Page 1 of 2
Tıkandım
Posted: Tue Apr 25, 2006 4:45 am
by KKGB
Hiç bir dönem diyarınız hakkında mükemmel kurgulamalarda bulunup sonra haftalarca aklına hiçbir halt gelmediği oldu mu?
Benim oldu.Arkadaşlar resmen tıkandım ne öykü ne birşey yazabiliyorum nasıl kurtulacağım bu ruh halinden...
Ne olur yardım edin...Saygılar...
Posted: Tue Apr 25, 2006 5:41 am
by Efla
Aslında oldu...
Ne yapmak gerekiyor bilmiyorum ama birkaç şey önerebilirim:
Ã?ncelikler insan kendisini sıktığında "Neden aklıma bişey gelimiyo hadi beee hadii" şeklinde kendini daha fazla kilitlemiş oluyor sanırım. Ã?ncelikle bunu o kadar da dert etmeyerek ve geçici birşey olduğunu düşünerek bağlayabilirsin.
İkinci olarak da Ã?evreyi daha dikkatli gözlemleyebilirsin. En ufak birşey bile zaman zaman oldukça iyi ilham kaynağı oluyor. Bir parka, deniz kenararına gidip öylece bakmak, müzik dinlemek falan işe yarayabiliryor.
Bence bu tür dönemler önemli patlamalardan önce yaşanabilen süreçler yani bu bittiğinde elinde gerçekten güzel birşeyler olabilir buna inan

Posted: Tue Apr 25, 2006 2:20 pm
by seraphima
Bazen benim de aklıma çok güzel konular gelebiliyor, o konuları not alıyorum, ancak daha sonra yazayım diye başına oturduğum zamanda, kafamda yazıp bitirdiğim hikayeyi kelimelere dökemiyorum..Oysa kafamda yazıp bitirmiş oluyorum, sonra dediğim anda kalakalıyorum..
Hakikaten..Bir yazar niye tıkanır?? Efla çok güzel sözler söylemiş..Biraz daha açabilir mi acaba??
Posted: Tue Apr 25, 2006 5:15 pm
by yeminer
Ben o gibi durumlarda genelde kitap okuyorum, aslına bakarsanız benim yaptığım bir yazarın diğerinden etkilkenmesine sebep olacağı için pek tavsiye edilmeyen birşeydir ama ben uzman bir yazar olmadığım için bunda bir zarar görmüyorum. Kitap okumak insanın zihnini açıyor, ayrıca özellikle etkilenmemeye çalışıp çok kitap okursanız bu sizin yazış yeteneğinizi ve yaratıcılığınızı arttırıyor.
Senin ne seviyede bu işle ilgilendiğini bilemeyeceğim ama benim gibi isen ben kitap oku ve de bol bol gez derim. Efla'nın da dediği gibi çevreyi gözlemlemek insanın ufkunu açar. En az kitap okumak kadar faydalı bir davranıştır.
Serephima ya gelince, bu sorun sanırım çok bildik bir sorun. Hepimiz bu durumu yaşamışızdır ama aşmanın yolu çok kolay

Bolca yazı yaz, ben bu meseleyi forum rp leri sayesinde aşmıştım. Her gün beş altı sayfa yazı yazınca düşüncelerini yazıya dökme meselesi kolaylaşıveriyor. Bir tür alışma meselesi diyebilirim.
---------------------------
Ne kadar doğru, ne kadar yanlışım bilemiyorum ama ; işte ben böyle düşünüyorum.
Posted: Wed Apr 26, 2006 6:54 am
by KKGB
Verdiğiniz yanıtlar için teşekkür ederim.yeminer kitap okuma tavsiyesinde bulunmuş.Aslında güzel bir fikir ama an geliyor ki kitao okurken aklıma fikirler dank etmeye başlıyor bu sefer "Ya kitap okuyarak zaman kaybediyorum oturup bir şeyler çizeyim yazayım" gibi vehimler geliyor.(Ne kadar ilginç)Oturunca da bir halt yazamadığımı görüyorum.Bir şey daha soracağım.Sizce özelden mi genele gitmeli genelden özele mi?Yani mesela önce sadece bir köyde geçen bir olaydan başlayıp devam mı etmeli yoksa en baştan bütün dünyanın her ilinin gelmişini geçmişini yazmalı mı?Bu konuda neler yapmak kolaylaştırıcılık katabilir.
Saygılarımla....
Posted: Wed Apr 26, 2006 8:48 pm
by FrontsideAir
KKGB wrote:Bir şey daha soracağım.Sizce özelden mi genele gitmeli genelden özele mi?Yani mesela önce sadece bir köyde geçen bir olaydan başlayıp devam mı etmeli yoksa en baştan bütün dünyanın her ilinin gelmişini geçmişini yazmalı mı?Bu konuda neler yapmak kolaylaştırıcılık katabilir.
Çok güzel bir soru sormuşsun KKGB. Eğer oluşturduğun dünyayı uzun süre kullanacaksan bence özelden başlaman daha iyi olacaktır. Ã?nce oynattığın oyundaki köyü oluştur, sonra başka bir oyun için başka bir şehir hazırla.. Ancak burada dikkat etmek gereken bir nokta var ki, özelden genele giderken çok hata ve uyuşmazlık çıkabilir. Bunlara da zamanla yama yapmak gerekir ve oyunun zevkini kaçırır. Bu yüzden özelden başlarken genelin de bir taslağını çıkar. Yani oyuna başlarken sadece bir köyü ayrıntılarıyla oluştur ama o köyün nerede olduğu, hangi şehre yakın olduğu ve nasıl bir dünyada olduğu da belli olsun.
Bir de eğer oluşturduğun dünyayı bir kez yapayım tam yapayım düşüncesiyle yapıyorsan da genelden özele gitmen daha faydalı olabilir ama bu da çok zaman alacaktır.
Posted: Thu Apr 27, 2006 5:41 am
by KKGB
FrontsideAir wrote:.
Bir de eğer oluşturduğun dünyayı bir kez yapayım tam yapayım düşüncesiyle yapıyorsan da genelden özele gitmen daha faydalı olabilir ama bu da çok zaman alacaktır.
Heh işte ben de her halt belli olsun diye olaya bu şekilde - genelden- dalıyorum ama iş iyice bulanıyor.Sanırım özelden hareket etmek biraz daha yaratıcılığımı kamçılayacak.Teşekkür ederim.
Posted: Thu Apr 27, 2006 4:50 pm
by Firble
Eğer özelden gideceksen bile dünyayı yavaş yavaş kurmanı öneririm. Bir anda kocaman bir dünya yapma... Dünya yavaş yavaş gelişsin. Aksi taktirde hızla büyütmek ona senden çok daha önce kurulmuş dünyalardan parça katar.
Posted: Fri Apr 28, 2006 4:18 pm
by seraphima
Belki bunları söylemek için oldukça yol katetmem gerekiyor,ama yazdığı 10 korku gerilim hikayesi olumlu not alan biri olarak, her zaman en derin korkularla, en derin hayallerle ve uçabileceğiniz kadar yükseklerde uçmanızı tavsiye etmekle yetineceğim..Eğer ben bir köy tasavvur edeceksem, kesinlikle köyün gizemlerinden ve köyün sırlarından bahsederdim..Ã?nce köy, sonra ahalisi..eğer bir dünya tasavvur edeceksem, önce tarihi ve oluşumu..
Posted: Fri Jun 23, 2006 6:49 am
by AvarieL
heh heh benim yazmada dünya kurmada hikaye kurmada hiçbir sorunum yok.. hatta aynı anda birçok şey aklıma gelip farklı hikayeler bazen yeni türler ortaya çıkartıyorum... benim kara kalemim iyidir... resimleri çizerken, kafamda kurduğum karakterleri ilk başta çok kolay kağıda aktarabiliyorum... Ama uzun süre aynı şeyi çizdiğimde gölgesi boyası falandı filandı yapmaya başladığımda beni çok yoruyor.. neredeyse acı çekiyorum çizerken

çok zorlanarak bitirebiliyorum... büyün resimlerim yarımdır.. picasso gibi.. onları bitiremiyorum.. bitirmek istiyorum hatta can atıyorum.. ama yapamıyorum nasıl oluyor bu anlamıyorum... yoksa birileri bana kızgın mı?
Posted: Fri Jun 23, 2006 7:59 am
by occultsearcher
Arkadaşım şimdi şöyle oluyor:
Ã?nce köylerden kasabalardan başlama. Elinde diyarının kıytırıktan bi haritası olsun (şurada şöyle bir krallık var, şura baronluk, efenime söyleyim şurada birbirine düşman iki imparadorluk var felan fişman). Sonra teker teker teker teker bütün şehirleri yarat(şehirler ekonomi için daa önemli ya, kafanda o bölgenin hem ekonomisi hem bakış açısı oturur). şehirlerden sonra etraftaki diğer küçük yerlere geç. Bütün köyleri tek tek yaratmana gerek yok. Çok özel yerleri yap. Geçmişte büyük bir olaya tanıklık etmiş(büyük kahraman Conrad Slidder'ın doğduğu köy, "Zından Parnaklıkları" zavaşı şu köyün hödö metre yukarsında yapıldıydı, burada teeeeeee anşient bi empayırdan galma bi hadise var-tomb momb işte-) gibi gibi özel yerleri. Geri kalan kasabaları tek tek yaratma. Kafanda ufak tefek bilgileri olsun(buranın yöneticisi şudur, şu kişi önemlidir vb), el altında bir kaç tane de şema olursa köyler için yeter.
Ayrıca ortamlarda bir sürü köy-kasaba-şehir jenere edebilen zımbırtılar var, ara bulursun.
He ilk soruna döncek olursak, evet tıkanmak çok normaldir. İnsan beyni dediğimiz halt MAALESEF öyle tıkır tıkır çalışan bir mekanizma değildir(aslında Allah'tan da öyle değildir ya). O yüzden tıkanırsın, sonra bir şey olur açılırsın filan. Yazmakla uğraşan kişiler genelde böyle ufak maniklik ve tıkanıklık dönemlerine girerler. Takma kafana, geçer.
Posted: Fri Jun 23, 2006 9:02 am
by SacoKhan
tıkanma konusu şöyle oluyo bende. DMlik yapacağım güne kadar aklıma hiçbişi gelmez ama toplanıp da o masaya oturduğum an direk bulurum bir konu ve zevkle oynarız zaten esprili adamımdır

Posted: Fri Jun 23, 2006 11:01 pm
by Lixer
Asla tıkanmadım ve tıkanacağımı da sanmam. Yeterli birikim olduktan sonra olması imkansız da....
Posted: Fri Jun 23, 2006 11:13 pm
by occultsearcher
Çok iddialı laf yazmışsın ve bu arada etraftaki herkese de laf çakmışsın.
Karşındakiler de insandır, yazdıklarına dikkat et, birader.
Dünyanın en iyi yazarları bile tıkanma durumu geçirirler. Ayrıca bir dibe vuruş olmadan bir çıkış olması da yalandır.
Stephen King gibi sürekli yazan bir insan bile tıkanıklık durumlarına girmiştir ve bundan yazdığı çeşitli yazılarda bahsetmiştir de.
Posted: Sat Jun 24, 2006 12:11 am
by Lixer
occultsearcher wrote:Çok iddialı laf yazmışsın ve bu arada etraftaki herkese de laf çakmışsın.
Karşındakiler de insandır, yazdıklarına dikkat et, birader.
Dünyanın en iyi yazarları bile tıkanma durumu geçirirler. Ayrıca bir dibe vuruş olmadan bir çıkış olması da yalandır.
Stephen King gibi sürekli yazan bir insan bile tıkanıklık durumlarına girmiştir ve bundan yazdığı çeşitli yazılarda bahsetmiştir de.
Karşımdakinin insan olduğunu ve buranın da "insanların konuşa konuşa anlaştıkları bir platform" olduğunu biliyorum.
Çok iddialı laf yazdım. çünkü iddialıyım. Ek birşey dememe gerek yok bu 1.
2. si ise Stephen King yada başkası değilim, kitap ta yazmıyorum sadece bir dm im. Böyle bir durumda tek yönlü yaratıcılık değil, oyunun gidişatına göre oyunculardan etkileşim ile aklınıza gelecek sınırsız sayıda olasılık mevcut. Bu olasılıkları görüp görememe konusuna gelince de yine benim söylediğim birikim konusuna geri dönüyoruz.