Page 59 of 67

Posted: Sat May 03, 2008 8:39 am
by ElessarTelemnar
Elessar sarmasik Algéniayi kapar kapmaz agacin arkasindan kosmaya basladi Kilicini cekmeye korkmus (Algéniayi goremedigi icin agacla beraber onada zarar vermekten korkuyor) ama yinede birseyler yapmasi gerektigini biliyordu. Agacin yere dusmesiyle kendisinin agacin yanina gelmesi bir olmustu agac etkisizmis gibi kipirdamiyordu sanki bi ara sarmasiklar arasinda algénianin bacagini gorur gibi olmustu yerden bir sopa alarak bir anda sarmasilarin arasina soktu ve sarmasiklari acmaya calisti basaramiyordu ve zaman gectikce sinirleniyor daha da yukleniyordu. Agac hareket etmeye baslamistiki sinirden bagirmaya basladi Algénianin nefes alamiyor olmasi olasiligi cildirtmisti onu adeta
"Biraksana yeter artik dur ne istiyorsun be yaratik...." bunlari derken Algénianin bulundugu bolumdeki sarmasiklarla bogusmaya devam etmisti.
Ardindan agac konusmaya basladi
"Buraya ona zarar vermek icin gelmedim, gorevim geregi ozur dilerim efendim...." Elessar ne oldugunu anlayamamistiki agac tekrar konusmaya basladi. Bu konusmanin digerinden farkiysa bu sefer algénianin agzi ile konusuyordu

Posted: Sat May 03, 2008 8:43 am
by catboy
"Reven'e gitmeyin. Reven de yalnızca ölümle karşılaşacaksın." dedi Algenia. Ağaç sarmaşıklarını Algenia'ya dolamış, onun aracılığyla konuşuyordu.
Huor ve Minna'nın attığı oklar bir işe yaramıyordu.
Safir öne çıktı. Asasından tam büyük bir alev topu fırlatacaktı ki Elessar: "Dur" dedi.
"Neden?" diye bağırdı Safir.
Bir süre sonra garip adam Algenia'yı bırakmaya başladı: "Görevimi yaptım. Uyarımı verdim. Artık huzur dolu uykuma geri dönebilirim." dedi ve ağaç uzaklaştı.
"Garip." diyebildi Mikael.

Posted: Sat May 03, 2008 8:43 am
by CLiCKs
"Lanet olası yaratıklar peşimi bırakmıyor ki! Neyse çok teşekkürler Elessar bir kez daha hayatımı kurtardın." dedi en sonunda ince bir sesle. Sonra Elessar'ın yanağına bir öpücük kondurdu ve üstünü başını düzeltmeye koyuldu.

Posted: Sat May 03, 2008 9:01 am
by ElessarTelemnar
ardindan Algénia ile beraber tekrar gurubun yanina dogru yurumeye basladilar Elessar hala olayin etkisindeydi.
"Herzaman kurtaririm ama Bidahaki sefere yanimdan fazla ayrilma olurmu leydim" dedi gulumseyerek

Posted: Sat May 03, 2008 6:28 pm
by Alenthas
"Sanırım Huor'un dediğini yapacağız," dedi haince sırıtarak. "Bence bu ağacı dinleyelim, eğer bu işin içerisinde ilahi olaylar olmasaydı bir ağaç dile gelmezdi, değil mi?" kimsenin buna itiraz ediceğini düşünmüyordu.

Posted: Sat May 03, 2008 7:28 pm
by Edmond
Huor sırıtarak Hiray'ın simgesine baktı.

*Evet, sanırım mecburuz, elimiz mecbur, çocuğu kurtarmaya gitmeliyiz.*

Ardından aklına atalarının toprakları geldi.Gözleri hafifçe doldu.Minnä'ya baktı.O da aynı şekildeydi.

Huor:

*Gidiyoruz.*

dedi.Gideceklerdi ama önce ormana girmek gibi bir fikri vardı.İçeride pusu kuracaklardı.

Posted: Sat May 03, 2008 8:57 pm
by catboy
"Yaşlı Heres bu ağacın ne olduğu konusunda bizi bilgilendirebilir." dedi Safir ve tekrar yola çıktılar.
Yaklaşık bir saat sonra göl ün yakınındaydılar. Az ilerde küçük bir kulübe gördüler. Yaşlı bir adam kulübenin dışında bir sandalyede oturuyordu.
Yeşil bir cübbesi vardı. Gözleri yemyeşildi.
"Safir, uzun zaman oldu, evlat." dedi ve ayağa kalkmaya çalıştı.
Safir sarıldı adama : "Evet, Heres. Uzun zaman oldu." dedi.
Heres, gruba göz attı. Algenai'ya dündü: "Hala güzelliğinizden bir şey kaybetmemişsiniz, yüksek elf prensesi." dedi.
Huor ve Minna'ya: "Aranızda çok kuvvetli bir aşk var. İnnaıyorumki bu bağ sayesinde her türlü tehlikeden rahatlıkla kurturacaksınız." dedi.
Sonra tekrar Safir'e döndü: "Reven'e gidiyorsunuz. Ama dikkatli olmanız lazım. Bugünlerde oraya giden yol tehlikelerle dolu diyorlar. Reven'e gitmek isteyen oraya varmadan kaybolup gidiyor ve bir daha bulunamıyor."

Posted: Sat May 03, 2008 9:29 pm
by Edmond
Huor adama dönerek:

*Hayır, Reven'e gitmememiz lazım.Ã?ocuklardan bir tanesini kurtarmamız lazım, eğer çocuk Esten'e ulaşmadan yakalayamazsak onu, bir daha hiç yakalayamayız.*

Posted: Sat May 03, 2008 10:47 pm
by Mark
Artık varlığına az da olsa alıştığı büyücüye başını çevirmeden sordu.
" Evet, ne düşünüyorsun ?"
İlerde mezarlığın olduğu kara suliet vardı. Etrafında Teemieri'yi hoşuna gider, çürümüşlük kokusu vardı. Göğsü şişti, derin bir nefes alırken Esten'in bulması istedikleri adamın hangi cehennem de olduğunu düşündü.
" Sence, derinlerde midir? " Nükteli sordu, gülümserken.
" Jer, böyle yerlerden korkmuyorsun dimi? Sana ölümü öğreteceğimi söylemiştim. "

Posted: Sun May 04, 2008 5:05 am
by catboy
Orman elflerinin eski şehri Hostan artık tam bir hayalet şehriydi. Bir kaç saat sonra bir yerde kamp kurmuşlardı Gerrfer ve Teemieri. Tam bir ölüm sessizliğindeydi ortalık.
Jeriol bir türlü uyuyamıyordu. Aslında Gerrfer de uyuyamıyordu; ama yine de gözlerini kapatmış ve geçmiş anılarını düşünüyordu. Bu onu biraz olsun rahatlatıyordu. Teemieri ise oldukça rahat bir uyku çekiyordu.

Posted: Sun May 04, 2008 6:13 am
by ElessarTelemnar
Elessar kendini son birkac saattir cok kotu hissediyordu kendisine ne oldugu hakkinda hicbir fikri yoktu.Surekli kulaklari cinliyor garip sesler isitiyor bunlara bi anlam veremiyordu. En son olarakta basi donmeye baslamisti.Grup yasli adamla konusurken o biraz gol kenarinda duruyordu sonunda kendini iyi hissettigini dusundugu bir anda hafif yalpalayarak klubeye yaklasti.Huor birseyler soyluyordu.Konusmanin sonuna yetismis en son Huor'un
".............Esten'e ulaşmadan yakalayamazsak onu, bir daha hiç yakalayamayız"
dedigini duymustu.
"Kusura bakmayin birkac saattir kendimi iyi hissetmiyorumda, tekrar ozur dilerim" diyebildi yasli adama bakarak.

Posted: Sun May 04, 2008 6:15 am
by Edmond
Huor Elessar'a bakarak:

*Peki neden kendini iyi hissetmediğine dair bir fikrin var mı, başın mı ağrıyor, karnın mı, uykun mu var yoksa?Canın bi şeye mı sıkkın?*

Fazla olmuştu galiba.

Posted: Sun May 04, 2008 6:24 am
by ElessarTelemnar
Gulumseyerek Huor'a dondu

"Fazla onemsenecek bi durumum oldgunu zannetmiyorum.... Biraz basim donuyor ve kulagimda surekli cinlamalar var." Icinden fisiltilar demek gelmemisti dusunmesine ramen Huor'un ve digerlerinin kendisine deli gozuyle bakmasindan korkuyordu.

Posted: Sun May 04, 2008 6:28 am
by Edmond
Huor Elessar'ın içinden:

*Ya bana deli derlerse.*

dediğini duymuştu.İlk başta Elessar'ın zihnini okuduğunu farketmemişti, durumun ciddiyetinin farkında değildi.O şekilde:

*Fısıltılar öyle mi?Tehlikeli görünüyor, sanırım kuşun ile ilgili.Emin değilim.Kuşundan bahsedersen daha iyi anlayabilirim, mümkünse fısıltılardan da.*

Sonra durakladı.Elessar'ın ağzından fısıltı çıkmamıştı.ZİHNİNİ OKUMUşTU!

Posted: Sun May 04, 2008 6:30 am
by catboy
Heres: "Sen bir druidsin o halde. Ã?ünkü etraftaki ağaçların fısıltılarıdır o duydukların." dedi Elessar'a.
"Ormanda gelirken garip bir ağaca rastaldık. Revene gitmeyelim diye bizi uyarmıştı." dedi Safir.
"He o mu? Onu ben yapmıştım. Revene giden her yolcuyu uyarsın diye. Biraz ürkütücü ama olsun etkili." dedi kıs kıs gülerek.