Page 1 of 1
Oren & Kaelthas
Posted: Sat Dec 13, 2003 3:16 am
by Oren_Dautry
Uther uzun zamandır yollardaydı, 2 yıl olmuştu herhalde ya da o öyle sanıyordu.. Krallığına bağlı bir şovalye olan Uther Keenedge Kralının ona verdiği özel bir görev için krallıktan ayrılmıştı ve o zamandan beri yollarda ipucu peşinde koşuyordu.. Başından birçok olay geçmiş ve bir o kadarı da kendini beklioyordu ve o bunun farkındaydı...
Artık karanlık çökmekteydi ve Uther atından inerek bir kamp kurmaya başladı.. Geceleri dışarıda geçirmek ve hayatta kalmak o kadar kolay değildi ve her geçen gece hayatta kalmasını seçtiklerine yeni birşeyler öğretiyordu, Uther uzun zamandır öğreniyordu ve birikimlerini kullanarak kendine göre güvenli diyebileceği bir kamp kurdu, zırhını çıkardı bir ateş yaktı ve erzağını önüne koydu...
Posted: Sat Dec 13, 2003 5:31 am
by Kaelthas
Uther erzağını onune koymus duva edıyorduki, fazla uzak olmayan bır yerden bır ses duydu. Kılıcını alıp sese dogru yurumeye sese yaslaktıkta urkuyordu. Ilerıde bır ısık belırdı Uther ısıga dogru yurudukce ses artıyor korkusu katlanıyordu. ve en sonunda gormustu hayatında gorduyu en cırkın yaratıktı. Uther kılıcını cektı ve yaratıgın boynuna sapladı yaratık bır anlık korku ıle oldugu yerden uzaklastı. Yerde yatan bır elf'ti yanına gıttı ve elf'i surukluyurek kurdugu kamp'a goturdu. Aradan bir kac saat gecmisti. Elf uyandı fakat ayaga kalkamıyıcak kadar kotu durumdaydı. Uther kalkmana gerek yok. Adın ne ve ne ıcın buradasın.
Elf temkinli bir sekılde ayaga kaltı ve benım adım Jhareya Springheart, bu ormanda ozel bır ok oldugu soylenıyor, arrow of slaying adında onu aramak ıcın buradayım ve bır anda bır saldırıya ugradım ne oldugunu goremedım bıle. Belkıde sen gelmeseydın olmus olucaktım. Peki sen neden buradasın.
Uther elf'e doner ve ben Dalaran krallıgından Uther Keenedge kutsal bır gorevım var ve bunu tamamlamak ıcın buradayım. istersen artık yat biraz dinlen. Yarın uzun bır yolun vardır, sanıyorum...
Posted: Sat Dec 13, 2003 6:00 am
by Oren_Dautry
Uther bu sözleri sarfettiğinde elf çoktan kendinden geçmişti...Kılıcındaki kanı sildi ve yerine koydu. Olanları gözden geçiremeyecek kadar yorgundu, son bir kez kampın etrafına çektiği, üzerinde ziller olan ipi kontrol etti ve uykuya daldı..
Tekrar oradaydı.. ormanlığın bitişi kuru ağaçlar ve kuru toprak ve önünde uzanan bir düzlük...gökyüzüne doğru baktı, hava bulutlu ve kasvetliydi. öyle bir hava vardı ki ne gece ne gündüz ve bir kuzgun uçarak geçti..
zil sesleri ve Uther birden ayağa fırladı yerden kılıcını aldı.. ortada hiçbirşey yoktu halbuki???
Posted: Sun Dec 14, 2003 12:07 am
by Kaelthas
Rüzgar yuzunden cala bilirmiydi ziller ama olamazdı, zıllerı sallıyıcak hızda bır ruzgar yoktu. Uther kılıcını kavragı ayaga kalktı etrafına baktı etrafta hıc bır sey yoktu.
Tekrar yatıcaktıki birden bıre bır ses geldi. Sankı metallerın bırbırıne carpma sesıydı. Uther yattıgı yerde kılıcını kavradı, artık bu sesın nerden geldıyını ogrenmesı gerekırdı. Cesaretini topladı, ayaga kalktı ve calılıklara dogru ılerledi. Etrafını cok agır bır koku sarmıstı, temkinli bir sekılde ılerlemeye devam etti. Fakat etrafta hıc bır sey yoktu. Kurdugu kamp'a geriye dondu.
Sabah olmus hava sıcak ve her her aydınlıktı. Elf onceden uyanmıstı.Uther oyandı elf'e donerek yolun ne tarafa.
Dedıyım bıgı ok'u bulmak ıcın gerekırse tum dunyayı dolasıcam, ok cok onemlı bır ok ve kotulerın elıne gecmeden bulmam gerekıyor.
Uther senı anlıyorum benımkısı bır ok deyıl, fakat daha deyerlı onu bulup kralıma goturmek zorundayım. Yola koyulsak ıyı olucak. Benımle gelmek ıstermısın?
İcinden bır ses elf'e aradıgı seyı bulmak ıcın Uther'le gıtmesini soyluyordu.
Elbette gelemek ısterım sence ne taraftan baslıyalım?
Posted: Sun Dec 14, 2003 5:04 am
by Oren_Dautry
Uther derin bir nefes aldıktan sonra..
geceden tutulan kaslanırını açtıktan sonra şöyle bir etrafına bakt. İlk önce birşeyler yiyelim Springheart, tok karınla daha rahat düşünürüz..
Uther erzağını çıkardı , Springheart da öyle düşünüyor olsa gerek ki o da erzağını önüne aldı..
KArınlarını doyururken bir yandan da konuştular. Springheart ona bvaşlarındaki ejderden ve kendi toplumundan bahsetti, neden oku bulmasının bu kadar önemli olduğunu anlattı. Uther da kralı için bulması gereken kılıçtan bahsetti.
konu nereye gitmeleri gerektiğine gelince.
Uther, "Benim geldiğim yönde işe yarar birşey yok ne kılıç ne ok..."
Sprinheart da aynısını söyledi....
Uther bir süre düşüncelere daldı, aradan birkaç dakika geçtikten sonra Springheart'a dönerek; "Bu yakınlarda karanlık bir orman ya da yüzeyini çatlaklar kaplamış kara zeminli bir vadi biliyormusun???"
Posted: Sun Dec 14, 2003 9:59 pm
by Kaelthas
Springheart ben oyle bır sey hıc duymadım. Ama bır bakabılrıız sımdıye kadar yuzlerce boyle soylentı duydum, ve yarısından fazlası yalandı. Sen nedersin istersen gidip bir bakabılrısız.
Uther bence gıdıp bır bakalım belkı umdugumuz seyı bulabiliriz, yada bulamayız.
Aradan saatler gecmıs hava kararmaya yavas yavas baslamıstı yakınlarda ne bir vadi ne de ters giden birleyler vardı. Birden bıre.
Uther Springheart'i durdurdu ve sessız olmasını sıtedı.
Ileride gorduklerı sey gercek olabilirmiydi. Gelmıslerdı saatlerce yuruyusun sonucu aldıklarını udsunuyorlardı. Karanlık ormanı gormuslerdı...
Posted: Mon Dec 15, 2003 12:12 am
by Oren_Dautry
Uther ormana doğru baktı ve gözlerini kapadı.. İleride düzensizliği ve rahatsızlığı hissediyordu...Bir paladin değildi ama kutsal bir şovalyeydi ona bahşedilmiş birtakım güçler vardı.Bu göreve şeçilmesinin en büyük nedenlerinden biri de zaten buydu...
gözlerini açtı ve yüzünü buruşturdu..
burası rüyalarında gördüğü orman olmalıydı..
Evet Springheart aradığımız yer burası..Gidelim...
Ormana daha çok yaklaştıkça rahatsızlık artıyor orman daha bir karanlık görünmeye başlıyordu.. içeriden gelen herhangi bir hayvan sesi yoktu.. biraz daha dikkat kesilince derinden gelen çığlığa benzer bir uğultu duyuldu..
Springheart bunu önceden duymuştu ve tüyleri diken dikendi....Günün zamanı ne olursa olsun ormanda gece yarısıydı sanki...
Posted: Tue Dec 16, 2003 1:06 am
by Kaelthas
Günün zamanı ne olursa olsun ormanda gece yarısıydı sanki. Orman agır bır sıs ile cevriliydi.
Uther yavasca yurumeye devam etti. Ve cıglık tekrar duyuldu. Ne oldugunu bılmıyorlardı ama gidip gormekte ıstemıyorlardı. İkisininde yuzunden nasıl korktukları belli oluyordu.
Springheart sence gidip bakmalımıyız. Uther ne dıyıceyını bılmıyordu, hem gitmek istiyordu, hem istemiyordu.
Birbirlerine baktılar ve kafalarını salladılar. Agır adımlarla sese dogru ılerlemeye baslamıslardı. Ne kadar ılerleseler ses cok derınlerden gelıyordu. Pes etmeye nıyetlerı yoktu adımlarını hızlandırdılar gıttıkce yaklasır gıbı bır hıs vardı ıclerınde. Ses gıttıkce guclenıyordu ve daha urkutucu olmaya baslamıstı. Etraflarını sıs ve kotu bır koku sarmıstı.
Uther Springheart'e yavaslamasını soyledı. Ses o kadar yakındaydı ki Springheart elını calılıkların arkasına attı ve bir shade acı cekıyordu.
Uther ve Springheart birbirlerine baktılar shade'ye yaklasmaya basladılar.
Shade kafasını cevırdı ve ıkısıne baktı gozlerının ıcıne baktı. Ve konusmaya basladı.