Macera Arayanı Bulur ( RP Ekranı )
-
slickblade
- Kullanıcı

- Posts: 182
- Joined: Sun Dec 24, 2006 10:00 am
- Location: Eskisehir
- Contact:
Nielas arabayı izlerken, sürücü hiç de umursuyormuş görünmüyordu. Oldukça karamsar bir ifadeyle, başı biraz öne eğik ve dalgın bir şekilde oturuyordu ahşap oturağında.
Atlar, uyuşukluğu bozan unsurdu.
--------------------------------------------------------------
Muçalanta'nın karavanı gözden kaybolmaya başlamıştı.
Edmond çuvalın içinden çok az bir şeyler gördü. Ã?oğunu da ayırt edemedi.
Atlar, uyuşukluğu bozan unsurdu.
--------------------------------------------------------------
Muçalanta'nın karavanı gözden kaybolmaya başlamıştı.
Edmond çuvalın içinden çok az bir şeyler gördü. Ã?oğunu da ayırt edemedi.
-
Hakikatli-TormII
- Kullanıcı

- Posts: 205
- Joined: Wed Jul 25, 2007 10:00 am
- Location: Ankara- susuz diyar
- Contact:
Adam dalgın bir ifadeyle gidiyordu. Nielas yalnızlıktan canı sıkılmış olmalı diye düşündü. Ama kendisine bir şey söylemezse cevap vermeyecek ya da soru sormayacaktı. Gerek yoktu fazladan sosyalliğe.Ayrıca odundan başka bir şey satıyor gibi görünmüyordu. Ticaret de yapamazdı. Güzel bir pazarlık yapmayı özlemişti. Can sıkıntısıyla arkadaşlarına baktı geliyorlarmı diye uzaktaydılar hala. Bekelemeye devam etti.
Giden o eski dünler; geçmişin karanlığında anılarımdı onlar. Bense bulamaz oldum onları. Hep selam gönderdim geride kalana, kanıtım yoktu yarına, Yolcularımla ağladım...
Bors sonunda birilerinin beklediği tepkiyi vermesine sevinmişti. atının dizginlerini tutup o da yürümeye başladı. Eğeri düşündü bir an grupta atı olan tek kişi benim, bunu gördükleri halde bakmamı bile teklif etmediler, ama hayır... Bencil davranmamalısın Bors, herhangi birisinini işine yarayabilir, daha sonra fırsat bulurum nasıl olsa eğer uygun görülürse bende kalır ya da satılabiliri pek ala ve karşılığı paylaşılır. Yürümeye devam etti bunları düşünürken ve bencilliğini alt etti.
-Fac fortia et patere-
-
slickblade
- Kullanıcı

- Posts: 182
- Joined: Sun Dec 24, 2006 10:00 am
- Location: Eskisehir
- Contact:
Maceracıların geri kalanı da at arabasını farketti; tabi dalgın şöförünü de.
Adam kafasını uyuşuk bir şekilde kaldırıp, karşısından gelen grubu gördüğü halde hiç istifini bozmadan yola devam etti. Atların sert nefesleri ve kişnemeleri, bir de arabanın tekerlerinin çıkardığı hafif gıcırtı sesi duyuluyordu.
-----------------------------------------------
At arabası Huor, Sir Bors ve Liero'nun yanından geçerken Nielas 40-50 metre uzakta olan bu üçlüyü gördü.
Güneş, kıtanın orta kuzey ile orta güney bölgeleri arasında zayıf ama zorunlu bir ulaşım sağlayan bu yol üzerinde iyice yükselirken, serin rüzgar etkisini kaybetmeye başlamıştı.
Adam kafasını uyuşuk bir şekilde kaldırıp, karşısından gelen grubu gördüğü halde hiç istifini bozmadan yola devam etti. Atların sert nefesleri ve kişnemeleri, bir de arabanın tekerlerinin çıkardığı hafif gıcırtı sesi duyuluyordu.
-----------------------------------------------
At arabası Huor, Sir Bors ve Liero'nun yanından geçerken Nielas 40-50 metre uzakta olan bu üçlüyü gördü.
Güneş, kıtanın orta kuzey ile orta güney bölgeleri arasında zayıf ama zorunlu bir ulaşım sağlayan bu yol üzerinde iyice yükselirken, serin rüzgar etkisini kaybetmeye başlamıştı.
Huor gülümseyerek *Nielas sıkılmamıştır umarım* dedi.Aslında sıkıldığını avucunun içi gibi biliyordu.Fakat o kadar da umuramıyordu.Aklındaki tek şey, sırtındaki çuvaldı.Hafifçe kafasını kaldırınca arabayı gördü.Hareketli atları süren adam, biraz olsun atlara benzemiyordu.Huor'un onu umursadığı kadar bile umursuyor gözükmüyordu Huor'u, Huor da aynı tepki ile karşılık vererek yoluna devam etti
-
slickblade
- Kullanıcı

- Posts: 182
- Joined: Sun Dec 24, 2006 10:00 am
- Location: Eskisehir
- Contact:
Arabacı üstüne alınmadan yoluna devam etti. Yine aynı dalgın, umursamaz ifadeyle."iyi günler ve iyi yolculuklar"
"Hey! Bir şey sorabilir miyim?"
Adam kafasını oldukça yavaş çevirerek sesin kaynağına baktı. Alınması gerektiğini anlayınca "İğyi günler" dedi. İçi boş bir ses tonu vardı. Kelimeleri acelesizce, biraz da uzatarak söylüyordu; "Sormağk, en dooğal hakkın." ...
"Taşkent isimli şehri arıyoruz, bu yolun ilerisindeki kasabadan oraya ulaşabilirmiyiz" Bors adamın bu kadar umursamaz haline oldukça sinirlenmişti aslında. Kendisine selam verdiğimizi biliyor ama kafasını çevirip bakmıyordu. Neyse belki de duymamıştı ya da kendi aramızda konuştuğumuzu var saydı diye düşündü. Sonuç olarak bilgi alabilme ihtimali doğmuştu.Ama adam pek de güvenilecek bir tip değildi.
-Fac fortia et patere-
-
slickblade
- Kullanıcı

- Posts: 182
- Joined: Sun Dec 24, 2006 10:00 am
- Location: Eskisehir
- Contact:
"Taşkeğnt?... Kağsaba?..." -adam boş boş baktı bir süre- " Hğğ eğvet, böyle devam eğdin. Bulduuğunuz ilk kağsabadan yardım isteğyebilirsiniz"
Sonra karşılık beklemeden önüne doğru döndü. Dizginleri sıkıca kavradı, "iğyi günler" ...
------------------------------------------------------------
Huor 20 metre yakınına kadar yaklaştığında yeni farketmişti ağaca yaslanmış beklemekte olan düzenbazı. Ağaç Nielasın zırhıyla hemen hemen aynı renkteydi.
Sonra karşılık beklemeden önüne doğru döndü. Dizginleri sıkıca kavradı, "iğyi günler" ...
------------------------------------------------------------
Huor 20 metre yakınına kadar yaklaştığında yeni farketmişti ağaca yaslanmış beklemekte olan düzenbazı. Ağaç Nielasın zırhıyla hemen hemen aynı renkteydi.
Keşiş, bir zırhın bu denli etkili olabildiğini görünce, ağzını dahi açamadı.Ancak sonra,"İinsan bir ses çıkarır da anlarız* diyebildi.Hafiften yorulmaya başlamıştı.Ama kasabaya kadar beklemeliydi.Zaten şöförün verdiği tepki iyice uykusunu getirmişti.Siniri bozulmuştu.
Gizliden gizliye kafası atıyordu sanki ama o bunu farkedemiyordu belki de.
Gizliden gizliye kafası atıyordu sanki ama o bunu farkedemiyordu belki de.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 1 guest