Page 1 of 3
Gülümseten fıkralar
Posted: Wed Feb 15, 2006 5:15 pm
by esen
bi r Türk, bir Amerikali ve bir Alman birlikte saunaya gitmisler.Bellerinde birer havlu saunada oturmuslar ter atarlarken, bip bip bip diye ses duyulmus. Amerikali, sag eliyle
sol koluna dokunup," Cagri cihazim caldi. Derimin altinda elektronik devre var da..." demis.Aradan biraz zaman gecmis, bu sefer bir cep telefonu calmaya baslamis.
Bunun uzerine Alman, s ol avuc icini kulagina goturmus ve konusmaya baslamis. Görusmesi bitince, Turk'e ve Amerikaliya donup, "Avcumun icinde cep telefonu devresi var da..." demis Teknolojik olarak geri kalmayi gururuna yediremeyen Turk, "Bana bir dakika izin verin" demis ve disari cikmis. Birkac dakika sonra döndügünde poposunun
arasına sıkısmıs, tuvalet kagıdı sarkıyormus. Amerikali ve Alman'in kendisine garip garip baktıgını görünce, "Faks geliyor da.."

Posted: Wed Feb 15, 2006 10:34 pm
by Arwyl
Bir rahip,bir doktor ve bir mühendis golf sahasının boşalmasını beklemektedirler.
Mühendis:"Bu adamlar ne yapıyor böyle,15dakikadır bitirmelerini bekliyoruz."
Doktor: "Bilmiyorum ama hiç böyle bir saçmalık görmedim."
Rahip: "İşte görevli geliyor, onunla konuşalım."
Rahip: " Merhaba, Þu anda sahada olan grup ne zaman
çıkacak, neden bu kadar yavaşlar?"
Görevli: "Evet onlar kör itfayeciler. Klübümüzde geçen sene çıkan yangında gözlerini kaybettiler. Bu yüzden istedikleri zaman burada ücretsiz oynamalarına izin verildi.
Rahip:"Ne kadar üzücü, bu akþam onlar için dua edeceðim."
Doktor: "Çok güzel bir fikir, ben de hastanedeki doktor arkadaşlarla konuşup onlar için bir şeyler yapabilir miyiz diye bakacağım."
Mühendis:" Bu adamlar neden geceleri oynamıyorlar?"
***********************************************************
Üç isletmeci ve üç mühendis iş icabı! trenle bir seyahate çıkacaklardır. Tren garı9nda üç işletmeci üç bilet aldığı halde, mühendisler yalnızca bir tane alırlar. Isletmeciler bunun sebebini sorduklarındaysa, "bekleyin ve görün" derler. Trene binerler, bir süre sonra üç mühendis kalkıp beraberce tuvalete gider.Kondüktör gelir, üç işletmeciden üç bileti aldıktan sonra tuvaletin kapısını calar, "biletiniz lütfen" der. Mühendislerden biri eliyle bileti dışarı uzatır.İsletmeciler de bunu görürler. Artık taktiği kapmışlardır. Dönüş zamanı gelmiştir, yine gardalardır. İşletmeciler gidip bir bilet alırlar. Bakarlar mühendisler bu sefer hiç bilet
almıyor, şaşkınlıkla yine sebebini sorarlar, "bekleyin ve görün" der
yine mühendisler. Yolculuk başlar.İşletmeciler beraberce kalkip tuvalete giderler, ardından da mühendisler de karsisindaki tuvalete.
Kondüktörün gelmesine yakın, mühendislerden biri dışarı çıkar,karşıdaki tuvaletin kapısını tıklatıp "biletiniz lütfen" der. Açılan kapıdan bir el bileti uzatır.Bileti alan mühendis diğer tuvalete geri
girer.
***********************************************************
Bir papaz, bir sarhoş ve bir mühendis giyotinle ölüm cezasýna çarptırılmışlardır.
Sıra öncelikle papazdadır. İnfaz memuru papaza sorar : "İnfaz edilirken yukarı mi aşağı mi bakmayı tercih edersin?" Papaz cevap
verir : "Yukarı bakmak isterim.En azından ölürken yüzüm tanrýya dönük olur." Papazin isteði yerine getirilir,giyotin býçaðý havaya kaldýrýlýr ve býrakýlýr. Býçaðýn hýzý kesilir kesilirve tam
papazinboynuna santimetreler kala duruverir. Bu tanrýdan bir iþaret olarak görülür ve papaz serbest býrakýlýr. Sýra sarhoþa gelmiþtir.
Bir umutla sarhoþ da yukarý dönük olmak istediðini söyler. Ayni þekilde giyotin býçaðý tam sarhoþun boynuna yaklaþmýþken yavaþlar ve durur. Bu da tanrýnýn bir iþareti olarak kabul edilir ve! sarhoþ da serbest býrakýlýr. En son sýra mühendistedir. Mühendis de yukarý dönük infaz edilmek istediðini belirtir. Tam býçak havaya kalkmýþken mühendis baðýrýr : "Durun bir dakika, býçaktaki sorunun nerede olduðunu anladým.
***********************************************************
Yönetici ve Mühendis
Buyuk bir sirketin ust duzey yoneticilerinden biri bir gun New York uzerinde balonla dolasmaya cikar. Aksilik bu ya, pusulasini asagiya dusurur ve kaybolur. Inmek icin uygun bir yer ararken bir gokdelenin tepesinde sigara icen bir adam gorur ve alcalir.
"Pardon. Ben neredeyim acaba?" diye sorar.
"Yerden 500 feet yukseklikte bir balonun icindesin" der adam.
Yonetici sinirlenir:
"Sen muhendissin degil mi?" diye sorar.
"Evet." der adam. "Nereden bildin?"
"Cunku basim belada ve sana bir soru soruyorum. Verdigin cevap 100% dogru fakat hic bir isime yaramiyor."
"Sen de yoneticisin degil mi?"
"Evet sen nereden bildin?"
"Cunku yerden 500 feet yukseklikte bir balonun icinde kaybolmussun. Pusulan yok,berbat durumdasin. Fakat bu simdi benim sucum oldu."
Posted: Wed Feb 15, 2006 11:47 pm
by Logan
--------------------------------------------------------------------------------
TEMEL BIR YARISMAYA KATILIP KAZANIR, VE KENDISINE BIR KITAP HEDIYE
EDILIR. KITABIN ADI DA DUZ MANTIK TIR.
TEMEL HEDIYEYI ALIRKEN SORAR;
-bu kitapta ne yaziyo?
-okuyunca ogrenirsin...
-ben onunla ugrasamam anlat bakiim sen bana?
-ok bak simdi; senin evinde akvaryum var mi mesela
-evet var...
-o zaman icinde su da vardir?
-evet var...
-içinde su varsa balik da vardir....
-evet var...
-balik varsa hayvanlari da seviyosundur sen?
-evet....
-hayvanlari seviyosan insanlari da seversin heralde?
-evet
-o zaman senin sevgilin de vardir?
-evet var
-yasli gorunuyon o zaman senin karin vardir?
-evet var..
-e karin olduguna gore de homoseksuel diilsindir?
-evet...
-bak gordun mu?...
temel cok etkilenir! kitabi alir koltugunun altina eve dogru giderken dursun'u gorur...
dursun sorar;
-temel o ne?
-duz mantik kitabi!
-nasi bisiy bu anlat bakiim...
-bak simdi;
-sizin evde akvaryum
var mi?
-yook!
-o zaman sen homosun...

)
Posted: Thu Feb 16, 2006 1:37 am
by Logan
bu yerin altıdna geçen tünler için bir ingiliz ,çin,türk ihaleye girer... ve sözlü olarka sorarlar nasıl yapacaksınız...
ingiliz söze başlar... bir makinamız bir yönden girer diyer makinamız öbür yönden girer ortada buluştuklarında arada en fazla 5 4 cm fark olur onuda sıva ile kapatırız...
peki demişler...
çin alırlar ... konuşma odasına peki sen nasıl yapcaksın diye sorarlar...
çin anlatmaya başlar... bire ekimiz bir yönden diyer ekibimiz diyer yönde girer ortada buluştuklarında 1 milim fark olur sıvaya bile gerek kalmaz...
eeeee bizim türk müteahit temeldir... sorarlar ona nasıl yapcaksınız diye..
bir ekibimi bir yerden diyer ekibimiz öbür yönde girer... buluştular buluştular,buluşamadılar ... 2 tüneliniz olur demiş...
Posted: Thu Feb 16, 2006 1:42 am
by Swain
Evli bir çift cadılar partisine davetliydi.Dışarıya çıkmak için hazırlanırlarken kadının migreni tuttu, evde kalmak zorundaydı.Kocasına, partiye yalnız gitmesini, onun eğlencesini bozmak istemediğini söyledi.Biraz tartıştıktan sonra adam kostümünü giydi ve partiye gitti kadın da birkaç aspirin alıp yattı. Biraz uyuduktan sonra kendini daha iyi hissederek uyandı ve partiye giderek kocasına sürpriz yapmaya karar verdi. Tam hazırlanırken "acaba ben yanında değilken kocam neler yapıyor" diye düşündü ve kocasının kendisini tanımaması için değişik bir kostüm giyerek partiye gitti. Oraya vardığında bir kenarda onu izlemeye başladı. Kocası arka arkaya değişik kızlarla ve onlarla çok yakınlaşarak dansediyordu, nereye kadar gidebileceğini görmeye karar verdi.Kocasına yaklaştı ,Onunla çok samimi bir şekilde dansetmeye başladı,kulağına dışarıya çıkabileceklerini fısıldadı. Arabalardan birine girerek seviştiler ve gece yarısından önce maskeler çıkarılmadan kadın eve gitti, kocasının dönüşünü beklemeye başladı. Adam sabaha karşı 01.00 sularında ve döndü ve doğru yatağa gitti. Kadin : "Parti nasıldı kocacığım" diye sordu, Adam da: "Sensiz hiç eğlenemedim tatlım" diye yanıtladı. Kadın, "inanmıyorum" diye cevapladı, "Bahse girerim çok eğlenmişsindir" Adam "Gerçekten hayatım. Partiye gittiğimde bazı arkadaşlarla sıkıldık, alt kata inip bütün gece poker oynadık. Fakat kostümümü ödünç verdiğim o Allah'ın cezası herif bir eğlenmiş, bir eğlenmiş, anlata anlata bitiremedi....
işte benim bittiğim an bu andır arkadaşlar

:D:D
Posted: Thu Feb 16, 2006 4:23 am
by dragonlancer
Temel Fadimeye demis ki; "Fadime, bu aksam bize gel. Evde kimse olmayacak."
Fadime aksam gelmis kapiyi çalmis çalmis kimse açmamis...
---------------------------
Temel Istanbul a ilk kez gelmis ve Bebek koyunda methedilen sinek bari arayip
durmus. En sonunda sinek bari bulmus ve içeri girmis. Içkisini içerken kendi
kendine düsünmüs "Ya bu sinekli barin ne özelligi var herkes methetti hiç bir
özelligi yok". Ihtiyaçtan tuvalete gittiginde bir de ne görsün pisuvar
altindanmis ve piril piril parliyormus; "Demek buranin özelligi buymus..." demis.
Geri dönüp içkisini içmis. Ertesi aksam yine gelmis. Içkisini bitirince tuvalete
gitmis ki altin pisuvar orada yokmus. Kizgin bir sekilde geri dönmüs. Barmene
çatmis : "Hani buranin altin pisuvari kardesim bir özelliginiz vardi o da yok
simdi". Barmen kenarda duran iri yari adama seslenmis : "Sadullah abi gel dün
aksam senin saksafona iseyen adami buldum".
-----------------
Dursun Temel e sormus :
- Usagim oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun?
Temel : 100 tane yerim valla...
Dursun : Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi
oruçsuz yersin...
Bu espri Temel in acaip hosuna gitmis.Yolda Cemal i görmüs ve hemen sormus
- Usagim oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun?
Cemal : 50 tane yerim ben...
Temel : Tüh be usagim 100 deseydun sana müthis bir espiri yapacaktum...
Posted: Tue Mar 28, 2006 5:18 pm
by esen
ir gün bütün sarışınlar toplanıp ''aptal sarışın'' imajını ortadan kaldırmak için aralarından bir kişiyi seçip büyük bir stadyumda jüri önüne çıkartırlar.
Jüri sorar; "4 kere 4 kaç eder?"
Sarışın düşünür düşünür ve ''44'' cevabını verir.
Bütün stadtaki sarışınlar ayağa kalkıp bi şans daha bi şans daha diye bağırırlar.
Jüri bir şans daha verir ve sorar ''3 kere 3 kaç eder''
Sarışın "33" diye cevap verir.
Jüri yanlış olduğunu söyleyince bütün stadtaki sarışınlar yine ayağa kalkarak ''bi şans daha bi şans daha'' der.
Jüri son bir şans verir ve sorar ''2 kere 2 kaç eder?"
Bizim sarışın cevap verir ''4" ve aniden bütün stad ayağa fırlar
"bi şans daha bi şans daha......"
Posted: Thu Jun 29, 2006 4:14 am
by mikael
Bir vantrolog, elindeki küçük kuklasını konuşturarak sahnede espriler yapmakta, seyirciyi güldürmektedir. Sıra aptal sarışın fıkralarına gelir. Kuklacı coştukca coşmuş, kuklasına ardarda espriler yaptırmakta, seyirciyi kırıp geçirmektedir. Birden sahnenin ortasından sarışın bir kadın ayağa kalkar, herkes susar. Sarışın soğuk bir sesle sahneye doğru "Affedersiniz ama bu yaptığınız terbiyesizlik değil mi? Bizi sadece saçımızın rengine bakarak yargılamak sizce doğru bir davranış mıdır? Bir de utanmadan biz sarışınları herkesin önünde aşağılayıp, dalga geçiyorsunuz." diye seslenir. Kuklacı kıpkırmızı olmuş, yerin dibine geçmiştir. Kekeleyerek özür dilemeye çalışır. Sarışın onun sözünü keser "Ben sizinle konuşmuyorum bayım, kucağınızdaki küçük terbiyesizle konuşuyorum. Onu savunmayın, bırakın kendisi cevap versin"
Posted: Thu Jul 13, 2006 1:39 am
by butti
Oldukça zengin bir iş adamı beyinsiz oğluna yol yordam öğretmek için enavayi çeşit iş kuruyor ve oğlan 3 aya kalmadan bütün işleri tertemiz edip batırıyor.
Zengin baba en son oğlana bir entegre et tesisi kuruyor ki, acayip birşey, muazzam bir teknoloji. Oğlunu alıyor kurduğu fabrikaya getirip ortada duran dev makinanın başına dikiyor.
"Oğlum bak bu et üretim makinası. Sen hiçbirşey yapmayacaksın. Sadece ineği bu taraftan sokacaksın öbür taraftan sosis olarak çıkacak."
Aptal oğul tabi hemen dahiyane soruyu yapıştırıyor.
"Ehe ehe peki baba sosisi o taraftan sokunca bu taraftan da inek çıkıyormu ehe ehe"
Baba derin bir iç geçirip,
"Yok oğlum, malesef o teknoloji sadece ananda var"
Posted: Fri Jul 14, 2006 6:44 pm
by Logan
Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafindaki güzelliklere bakiyormus."Evrim ne güzellikler yaratiyor!" diye düsünüp mest oluyormus. Birden arkasinda kocaman bir ayi belirmis ve onu kovalamaya baslamis. Adam bütün gücüyle kaçiyormus ama her arkasina bakista ayinin daha yaklasmis oldugunu farkediyormus.
Dakikalarca süren bir kaçisin sonunda adamin ayagi yerdeki dala takilmis, ayi adamin üzerine atlamis, pençesini kaldirmis. Tam vurmaya hazirlanirken adam "ALLAHIM!!!" diye bagirmis.
Bir anda zaman durmus, ayi donmus, ormandaki nehir bile akmaz olmus. Bir anda orman kararmis ve gökyüzünden bir isik hüzmesi adamin üzerine parlamis. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama:
"Yillarca bana inanmadin, yaratilisi kozmik bir kazaya bagladin, sana bu durumda yardim etmemi mi istiyorsun?Seni sevgili bir kulum mu saymaliyim?" demis.
Adam utanç içinde: "Biliyorum bunca yildan sonra dindar biri olmayi istemem haksizlik, ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz." demis. Ses: "Peki." diye karsilik vermis ve isik kaybolmus.
Nehir tekrar akmaya baslamis. Hersey eski haline dönmüs. Ayi pençesini indirmis, iki pençesini de göge dogru çevirmis, ve konusmaya baslamis: "Allah'im, senin rizkinla orucumu açiyorum, hamdolsun verdigin nimetlere..
Posted: Wed Dec 20, 2006 8:04 am
by Drakhan
bir gurup oflu kardenize karşı tüfeklerle ateş etmektedirler.oralardan geçen yaşlı bir of lu ne yaptıklarını sorar.
içlerinden biri "rusyayla sawaşıyoruz"der.bunun üzerine yaşlı oflu "böyle kuş tüfeğiyle rusyayla sawaşılmaz"der.sonra ofluları toplayıp irice bir gürgen ağacı kesip içini oyarlar.sonra barutla doldururlar,rusyaya doğru çevirirler.ve ateş ederler yaşlı olan hariç bütün oflular ölmüştür.bunun üzerine yaşlı oflu"burada bukadar adam öldüyse demekki rusyanın ........."

Posted: Thu Dec 21, 2006 9:28 pm
by esen
Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi duymadığından korkuyormuş ve
karısının işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş.
Ona nasıl yaklaşması gerektiğinden emin değilmiş.
Bu durumu konuşmak için aile doktorunu aramış; doktor adamın
karısının ne  kadar duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş.
"Yapacağın şey şu, karından 40 adım ileride dur, normal bir
konuşma  tonuyla bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi
tekrarla,sonra  20 adım;cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla"
O akşam karısı mutfakta akşam yemeğini hazırlarken adam işlemi uygulamaya  koymuş.
40 adım uzaklıktan karısına normal bir konuşma tonuyla seslenmiş
"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"Cevap yok
Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu
tekrarlamış "Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Gene cevap yok
Mutfağa biraz daha yaklaşmış, mesafe 20 adım ve tekrar sormuş
"Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Hala cevap yok
Adam mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve
soruyu tekrarlamış "Hayatım bu akşam yemekte ne var?"
Gene cevap alamamış
Bu sefer karısına iyice yaklaşmış ve aynı soruyu tekrar sormuş
"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"
"Hayatım beşinci kez söylüyorum, Tavuk"
Posted: Fri Dec 22, 2006 12:10 am
by Lixer
ADamın biri çok küfrediyormuş diye yakalamışlar. Polis sormuş :
- çok küfrediyormuşsunuz?
- küfrediyom a.... koyım sanane!
Ulan deyip bir güzel pataklayıp kodese atmışlar. Kodeste avukatı gelmiş :
- Merhaba sizi ben savunacağım
- Savunmayanın a..... koyım!
Avukat kızmış gitmiş. Gel zamna git zaman adam herkese küfrede küfrede mahkemeye kadar gelmiş. Mahkemede hakim :
- Oğlum küfrediyormuşsun?
- Ederim etmem a..... koyım
- Oğlum kendine gel seni hapsederim yine
- Etmeyenin a.... koyım
Hakimin iyice tepesi atmış :
- Oğlum seni astırırım bak!
- Astırmayanın a...... koyım!
Herkes adama uyuz olmuş asacaklar artık. 2 Gün sonra idam sehpası hazırlanmış. Sormuşlar buna söyleyeceğin birşey varmı diye.
- Yok a..... koyım
demiş.
- Bak tövbe edersen asmıycaz ona göre
- Tövbe edenin taaa a.... koyım
Artık günah bizden gitti demişler asmışlar bunu ipin ucunda sallanırken bakmışlar el kol yapıyor birşeyler anlatmaya çalışıyor. Herhalde imana geldi diye düşünüp indirip sormuşlar :
- Ne oldu?
Bizimki cevaplamış :
- Boğuluyodum a..... koyım!
:evillaugh: :evillaugh: :evillaugh:
Posted: Fri Dec 22, 2006 12:46 am
by Phantom
puhahahahaha

:evillaugh: :evillaugh: :evillaugh: .
Boğuluyodum a.k
Posted: Fri Dec 22, 2006 2:34 am
by Aredheliquas