Page 6 of 9

Posted: Fri Apr 09, 2004 5:58 am
by Dragonfly
isKENDER wrote:bak şimdi dragonfly düşün düşün nereye kadar be kardeşim istediğin kadar düşün söylemedikten yada konuşmadıktan sonra ne işe yarıyacak

firbleye katılıyorum yalansız, yanlışsız hayatın ne anlamı kalır yanlış yapmadan doğrunun ne olduğunu bulamazsın

ama bir arkadaşımın söylediği gibi ikisinide dengede tutmak en iyisi

Piyuuufff Neler dedin sen isKENDER. 8O 8O

Posted: Fri Apr 09, 2004 6:11 am
by galadlirim
ben her düşündüğümü söylemem açıkçası sadece senin bildiğin ve söylemek ismediğinin verdiği bilgelik kafi.. gözlerinin ardındaki, bilinmeyen şeylerin çok daha saygı duyulacak şeyler olduğuna inanıyorum

Posted: Fri Apr 09, 2004 7:45 am
by Dragonfly
Bazen düşünce sözden daha keskin ve acıtıcı olur.Akılın yanında sözler anlamını yitirir...
İşte bu yüzden
Dur, Düşün, Harekete geç...

Posted: Fri Apr 09, 2004 8:32 am
by Aeron
Düşünmek, kendini tanımak için yaptığın bir ibadettir.
Ya da bazılarına göre buna bir lanet de diyebiliriz.

"Kendini tanımak" ile ne demek istediğim hakkında fikri olmayanlar: lütfen bu satırları okumamış gibi yapın.

Posted: Fri Apr 09, 2004 5:21 pm
by yeminer
ya düşünmek neden biz hep düşünüyoruz? ya koca beynimiz var! en fazla enerjiyi o harcıyor. e düşünelim artık di mi :D zaten o kadar fazla düşünmezsek insan olma yeteneğimizi yitirmezmiyiz.
bizi insan yapan çok düşünüp az konuşmamız değil mi. <b>bir söylediğimizin altında</b> <font size="5" color="maroon"> bin</font> düşünce yok mu. yoksa sadece basit varlıklar oluruz.

Posted: Fri Apr 09, 2004 5:25 pm
by yeminer
<html>
<body background="maroon">
not:ya abi anlayan birisi desin bakiim yukarda benim yazdığım font niye çalışmadı ya?
</body>
</html>
bakalım bu çalışacak mı?

arkadaşlar çok özür dilerim yukarıda yaptığım ş*b*k**ği göz önüne almayın siz devam edin.

Posted: Fri Apr 09, 2004 5:38 pm
by Firble
Dragon fly bence sorun oradan kaynaklanıyor. Benim bakış açımla senin tanımını kullanabilirsak her şey önyargıdır. Yargı yoktur. Ama bazı insanlar yargı olduğuna inanırlar. Ã?uval örneğini verelim. Evet çuval önünmüzde kaldırdık. Tamam oldu değil mi? Artık ben bu çuvalı kaldırdım diye bir yargı oluşturabiliriz. Hayır baştan başlayalım çuvalın ağırlığı bir nedenle artmış olabilir. Bu olmadıysa bile yerçekimi koşulları değişir ya da ben aynı gücü yitirebilirim. Sonuçta asla her deneyişimde çuvalı kaldırabileceğimden emin olamam. En fazla yaaaaa aynı çuvalı bin defa kaldırdım yahu beeee her halde yin denesem kaldırırım elbet diyebilirim. Ama bu da en fazla yargı zannedilen bir önyargıdır ama kesin değildir.
Hatta uç bir noktaya gelecek olursak çuvalı daha önce kaldırıldığından bile emin olmak imkansızdır.
O nedenle ben yargıları doğru olması ihtimali düşük orta ve büyük olanlar diye gruplara ayırırım. Ve bu sırayı dikkate alarak değişik sıklıklarda her ama her yargımın yanlış olabileceğini kendime hatırlatırım ama bu elimdeki bilgilerle yargı oluşturmamı engellemez düşünsenize bi her şey için emin olmayı bekleseydik bilim olurmuydu? Bilim bir var olan bilgilerle yargıya varma ve sonra yanıldığını anlama oyunudur atomun bölünemeyeceğini açıklayan bilimadamlarını hatırlayın. Sizce konuşmak yargıya varmak için hiç bir zaman elde edemeyeceğimiz kanıtları mı beklemeli?
O zaman ya hiç konuşamayacağız ya da bir gün gelecek artık hiç bir zaman konuşamayacağımız gerçeğinin ağırlığında ezilip yahuuuuu ben şu kadar kitap okudum efendim ben artık kesin konuşabilirim deyip kendimizi kandırırız.
Konuşmak için beklemek bence hatadır çünkü şiirimde de belirttiğim gibi konuşmak yaşamaktır düşünme ise yaşamaya ara verme. Bence elimizde olan zamanı daha çok yaşamaya ayırmak daha mantıklı... Belki yaşamak için uzun yılları olan elfler vakti daha rahat harcarlar gerçi

Posted: Fri Apr 09, 2004 6:26 pm
by fingolfin
firble kusura bakma ama Laf Cambazlığı yaşamak değildir...

Posted: Fri Apr 09, 2004 7:22 pm
by Firble
:)))) Laf cambazlığı.... Konuşurken sadece laf cambazlığımı yaparsınız??? şarkı söylemek birine sitem etmek ya da onu sevdiğini anlatmak ona ya da her hangi bir şeyle dalga geçmek (kendin de olabilir) Aklının ermemesi gereken bir şey hakkında kafa yormak hatta bence kesin böyle olmuşlarla bunu süslemek bunların hepsi konuşmaktır. Başka tadlar da var ama konuşmanın yaşama en çok tad veren yanlardan olduğu şüphesiz.

Posted: Fri Apr 09, 2004 7:37 pm
by Firble
Bilmiyorum sayın Fingolfin ama bence daha fazla konuşmayı deneyin bence..

Posted: Fri Apr 09, 2004 8:38 pm
by Aeron
Konuşmak ve düşünmek birbirlerinin zıddı olan şeyler değildir. Burada kastedilen çok düşün, az konuş gibi birşey değil. Düşündükten sonra ister az, ister çok, istersen kararında konuş; kendini nasıl ifade edebiliyorsan.
Düşünmüyorsan, yaşadığını nerden biliyorsun?
En bilinen sözlerden biriyle bitiriyorum: Düşüyorum, öyleyse varım.

Posted: Fri Apr 09, 2004 9:49 pm
by Firble
Yaşadığımı nerden mi biliyorum çünkü bunu hissediyorum bunu açık eden şey kafamdan geçen düşünceler değil yaşamak bir duygudur bence katı bir gerçek değil.

Posted: Fri Apr 09, 2004 11:41 pm
by majenta
Yaşadığımı nerden mi biliyorum çünkü bunu hissediyorum bunu açık eden şey kafamdan geçen düşünceler değil yaşamak bir duygudur bence katı bir gerçek değil.
Bence yaşadığını aklından geçen düşünceler söylüyor. Dinle sen de duyacaksın:
-nefes alıyorum*ne anlama geldiğini düşünürsün* O zaman yaşıyorum.

Posted: Sat Apr 10, 2004 12:13 am
by fingolfin
Firble nedense bana ağustosböceklerini hatırlatıyorsun... 'Eğlenmek' eylemini tekeline almışsın, ve senin gibi eğlenmeyen herkesi sıkıcı ve gereksiz buluyorsun. Ve de yaptığın 'genellemeler'le bunu açıkça belirtiyorsun. Doğru ya da yanlış, manalı ya da boş; senini için farketmiyor demek ki konuşmak. Ya da en azından ben buradan öyle yorumluyorum hareketlerini. Sanırım bu konuşmalardaki yorumlarına da bakarak sana yapabileceğim en büyük iyilik söylediklerini ciddiye almamak olacak küçük dostum.

Posted: Sat Apr 10, 2004 12:24 am
by yeminer
rüyadada hisseder konuşur hatta düşünürsün ama onların hiçbiri gerçek değildir. hatta gerçek nedir?
biraz bunu sorgulayalım. ne ne kadar gerçektir.