Kardeşlik (Oyun)
Benji sembolü bir kere daha kullandı ve geçitten geçmeyi denedi fakat bununda işe yaramadığını gördü. Dartu'nun arkasından bakmayacaktı elbetteki. Hemen ona yetişti ve fısıldadı.
"Bence ne olduğunu bilmediğimiz bir yerde ayrılmamız saçma olacaktır."
Dartuyu takip ederken, iyileştirme asasını sadak benzeri kılıfına koydu ve kırmızı şeritler eline aldığından br süre parıldayan alazlanan alev asasını çıkarttı. Her kullanışı ona bir ata maal olsa dahi canından daha değerli olmadığını biliyordu.
En azından bir yerden kurtarabileceğini düşünerek bu sefer daldan bozma asasını sadağına koyup yaşil renkte yaldızları ışıkla parıldayan siyah bir asasını çıkarttı.
Main hand: Wand of scorching ray
Off hand: Wand of acid splash
Dartu'nun önünde durduğu geçide yaklaştı ve geri dönüşü için yolu araştırmaya başladı.(Search)
"Bence ne olduğunu bilmediğimiz bir yerde ayrılmamız saçma olacaktır."
Dartuyu takip ederken, iyileştirme asasını sadak benzeri kılıfına koydu ve kırmızı şeritler eline aldığından br süre parıldayan alazlanan alev asasını çıkarttı. Her kullanışı ona bir ata maal olsa dahi canından daha değerli olmadığını biliyordu.
En azından bir yerden kurtarabileceğini düşünerek bu sefer daldan bozma asasını sadağına koyup yaşil renkte yaldızları ışıkla parıldayan siyah bir asasını çıkarttı.
Main hand: Wand of scorching ray
Off hand: Wand of acid splash
Dartu'nun önünde durduğu geçide yaklaştı ve geri dönüşü için yolu araştırmaya başladı.(Search)
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
"Dartu'nun ne dediğini anlamadı. etrafı araştırmaya dalığ gitmiş. Sonunda "... yapmayı düşünüyorsun?" diye bir şey duydu. Biraz Dartunun yüzüne dalgınca baktı. Ne düşünüyor olabilirdi?
" 'Büyü mü yapmayı düşünüyorsun?' ", " 'Büyülü alet mi yapmayı düşünyüorsun?' ",
Biraz düşününce kızın ne yapmayı düşündüğnü sorduğuna kanaat getirdi. Sessizce "Bir dahaki sefere biraz daha yüksek sesle söyle duyamıyorum" diye fısıldadı ve ekledi.
"Aklımda buradan kurtulmak var. Işıktan aynı şekilde bir daha geçmek sadece aptallığımızı gösterir. Geçiti açmak çok ses çıkartacağından yapmasak daha iyi."
Sonra elinin açılmaması gereken geçidin duvarında olduğunu fark etti ve hızla geri çekti.
"Sanırım ben bu gizlilik gibi şeyleden pek anlamıyorum. En iyisi senin yanında komutlarınla ilerlemem olacak. Işığım sorun olacasa geriden de gelebilirim. Ama mümkünse arayı hiç açmayalım. Arkamızı kollaması için Dong! bize yardımcı olacaktır." derken sırt çantasından çıkmış kilden heykeli gösterdi. Dartu bu heykeli daha önceden çalışırken görmemiiş olsa Benjami'nin saçmaldığını düşünebilirdi belki. Benjamin'in kendinden emin tavırları dahi bu heykelin canlı olduğuna başkasını inandıramazdı.
"Birde en az tanıdığım sen olsan da sanırım kader bizi bir takım olmaya yöneltti. Sen lider ol ama olaylardan beni haberdar et olur mu?"
" 'Büyü mü yapmayı düşünüyorsun?' ", " 'Büyülü alet mi yapmayı düşünyüorsun?' ",
Biraz düşününce kızın ne yapmayı düşündüğnü sorduğuna kanaat getirdi. Sessizce "Bir dahaki sefere biraz daha yüksek sesle söyle duyamıyorum" diye fısıldadı ve ekledi.
"Aklımda buradan kurtulmak var. Işıktan aynı şekilde bir daha geçmek sadece aptallığımızı gösterir. Geçiti açmak çok ses çıkartacağından yapmasak daha iyi."
Sonra elinin açılmaması gereken geçidin duvarında olduğunu fark etti ve hızla geri çekti.
"Sanırım ben bu gizlilik gibi şeyleden pek anlamıyorum. En iyisi senin yanında komutlarınla ilerlemem olacak. Işığım sorun olacasa geriden de gelebilirim. Ama mümkünse arayı hiç açmayalım. Arkamızı kollaması için Dong! bize yardımcı olacaktır." derken sırt çantasından çıkmış kilden heykeli gösterdi. Dartu bu heykeli daha önceden çalışırken görmemiiş olsa Benjami'nin saçmaldığını düşünebilirdi belki. Benjamin'in kendinden emin tavırları dahi bu heykelin canlı olduğuna başkasını inandıramazdı.
"Birde en az tanıdığım sen olsan da sanırım kader bizi bir takım olmaya yöneltti. Sen lider ol ama olaylardan beni haberdar et olur mu?"
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Darthu ve Benjamin gizli geçidin olduğu yere gittiler, ufak bir araştırmayla burada da gizli geçit olduğunu gördüler. Artık emin olmuşlardı, burası diğer dünyanın karanlık ve kasvetli hale dönüşmüş kopyasıydı.
Benjamin gizli geçidin duvarına kulağını dayayıp dinledi, bir an sanki birşeyler yırtılıp parçalanıyormuş gibi bir ses duydu. Darthu'ya dinlemesini söylediğinde genç kız böyle bir ses duymadığını söyledi.
Benjamin gizli geçidin duvarına kulağını dayayıp dinledi, bir an sanki birşeyler yırtılıp parçalanıyormuş gibi bir ses duydu. Darthu'ya dinlemesini söylediğinde genç kız böyle bir ses duymadığını söyledi.
"Ama ben duyuyorum." diye bastırdı. Bu sesleri duyarak oraya girmenin anlamsız olduğu kesindi.
"Geçidi kullanmaktansa etrafı araştıralım. Madem diğer tarafın bir kopyası ile karşı karşıyayız, kendi dünyamıza geri döndüğümüzde çevreyi tanımak avantajımıza olacaktır. Belki orada saklı olan bir şeyler bu yıkıntılar içinde açığa çıkmış da olabilir."
Son sözü söylerken gözleri parlamıştı adeta. Fikir versede burada asıl liderin Dartu olmasını tercih ederdi. Eski alışkanlıklarından kalma bazı becerilerini hocasının odasına gizlice girdiğinden kaybetmemişti ama hareket gerektiren işlerin adamı olduğu pek söylenemezdi.
"Eğer tehlikeli yada şüpheli bir durumla karşılaşırsan bana dön. Göreceksin ki seninle ortak bir kaç noktamız var. "
"Geçidi kullanmaktansa etrafı araştıralım. Madem diğer tarafın bir kopyası ile karşı karşıyayız, kendi dünyamıza geri döndüğümüzde çevreyi tanımak avantajımıza olacaktır. Belki orada saklı olan bir şeyler bu yıkıntılar içinde açığa çıkmış da olabilir."
Son sözü söylerken gözleri parlamıştı adeta. Fikir versede burada asıl liderin Dartu olmasını tercih ederdi. Eski alışkanlıklarından kalma bazı becerilerini hocasının odasına gizlice girdiğinden kaybetmemişti ama hareket gerektiren işlerin adamı olduğu pek söylenemezdi.
"Eğer tehlikeli yada şüpheli bir durumla karşılaşırsan bana dön. Göreceksin ki seninle ortak bir kaç noktamız var. "
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Aydınlık saçan küreden uzaklaşıp zifiri karanlık bölgede ilerlemeye başladılar. Binanın giriş kısmının duvarları parçalanmış ve dağılmıştı. Benjamin görüş alanının bu kadar düşmesinden hiç hoşnut değildi, büyünün aydınlattığı karanlıkta yürürken arkasından gelen bir ses duydu ve hızla geri döndü, asaları elinde hazırdı, sessizce süren uzun bekleyişten sonra yanıldığını anladı. Rahatsızlığı sürüyor, içi bunalıyor, olmadık sesler duyuyordu. Birilerinin kendisini izlediğine yemin edebilirdi.


kapalı olan yolardan sa açık olan yolları tercih ettiler. Karanlıkta zaten her şey yeterince rahatsız ediciydi, birde üstüne kapının ardından ne çıkacak sorunu yaşamak istemiyordu. Gölerine güvenmektense adımlarına güvenen Benjamin iki asasını tek eline alıp bir kağıda adımları ve ışığının aydınlattığı yerlerde göze çarpıcı yerleri çizerek ilerliyordu. Gittiği yeri bilmese dahi, geldiği yeri bilmek biraz olsun içini rahatlatıyordu. (S4 yazan yolu takip ederek ilerleyeceğiz. Ancak dediğim gibi Dartu ile aramda hep 10 m. civarı bir fark bırakacağım. Onu göremediğim için adımlarına konsantre olacağım. arada bir bana dönmesini zaten tembih etmiştim.)
Homounculus'u ile olan zihinsel teması aracılığıyla bir kere daha tembih etti.
"Arkamda hareket eden bir şey görürsen bana kesinlikle haber ver."
Onun karanlıkta görmesi zihin etkileyen her türlü etkiden etkilenmediğini bilmesi de içineki huzursuluğu yok etmiyordu. Alnından aşağı süzülen soğuk teri hissetti. Dartu ile çok fazla ayrılmayıp herhangi bir tuzağa görebildiği bir düşmana rastlamayı tercih etmesinin belkide daha mantıklı olduğunu aklından geçirdi.
Burasını bildiğimden emin değilim kararı sana bırakıyorm devrimk
Burası gölge alemi ise gölgeler içinde saklanan yaratıkları da kesinlikle olacaktı. Bu yaratıkların sadece fiziksel değil zihinsel ve ruhsal yaralarda açtığını duymuştu. Sonunda bir yaşayan ölüye de dönüşebilirdi bu şekilde devam ederse.
Ama cesaretini tekrar topladı. Her maceranın yolu bilinmez zorluklarla doludur ve sonu ise bilinmezdir. Bu sebeple maceracılar koyun otlatan çabanlardan daha az ama daha zengindiler. Dartu'nun kalçalarına bakarken bu atletik ikilinin bir çobanda olmasının ne kadar mantıksız olacağını aklınadan geçirdi. Onca hareket sonucunda oluşmuş bacakları... Dartu arkasını döndüşünde hala kalça hizasına bakıyordu ama o anda sanki bir leyi düşünürmüş gibi yaptı hemen ve
"Belki..." Diyecek bir şey bulamadı. Aklına ilk geleni söyledi. " ...arkamızda bizi takip edenler vardır. Ben burada pek rahat değilim açıkçası."
Homounculus'u ile olan zihinsel teması aracılığıyla bir kere daha tembih etti.
"Arkamda hareket eden bir şey görürsen bana kesinlikle haber ver."
Onun karanlıkta görmesi zihin etkileyen her türlü etkiden etkilenmediğini bilmesi de içineki huzursuluğu yok etmiyordu. Alnından aşağı süzülen soğuk teri hissetti. Dartu ile çok fazla ayrılmayıp herhangi bir tuzağa görebildiği bir düşmana rastlamayı tercih etmesinin belkide daha mantıklı olduğunu aklından geçirdi.
Burasını bildiğimden emin değilim kararı sana bırakıyorm devrimk
Burası gölge alemi ise gölgeler içinde saklanan yaratıkları da kesinlikle olacaktı. Bu yaratıkların sadece fiziksel değil zihinsel ve ruhsal yaralarda açtığını duymuştu. Sonunda bir yaşayan ölüye de dönüşebilirdi bu şekilde devam ederse.
Ama cesaretini tekrar topladı. Her maceranın yolu bilinmez zorluklarla doludur ve sonu ise bilinmezdir. Bu sebeple maceracılar koyun otlatan çabanlardan daha az ama daha zengindiler. Dartu'nun kalçalarına bakarken bu atletik ikilinin bir çobanda olmasının ne kadar mantıksız olacağını aklınadan geçirdi. Onca hareket sonucunda oluşmuş bacakları... Dartu arkasını döndüşünde hala kalça hizasına bakıyordu ama o anda sanki bir leyi düşünürmüş gibi yaptı hemen ve
"Belki..." Diyecek bir şey bulamadı. Aklına ilk geleni söyledi. " ...arkamızda bizi takip edenler vardır. Ben burada pek rahat değilim açıkçası."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Birden, yarı yolda, aklına bir fikir geldi. Buraya girerlerken içeride yaşayan ölüler vardı. Kapının bu tarafında da ölülerin olması oldukça olsıydı. Bu durumda...
Benjamin Dartu'yu durdurdu ve "Aklımda bir fikir var." dedi ve çantasından kıymetli ballmumunu çıkarttı. Bununla bazı rünler çizerek geçici büyüleri zırhlara işleyebilirdi. Çok pahalı bir karışımdı ve elindekinin neredeyse yarısnı buna kullanacaktı.
"Sen etrafı kolla!"
Aldığı her balmumu söylediği bazı sözler ile parlamaya ve başlıyor ve sonra Darthu'nun zırhının üstüne çizilirken parlaklığını kaybedip adeta zırhın içine işliyordu. Ancak orada olduklarından hala emin olabilirdi biri.
(Greater augment armor: Armor of undead controling: Casting time 1 minutes)
Benjamin Dartu'yu durdurdu ve "Aklımda bir fikir var." dedi ve çantasından kıymetli ballmumunu çıkarttı. Bununla bazı rünler çizerek geçici büyüleri zırhlara işleyebilirdi. Çok pahalı bir karışımdı ve elindekinin neredeyse yarısnı buna kullanacaktı.
"Sen etrafı kolla!"
Aldığı her balmumu söylediği bazı sözler ile parlamaya ve başlıyor ve sonra Darthu'nun zırhının üstüne çizilirken parlaklığını kaybedip adeta zırhın içine işliyordu. Ancak orada olduklarından hala emin olabilirdi biri.
(Greater augment armor: Armor of undead controling: Casting time 1 minutes)
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Darthu karar verdikleri doğrultuda sessizce ilerliyordu, kendi dünyalarında nöbetçi klübelerindeki yerde kertenkele adamlardan gördü fazla düşünmeden büyüyü aktif hale getirmek için Benjamin'in ona söylediği kelimeleri sarfetti.
Saldırmaya hazır nameftlerin kendi buyruğu altına girdiğini farketmişti. Bu olay onu tiksindirmesine rağmen bu cansız varlıkları kontrol edebilmek tuhaf bir zevk verdi Darthu'ya.

Saldırmaya hazır nameftlerin kendi buyruğu altına girdiğini farketmişti. Bu olay onu tiksindirmesine rağmen bu cansız varlıkları kontrol edebilmek tuhaf bir zevk verdi Darthu'ya.

Koskoca bir karanlığın içinde küçücük bir nokta gibi duran Benjamin kendisinin şu anda nerede olduğunu sadece tahmin edebiliyordu. Çizdiği haritaya ve hissettiği zemine bakarak şu anda bahçede bir yerde olsa gerekti. Yani etrafı tamamen açıktı ama o hiç bir şeyi geremiyordu. Sakladığı ışık saçan taşı ortaya çıkarıp etrafına bakmayı o kadar çok istiyordu ki. Ama etrafındakiler için, ateş böceklerini çeken bir ışık kaynağı gibi olacaktı o zaman.
Üstüne afiyet Dartu'da sesszice hareket etme konusunda gerçekten başarılıydı. Yalnızlığına ve güvensizliğine biraz daha ek yapıyordu bu. Sanki her an omzuna bir el değecekmiş gibi tetikteydi. Dartu'ya bir dahaki sefere tembih edecekti kendisini arkası uzun duvarlarla örülü bir yere koysun diye. En azından ışığı tek tarafa yönlendirebilirdi ve bulunduğu yere bakardı.
Gözlerini kapatmış artık tüm dikkatini seslere vermişti. Gölge yaratıklarının kayarak ilerlediğini ve ses çıkartmadığını biliyordu ama yinede daha raht hissetmesini sağlıyordu. Sürekli olarak Homunkulusuna bir şeyler soruyor ama istediği gibi iç rahatlatacak cevaplar alamıyordu.
Dartu bir dahaki sefere geldiğinde ona da ışık saçan taşlardan bir tane daha yapacaktı. En azından onun nerede olduğunu yada bir saldırıya uğrayıp uğrmadığını bilebilirdi. Hiç bir şey bilmeden beklemek, hele burada ölümü beklemek gibiydi. Dong'a ihtiyacı olmasa Dartu'ya verebilir ve her daim neler olduğu hakkında bilgi alabilirdi ama bu seferde kendisi tek başına kalacaktı.
"Ã?abuk Dartu. Ã?abuk dön lütfen."
Üstüne afiyet Dartu'da sesszice hareket etme konusunda gerçekten başarılıydı. Yalnızlığına ve güvensizliğine biraz daha ek yapıyordu bu. Sanki her an omzuna bir el değecekmiş gibi tetikteydi. Dartu'ya bir dahaki sefere tembih edecekti kendisini arkası uzun duvarlarla örülü bir yere koysun diye. En azından ışığı tek tarafa yönlendirebilirdi ve bulunduğu yere bakardı.
Gözlerini kapatmış artık tüm dikkatini seslere vermişti. Gölge yaratıklarının kayarak ilerlediğini ve ses çıkartmadığını biliyordu ama yinede daha raht hissetmesini sağlıyordu. Sürekli olarak Homunkulusuna bir şeyler soruyor ama istediği gibi iç rahatlatacak cevaplar alamıyordu.
Dartu bir dahaki sefere geldiğinde ona da ışık saçan taşlardan bir tane daha yapacaktı. En azından onun nerede olduğunu yada bir saldırıya uğrayıp uğrmadığını bilebilirdi. Hiç bir şey bilmeden beklemek, hele burada ölümü beklemek gibiydi. Dong'a ihtiyacı olmasa Dartu'ya verebilir ve her daim neler olduğu hakkında bilgi alabilirdi ama bu seferde kendisi tek başına kalacaktı.
"Ã?abuk Dartu. Ã?abuk dön lütfen."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Bilemiyorum burada yön duyumu kaybettim. Beni ışığımı meydana çıkartabieceğim bir yere götür lütfen.
...
Dartu, Benjamin'i kuytu bir yere götürdükten sonra Benjamin haritasına baktı ve haritada ellerini gezdirirken
"Sanırım burayı çevreleyen bir duvar vardı. Bu duvar boyunca yürüsek ve ne göreceğimize baksak iyi olabilir. Etrafın temiz olduğundan emin olduktan sonra kule tarafından girmeye çalışabiliriz. Bizim boyutumuzda orada öyle bir yarık var ise burada kule bile olmayabilir. Ancak gizli geçittten ne kadar zor geçtiğimizi biliyorsun. Oradan sesler duyduğuma eminim ve geçitten tek tek geçmektense daha önceden denediğimiz yolu denemyi tercih ederim."
Biraz düşündü. Yanlış anlaşılmaktan korkuyordu ama söylemeliydi.
"Karanlıkta kalacağımız için sürekli elimi tutman gerekebilir. Ölülerden birinin elini tutmak istemiyordum da. Bunlar canlıyken bile ellerini tutmak istemezdim zaten. Eğer sessiz kalmamı istersen elimi bırak ve umuzuma bastırarak beni orada beklet. Yanımda senin yandaşların var iken daha rahat edeceğimi düşünüyorum. Yalnız çok uzaklaşma yine de."
...
Dartu, Benjamin'i kuytu bir yere götürdükten sonra Benjamin haritasına baktı ve haritada ellerini gezdirirken
"Sanırım burayı çevreleyen bir duvar vardı. Bu duvar boyunca yürüsek ve ne göreceğimize baksak iyi olabilir. Etrafın temiz olduğundan emin olduktan sonra kule tarafından girmeye çalışabiliriz. Bizim boyutumuzda orada öyle bir yarık var ise burada kule bile olmayabilir. Ancak gizli geçittten ne kadar zor geçtiğimizi biliyorsun. Oradan sesler duyduğuma eminim ve geçitten tek tek geçmektense daha önceden denediğimiz yolu denemyi tercih ederim."
Biraz düşündü. Yanlış anlaşılmaktan korkuyordu ama söylemeliydi.
"Karanlıkta kalacağımız için sürekli elimi tutman gerekebilir. Ölülerden birinin elini tutmak istemiyordum da. Bunlar canlıyken bile ellerini tutmak istemezdim zaten. Eğer sessiz kalmamı istersen elimi bırak ve umuzuma bastırarak beni orada beklet. Yanımda senin yandaşların var iken daha rahat edeceğimi düşünüyorum. Yalnız çok uzaklaşma yine de."
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Yapının etrafının yoğun bir bataklıkla çevrildiğini farkettiler dikkat etmelerine rağmen Benjamin bataklığa saplanmış, Darthu dev nameft kertenkele adamla Benjamin'i bataklıktan kurtarmıştı.
Kulenin tarafına gittiklerinde oldukça şaşırdılar, her tarafı yıkılmış bu yapıda kule sapasağlam duruyordu, bu taraftan içeri girecek bir gedik yoktu.
Kuzey-batı yönünde bataklığın üstünden giden bir köprü olduğunu gördüler.

Kulenin tarafına gittiklerinde oldukça şaşırdılar, her tarafı yıkılmış bu yapıda kule sapasağlam duruyordu, bu taraftan içeri girecek bir gedik yoktu.
Kuzey-batı yönünde bataklığın üstünden giden bir köprü olduğunu gördüler.

Dartu köprünün biraz daha ilerisini görmek için bakmaya giderken yavaş zombiler ile birlikte Benjamin gizli geçidin olduğu ışıklı odaya geri dönmeye karar verdiler. Dartu ile daha oraya varmadan karşılaşmayı düşünüyorlardı. Benjamin bu sefer ışığını ortaya çıkarttığından görmesi daha kolay olacaktı.
Büyünün işleyiş mantığını bildiğinden Dartudan uzaklaşmayacaktı. Etrafta açıkta kalmamış oda olduğundan emin olduktan sonra kuleye kalan tek girişlerini olduğu kısma gidecek ve yanlarında zombiler ile birlikte geçidi arayacaklardı.
Büyünün işleyiş mantığını bildiğinden Dartudan uzaklaşmayacaktı. Etrafta açıkta kalmamış oda olduğundan emin olduktan sonra kuleye kalan tek girişlerini olduğu kısma gidecek ve yanlarında zombiler ile birlikte geçidi arayacaklardı.
Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ışığı daha net görürdüm, şimdi, kalabalığın içinde, koca bir boşluktayım.
Eskisi ka
Eskisi ka
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests

