Felis'in Hikayesi...
- felix_felis
- Kullanıcı

- Posts: 66
- Joined: Wed Nov 30, 2005 10:00 am
- Location: ankara
- Contact:
Felis'in Hikayesi...
Dışarıdaki soğuğa aldırış etmeyerek dışarı çıktı... Yüzüne çarpan soğuk onun direncini kırmıyordu ama güçlenmesini sağlıyordu...
Güzel elf kızı Felis, kızıl dalgalı saçlara sahipti... Uzun kulakları teni gibi bembeyazdı. Üzerinde ipekten elbisesiyle hızla yürüyordu. Gideceği yeri bilmiyordu ama buradan oldukça uzak olacaktı...
Asil bir elf olmaktan hep utanmıştı. Ailesine olan nefreti çok güçlüydü. Onları sevmiyordu. Hiçbir zaman da sevemezdi. Ã?ünkü o istenmeyen kız çocuğuydu... Saklanan elf kralının asıl veliahtı...
Doğduğunda öldürülmemişti ama hep gizli tutulmuştu. Bir gün ortaya çıkacağı düşünüldüğü zaman babası III. Gorbax onu kuzeye sürmüştü... Ama onun ordan dönmesini isteyip tekrar asil ailelerin yaşadığı Aricans'a çağırdı. Felis eli mahkum babasının dediğini yapıyordu. Ona itiraz edemiyor ve de ona itaat ediyordu.
Bugün Aricans'a gidişinin üçüncü günüydü. Ama kaldığı o soğuk odadan çıkıp, ejderhası Rasha'yı çağırıp gidecekti. Rasha onun tek dostuydu... Mor kanat Rasha...
Felis Rasha'yı çağırmak için bir tepe aradı. Askerlere sadece biraz dolaşacağını söylemişti ama o buradan gidecekti. Kimsenin bilmediği batıya gidecekti...
Felis ağaçlarla çevrili tepede durdu. Düşünceleriyle ejderhasını çağırdı. Rasha uzun kanatlarıyla beş dakika sonra yere inmişti. Felis Rasha'nın üzerine bindi ve gökyüzüne çıktı...
Tek baktığı yer batıydı... Gideceği tek yer...
Güzel elf kızı Felis, kızıl dalgalı saçlara sahipti... Uzun kulakları teni gibi bembeyazdı. Üzerinde ipekten elbisesiyle hızla yürüyordu. Gideceği yeri bilmiyordu ama buradan oldukça uzak olacaktı...
Asil bir elf olmaktan hep utanmıştı. Ailesine olan nefreti çok güçlüydü. Onları sevmiyordu. Hiçbir zaman da sevemezdi. Ã?ünkü o istenmeyen kız çocuğuydu... Saklanan elf kralının asıl veliahtı...
Doğduğunda öldürülmemişti ama hep gizli tutulmuştu. Bir gün ortaya çıkacağı düşünüldüğü zaman babası III. Gorbax onu kuzeye sürmüştü... Ama onun ordan dönmesini isteyip tekrar asil ailelerin yaşadığı Aricans'a çağırdı. Felis eli mahkum babasının dediğini yapıyordu. Ona itiraz edemiyor ve de ona itaat ediyordu.
Bugün Aricans'a gidişinin üçüncü günüydü. Ama kaldığı o soğuk odadan çıkıp, ejderhası Rasha'yı çağırıp gidecekti. Rasha onun tek dostuydu... Mor kanat Rasha...
Felis Rasha'yı çağırmak için bir tepe aradı. Askerlere sadece biraz dolaşacağını söylemişti ama o buradan gidecekti. Kimsenin bilmediği batıya gidecekti...
Felis ağaçlarla çevrili tepede durdu. Düşünceleriyle ejderhasını çağırdı. Rasha uzun kanatlarıyla beş dakika sonra yere inmişti. Felis Rasha'nın üzerine bindi ve gökyüzüne çıktı...
Tek baktığı yer batıydı... Gideceği tek yer...
Rüzgar dalgalı saçlarını uçuşturdu.Güneş ışığı bile Felis'in Rasha'nın üzerindeki bu görüntüsü karşısında sönük kalıyordu.Mutluydu,uzun zamandır olamadığı kadar mutlu.Gökyüzünde;en iyi dostu Rasha'nın sırtında Batıya,özgürlüğüne uçuyordu.
Hiçbir şey düşünmek istemiyordu.Ama az bir zaman geçtikten sonra endişe ve korku ortaya çıktı.Doğru muydu bu yaptığı?Bilinmeyene yolculuğu doğru muydu?Beğenmese de eski yaşamını geride bırakması doğru muydu?Sonra gece oldu ve gün aydınlandı.Düşünceler...Bitmek bilmeyen düşünceler yüzünden zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştı.Oldukça yol kat etmiş olmalıydı ve hala gök yüzündeydi.Artık vücudu da uyuşmaya başlamıştı.Rasha'ya alçalmasınını söyledi.Rasha'da itaatkar bir şekilde yavaşça alçalıp yere indi.
Hiçbir şey düşünmek istemiyordu.Ama az bir zaman geçtikten sonra endişe ve korku ortaya çıktı.Doğru muydu bu yaptığı?Bilinmeyene yolculuğu doğru muydu?Beğenmese de eski yaşamını geride bırakması doğru muydu?Sonra gece oldu ve gün aydınlandı.Düşünceler...Bitmek bilmeyen düşünceler yüzünden zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştı.Oldukça yol kat etmiş olmalıydı ve hala gök yüzündeydi.Artık vücudu da uyuşmaya başlamıştı.Rasha'ya alçalmasınını söyledi.Rasha'da itaatkar bir şekilde yavaşça alçalıp yere indi.
<div>I said no... Cause sometimes is good to be human</div><br>
Felis Rasha'nın sırtından aşşağı atladı.Burası Aricans'taki cennet benzeri elf bahçelerini aratmıyordu.Bir tarafında sık ve ulu ağaçlar yükseliyordu diğer tarafında ise gürül gürül akan bir çağlayan vardı.Rasha'nın burnununu okşadı ve beslenmek için gitmesine izin verdi.Rasha'nın uzaklaşmasını izledi.Muhteşem görünüyordu.Rasha...Mor kanat Rasha...Felis'in tek dostu...
Felis kendi şehrinden tanıdığı meyvelerden topladı.Ã?ağlayanın suyundan içti ve dinlenmek için ulu bir ağacı yastık gökkubbeyide tavan yaptı.Ve sanki yıllardır uyumamış gibi uyudu.
Uyandığında Rasha yanındaydı.Yolculuk zamanıydı yine.Felis Rasha'nın üzerine bindi.Tam o sırada ağaçların arasından paspal görünüşlü bir çocuk fırladı.Felis korkuyla yayını çekip okunu çıkardı ve çocuğa doğrulttu.Ama sonra çocuk sandığı şeyin bir kender olduğunu anladı.Kenderin meraklı bakışları Rasha'nın üzerindeydi.Rasha'da saldırıya hazır bir şekilde kendere bakıyordu.
Felis kendi şehrinden tanıdığı meyvelerden topladı.Ã?ağlayanın suyundan içti ve dinlenmek için ulu bir ağacı yastık gökkubbeyide tavan yaptı.Ve sanki yıllardır uyumamış gibi uyudu.
Uyandığında Rasha yanındaydı.Yolculuk zamanıydı yine.Felis Rasha'nın üzerine bindi.Tam o sırada ağaçların arasından paspal görünüşlü bir çocuk fırladı.Felis korkuyla yayını çekip okunu çıkardı ve çocuğa doğrulttu.Ama sonra çocuk sandığı şeyin bir kender olduğunu anladı.Kenderin meraklı bakışları Rasha'nın üzerindeydi.Rasha'da saldırıya hazır bir şekilde kendere bakıyordu.
<div>I said no... Cause sometimes is good to be human</div><br>
- felix_felis
- Kullanıcı

- Posts: 66
- Joined: Wed Nov 30, 2005 10:00 am
- Location: ankara
- Contact:
- felix_felis
- Kullanıcı

- Posts: 66
- Joined: Wed Nov 30, 2005 10:00 am
- Location: ankara
- Contact:
Kender yaklaşmak için izin istercesine Felis'in gözlerine baktı. Felis kenarda bıraktığı küçük kesesini yerden aldı ve yayını iyice indirdi. Kender Felis'e yaklaştı:
"Nereye gidiyorsun soylu elf?" dedi kendisini baştan aşağıya süzerek. Felis bir ara tereddüt etti ama sonra cevap verdi:
"Batıya" dedi "olabildiğince batıya..."
Sonra bir ara aklına nerede olduğu geldi:
"Ben şu an neredeyim?" dedi. Kender bir ileri bir geri yürüdü ve sonra Felis'in karşısına oturdu...
"Nereye gidiyorsun soylu elf?" dedi kendisini baştan aşağıya süzerek. Felis bir ara tereddüt etti ama sonra cevap verdi:
"Batıya" dedi "olabildiğince batıya..."
Sonra bir ara aklına nerede olduğu geldi:
"Ben şu an neredeyim?" dedi. Kender bir ileri bir geri yürüdü ve sonra Felis'in karşısına oturdu...
Morodreth toprakları,insan krallığındasın dedi kender.Felis Morodreth hakkında çok az şey biliyordu.Bildiği şey Aricans'ta Morodreth'lilerin sevilmediğiydi.Bilmediği ise Morodreth'li insanlar da Aricans'lı elfleri sevmezlerdi.Sık sık Morodreth'li oduncular elflerin bitmek bilmeyen uyarılarına rağmen haftalarca yürüyüp az bulunan ve oldukça uzun süre yanabilen bir ağaç için Aricans topraklarına girerlerdi.İki farklı ırkın şehirleri arasındaki asıl gerginliğin nedeni buydu ve bu gerginlik son zamanlarda elflerin kendi topraklarında bir gurup oduncuyu katletmesi üzerine hat safhaya ulaşmıştı.
Felis'i Morodreth ve çıktığı yolculuk hakkındaki düşüncelerden kenderin neşeli sesi ayırdı.Ben Mitchwall Krinbuck ama dostlarım bana kısaca Mitch der,buralara yeni geldim kalmayı düşünüyordum ama bir sürü insan üzerime koşmaya başlayınca şehirden buraya kadar kaçtım,gerçi eğlenceli bir deneyimdi.Burdanda başka yere gidicem.Ben sürekli seyahat ederim,istersen yol arkadaşım olabilirsin çok eğleniriz.Bu...bu ejderha senin mi?bi kere ben de binebilir miyim?Daha önce hiç ejderhaya binmemiştim de...
Felis'i Morodreth ve çıktığı yolculuk hakkındaki düşüncelerden kenderin neşeli sesi ayırdı.Ben Mitchwall Krinbuck ama dostlarım bana kısaca Mitch der,buralara yeni geldim kalmayı düşünüyordum ama bir sürü insan üzerime koşmaya başlayınca şehirden buraya kadar kaçtım,gerçi eğlenceli bir deneyimdi.Burdanda başka yere gidicem.Ben sürekli seyahat ederim,istersen yol arkadaşım olabilirsin çok eğleniriz.Bu...bu ejderha senin mi?bi kere ben de binebilir miyim?Daha önce hiç ejderhaya binmemiştim de...
<div>I said no... Cause sometimes is good to be human</div><br>
- felix_felis
- Kullanıcı

- Posts: 66
- Joined: Wed Nov 30, 2005 10:00 am
- Location: ankara
- Contact:
Felis gülümsedi ve Rasha'yı süzdü. Rasha sanki kenderden hoşlanmışçasına tavrını değiştirdi ve kanadını yere uzatarak kenderin üzerine binmesine izin verdiğini açıkça gösterdi. Felis gülümsedi ve ejderhayı okşadı.
Kender hızla Rasha'nın kanadından tırmandı ve üzerine oturup pullarını inceledi.
Felis:
"Yiyecek fazla şeyimiz yok. şehre inmek zorundayız. Rasha insanlar tarafından dikkat çeker. Bense bu kulaklarla belki de katledilirim... Aricans'ta insanlar bu topraklar da elfler yaşayamaz... Söylesene bize yardım eder misin?" dedi. Kender hafifçe gülümsedi:
"Tabiki... Senin vücudunu ve özellikle kulaklarını kapatacak birşey buluruz. Ejderhan ise burda kesinlikle güvencede olur" dedi...
Kender hızla Rasha'nın kanadından tırmandı ve üzerine oturup pullarını inceledi.
Felis:
"Yiyecek fazla şeyimiz yok. şehre inmek zorundayız. Rasha insanlar tarafından dikkat çeker. Bense bu kulaklarla belki de katledilirim... Aricans'ta insanlar bu topraklar da elfler yaşayamaz... Söylesene bize yardım eder misin?" dedi. Kender hafifçe gülümsedi:
"Tabiki... Senin vücudunu ve özellikle kulaklarını kapatacak birşey buluruz. Ejderhan ise burda kesinlikle güvencede olur" dedi...
-
Captain_of_Elven
- Kullanıcı

- Posts: 59
- Joined: Sun Apr 23, 2006 10:00 am
- Location: Izmir(%89)-Antalya(%10) [%1'i yollarda]
- Contact:
Ardından Kender yerleştikten sonra Felis, Rashayla beraber tepelerin arasında bir tur attıktar ve ardından başladıkları noktaya döndüler.Kenderin kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu ve "Hayatımda yaşadığım en heycanlı dakikalardı" dedi.Kender ve Felis kasabaya doğru yol alırken ilerde bir baraka gözüktü baya eski püskü çürümüş tahtalardan yapılmış döküntü bir yerdi.Kender içeriye girdi ve kolları yamalı siyah bir cüppe getirdi.Felis bu eski cüppeyi giydikten sonra kasabaya doğru yol aldılar
Kaybetmek ölmektir... Binlerce savaştan galip çıkabilirsin; ama sadece bir savaşta mağlup olursun.
Bir zahmet destek olun şu gariban şovalyeye kaydolun oynamasanızda olur aslında.
[url]http://www.knightfight.co.uk/?ac=vid&
Bir zahmet destek olun şu gariban şovalyeye kaydolun oynamasanızda olur aslında.
[url]http://www.knightfight.co.uk/?ac=vid&
felis'in hikayesi...
kasabaya engebeli dar bir patikadan inmeye basladilar.kayabaya yaklastikca patika daha genisleyip engebesi azalmaya baslamisti.gun batimina dogru kasabaya vardilar. elf kizi ile kender; sessiz bir sekilde biraz erzak aldiktan sonra kasabayi gezmeye basladilar.butun gozler ikisinin ustundeydi..felis artik rahatsiz olmaya baslamisti.sessizligi bozup:
"mitch hadi gidelim artik insanlarin bakislarindan rahatsiz olmaya basladim" dedi.
kender ise biraz daha kalip sagi solu gormek istiyordu:
"insanlar bana hayretle bakiyorlar " dedi." genc bir kiz bir kenderle ne yapar ustelik te yabanci bir kiz".
"yabanci oldugum o kadar mi belli?" diye sordu felis.
"aslinda hayir ama .. hey suraya bak!" dedi.
felis usulca basina cevirdi.karsisinda inanilmaz guzellikte bir kadin eteklerini savura savura dans ediyordu. pazar yeri adeta canlasmis gibiydi.herkes neseyle bu kadini izliyor bir yandan alkisliyordu.felis bir insan kadinin bu kadar guzel olacagini asla tahmin etmemisti.
birden eksimis ter kokulu bir adamin nefesini ustunde hissetti:
"bayan zorluk cikartmadan paralarinizi ve mucevherlerinizi verin"
dedi. felis sasisrmisti. ne yapacagini kavrayamadi. onun ulkesinde hic boyle birseyle karsilasmamisti.kender araya girdi: "birak kizi o benimle!"
"pis kender geri cekil" diyerek adam kenderi itekledi. iteklenmesiyle kenderin dansci kizin ustune dogru dusmesi bir oldu. bi anda butun gozler gene felise cevrilmisti, artik hic bir goz guzel dansci kadina bakmiyordu. yankesici felis'e dogru bicagini cekerek saldirdi.saldiridan yana cekilerek kurtulmustu.ama oda ne cuppesinin sakasi acilmis elf kulaklari ortaya cikmisti.
"mitch hadi gidelim artik insanlarin bakislarindan rahatsiz olmaya basladim" dedi.
kender ise biraz daha kalip sagi solu gormek istiyordu:
"insanlar bana hayretle bakiyorlar " dedi." genc bir kiz bir kenderle ne yapar ustelik te yabanci bir kiz".
"yabanci oldugum o kadar mi belli?" diye sordu felis.
"aslinda hayir ama .. hey suraya bak!" dedi.
felis usulca basina cevirdi.karsisinda inanilmaz guzellikte bir kadin eteklerini savura savura dans ediyordu. pazar yeri adeta canlasmis gibiydi.herkes neseyle bu kadini izliyor bir yandan alkisliyordu.felis bir insan kadinin bu kadar guzel olacagini asla tahmin etmemisti.
birden eksimis ter kokulu bir adamin nefesini ustunde hissetti:
"bayan zorluk cikartmadan paralarinizi ve mucevherlerinizi verin"
dedi. felis sasisrmisti. ne yapacagini kavrayamadi. onun ulkesinde hic boyle birseyle karsilasmamisti.kender araya girdi: "birak kizi o benimle!"
"pis kender geri cekil" diyerek adam kenderi itekledi. iteklenmesiyle kenderin dansci kizin ustune dogru dusmesi bir oldu. bi anda butun gozler gene felise cevrilmisti, artik hic bir goz guzel dansci kadina bakmiyordu. yankesici felis'e dogru bicagini cekerek saldirdi.saldiridan yana cekilerek kurtulmustu.ama oda ne cuppesinin sakasi acilmis elf kulaklari ortaya cikmisti.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest