Page 1 of 2
kuşatma altındaki şehir.
Posted: Wed Aug 02, 2006 2:10 am
by siliterin
bir insan şehri. öncelikle şehir ağır bir savaşytan yeni çıkmış durumda ama yine de kendisini savunmaya yetecek askeri birliğe sahip. ogre ordusu tarafından kuşatılmış. ogrelerin sayısı şehir askerlerinden dötr kat fazla. şehrin ordu kumandanı ünü tüm kıtaya yayılmış bir silahustası ve başrahibi dinini yaymada gösterdiği başarı ve sadakati sayesinde tanrısının lütfunu üzerine toplamış durumda. askerlerin hepsi de iyi eğitim almış usta dövüşçüler ama karşılarındaki ordu tam doınanımlı ve herbiri iki metre boyunda olan ogreler.
en yakın insan şehri yedi günlük mesafede ama onlar sizze yardıma gelemiyor. çünkü bir troll grubu iki şehri bağlayan yollaı tutmuş durumda ve yıllardır müttfikiniz olan şehir size sırt çeviriyor. kuzeyde dötr günlük mesafede bir cüce madeni var ama onlara yardım çağrısı yapmak kuşatma yüzünden çok zor. şehre giriş çıkış yapılamıyor.
surlarda askerler sürekil ogreleri ok yağmuruna tutruyorlar. ama siz trollerinde destek verdiğini öğreniğinizde kuşatma yapan birliklerin sürekli tazeleneceğini biliyorsunuz. ayrıca ogreler sürekli mancınıklarla şehir surlarını dövüyor. tabii büyücüler de buharekete yıldırımlarla karşılık veriyorlar ama ogre şamanları yaralananları iyileştirmede çok başarılı.
bütün bunların yanı sıra cüce madenlerini ötesine kıtanın en gür ormanı ve elflerin yuvası olarak bilinen Dilemartes ormanı var. elflere ulaşmak belkide şehri kurtarmak olabilir. ama uz görü büyüsü yapan rahibiniz bir troll birliğinin kuşatmaya katılmak üz<ere harekete geçtiğini gördü. ve birlik kuzeyden cüce madenlerinin yakınıdan gelecek.
kuşatma henüz yeni bu nedenle yiyecek sıkıntısı çekmiyorsunuz ama bir kaç ay sonra bu sıkıntınında baş göstereceğine eminsiniz
bir kral olarak şehri nasıl kurtarırdınız? cevaplarınızı bekliyorum.
Posted: Wed Aug 02, 2006 3:07 am
by FrontsideAir
İlk işim mutlaka cücelerden yardım istemek olurdu. Aslında ogrların bizim ordularımızın 4 katı olduğunu duyunca direkt gizli bir geçit falan bulup ya da tünel kazdırıp kaçmayı düşündüm ama cüceler tek umudumuz olabilir. Elflere ise hiç güvenmiyorum.
Gece herkes uyurken ya da varsa gizli bir geçidi kullanarak cücelere elçi gönderirdim. Cücelerin öldürecek ogrları duyunca gelmektek çekineceklerini hiç sanmam, ırk olarak düşmandırlar. Eğer büyücülerin cücelere ulaşmak için büyüleri varsa (2. seviye büyüsü Whispering Wind gibi) o da kullanılabilir iletişim için.
Posted: Wed Aug 02, 2006 3:17 am
by SacoKhan
Ã?ncelikle söylemek isterimki, bu ogrelerin kuşatma bekleyecek kadar dayanıklı olacağını düşünmüyorum, o yüzden bekleseler bile en fazla bir gün veriyorum. Hemen saldırıya geçerler ve bu da o şehrin çok büyük zaiyat vermesi demektir ama eğer bir ya da iki gün dayanabilirlerse şehirdekiler, en kısa sürede o cücelere ulaşmaya çalışırdım gizli yollarla mesela saklanma yeteneği iyi olan biri ya da mesaj ulaştırmayı sağlayan büyüler gibi...
ama yine de şehirdekilerin çok büyük zaiyat vereceği kesin ve bu savaşın sonucu biraz belli gibi. Sonuçta ogreler zaten insanarldan kuvvetliler ve sayıca dört kat olmaları da sonucu ogrelerin açısından daha ağır basmasını sağlıyor ama eğer kuleleri olan bir savunmaysa devamlı ve isabetli ok yağmuru, kaynayan yağlar ve hendekler savunmaya çok yarayacaktır. Ama yine de ogreler diyorum ben...
Saygılarımla...
Posted: Wed Aug 02, 2006 5:12 am
by Efla
Yiyeceğim varsa beklerim. Tabii askerlerin ve ortamın durumuna bağlı olarak bağzı ufak harekatlarla düşmanı yıpratmak faydalı olabilir. Konuma çok bağlı aslında bu soru. köprüyü tutan trolleri yardım getirebilecek olanlar bile tutamıyorsa epeyce trol var demektir ya da gelecek yardım pek de fazla değildir.
Yeterli yiyecek-su varsa kuşatmayı uzatmak çok büyük maddi külfet getirir ve kuşatmayı devam ettirmek zordur. Surllar da dayanacaksa beklemek en iyisidir. Özellikle ogrelerin kuşatlasının aylar süreceğini sanmam. Muhtemelen bi iç karışıklık çıkar saldırmak isteyen baya olacaktır. Aslında sayılar 1e 4ken beklemek de çok mantıklı olmayabilir. Aslında kalenin nası bi kale olduğuna da bağlı.
Neticede beklemek iyi gibi. Zor durumda ise ogrelerin düşmanı olabilecek herkesten yardım istenebilir.
Posted: Sat Sep 09, 2006 2:45 am
by darkflarer
tüm askerleri surlardan çekip beklenmedik bi anda kapıları açarak karşı saldırıya geçerdim intihar gibi görünüyor olabilir ama başka türlü kutuluş yok.
Posted: Sat Sep 09, 2006 2:55 am
by Altalus
şehirden iki haberci çıkartırdım...hafif donanımlı ve şehirin en iyi atlarını da onlara vererek..bir tanesini elflere diğerini cücelere acil yardım için yollardım.....bi gece vakti herkes uyurken..kapıları açtırıp herhangi bir büyücüye kısa bi görünmezlik büyüsü yaptırtarak...şehrin en usta iki diplomatını seçerdim ki konuşmayı becerebilsinler.....bu arada şehirde yıkılan yerlerden şehirden gönüllü toplayarak..onarım hareketi başlatırım...böylece savaş uzar ve uzar.......hiç bir yardım gelmezse darkflarer arkdaşın dediini yapardım
Posted: Sat Sep 09, 2006 4:52 am
by celeraen
yiyeceğimin yettiği kadar direnirim ve birlik kuzeyden cüce madenlerinin yakınından geçtikten sonra tam bize saldırıya başladığında kargaşadan yararlanıp önce cüceler madeninin durumunu öğrenirim eğer kargaşadan ve ogrelerin sürekli olarak şehre yolladıkları ordularıyla madenlerin ordaki nüfusları bir nebze azalmışsa elçiler yardımıyla yardım isterdim ve FrontsideAir gibi elfler yerine cücelere ulaşmaya çalışırdım...eğer bu işe yaramazsa ve yiyecekler de tükeniyorsa darkflarer in dediğinden başka bir yol kalamzdı bari savaşarak ölelim

Posted: Sat Sep 09, 2006 5:04 am
by ulfgar
yiyeceğim var beklemek sorun değil o kadar.. ama sonu geciktirmek olur hiç bişey yapmadan beklemek.. basit bi kaç eski taktik uygulanabilir. gece baskınları gibi.. kılıçla zaiyat verdirmek gibi bi gaye olmicak tabi.

gerilla saldırısı gibi...
bi kaç ogre öldürürler en fazla sonra yakalanır adamlar.. ve ogrelar bu baskını 2 3 ölüyle atlattıklarını sanarlar.. ama bilmedikleri bişey vardır.. gönderilen party nin asıl görevi ogre öldürmek değil su depolarını ya da yakında bi yerde varsa su kaynaklarını zehirlemektir...
moral bozukluğunu bi düşünsenize... bir şehir kuşatmışsınız kaynakları tükenmeli ama su içerken iki kere düşünen sizsiniz

.. zehir yüzünden asker kaybediceklerdir. ve huzursuzlanıp saldırı isteyen askerler yüzünden de saldırıcaklardır.. burdan sonraki savunma için şehrin detaylı planı lazım ..

Posted: Sat Sep 09, 2006 7:16 am
by Darktimes
Eğer kalenin içine girmişler ve halkımı öldürmüşlerse ben askerlerimi ve büyücülerimi gruplara böler,dağıtırdım.Dağlara falan giderlerdi ve taktiğim ogreleri yavaş yavaş olan çatışmalarda birer ikişer öldürmek olurdu.Bu bir Osmanlı taktiğiydi sanırım

Bence mantıklı da .Ordusunun dağılması uğruna.Eğer savaşçılarının geleceğini düşünüyorsa bir kral kendi canını seve seve vermeli ..
Posted: Sat Sep 09, 2006 7:43 am
by darkflarer
bu dediğin vietnam savaşında sovyetlerin kullandığı gerilla taktiği

Posted: Sat Sep 09, 2006 8:23 am
by Darktimes
darkflarer wrote:bu dediğin vietnam savaşında sovyetlerin kullandığı gerilla taktiği

Yapma ya

aksjskajk (şaşırmış) Allah allah bende bir yerden hatırlıyorum ama nerden

(Yazırvermişim osmanlı diye

)
Posted: Sun Sep 10, 2006 12:13 am
by Sylvos
FrontsideAir wrote:Elflere(2. seviye büyüsü Whispering Wind gibi) o da kullanılabilir iletişim için.
Cüceler büyü gibi ilüzyonumsu güçleri sevmezler, dolayısıyla bu gereksiz bir yol olurdu.
darkflarer wrote:bu dediğin vietnam savaşında sovyetlerin kullandığı gerilla taktiği

İngilizler bunu I. Dünya savaşında Arap sömürgelerine karşı da kullanmışlardı
Ben bu oyunda generali oynamak istiyorum. O yüzden general olarak ilerleyeceğim çözüm yolumda.
Ã?ncelikle Troller cücelere yakın civardan geçiyorsa burada güzel bir taktik uygulanabilir. General olarak bizzat ben ve diğer kılıç ustalarıyla gerekli ekipmanları yanıma alarak yola çıkarım. Zaten bu tip yetenekli elemanlarda şehirden çıkamıyorsa o savaş bitmiştir. Hiç olmazsa görünmezlik, hız büyüleri yardımıyla bu gerçekleşebilir. (Kral baksın ülkesine işi ne!) Buradaki Troller' e bir suikast ya da şüphelenecekleri tipten taktikler kullanılabilir. Amaç madenlere yakınlaşmalarını sağlamak. (Güvenlik açısından yanımızda elbette yetenekli bir büyücü bulunur, malüm Troller höt deyince ölüvermezler) Zaten bu yarım akıllı elemanlar ne olduğunu anlamadan bu plana uyacaklardır. Cüceler onların hakkından gelirler..
Sonrasında buraya en yakın bölge olan elf ormanına girerdim. Elflerden yardım isterdim ve 5. günün şafağı doğudan Ogre lerin tepesine binerdim.
Yazarken şehir savunmasını krala bıraktım ama bu kraldan bir halt gelmezse şu tür tktikler uygulanabilir. Hisar kapısının önüne hisarın içinden başlayarak alttan kazıklı hendek kazılabilir. Bu koçbaşlarına birebirdir. Hisarda gözcüler hariç pek adam bırakılmamaya özen gösterilmelidir. Kale savunması ön planda olmalıdır. Halk savaşın en arka tarafına geçirilmeli tabii. Yapılacak onlarca şey var. şehrin coğrafi kpnumu olması şart ama....
Posted: Wed Sep 13, 2006 1:48 am
by FrontsideAir
Cüceler büyüye sıcak bakmayabilirler ama iş ciddiyse ve işin ucunda bol miktarda troll pataklamak varsa cüceler buna pek bir şey demezler herhalde.
Ki bu büyü sadece örnekti, başka büyülerle de cücelerle iletişime geçilebilir.
Posted: Wed Sep 13, 2006 6:32 am
by darkflarer
Sonrasında buraya en yakın bölge olan elf ormanına girerdim. Elflerden yardım isterdim ve 5. günün şafağı doğudan Ogre lerin tepesine binerdim.
neden 5. günün şafağı 6. gün öğlen vakti gel hem aç aç gitmezsiniz

Posted: Mon Sep 18, 2006 12:20 pm
by ElvenBard
şimdi bi bakalım.. Savaşta moral çok önemlidir hele kuşatma altındaki bi şehirde bu önem katlanır, rahipleri öncelikle bu hususta kullanırdım. Yiyecek stoklarını gözden geçirir ve hala yapılmadıysa yiyeceği halka denetim altında kısıtlı bir şekilde dağıtırdım. Savaşabilecek durumda ve yaşta olan bütün erkekleri silahlandırırdım. Hastalık ve salgın riskine karşı da önlem olarak düzenli aramalarla hastalıklı kişileri karantina altına alınmış bir bölgeye toplatırdım. Trollerle savaşacağımız için yağ dolu fıçıları saklar, okları ve varsa mancınık güllelerimizi ateşe vermek için kullanırdım.
şehri kuşatmada geçecek sürece bu şekilde hazırladıktan sonra, sıra geliyor diplomasiye. Savaş çoktan başladığına göre (ki burda böyle düşünüoruz ama kral baya geç davranmış zaten.. ohoo) düşmana elçi göndermenin bi anlamı yok, en iyi ihtimalle iki parça halinde döner. Lojistik konumlarına göre yapılabilecek en iyi şey, en yakındaki cücelere ve mümkünse elflere yaklaşan trol saldırısı hakkında uyarıda bulunmak ve en iyi elçilerimi göndererek şehre yardımlarını talep etmek olucaktır. Elfleri cücelerle beraber savaşmalarına ikna etmek son derece zor olduğundan, cüceleri madenlerinin yakınından geçecek olan trolleri avlamakta, elfleri de uzaktaki insan şehrine yardıma ve yolu kesen trol grubunun icabına bakmaları konusunda ikna etmeye çalışırdım.
Bunlar gerçekleşirse 1-1,5 haftalık süre içerisinde trol desteğini kesmiş, insan şehriyle aramızdaki yol temizlenmiş olucaktır. Oldukça pahalıya patlayabilecek bir anlaşmaya razı olup diğer şehrin insanları ve elfleri kuzeyden, mümkünse cüceleri de yanlarına alarak bizim şehre ilerlemelerini sağlardım. Eh.. Madem generalim de iyi, rahipler ve büyücüler de sağlam, müttefikler de hazır, bende atıma yerleşir kapıları açıp Tempus adına naralar ata ata saldırıya geçerdim!