Page 58 of 67

Posted: Sat May 03, 2008 3:07 am
by Edmond
Huor *Lanet olsun!* diye mırıldandı.Kardeşlerinin, daha doğrusu vaktinde ölmüş olan kardeşlerinin mezarlarına gidiyorlardı.LANET OLSUN.Ve çocuk da onlardaydı, Lanet olsun.

*Hemen onlara dönüyoruz, HEMEN*

Posted: Sat May 03, 2008 3:15 am
by CLiCKs
Ã?nce bir tepe yamacına kamp kurmaya karar vermişlerdi. Sonrada bi çocuğu daha kurtarmaya gidiyorlardı. Savaşma duygusu içinde tekrar alevlenmeye başladı. şimd savaşmaya hazırdı.

Posted: Sat May 03, 2008 3:15 am
by ElessarTelemnar
Elessar'in en buyuk ozelliklerinden biride cok sogukkanli olusuydu ve yine ayni sogukkanlilikla huor'un yaninda sorusunu yoneltti.

"Peki ya diger cocuklar oraya onlarla beraber gidersek tehlikeli birseye kalkismis olmazmiyiz?" gruptaki cocuklara bakarak.

Posted: Sat May 03, 2008 3:21 am
by Edmond
Huor gülümseyerek:

*Maalesef haklısın, ben o işi Lydronk'a bırakmayı düşünüyordum.Görünmez yapabilir onları, ama ne onları burada bırakabiliriz, ne de onların yanına vereceğimiz birisiyle grubu bölebiliriz.*

Soğukkanlılık hoşuna gidiyordu.

Posted: Sat May 03, 2008 3:35 am
by ElessarTelemnar
"Su anda nede olsa onlari takip edebiliyoruz, ve cocuga zarar vereceklerini zannetmiyorum
bence biran evvel algénia'nin diyarina gidelim orda cocuklari emanet edebilir ve o grubun pesine dusebiliriz"
aslinda Elessar sadece cocuklari degil oraya vardiklarinda Algénianin da orada emniyette olacagini ve kral'in birkez daha yurdun prensesini birakmayacagini dusunuyordu

Posted: Sat May 03, 2008 3:38 am
by catboy
"En mantıklısın bu olur derim ben de." dedi Safir.
"Gördüğün iki kişiyi tarif edebilir misin? Esten'in özel çocukları bulması için görevlendirdiği kişileri belki tanıyoruzdur?" dedi Elessar'a.

Posted: Sat May 03, 2008 3:52 am
by ElessarTelemnar
Once detayli olarak kizil elfi , cocugu ve ardindanda yanindaki diger adami tarif etmeye basladi
"Diger'i ise uzun boylu, sacini atkuyrugu seklinde toplamis, kapkara gozlu ..." biraz duraksadi bir detay daha vardi ama bi an hatirliyamamis gibiydi ardindan " Evet ve bu sonuncusunun parmagindan mavi renkli uzerinde inci olan bir yuzugu vardi, soyliyebileceklerim bukadar" dedi ve bi koseye gecip verilecek karari bekliyordu.

Posted: Sat May 03, 2008 3:59 am
by catboy
"Meus'un yüzüğü." diye mırıldandı.
"O yüzükler 500 yıl önce Misat'ta Tapınak'ın yüce büyücüleri tarafından dövülmüştü. Toplamda 3 tanelerdi. İki tanesi kaybolmuştu. Son kalanı ise Kerrher koruyordu. Ama o yüzüğü Gerrfer'e büyücülük sınavını kazanıp akademiye yazdırıldığı ilk gün babası vermişti. On altı yaşındaydı ve çok sevinmişti. Ben de aşırı kıskanmıştım. O yüzüğü ölsem bile çıkartmayacağım derdi hep. Hatta onu Atalente'de diri diri yakarken yüzüğü kendime almayı bile düşünüyordum. Ama o anki öfkemle pek bunu düşünecek durumda değildim. Yüzük onla normalde yok olmalıydı. Acaba Esten bir kere daha mı Gerrfer'i diriltti. Ama niye? Amaçları beni çıldırtmak mı?"
Bir süre soluklandı: "Belki de kayıp olan diğer iki yüzükten biridir. Huor'un dediği gibi hemen kötüye yormamalıyım. Eğer o Gerrfer'se yanındaki kızıl elfin kim olduğunu da tahmin etmek de zorluk çekmeyeceğinize eminim." diye devam etti.

Posted: Sat May 03, 2008 4:52 am
by Edmond
Huor sırıtarak:

*Kızıl Elf ha?Kaç kere öldürmemiz gerekiyor bu ikisini.Gerrfer ile hain dostumuz.İkisi de ikinci ölümlerini tamamladılar.Demek ki Esten ölümün değil diriltmenin tanrısıymış.Yanlış anlamadıysam?*

Ekledi.

*Pekâlâ madem öyle istiyorsunuz, bırakalım, ama ben çocuğu alma taraftarıydım ya, neyse.

Posted: Sat May 03, 2008 4:56 am
by Alenthas
"Ben Huor'a katılıyorum, ilk defa," dedi Thereon. "Ben derim ki onları hemen durduralım! Hem ben savaşta çoğunuzdan daha yararlıyım bir kere!"

Sonra Safir'e dönerek "şu tanrı denilen herif aptal kardeşini kaç kere daha diriltecek?! Ondan sıkılmaya başladım açıkcası, bu konu hakkında bir şeyler yapmamız gerekiyor."

Posted: Sat May 03, 2008 5:02 am
by catboy
"Reven'e bu kadar yaklaşmışken tekrar gari dönmek istemiyorum artık. Belki de tekrar Gerrfer'le karşılaşmaya hazır değilimdir." dedi Safir.
"Huor'un dediği gibi Reven'e bir haftadan az bir yolumuz kaldı. Yarın sabah Yaşlı Heres'i görüp Reven'e gideceğiz."

Posted: Sat May 03, 2008 5:09 am
by Alenthas
"Pöh, beni oraya bırakmayı planlıyorsanız yanılıyorsunuz," dedi Thereon gayet emin bir ses tonuyla.

Posted: Sat May 03, 2008 5:12 am
by Edmond
Huor sıkılarak hafiften:

*Peki!*

dedi.

Bu arada Safiel'in neden Gerrfer'in yanına gitmek istemediğini biliyordu.Tahminen Safiel'de Gerrfer'le karşılaşmanın gerekli olduğunu biliyordu, ama korkuyordu.Onun korkusu grubu bir süreliğine yavaşlatacaktı.

Huor zihinlere yoğunlaştı.Nasıl zihileri dinleyebilirdi, hep ona uğraşıyordu.Safir'inkine yoğunlaştı fakat tek duyduğu kuş cılıvtılarıydı.Henüz erken dedi içindne Huor

Posted: Sat May 03, 2008 6:10 am
by CLiCKs
Olanları dinlerken Algénia geçen günkü hışırtı sesini tekrar duydu ve gene aynı şekilde irkildi. Kılıc elinde kalkanıda yanındaydı. Bunda bir şey vardı. Bu ses doğaya aitti. Yani yapay bir ses değildi.Hiç değildi.

Takmamayı akıl edip oradan biraz daha uzaklaşıp Elessar'ın yanına yaklaştı. Korktuğundan değil. İki kişi daha güçlü olurlardı. Ya da bütün grup...

İçi içini kemiriyor, huzursuz oluyordu. Dayanamadı ve gruba sordu "Sizde bir hışırtı duyuyormusunuz?". Bu soruyla herkes sessizleşti, o seste kesilmişti. "Bütün grup duymadıklarını belirten bir şeyler söyledi ve tekrar konularına döndüler. Ama içi hala huzursuzdu. Sonra içini sıcak bir his kapladı vucudunu bir şey sarmıştı. Elessardı heralde. Sonra bir şeyin onu insanın elinin yetemeyceği kadar sardığını farketti. Elessar'da biraz ilerde Huor'la konuşuyordu. Sonra ani bir dehşete kapıldı. Çalılıkların arasından dev bir yaşayan ağaç çıktı. Her ağaç yaşardı ama bu ağaç insan gibiydi. Yeşil çok büyük bir insan. Algénia dehşetin sıyrılmış debeleniyordu. Kimse dhaa bunu farketmemişti. Lydronk Huor'a bir şey söyledi."Galiba bir hışırtı duyuyorum, ya da yanılıyorumdur?" Hepsi birlikte Algénia'ya baktılar. Sadece başı açıkta kalmıştı geri kalan her yeri sarmşıklarla kaplıydı."Lanet olsun şansıma. Yardım etseniz çok iyi ola..." diyemeden Devasa ağaç onu tamamen sarıp kaybolmasına neden olmuştu. Gruptakiler belirsiz bir şaşkınlık içindeydi. Sonra devasa ağaç koşmaya başladı. Algénia'yla birlikte...

Posted: Sat May 03, 2008 7:04 am
by Edmond
Huor lanetler okuyarak, yine hiçbir Orman Elfinin yapmayacağı şekilde, doğaya bir ok salladı.Evet o ağaca atabileceği en güçlü oku atmıştı fakat sağ ayağına saplanan ok yalnızca yavaşlatabilmişti o ağacı.Huor neler yapabileceğini düşünürken, Minnä'nın yolladığı mavi oklar, ağaca hafifçe çarpmasına rağmen yere düşürmüştü.