Page 1 of 1
Köklerinin izinde...
Posted: Fri Feb 17, 2006 7:02 pm
by Squan
Salvador ataları hakkında hiçbir bilgisi yoktu. Bir öksüz olarak yetişmişti ve yaşamını bir şovalye olarak idame ettiriyordu. Ama soyadı hakkında hiçbir bilgisi yoktu.
Bir araştırma yapmıştı. Çok uzaklarda atalarına ait bir iz. Kimsenin oraya yaklaşmadığı ve kimsenin içeride ne olduğunu bilmediği gözden ırak bir malikane.
İçeride atalarıyla ilgili bir şeyler bulabileceğiniı biliyordu. Bir akrabasının izini bulma ihtimalide vardı. Belki atalarının ruhu onu orada bekliyorlardı. Bütün herşeyin cevabı orada yer alıyordu. Bunu biliyordu. Bunu hissediyordu. İçeride garip bir gücün varlığını seziyordu. Onu çağırıyodu.
şimdiye kadar hep yanlız kalmıştı ve yanlız büyümüştü. şimdi bir şansı vardı. Birilerinin izlerini ve kökleri hakkında bilgi. Eski malikanenin yarı ahşap kapısını ittirerek zorla açtı. Ve içeriye ;küflü, kokuşmuş, tozlu ve dökük malikaneye girişini yaptı...
RP DIşI NOT: Warrior-Paladin sınavı için başvuruyorum...
Posted: Mon Feb 20, 2006 1:29 am
by Eldarin
Salvador ahşap kapıyı açtı, içeri kısa bir bakış attı. Etraf oldukça kirli gözükmüştü ilk anda ona. İçinde kuvvetle hissetmekte olduğu yakınlık burada olabilir miydi? Bunun için araştırmaya gelmişti ve şimdi araştırmalarının kalbi sayılacak noktadaydı.
Salvador hiç düşünmeden kapıdan içeri adımını attı. Etrafa bakındı.
Ruhlar o esnada hafif kıpraşır gibi oldu. Bu bir anda Salvador'un gözünde bir de javu ya sebep olmuştu.
O geniş taht benzeri koltukta birisi oturuyordu. Salvador'a bir hayli benzeyen biri.
"Demek mantığın duygularının önüne geçti Salvador. Dönmeyi tercih ettin." dedi kalın ve bir o kadar soğuk ses.
Salvador'un boğazı bir an tıkanır gibi oldu. Nefes dahi alamaz hale geldi. Gözleri bir anda yaşardı ve gözaltları kızardı. Ağzı bir anda düğümlendi, eklemleri kıpırtısız kaldı.
Salvador yemin edebilirdi ki bu anı daha önce yaşamıştı!
Posted: Sun Mar 12, 2006 9:34 am
by Eldarin
"Neden geri döndün Salvador? Yoksa pişman mısın?"
Salvador bir kez daha yutkundu.
"Ölçümüzü bilmiyor musun Salvador? Dönmemen gerektiğini bilmen gerekirdi."
Ama...
Adama ayağa kalktı. Ahşap zeminde yavaş yavaş Salvador'a doğru yaklaştı. Aşağıya doğru kıvrılmış bıyık hatları ilk anda göze çarpmıştı. Salvador, henüz daha genç olduğu, şövalyelik ölçüleri yeni öğrendiği ve bu olurken günlerden bir gün yaptığı ölümcül bir hatayı hatırladı. Bir grup şövalyeyi yanlış yönlendirerek onların ölümüne sebep olmuştu ve lejyona kayıp verdirmişti. Bu onun lejyon tarafından cezalandırılmasına, rütbesinin ve özlük haklarının alınarak bu topraklardan kovulmasına yol açmıştı. Onunla beraber onu lejyona alan babasıda görevinden alınmıştı ve çocuğu lejyon kuvvetlerine yanlış ihbar veren biri olarak tam manasıyla şerefi iki paralık olmuştu. Babası o zamandan bu yana Salvador'u hiç affetmemişti. Salvador çok kereler geri dönmeyi tekrar düşünmüştü fakat aldığı cevap hep red olmuştu. şimdi tekrar buradaydı, bazı şeylerin zamanla değişebilmiş olmasını umuyordu.
Belki de...
"Git ve buraya bir daha dönme Salvador. Suç, işlediğinle kalsın, yarayı daha fazla deşme!"
Salvador bir adım ileri attı. Titreyen dudaklarından sorgularcasına tek bir söz döküldü.
"Baba..."
"Seni bir daha görmek istemiyorum Salvador! Defol ve bir daha geri gelme! Ne beni ne de ölçülerimizi bir daha hiçbir yerde anma! Sakın!"
Salvador hiddetli gözleri izlerken karşısındaki adamın dişleri gıcırdadı, çenesi sağa sola oynadı. Yorgun bakan gözler kan çanağına dönmüştü.
"Seni affetmeyeceğim Salvador. Asla...Git çabuk buradan..."
Salvador bu sözlerin üzerine hiçbirşey söyleyemedi. Yorgun ve umarsızca başını önüne eğdi, gerisingeri döndü. Arkasında onu izleyen gözleri bırakarak.
Savaşçı en büyük sınavını kaybetmişti...