Page 7 of 9
Posted: Fri May 28, 2004 2:42 am
by Ghost_OF_A_Rose
ateşin kavuran sıcaklığında şarkı söylemek nasıl gelir sizin için bilmem ama yeni bir şey yapıyoruz şimdi. herkes yumuşak ve muhteşem minderlerimin üzerine oturacak ve harika bi gün geçircez...bi oyuufak ama eğlenceli...daha çok içimizdeki felsefi tarafı çıkarack ortaya ve şaşkılar söyleyeceğiz ardından...kabul mü saygıdeğer misafirlerim?
Posted: Fri May 28, 2004 3:57 am
by Just_wiN
bu fikir cleriğin cok hoşuna gitmiştir we memnuniyetle sayın hanımefendi diye karşılık wermesine sebep olmuştur
Posted: Fri May 28, 2004 6:08 pm
by Firble
Firble girerken sözü duymuştur. Kabuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuul diye bağırarak içeri girer önce ben şarkı söleyecem bana ne bana ne????
Posted: Sat May 29, 2004 1:02 am
by majenta
"Büyük bir zevkle hanımım."Gözleriyle minderleri aramaya başladı.
Posted: Sat May 29, 2004 7:28 pm
by Wuroldar
Kara Elf bu fikre alaycı bir tavırla ağız kenarıyla güldü. Han canını sıkmaya başlamıştı. Sanırım aradığını burada bulabileceğinden emin değildi. Sıkıntı içerisinde yavaşça handan sıyrılarak ayrıldı...
Posted: Sat May 29, 2004 8:28 pm
by Ghost_OF_A_Rose
hızla kapıdan çıkmak üzere olan Wuroldar dostuma yetişebilir miyim acaba?
"Lordum...konuşmanıza gerek yok! menekşe rengi gözleriniz daim bize yeterli...yanlız varlığınız ve inanın bana siz de aradığınızı bulacaksınız...."
Posted: Thu Jun 03, 2004 8:03 am
by Azalin
Diyarın sakinleri kendilerini peş peşe bir duygu selinin ortasında buldular.. herkesin kalbinde ve kafasında sırasıyla en çok korktukları anı, en acı çektikleri olay hatırladılar... ve dünyada en çok nefret edip intikam almak istedikleri varlığı gördüler.. üst süste gelen bu duygular diyarda çok kişinin dizleri üstüne çöküp yığılmasına sebep oldu...
Sonra...
Bir anda diyarın her köşesinde bir ses duyuldu, bugüne kadar duyulmuş en dehşet verici sesti bu:
Diğerleri acı çektirirse, ben kan kustururum...
Onlar kokutursa ben dehşete düşürürüm...
Ve sizden yada başkasından alınması gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Sesin susması ile diyarda herkes ruhunda rahatlamayı hisseti..
Posted: Sun Jun 06, 2004 4:38 am
by jesterthedoommaker
rp dışı: hepinizden suskunluğum için özür dilerim uzun zamandır trojanlarla savaşıyodum o yüzden cevap yazamadım umarım yanış anlaşılmamıştır sessizliğim................
rp içi: (şaklaban ortamı terk etmeden önce) etraftaki gergin vaarlıkları görünçe soytarı bir an sinirleri boşaldı sesi yülselmese bile oldukça sertti "Hey siz kavga bekliyenler bana ve şu şaklabana kaba sözleri sevliyesiz dandik bir yumruklaşmayı mı layik görürsünüzde bu kadar tedrigin olup hatta bizi durdurmak için silahınıza sarılırsınız buradaki kimsenin o kadar düşük seviyeli oluçağını sanmam sözlerim saldırgan gelmiş olabilir ama söyleyin başka nasıl karşımdakinin tam savunmasını görebilirimki ve sen şaklaban o sözlüğü nerden buldun yada daha doğrusu ne zaman YAZDIN kendi kavramların buradakiler ve dışardakiler için ne kadar geçerlidirde sen burda bunları sölersin"
o sırada içeri giren tanrıyı görür ve hisseder soytarı özlem dolu bir tiksintiyle bakar tanrıya ve "buradaki herkese iyi akşamlar ben izninizle odama çekiliyorum" der ver odasına girer taki garip bir şekilde içinde hissettiği nefret acı hüzün yani bir bakıma ruhuna yapılan işkence sonrası hanın salonuna döner bu duygu hoşuna gitmiştir..........
"şey bende şarkı sölemek isterdimde.............."
konuşurken gözlerini acının kaynağı olduğu belli olan varlıktan hiç ayırmaz ve suratında tiksindirici ve zevk dolu bir gülümseme oluşur ve gene en sakin gördüğü bir köşede mindere oturur.....
Posted: Sun Jun 06, 2004 9:16 pm
by Hükümlü
Kapı yine ardına kadar açılır....içeriyi çabuk çabuk iki göz tarar. onu handan kovan (ama onun yüzünden değil hoşuna gitmediği için gitmiştir handan) "tanrı" şimdi yoktur...derin bir nefes alır ve elbisesindeki çıngırakların çıkardığı şıkırtıyla yürür. Bu sefere dikkat çekme gibi bir niyeti yoktur kendini bu yüzden garip hisseder aslında; ama ne olursa olsun görünüşü ve daha önce handa sergilediği kendine özgü davranışları yüzünden doğal olarak dikkatleri çeker. içerdekilerin tiksinti dolu bakışlarını üstünde hissederek bara oturmaya gider ve o sırada yüzünde safça bir gülümse ile merdivenlerden inen soytarıya dudaklarını kıvırarak sırıtır
bara yavaşça oturur.
Elini bar masasına vurarak birasını ister ve içerdekilerin komik sohbetlerini dinler hafif hafif gülerek: "ne kadar da aptal kimseler" diye düşünür 'içinden'.
Posted: Mon Jun 07, 2004 1:52 am
by Just_wiN
benden buraya gelen arkadaşa -artık kendine nası hitab ediyorsan hükümlü ben bilmiyorum şaklaban mı düzenbaz mı neyse artık- bir bira ama tabii ki daha fazla şişmanlamak istemiyosa kendi bilir
Posted: Mon Jun 07, 2004 9:04 pm
by Hükümlü
hadi bakalım kabul ettim gitti seni gidi yaramaz! ısmarlanan birasını aldı ve köpüğünü üfelyip, su gibi içmeye başladı...
Posted: Tue Jun 08, 2004 4:31 pm
by Ghost_OF_A_Rose
Tenlerinizi üşüten bir esintiyi hissedin. Gözlerinizi kapatın ve itiraf ein...Size en acı vereni, yalanları, kandırılışları. Hüzne en uzun zaman hükmedemeden yaşadığınız zamanları. İtiraf edin sizi yaralayanları....en kara zamanınızı!
Posted: Wed Jun 09, 2004 6:37 pm
by Just_wiN
ah üzgünüm leydim ama bu konuda sizi yanıtsız bırakmak istiyorum çünkü bunların içimde bir hapis hayatı sürmesi çok daha mantıklı we yararlı olacaktır kanımca
Posted: Wed Jun 09, 2004 11:27 pm
by Hükümlü
bu da ne böyle! doğuluların yaptığı gibi bir çeşit terapi mi? ah hanımım sen beş para etmez birisin...tekrar geldiğime pişman oldum...
neyse
bunları söyledikten sonra kapıyı çekip gitti.
Posted: Sat Jun 12, 2004 9:04 pm
by Ghost_OF_A_Rose
peki ben şu andan itibaren küçük soytarı seni hanımda bulunurmuyorum...ve yorumlarını okadarda arzulamıyorum..peki bana katılan leydilerim, lordlarım hala benle mi?