Page 6 of 9

Posted: Mon Dec 22, 2008 7:37 pm
by dwaxer
Aegron wrote:Avcı Hunter evinde bazı şeylerin eksik olduğunu hisseder ve Lue ve Bethovan ı da yanına alıp markete doğru yürürler. Hunter Lue ve Bethovan kimseye saldırmamalarını yanındanda ayrılmamalarını tembihlemişti.
Markette:

Marketçi:
"Ooo hoş geldin Avcı, nasıl yardımcı olabilirim sana?" der.


.

Posted: Mon Dec 22, 2008 7:43 pm
by Aegron Linwelin
Avcı Hunter gülümser ve:

'' Biraz ekmek ve peynir almak istiyorum. Birde sizde varmı bilmem ama köpeklerim için güzel tasmalar arıyorum.''

Posted: Mon Dec 22, 2008 8:09 pm
by dwaxer
Aegron wrote:Avcı Hunter gülümser ve:

'' Biraz ekmek ve peynir almak istiyorum. Birde sizde varmı bilmem ama köpeklerim için güzel tasmalar arıyorum.''
Marketçi Hunter'in istediklerini verir. 1sp tuttu.

.

Posted: Mon Dec 22, 2008 8:57 pm
by Mark
Ellerini havaya kaldırdı. Poposu hala altındaki adamı ezmekteydi.
" Size nasıl yardımcı olabilirim? Çok usta dövüşçülersiniz. Ama buraya gelmek hanginizin fikriydi bilemem. Ben olsam, Hotog kasabasına giderdim. Farop'ın garnizonu büyüktür ve sık sık devriye gezer. " (Diplomacy Check)

Posted: Mon Dec 22, 2008 8:58 pm
by Murwinduck
Düşünmeden kağıda notaları yazı verir ve altına imzayı atar."Başka bir isteğin var mı?"

Posted: Mon Dec 22, 2008 9:11 pm
by dwaxer
Murwinduck wrote:Düşünmeden kağıda notaları yazı verir ve altına imzayı atar."Başka bir isteğin var mı?"
"Yok sağol, eline sağlık," diyerek 5 gp verdi ve birkaç dakika sonra handan ayrılarak yoluna devam eder.

.

Posted: Mon Dec 22, 2008 9:28 pm
by dwaxer
Starfell wrote:"En son tehtit ettiğinde başımıza bunlar geldi daha sakin ol"(insight check) Yerde duran Apolite'a bakar. Ardında ocağa doğru giderek balyozu eline alır. "Tamam. Sıradan gelin bakalım" Bir yandan da içinden söylenir "Ben o muhafızların..."
Mahkumların lideri, "önce bıçağını yavaşça yere bırak ve ayağınla arkadaşıma doğru itikle, yoksa arkadaşının kellesi gider!"

.

Posted: Mon Dec 22, 2008 9:49 pm
by Starfell
"Biliyomusun arada atladığın bi nokta var bu rehin alma olayı değil. Ben sana yardım etcem. Sende karşılığında adam gibi mekanımı dağıtmadan basıp gidicen.Ayrıca bıcağımı kimseye vermem" Bıçağı beline yerleştirir. "şimdi fikrimi değiştirmeden yaklaş yanımada şu zincirlerini halledelim. O koca yağ tulumun pek bi değeri yok ama mekanımda kan dökülmesini istemiyorum burası bi ticarethane" Bluff

Adam balyozu eline aldı ve baltalıya işaret etti "Eee.. ne diyosun?"

Posted: Mon Dec 22, 2008 9:57 pm
by dwaxer
Starfell wrote:"Biliyomusun arada atladığın bi nokta var bu rehin alma olayı değil. Ben sana yardım etcem. Sende karşılığında adam gibi mekanımı dağıtmadan basıp gidicen.Ayrıca bıcağımı kimseye vermem" Bıçağı beline yerleştirir. "şimdi fikrimi değiştirmeden yaklaş yanımada şu zincirlerini halledelim. O koca yağ tulumun pek bi değeri yok ama mekanımda kan dökülmesini istemiyorum burası bi ticarethane" Bluff

Adam balyozu eline aldı ve baltalıya işaret etti "Eee.. ne diyosun?"

"Pekala, ama bir numara yapmaya kalkma!" kütüphanecinin altındaki mahkum kelepçelerini kestirtmek için demirciye yaklaşır.


.

Posted: Mon Dec 22, 2008 10:49 pm
by Starfell
Demirci gerekli aletleri aldıktan sonra adın zincirlerini kırar. (Bileklerinde kelepçe var ama zincir yok) Ardından kanayan burnunu siler. "Evet sıradaki!"

Posted: Mon Dec 22, 2008 10:54 pm
by Aegron Linwelin
Hunter marketçiye parayı uzatır ve sıcak kulubesine döner. Ayakalrını sobaya doru uzatır ve yemeğini yemeye başlar.

Posted: Mon Dec 22, 2008 10:56 pm
by Quarion
Başını öne doğru eğdi ve kaldırdı,

"Tabikide, emriniz olur."der ve elindeki mektubu alarak yola koyulur.

Posted: Tue Dec 23, 2008 2:58 am
by Aegron Linwelin
Yemeğini yemiştir. Hayvanlardan elde etiiği birkaç hayvan postunu yüklenir ve sokaklarda:

'' Postlarım var'' diye bağırır.

Posted: Wed Dec 24, 2008 12:33 am
by dwaxer
Aegron wrote:Yemeğini yemiştir. Hayvanlardan elde etiiği birkaç hayvan postunu yüklenir ve sokaklarda: '' Postlarım var'' diye bağırır.

Maalesef kimse postlardan almadı Avcı Hunter.

Posted: Wed Dec 24, 2008 12:40 am
by dwaxer
Starfell wrote:Demirci gerekli aletleri aldıktan sonra adın zincirlerini kırar. (Bileklerinde kelepçe var ama zincir yok) Ardından kanayan burnunu siler. "Evet sıradaki!"
Mahkumların başı:
"Pekala şimdi gideceğiz ama bu sümsüğü de kasabanın dışına kadar yanımızda götürüyoruz; eğer muhafızlara haber verirsen, kellesini uçururuz şerefsizim!" der. Üçü birlikte kapıdan çıkarken Apolite'i esir almışlardır. "1 saat boyunca bu odadan ayrılmayacaksın ona göre, yoksa arkadaşın ölür!" Ardından kapı kapanır. Yağmur dinmiştir artık.

.