Brenne işkence odalarında ellerinden zincirlerle duvara bağlı bir elf kızına işkence ediyordu.Üstünü tamamen soymuştu ve elindeki küçük hançerle vücudunda açtığı yaralara yakıcı tozlar sürüyor böylece ölmektense acı çekmesini sağlıyordu.Kurbanının gözlerindeki öfkeyi görüyordu ama bir türlü korkmasını sağlayamıyordu.Gerçekten iradesi çok güçlü diye düşündü Brenne,bir süre daha işkenceye devam etse de kızın gözlerindeki öfke korkmasını engelliyordu.Sonra o gözler içerisinde bir girdaba yakalandı Brenne.Kızıl bir girdap her yeri süpürüyor Brenne yi bu diyardan çekip alıyordu.Kendisini başka bir diyarda buldu Brenne havada yüzen kaya parçaları üzerinde duruyordu.Burada yerçekimi yoktu,sadece hiçlik vardı.Soğuk yoktu ama sıcak da yoktu.Sonra her yerde duyulan bir ses konuştu bu O* nun sesiydi.
-Sen peygamberim!Bana layık olduğunu kanıtla ki güce kavuşasın,ya da sonsuza kadar...
O* nun sesi derin bir kahkaha ile bitmişti ve Brenne ne olduğunu anlamaya çalışırken işte ilk düşmanı geliyordu bile.
Kaosun ölüm yolu
Kaosun ölüm yolu
"We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests