Page 53 of 71
Posted: Wed Jun 25, 2008 5:39 pm
by Tersyuz
"Gidelim bu lanet yerden o zaman. Ne diye üzerimize vazife olmayan işlere burnumuzu soktuk ki?"
Kalktı Huor'un gözlerini kapattı, peleriniyle güzelce sardı ve kendinden beklenmeyen bir naziklikle kucağına aldı. Gözleri kararıyordu, dayanmaya çalışıyordu.
"Girdiğimiz yerden defolup gidelim."
Aşağı indi elinden geldiğince iplerle Huor'un cesedini bağladı. Delikten dışarı göz attı gelen giden var mı diye.Güvenli olduğunu görünce yavaşça aşağıya sarkıttı.
Posted: Wed Jun 25, 2008 7:36 pm
by Darkgnome
Yenenditas cevabını vermiyordu ve Herkesin ağzında bir gidelim sözzleri dolaşıyordu.
"Ne derler bilirsiniz. "Tuvaletini yaptıysan arkanıda temizleyeceksin." Bence burada neler döndüğünü anlamadan gitmemiz en yanlışı. Burada arkamızda bırakacağımız bir düşman bir eşya, bir giz, ileride başımıza çok daha büyük belalar açabilirler. Sanırım burada bizden başka buraları bilebilecek birileri daha var."
Derken yılan adamlara döndü.
"Beni anlayan var mı aranızda?"
BUna cevabını almayacak olursa bildiği bütün dillerde bir kere daha tekrarlayacaktı. (Elfçe, cücece ve gnomca)
Posted: Wed Jun 25, 2008 7:50 pm
by dwaxer
.
"Dur Wulfgar, o kadar acele etme," der Olaf. Elinde eskiden Huor'a ait olan iyileştirme değneği vardır. "Bak elimizde yeterince iyileştirme asaları varmış, bunları kullanarak kendimizi toparlayıp, başladığımız işi bitirebiliriz. Gidersek, baskın avantajımızdan vazgeçmiş olacağız, düşmanın işi kolaylaşacak. Biraz daha kalalım, dayanabildiğimiz kadar... Hadi gel seni ve diğer arkadaşlarımızı bu sihirli değnek ile iyileştirelim!"
.
Posted: Wed Jun 25, 2008 8:05 pm
by Tersyuz
Wulfgar tam Huor'u aşağı sarkıtacakken durdu. "Doğru, bir daha gelmemiz gerekirse daha zor olur." Huor'u bir kenara çekti. "Tamam yaralarımızı iyileştirip bu pislik yuvasını temizleyelim."
Posted: Wed Jun 25, 2008 8:45 pm
by Mark
Huor'la geçirdiği iki hafta gözlerinin önünden geçiyordu. Tapınakta çırak cüppesiyle nasıl da eğlenmişlerdi. Casusluğu hep sevmişti, huor. Seni salak Benji, durumun farkında bile değil. Hepsini bağlayan şey Epoh kasabasıydı. Ã?ocukluk arkadaşı ölmüştü. O ise, daha yeni onlara katılmış sürekli paradan bahseden biriydi. şimdi bağırarak, Huor'un ölümünü anlatıyordu.
" YETER. "
" Ona saygısızlık yapmana izin vermeyeceğim. Eğer hatayı birinde arıyorsan, kendi yaptıklarına bir bak. Daha haritada gördüğün andan beri ikmal yerlerine gitmemiz gerektiğini söyledin. Herkes neyle karşılaşacağını biliyordu. "
Ellini sağladı. " Seninle bunu neden tartışıyorum. "
Wulfgara döndü.
" Huor'u ben mi öldürdüm, wulfgar. "
Darthu'ya döndü, gözleri dolmuştu.
" Bu yükle aranızda kalamam. Beni bir katil olarak görmenize dayanamam. "
Parmağını şıklattı.
* Invisibility
" Biraz düşünmeye ihtiyacım var. "
Mağaradan çıktı.
Posted: Wed Jun 25, 2008 8:54 pm
by Tersyuz
"Kimsenin seni katil olarak gördüğü yok, hepimiz fazlasıyla kan döktük ve bir dost kaybettik kızgın olmamız normal. Yaralarımızı sarıp kafamızı toplamamız lazım."
Sonra Yenen ortadan kayboldu.
"Yenen sana ihtiyacımız var ortadan kaybolmanın sırası değil. Beraberce burayı temizleyip sonrasında Huor'u diriltmek için döneriz."
Yere fırlattığı kılıcını aldı, "Haydi şu geçide gidelim beraberce."
Posted: Wed Jun 25, 2008 9:13 pm
by dwaxer
.
"Yenendithas, duygularına kapılıp bizi burada düşmanla bırakmayacaksın herhalde? Yanımızda ihtiyacımız var sana, bizi yüzüstü bırakma!" diye konuşur Olaf.
.
Posted: Wed Jun 25, 2008 9:17 pm
by Mark
Özgün ses tonuyla konuştu: " Kimsenin zarar görmesini istemedim. "
Mağradan çıkmadı. Diğerlerine baktı.
" Gitmiyorum. "
Hüzünlendi.
Posted: Wed Jun 25, 2008 9:33 pm
by Darkgnome
"Sen sorumluluk almıyorsun, sorunluluktan kaçıyorsun. Bizi burada bırakarak neyi ispat edeceğini sanıyorusun."
Daha sinirini alamamıştı. Hırsını alamamıştı artık ard arda sıralıyordu sözlerini
"Hem daha demedin bana neden oraya aceleyle çıktığını. Yoksa burakilerden paramı aldın ha! Yoksa asıl para düşkünü senmisin. Kaç para aldın söyle?"
Daha da devam edecek gibiydi!
Posted: Wed Jun 25, 2008 9:37 pm
by Illyra
Darthu, Benji'nin sinirlendiğini görünce tek elini hafifçe omuzuna koydu.
"Sakin ol!"
Sonra Yenen'e seslendi.
"Lütfen, senin suçlu olmadığını biliyoruz, en azından ben biliyorum. Yenen bizi bırakamazsın, lütfen geri gel. Sen bizi bir çok kez kurtardın. şimdi lütfen bizi bırakma. Sensiz devam etmeyeceğiz."
*Diplomacy
Posted: Wed Jun 25, 2008 10:09 pm
by dwaxer
.
“Benjamin, sen de saçmalıyorsun! Yenendithas bir hata yapmış olabilir ama bilerek yapmadı, kendisi de ölebilirdi, nitekim nasıl da yaralandı! şimdi hepiniz beni dinleyin tamam mı!? Nerede olduğumuzu unuttunuz mu? Bu saçma sapan tartışmaları bir kenara bırakıp burayı düşmandan temizleyelim! Birbirimize destek olalım! Daha sonra Huor’u güçlü bir şifacıya götürüp hayata geri döndürürüz tamam mı? Artık tartışmayı bir kenara bırakın; daha sonra boş vaktimizde yaoparız bu tür tartışmaları. şimdi işimize bakalım,” der Olaf ciddi ciddi.
“Yenendithas neredesin, hazır görünmez olmuşken Darthu ile birlikte araştırmalara katılabilirsin. şu gizli geçit nereye çıkıyormuş bir bakalım, hem senin evcilin nerelerde? Bu arada unutmayın yaşayan ölülere denk gelirsek onları bana bırakın!..”
.
Posted: Wed Jun 25, 2008 11:38 pm
by Mark
" Peki, Olaf. "
Posted: Wed Jun 25, 2008 11:45 pm
by Darkgnome
Dartu'nun elini omuzunda hissetti ve tanm onada bir şey diyecek gibiydi ama birden Olaf'ı da duydu.
"Peki. Bu kertenkele adamları ne yapacağız peki?"
Posted: Thu Jun 26, 2008 2:51 am
by Tersyuz
"Anca Ejderdili konuşur bunlar. Salalım gitsin, bize zarar verecek halleri yok."
Kılıcını yukarı kaldırdı kertenkele-adam korkuyla ona bakıyordu. Hızla zincirlere indirdi, bütün zincirler kırılana kadar devam etti. Sert bir hareketle merdivenleri gösterdi, laftan anlamasalarda hareketten anlarlardı mutlaka.
Posted: Thu Jun 26, 2008 7:19 am
by Mark
" Ejderdilini biliyorum. "
" Neden arkadaşlarınızdan ayrısınız? Bize saldıracak mısınız? " ( Draconic )