Page 1 of 1

Uyanış

Posted: Tue May 20, 2003 10:34 pm
by gandalfoftheday
Sürekli gözümün kenarına ilişiyordu hareketi. Ama ne zaman dönüp baksam olmuyordu orada. Ayağımın altındaki dallara basmamaya dikkat ederek sabah sisinin arasından yürümeye devam ettim. Üzerimdeki kirli, gri cübbe dikenlerden paramparça olmuştu. Ne burada ne aradığımı hatırlıyordum, ne de kim olduğumu. Aklımda kalan tek net görüntü bir ışık patlamasıydı. Bir de elimdeki asayı ne pahasına olursa olsun bir yere ulaştırmam gerektiği. Ama nereye. İşte, yine o hareket, o izlenme hissi. Bağırmak istiyorum, "kim var orada" diye. Ama biliyorum aslında beni izleyenin zaten kaçmam gereken olduğunu. Yürüyorum sadece...

Posted: Tue May 27, 2003 6:51 am
by raini
Bu ne kadar sürdü bilmiyorum kaçıyordum durmadan kaçıyordum . Beni izleyen ben hızlandıkça hızlanıyordu sonra ben yorulup durakladığımda sanki avının tadını çıkarmak isteyen avcı gibi yavaşlıyordu.. Yorulup düşmemi bekliyor gibi idi ve bu da çok sonra olmayacaktı... Niye buradaydım tanrım hiçbir şey hatırlamıyordum... İçimde bu zor anda bireken tek bir söz vardı.. Exolus onidus haros ne demekti bilmiyordum.. Ama söylemeli idim.. Niye onu da bilmiyordum.. Ve söylemeye korkuyordum.. Artık kontrolümü kaybediyor sürükleniyordum.. Ve içgüdülerim bilincimin yerini alıyordu... Ve bilincimin kırıntıları yavaş yavaş kayboluyordu.. Son bir parça kalmıştı.. Ve o da tek şansının o sözler olduğunu biliyordu.. Bir anda azımdan çıktı exolus onidus haros.. Söylediğimi bile başta farketmedim.. Sonra yer sallandığında farkettim arkamdaki şey panikliyordu... Ben hala koşuyordum.. Derken önümdeki yerin çatladığını gördüm.. Öatlak bana doğru genişliyordu.. Durmak istedim başaramadım.. Bilincimi tam kaybetmeden önce hatırladığım son şey o uzun düşüş ve ışığın yavaşça yokoluşu idi...

Posted: Sun Aug 24, 2003 8:47 am
by Strahd
uyandığımda ancak bir çocuğun geçebileceği kadar dar bir tünelin başındaydım.Ne olup bittiğini hiç hatırlamıyordum.Sadece anlamını bilmediğim o garip sözleri hatırladım.Zaten var olan baş ağrım sözleri hatırlamamla daha da fazlalaştı.Onları hatırlamamaya çalıştım ama sanki beynime kazınmışlardı.Sonunda bu beyhude çabalarımdan vazgeçtim ve dar tünelden emekleyerek ilerlemeye başladım.Neyseki bu daracık tünel fazla uzun sürmedi ama bu mesafe bile zaten önceden paramparça olan cüppemin beni yarı çıplak bir hale sokmasına yetti.Tünelin diğer ucundan çok daha geniş yeni bir tünele vardım.Ne kadar yorgun olsamda yürümek emeklemeye göre binlerce kez daha iyiydi.Kısa bir yürüşten sonra devam edemeyeceğimi anladım ve tünelin kenarına yığıldım.Kafamı toprağa dayayınca birşeyler hissettim.Bu bir sesti.Su sesi.

Posted: Sun Aug 24, 2003 8:19 pm
by Wuroldar
Su sesi önce bana bir huzur verdi. Sonra aniden bir şüpheye düştüm. Uzun zamandır kuru olan boğazımı ıslatmak için su sesine doğru yöneldim. Yürüdükçe su sesi bir şelale sesine dönüştü. Sonra suyu çok yakınımda hatta iki adım ötemde duymaya başladım. Ama ortada ne su ne de bir açıklık vardı. Tam yukarımda açılmış delikten görünen gökyüzü haricinde hiçbirşey. Beynimde dönen umutsuzluk dalgaları içinde yürümeye devam etmek için bir yorgun bir adım attım öne doğru. Aniden ayağım bir şeylere - ne olduğunu bimedeğim bir şeylere - takıldı. Yalpalayarak yere kapaklandım. Hemen kenidimi toparlayıp bir umut içerisinde takıldığım nesneyi el yordamıyla aramaya koyuldum. En sonunda elim sert bir metale çarptı. şeklin hatlarını parmak dokunuşlarıyla belirledim. Bir kancaydı bu. Kancayı hızlıca çektim. Aniden tünele yayılan ışık gözümü aldı. Kısa bir süre ksık gözlerel ne olduğunu anlamaya çalıştıktan sonra karanlığa alışmış gözlerim yavaş yavaş ışıığı yakaladı. Açılan kapaktan bir ışık süzülüyordu. Kapaktan aşağıya doğru yavaşça - ve dikkatlice - baktım...

Posted: Thu Dec 23, 2004 7:51 am
by dranne
Gözümü kapatıp tekrar açtım. Kapaktan süzülen ışık şiddetini yitirmişti. Artık daha rahat görebiliyordum, uzağı ya da sonsuzluğu. Bir sonu olsaydı eminim ki görecektim ama sonu yoktu. Kafam hala allak bullaktı. Kendime gelemiyordum, düşünemiyordum, hatılayamıyordum ya da bunların hapsini yapıyordum da farkında değildim. Fazla seçeneğim yoktu. Olsa da ne yapardım seçebilir miydim, ayırt edebilir miydim bilmiyordum. Kapaktan içeri atladım. Her an bir yere çarpacam korkusuyla kasılıyordum. Tabi hayatta risk almayı severdim ama sonsuz bir boşluğa atlayabileceğim hayatta aklıma gelmezdi. Tabi hala hayattaysam. Işığın şiddeti gittikçe azaldı. Bir süre sonra ışık tamamen kayboldu, yerini boşluğa bıraktı. Kapkaranlık bir boşluk. Gözümü kapattım ya da kapatmadım bilmiyorum, zaten bi farkı yok. Gözümü tekrar açtığımda elimde asam bir ağacın dibinde yatıyordum.

Posted: Thu Dec 30, 2004 1:03 am
by asultrad
Bu dejavuyu yaklaşık onuncu kez yaşamıştım ve artık sinirimi bozmaya başlamıştı.Güneşin doğamadığı Zimuldar daydım ve bu kadar çok ışığı nasıl hayal edebildiğimi gerçekten merak ediyordum...


Aslında çoktan çürümüş olan bedeni için gayet hızlı ve estetik bir hareketle doğrulup, süzülmeye başladı.Yürürken ayak kemiklerini oynatmıyordu, nefes almadığı gibi.Yakınından geçtiği bir kaç tavşanı korkuttu ve aklına sonsuz bir rüyalar dizisinin içinde olabileceği geldi.Az
önce yaşadığı şeyin gerçekliği konusunda tek şüphesi yokken şu an içinde bulunduğu durumu nasıl bir gerçeklik olarak tanımlayacaktı ki? Bunlardan kurtulmalıydı.Gerçekten kadim bir yaratık bulacak ve ona bir kaç soru soracaktı.Bunun için evinin yoluna koyuldu.Neden bir eve ihtiyaç duyduğunu bilmiyordu ama oradaki büyü kitabına bir göz atmalıydı.

Posted: Thu Feb 02, 2006 6:40 am
by KANSUYO
Eve varmak zor olmadı.Ama kitabı bulmak için çok uğraştım.Tüm rafları aşağı indirdim,gizli geçitlere baktım.Ama en sonunda daha önce baktığımdan emin olduğım bir yerde,kapağın üstünde buldum.Buı yasak kapaktı,ailemizin binlerce yıldır açmadığı civardaki kötülükler tarafından lanetlenmiş kapak.Ama içimde bir his vardı.Kapaktan aşağı inmem gerekiyordu.Sanki asayı vereceğim kişi ordaydı..İçgüdülerime hep güvenmişimdir.Zamanımın çok az olduğunu hissediyordum.Dedemden kalan büyülü kılıcı aldım.Yeni bir cübbe buldum.Asayı ve kitabı yanıma aldım.Tüm sorularımın cevaplanamsı umuduyla kapağı açtım ve Zimildar'dan bile daha karanlık bir dünyaya adımımı attım...