açıklaması var;
!!güç herşeye yetmez!!
Once upon a time in Turkey
I'd felt jerky..
Yener
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 1742
Joined: Wed Jan 12, 2005 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Yener »

Ã?ncelikle her birinize teşekkür ediyorum, herkes çok güzel yazmış kendi özgün yorumlarını katmış, paylaşımcı hoş bir başlığın doğduğuna sevindim. Nede olsa fikirler paylaşılarak çoğalır :) .

şimdi aslında şöyle bir durum var, süper askeri, süper insanı sadece kas gücü, çeviklik, yavaş yaşlanma veya yaşlanmama ile sınırlamamak gerekir. Zeka da önemli bir yetidir hatta en önemlisi. Ki süper insan çalışmalarında artık en çok önem verilen unsurda budur, 1940 lar ile 1980 ler arası kas gücü çeviklik vs daha önemliydi belki ama şimdi zeka olduğu kesin.

Herkes duymuştur zekamızın, beynimizin sadece küçük bir bölümünü kullandığımız belirtilir (insanların çoğu için, tabi daha fazlasını kullananlarda var, ama tamamını kullanan yok). Acaba bilimsel yöntemlerle bu oranı arttırmak mümkün olabilecek mi ? Acaba insanlar bu kapasitenin tamamını kullanabilseydi neler olurdu ?

Biliyorsunuz ki bugün pek çok şeyin imkansızlığını kanıtlayamıyoruz. Ã?rneğin M.Ã? yüzyıllarda yaşamış pek çok insan için raylar üzerinde giden bir araç veya uçan bir araç imkansızdı, yada tüm dünya ile bilgi alışverişine girmemizi sağlayan internet ve bugünkü daha nice icatta imkansızdı.
[b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
dfunk
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 504
Joined: Tue Dec 21, 2004 10:00 am
Contact:

Post by dfunk »

aslında yener beynimizin küçük bir bölümünü değil tammamını kullanıyoruz fakat beynin hangi bölgesi ne iş yapıyor bunun çok azı biliniyor genel olarak herkes senin dediğin gibi biliyor bulunan beyin aktiviteleri vücudun temel işleyişini kontrol eden kısımlarının beynin hangi kısmında olduğu düşünce olayında ise neredeler bende pek bilmiyorum ama yaklaşık 2 kglık beynin küçük bir miktarını kullanıyor olmak mantıksal olarak saçma bir düşünce .
SacoKhan
Forum Yöneticisi
Posts: 2585
Joined: Thu Mar 10, 2005 10:00 am
Location: Yalnızlığın hüküm sürdüğü yerden
Contact:

Post by SacoKhan »

Mantıksal olarak saçma olabilir ama gerçeği ne yazıkki öyle... :wink:
And i still wonder if you ever wonder the same!...
ulfgar
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 612
Joined: Sat Mar 06, 2004 10:00 am
Location: istanbul
Contact:

Post by ulfgar »

"Zenginin malı, züğürdün ağzının yorarmış" derler bildiniz mi :D
Hani eski bir resme bakarken hani yılları sayar da insan hani gözleri dolar ya birden.. İşte öyle bir şey..
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 0 guests