Faralia Fiévre-I.Bölüm-Handaki şarkıcı
Posted: Sat Feb 04, 2006 3:25 am
Handaki şarkıcı
Fithlon şehri'nin en meşhur hanlarından olan Péshcin Hanı her gece olduğu gibi tıka basa doluydu.Yılın bu mevsiminde seyahat etmeyi tercih eden yolcular konaklamak için özellikle burayı tercih ediyorlardı.Birde hanın müdavimleri vardı ki sadece onların sayısı,şehrin diğer hanlarındaki müşterilerin sayısının yarısından fazlaydı.Péshcin kısa zamanda ünlü olmuştu ve diğer han sahipleri kısa zamanda yok olmasını umuyorlardı.
Hanın bu kadar popüler olmasının bir çok sebebi vardı.Sahibi onun için bir servet harcamıştı-gerçi ondan sonra bir kral hazinesi kazandı-.Dört katlı,çok geniş bir binaydı.Küçük bir orman sayılabilecek bir korunun içindeydi.Korunun içi güneş elfi rahipler tarafından gece de gündüz kadar aydınlık olması için kutsanmıştı.Bina ahşaptan yapılmıştı.Elf ustaların son zamanlarda yaptıkları en iyi işçilikti belki de.Ahşabın üstüne oyulmuş yada eklenmiş sayısız süs vardı ki bunlarda cüce zanaatkarların yetenikli ellerinden çıkmıştı-cüceleri ikinici,üçüncü ve dördüncü katın süslemelerine yapmak için büyü ile havalanmaya ikna etmeleri için ne kadar para verildiği gizli tutulmuştu-.Diğer hanlar bu özelliklerin hepsiyle başa çıkabilirlerdi.Eğer Lord Péshcin'in son kozu olmasaydı...
Faralia Fiévre adındaki elf kadını hanların bütün müşterilerini birden çekmişti-tabi Péshcin hepsini alamadığı için bir kısmı eski hanlarına geri dönmek zorunda kalmışlardı-.Bu kadının sersemletici bir güzelliği vardı.Hem şarkı söylüyor,hemde dans ediyordu.Ayrıca ikisinide mükemmel yapıyordu.Ksdın Fithlon'daki tüm erkeklerin
gözdesi,tüm kadınlarında düşmanı olmuştu.Ama bir süre sonra kadının gizli bir sevgilisi olduğu anlaşılınca-han kapandıktan sonra bazı geceler gizlice handan çıkıyor,sabahın geç saatlerinde dönüyordu-bu düşmanlık yavaş yavaş yok oldu.
Kadının-her yaştan ve her ırktan-bir çok hayranı vardı.Onunla tanışmak için cüceler-elflere karşı olan kinlerini bile unutuyorlardı-,kendi ırkı olan elfler,şehirin dokuz lordu ve dokuz lordun karıları,buçukluk paşalar geliyordu.Hatta hanın müdavimlerinden-Sıkıcı Berry diye bilinen bir ihtiyar-kadının yaşadığı dördüncü kata çıkan siyah pelerinler içinde bir ork şamanının girdiğine yemin ediyordu.
Bu kadar çok kişi ile sıkılmadan ayrı ayrı görüşmek her açıdan garipti.Merak uyandırıyordu ama Faralia'ya bu sorulduğunda gülümse bundan zevk aldığını söylerdi.Bu onun işinden çok yaşamıydı ve ona ilgi göstermeliydi ki ondan ilgi görebilsindi.
Belki de bu doğruydu.Hem böylece hanın devamlı müşterilerinin neden oradan vazgeçemedikleri anlaşılır bir duruma geliyordu.Hanın müşterileri ona adete tapıyorlardı.O sahneye çıkınca bezgince oturan sarhoş kalabalık gidiyor,yerine alkışlayan,ritm tutan,şarkıya eşlik eden ve tezahürat yapan bir kalabalığa yer açıyordu.
O gecede sahneyi kapatan zümrüt yeşili kadife perde açılırken aynı şey oldu.Kalabalıktan gök gürültüsü gibi alkışlar yükselmeye başladı.Perde tamamen açılıp dekoru-her gece değişirdi-ve elf kadını açığa çıkarınca alkışlar-böyle bir şey mümkünse-daha da arttı.Bu geceki dekor meşalelerle aydınlanmış bir zindandı.Büyü ile yaratılmıştı.Bir kaç sandık vardı ve bir tanesi sahne platformunun hemen ucundaydı.Neredeys hemen sahnenin önündeki masanın üzerindeydi.Lord Shimmer-o masada oturuyordu-kolunu biraz uzatsa sandığı açabilirdi.Ama o ciddi bir yüz ifadesi ile oturmuş Faralia'ın yüzüne bakıyordu.Gerçi yavaş yavaş bu ifade yok oluyordu ama yine de Faralia meraklanmıştı.
Sahnenin etkileyici bir gerçekliği vardı.Sanki gerçek bir zindandı ama kadının güzelliğinin yanında sönük kalıyordu.Kadının uzun-belinin biraz daha aşağısına kadar inen-kızıl saçları vardı.Saçlarını sağ gözünü kapayacak biçimde şekillendirirdi.Gözleri zümrüt yeşiliydi ve meşale ışığında tatlı tatlı parlıyorlardı.Hafif kalkık yuvarlak bir burnu ve kıvrık dudakları vardı.Onu tanımayanlar yüzündeki ifadeye bakıp onun kendileriyle dalga geçtiğini sanabilirdi.Uzun,kırmızı bir elbise giymişti.Derin sırt dekoltesi olan elbisenin göğüs kısmı straplez şeklindeydi.Boynunda yılan şeklinde ağznda kırmızı bir elmas tutan kolye vardı.Elbisenin yırtmacı sol bacağını boydan boya gözler önüne seriyordu ve tabiki jartiyerini-siyah fileli çorabını tutan-.Bilekten bağlamalı yüksek topuklu bir ayakkabı giyiyordu-gerçi sadece sol gözünün gözüktüğü gibi sadece sol ayağındaki ayakkabı gözüküyordu çünkü diğer ayağı etek kapıyordu-.Giydiği sahne elbiselerini çok nadir birden fazla giyerdi ama bu kıyafeti neredeyse haftada bir giyerdi.Gerçi üstüne çuval geçirip çıksa kimse farkına varmazdı kadının gözleri insanların bakışını kilitliyordu.
Kadın handaki herkesi tek tek taradıktan sonra-Lord Shimmer'a başı ile hafifçe selam vermişti-kollarını başının üzerine kaldırdı ve ellerini çırptı.Müzik başladı.Kadında melodiye göre hareket ediyor,melodi hızlandıkça hızını arttırıyordu.Bir süre sonra-sırt üstü yerde yatarken-şarkıya başladı.Kimse ne dediğinin farkına varamıyordu sadece onu izliyorlardı.Bir süre yerde yılan gibi kıvrıldı durdu.Daha sonra hızlı bir şekilde sıçradı.Sıçrarken açılan eteği müşterilerden ''Ooo,, şeklinde sesler çıkmasına sebep oldu ama kadın hiç aldırmadı ve hızlıca kendi etrafında-olduğu yerde dönmeye başladı.Bir eliyle de sadece tutmuş gözükmek için-eteğinin yıtrmacını tutyordu.Ã?yle ne kadar döndü kimse farkına varmadı ama bir süre sonra aniden durdu.Ellerini iki kez çırptı ve küçük bir çığlık attı.Sonra kollarını iki yana açıp bir yandan şarkı söylerken bir yandan da sahnenin arkasındaki meşalelerden ikisini aldı.Arkasını dönüp tekrar sahnenin ucuna döndü.şarkı bitmişti ama etkileyici bir melodi çalıyordu.
Sahnenin ucuna geldiğnda sandığın üstüne çıktı ve tekrar salondaki herkese teker teker baktı.Sağ elindeki meşaleyi-kolunu geriye doğru bir tur döndürdükten sonra-fırlattı.Meşale havada alevden bir iz bırakarak süzüldü ve şehrin bir başka lordu Scarlett'in masasına saplandı ve bir demet kırmızı güle dönüştü.Diğerini ise bir mızrak gibi tutup dümdüz karşıya fırlattı.Meşale bardaki şişelerden birinin tabanından içeri girdi.şişe gürültü ile patlarken o da bir demet güle dönüştü.
Bir an için herkes ikinci meşaleye bakmak üzere bara doğru dönüp baktılar.Bu sırada handaki herkes sustu.Daha sonra yavaş yavaş mırıldanarak arkalarını döndüklerinde perde kapanmış,kadın yok olmuştu.Aslında Faralia Fiévre'nin hayatı perde kapandıktan sonra başlıyordu...
İnsanlar başlarını çevirirken Faralia tam arkasındaki duvarda açılan kapıya yönelmişti.O,kapıdan geçerken sahne yavaş yavaş eski haline geliyordu.Arkasından kapıyı kaparken kapının yanında duran-kendisinden iki baş küçük olan-adamı gördü.Adamın parlak mavi gözleri ve saman sarısı saçları vardı.Kıvırcık saçları ensesine kadar uzanıyordu.Gök mavisi bir gömlek ve gök mavisi bir pantolon giymişti.Buçuklık Gear Faralia'dan etkilenmeyen hatta ondan hiç hoşlanmayan az sayıdaki Fithlon'lulardandı. Faralia ile göz göze gelince kısa bir reverans yaptı ve doğrulurken''iyi geceler Leydi Fiévre.,,dedi.Boyu gibi seside bir oğlan çocuğunu andırıyordu.
Faralia bir yandan yüremeye başladı ve ''Sana da Gear.,,dedi tatlılıkla.Bu adamın ondan hoşlanmadığını biliyordu.Hatta ona karşı yakın davranmanın onu kızdırdığını da biliyor,hatta ona sırf bu yüzden flört eder gibi davranıyordu.Hızlı adımlarla yürüyordu,öyleki buçukluk ona yetişmek için kısa bacaklarını piston gibi hareket ettiriyordu. ''Beni ziyaretinin sebebi nedir Gear?,,diye her ikisinin de bildiği bir cevabı olan soruyu sordu.
''Lordum Shimmer,sizinle görüşmek istiyor.,,dedi kadına çalışırken nefes nefese kalmış olan Gear.Buçukluk Shimmer'ın hizmetkarlarından biriydi ve başlıca görevleri arasında Faralia'ya Shimmer'ın onunla görüşmek istediğini haber vermek vardı.
Faralia aniden durdu.Artık ona yetişmekte zorlanan buçuklu kadının bir adım gerisindeydi ve ona çarpmamak için neredeyse yere düşüyordu.Narin kemikli eli ile adamın yanağını sıktı ve ''Lord'um Shimmer'a onu odamda beklediğimi söyle,Buçukluk Efendi .,,dedi adamın gözlerinin içine bakıp,adamın sinirden kıpkırmızı olduğunu görerek.Daha sonra buçukluk ona başı ile hafif bir selam verdi verdi ve koridorda geriye dönüp yürümeye başladı.Giderken çok net duyulan fısıltılarla kadına lanet ediyordu. Kadın kendi katının merdivenlerini çıkarken bu adama Shimmer'a verdiğinden daha çok değer verdiğini fark etti.Merdivenin sonundaki kapıya ulaşmasına iki basamak kala durdu ve hafifçe tebessüm etti.Daha sonra merdivenleri çıkıp kendi bölümüne ulaştı.
Burası başlı başına bir ev gibiydi.Hatta bir evden daha büyüktü.Beş odası vardı.Biri kadının yatak odasıydı ve Arromer Gölü'ne bakıyordu.İkisi kıyafetlerle doluydu.Bir tanesi kitaplarla dolu bir odaydı-ki görenlerin çoğu kadının bir tane kitap bile bitirmiş olmasına şaşırırlardı-.Diğeri ise kadının misafirlerini kabul ettiği salondu.Katın kapısı buraya açılırdı ve diğer odalar içinde en geniş olanı burasıydı.İki tane paravan yerleştirilmişti bu salona.Biri mutfağı,dierği ise kadının banyosuna giden kapıyı gizliyordu.Kapının tam karşısında dik arkalıklı bir koltuk vardı.Koltuğun sağ çaprazında altı kişilik bir masa ile sandalyeler,masanın biraz ilerisinde ise üzerinde iki tane kılıç asılı olan şömine vardı.şöminenin bitişiğinde ise uzunluğu masadan biraz daha küçük olan çok zengin bir barı vardı.Faralia ise Kabul Salonu'ndaki koltuğunda oturmuş yukarı çıkan ayak seslerini duymayı bekliyordu.
Ve sonunda yukarı çıkan ayak seslerini duydu ama kesinlikle Shimmer tek başına gelmiyordu.Bundan cüce olmadığıdan olduğu kadar emin emindi...
gözdesi,tüm kadınlarında düşmanı olmuştu.Ama bir süre sonra kadının gizli bir sevgilisi olduğu anlaşılınca-han kapandıktan sonra bazı geceler gizlice handan çıkıyor,sabahın geç saatlerinde dönüyordu-bu düşmanlık yavaş yavaş yok oldu.
Belki de bu doğruydu.Hem böylece hanın devamlı müşterilerinin neden oradan vazgeçemedikleri anlaşılır bir duruma geliyordu.Hanın müşterileri ona adete tapıyorlardı.O sahneye çıkınca bezgince oturan sarhoş kalabalık gidiyor,yerine alkışlayan,ritm tutan,şarkıya eşlik eden ve tezahürat yapan bir kalabalığa yer açıyordu.
Sahnenin ucuna geldiğnda sandığın üstüne çıktı ve tekrar salondaki herkese teker teker baktı.Sağ elindeki meşaleyi-kolunu geriye doğru bir tur döndürdükten sonra-fırlattı.Meşale havada alevden bir iz bırakarak süzüldü ve şehrin bir başka lordu Scarlett'in masasına saplandı ve bir demet kırmızı güle dönüştü.Diğerini ise bir mızrak gibi tutup dümdüz karşıya fırlattı.Meşale bardaki şişelerden birinin tabanından içeri girdi.şişe gürültü ile patlarken o da bir demet güle dönüştü.