Page 1 of 1

Bataklıkta yalnız bir gül

Posted: Wed Dec 08, 2004 9:34 am
by Andero
Güneş doğuyor yeniden. Ufuk kızıllaşmış yapraklarım gibi" Yavaşça açacak ama biliyorum. Açacak ve bana tekrar mavi gökyüzünü gösterecek. şaka gibi" Beni besleyen, beni büyüten güneş bile benimle dalga geçiyor. Ne kadar benziyor bana" Kırmızısıyla, sararmasıyla, aşkıyla" Ne kadar ben" Ne kadar benden" Peki neden? Neden bu oyun? Amacın ne güneş? Bu bataklığın ortasında, bu lanet bataklığın ortasında neden ben yapayalnızken oynuyorsun bu oyunu bana? Neden ağır ağır çıkıyorsun yuvandan? Neden o bir zamanlar yapraklarımın şevkle uzandığı gökyüzünün maviliğini gösteriyorsun bana işkence edercesine yavaşça? Neden ha neden? Ne yaptım ben? Ne yaptım da atıldım ben buraya? İlk seni gördüm güneş, beni sen büyüttün ama şimdi, ama şimdi" Neden bu oyun? Doğacaksın yeniden ve dağıtacaksın yaşamı tekrar onlara"

İşte doğdun. İşte o güzelim mavilik, artık uzanamadığım, artık yaşayamadığım, artık benim olmayan. Biraz daha battım işte. Nasıl oluyor da kaç gündür beslenmediğim halde ve vücudumun yarısı bu bataklığın içindeyken hala yaşıyorum? Hayatın son oyunu mu bu bana? Eğer öyleyse gerçekten işini biliyor. Kaldıramayacağım artık. Yapraklarımı da kaybediyorum hafif hafif. Hayır, bunlar benim için çok ağır. Böyle değildim ben köklerim toprağa uzanırken" Hayır, ben bu değildim. Nasıl geldim ki buraya? O insan beni buraya atmak zorunda mıydı? Neden, neden boş yere öldürmeye karar verdi ki beni yavaş yavaş? Ne yaptım ki ben ona? Bahardayız. Daha önümde aylar vardı yaşayacak yada, belki de, güzel ve mutlu bir kızın ellerinde verecektim yaşamımı. Hayaller artık, sadece hayal. Emiyor beni bu şey, çekiyor, yok edecek; biliyorum, hissedebiliyorum, yaşayabiliyorum. Yavaşça sindiriyor, yavaşça çekiyor, yavaşça öldürüyor. Ama sonunda, elbet bir gün son yaprağımı da alacak. İşte o gün" Bilmiyorum, belki de kurtuluşum olacak ama ne yapabilirim ki, yaşamayı seviyorum. Yaşam benim" Ben yaşamım" Kırmızı bir gülüm ben" Anlamım yaşam, anlamım aşk" Ya şimdi; bataklıkta batan, gün geçtikçe daha da dibe inen, yavaşça ölen benim için bir yaşam, doğa için bir gül, insan içinse bir aşk"

Tepemdesin. Eğleniyorsun öyle değil mi? Gönderme bana ışığını, istemiyorum. Lanet olsun, kes şu işkenceyi. Ben, karanlığımla baş başa kalmak istiyorum. Ã?ünkü bu bataklıkta geceler boyunca bana dost olan tek şey o oldu ve belki de beni anlayan tek şey. Neden anlamadın ki sanki beni? Neden? Neden bana hayatımın geri kalanını bahşetmedin? Neden korumadın beni? Hayır, ışığını istemiyorum ama onsuz nasıl yapacağım? Işığına aşığım ben ve sana" Beni hayatta tutanlar onlar. Ölmek mi istiyorum? Belki" Ama yaşamı seviyorum. Söyle bana ne yapacağım? Sonunda öleceğim ben de hepsi gibi sonum şu lanet bataklıktan da gelse" Ama hayır, asla oyuncağın olmayacağım. Ã?ek o ışığını üzerimden. Ben, karanlığımı istiyorum.

O da kim? Buraya gelen" Biri yaklaşıyor. Acaba çırpınsam beni görür mü? Alır mı ki beni? Kurtarır mı ki bu lanet yerden? Yaklaşıyor" Evet işte bir kız" Genç bir kız" Güzel bir kız" Göstermeliyim kendimi. Yardım etmeli bana. Evet, evet. İşte, işte durdu. Bana bakıyor. Evet hadi kurtar beni" Bana bakıyor, bana bakıyor. Gözleri" Hüzünden bir parça, güneşten bir parça ve yıldızlardan ve kalbimden ve yaşamdan. Acı çekmiş, mutluluk arayan, mutlu olmak isteyen; ama korkan gözler. O mutluluğu yakalayacak. Bunu hissedebiliyorum, kalan tüm yapraklarımla, kalan tüm bedenimle bunu hissediyorum. Acaba beni kurtarmaya çalışırken o da düşer mi ki bu bataklığa? Onu mutlu bir gelecek bekliyor. Kendim için bu geleceği tehlikeye atmaya değer mi? Ben yaşamım.. Peki başka bir yaşamı almaya değer mi? Hayır" O kızın içinde de gül bahçeleri var dikenlerle kaplı da olsa. Bir gün biri gelecek ve o gül bahçelerini arıtacak dikenlerden. Bunu yaparken sevecek o gülleri, kim bilir belki de daha işe başlamadan sevecek onları, sadece görünce. Kız, o gül bahçesi, güllerden bir parça. Hayır, o mutlu olacak. Yakın yada uzak o mutlu olacak ben burada batarken.

İşte gidiyor saçları esen rüzgarla dalgalanırken, işte gidiyor hayat arkasından akarken, işte gidiyor ben burada batarken" Kendimi daha bir farklı hissediyorum. Daha bir, nasıl desem, mutluyum sanki. Sende batıyorsun artık. Evet, akşam oluyor. Artık kızgın değilim sana. Bana o gözleri gösterdin. Az ömrüm kaldı biliyorum. Belki de bu geceyi çıkartamayacağım ama o gözleri asla unutmayacağım, hüzünle dolu, acıyla ve sevgiyle" Teşekkürler son anlarımda bana bu jesti yaptığın için. Gerçekten teşekkürler. Ah, işte biraz daha battım, ama, önemli değil artık biliyor musun? Ã?ünkü artık, hala umut olduğunu, hala mutluluk olduğunu, hala yaşam olduğunu biliyorum. Ã?ünkü artık güllerin sadece toprakta değil, insanların içinde de yetiştiğini biliyorum, ben hala batarken tıpkı senin gibi"