Page 6 of 39

Posted: Tue Jun 24, 2008 9:56 pm
by Edmond
Huor, aklına gelen Edmond ile bir an irkilmişti.İçinden hafifçe kendisine lanetler okudu.Nasıl olurdu bu!

Tam Safir ile konuşmaya başlayacaktı ki, Edmond'un gördüğü kabuslardan birisi aklına geldi.Söze başlayamıyordu bir türlü.

Sakin olmaya çalıştı.Başlamalıydı söze!

*Bak Safir, sen, benim gözümde, hâlâ ve hâlâ Safir'sin, hep Safir olarak kalacaksın.

Evet, Teemieri bize vaktinde ihanet etmiş olabilir, ama hayır, o şu an bambaşka birisi.*

Sonra Teemieri'ye bir yargıç gibi dönerken, aklında Edmond'un rüyasında babasıyla savaşı vardı.Titremeye başladı Huor, sonra bunu kontrol altına aldı.

*Söyler misin Teemieri, Esten sana ihanet ettikten sonra (bunu da bir sayede biliyordu) artık, Esten'e tapabilir misin?Artık kötülüğe tapabilir misin?*

Sonra tekrar Safir'e döndü.

*İnan bana Safir, Esten'e tapıyor olmasından iyidir ve eğer o buraya çağrıldıysa, burada savaşacaktır.*

Durdu, sonra ekledi (biraz da titreyerek)

*Sanırım, ben artık lider değilim, yeni lider Elessar olacaktır.Artık lider o, ve benden çekinmeyi de kes lütfen!*

Posted: Tue Jun 24, 2008 10:02 pm
by catboy
Gölün kenarına gitti. Yerden taş alıp göle fırlatmaya başladı. Yakında Algenianın kızı vardı.
"Etkileyici bir konuşmaydı, Miae. Umarım isminle hitap edebilirim sana."
Miae "Tabi ki, Bay Büyücü." dedi.
"Elessar'ın burada bu toplantıtı kasıtlı yaptığına inanmaya başladım. Eskiden burası ölen amcamın yaşadığı yerdi. Sanki acılarımla dalga geçiyor." diye söylenmeye başladı Safiel kendi kendine.
"Her gün rüyalarımda bir kız görüyorum. Kız zorla bir goblin tarafından sürükleniyor ve ben bir şey yapmadan durumu izliyorum. Ã?vey abim Gerrfer beni zorla başka tarafa götürüyor. Bu anılar beni çıldırtacak. Kaç yıl geçti ama hala zihnimden çıkmıyorlar. O küçük kızı kurtarabilirdim; ama kadere bak üvey abimi takip edince de diğer tutsakla karşılaştım. Huor'un eşiyle. Bu sefer de onun kaçmasına yardım ettim. Ne biçim bir kader bu? Ya o kızı kurtaracaktım ya da orman elflerinin prensinin eşini."
Sonra kendi kendine gülmeye başladı: "Eşini kurtarınca en değer verdiğim asamdan oldum ve Polantese götürüldüm. O hapishanede de kimle karşılaştım. Huorla yani orman elflerinin prensi."

Posted: Tue Jun 24, 2008 11:12 pm
by Darkgnome
Huor'un beklediğinden daha fazla sarsıldığını gördü. Sadece düşünmesini istemişti yııkılmasını değil. O elflerin kralıydı ve onun konumundaki biri bu kadar kolay yıkılamazdı. Sadece gücünün sorumluluğunu daha iyi anlamasını istiyordu.

Endişeye kapılma sırası kendisine gelmişti ki arkasından omuzla dürtüldüğünü hissetti. Biraz sert olmuştu. Baktıkatn bir süre sonra bunun Adrian olduğunu hatırladı.

Rappel yine köşesine çekiildi ve bu sefer gnomenin ona verdiği yeni kitabını okumaya başladı.

Posted: Tue Jun 24, 2008 11:25 pm
by Illyra
Yorgun adımlarının sürüklediği ayakları onu göl kenarına getirmişti. Bargier omuzunda tünemiş uyukluyordu.

Göl kenarındaki topluluğu gördüğünde yorgun adımlarını son bir gayretle sıklaştırdı kız. Yaklaştıkça içeriden gelen sesleri duyuyordu. Kalabalık olmalıydı. Artık Bargier'de sesleri duyarak uyanmıştı.

Hiç seslenmeden omuzundaki kuzgunla topluluğa yaklaştı. Buradaki kiç kimseyi tanımıyordu. Sessizce bir yer bulup oturdu ve dinlemeye başladı.

Neden buraya çağırıldığını öğrenmesi gerekiyordu. Belki bu kişiler kendisine bir açıklama yapabilirdi. Henüz pelerinin başlığını açmamıştı ve üşüyen ellerini ısınması için birbirine kenetlemişti..

Posted: Tue Jun 24, 2008 11:27 pm
by Starfell
Esen soğuk bir rüzgar Adriana pelerinini yeniden sırtına alması için göz kırpmıştı.Teni karanlıkla uyum içinde olan pelerinini yeniden sırtına attı. Saçları esen rüzgarla bir kez daa karıştı saçlarını geri atmak için başını kaldırdığında ise karanlık ormanın içinden çıkan yeni birini gördü. anlaşılan burası daha fazla şenlenecek diye düşündü ama kimdi bu yabancı Elessar mı çağırmıştı yoksa...

En iyisi gidip Elessar'a haber vermekti.Yavaşça kavganın olduğu yöne doğru yöneldi.Orman elflerinin kralının omuzuna hafifçe dokunarak dikkat çekti ve eliyle düz bir istikameti gösterdi sorusu ise oldukça basitti "Burda neler olduğunu anlatabilecek birileri varmı acaba ?"

Posted: Tue Jun 24, 2008 11:44 pm
by Edmond
Huor omzuna dokunan kişiyle irkildi.Arkasına döndüğünde, karşısında Edmond'u görmüştü.

*Bunu bana neden yaptın, baba?*

Huor tam bayılacakken Adrian onu tutmuştu.Gözlerini açtığında karşısında Edmond değil, Adrian vardı, bayılmamıştı çok şükür, ama 2-3 saniyeliğine uyumuştu?

Sonra Adrian'ın sorusu geldi aklına.

*Burada neler mi oluyor.Biz bundan 30 yıl önce, ya da 25 miydi?Tam hatırlayamıyorum şimdi, o kadar süre önce, bir göreve çıkmıştık.Ben, Safir (burada vurgu yapmıştı Huor), Elessar, Algénia (kıza baktı) yaşlı Fujiwara (çocuğa baktı), Thereon, Teemieri ve benim eski eşim Minnä.Haa bir de küçük dostumuz Lydronk.(Lydronk'a baktı.Ben küçük değilim, diyordu sanki.)*

Huor soluklandı.Yorulmuştu.Gözleri kapalıya yakındı.Açınca Edmond'u göreceğinden korkuyordu.

*Görevde Elessar, Algénia'ya âşık olmuştu ve Safir ise Algénia'nın kuzeni olduğunu öğrenmişti.Ben, kardeşlerimce öldürülmeye çalıştım, Teemieri, hepimizi Esten'e sattı ve yaşlı Fuji'yi öldürdü, yanlış bilmiyorsam sonra Esten'e tutsak oldu.*

Gerçekten yorulmuştu.Hafif geriledi ve bir kayaya oturdu.

*Elessar, babasıyla tanıştı, ya da zaten öncesinden tanıyor muydu, hatırlamıyorum ya.*

Sakinleşmeliydi, titreme alıyordu.

*İşte o sıralarda, Safir ile Elessar sık sık kavga etti.Sanırım küs veya dargın olmalarının sebebi bu.*

Başını öne eğdi.Birkaç saniye sustu ve ekledi.

*Çok macera yaşamıştık.Sonra 3 kişi hariç herkes evine döndü.Teemieri grubu satmıştı.Ölmüştü.Minnä dönüşte benim ordum tarafından öldürüldü.Kardeşlerim emir vermişti çünkü.Ã?ünkü beni de öldürmek istiyorlardı.Ã?ünkü ben ölünce tahtıma oturacaklardı.Tahtıma çoktan oturmuş ve beni öldürmek için emir vermişlerdi.*

Sonra durakladı.Ekledi.

*Ve yaşlı Fujiwara San!Onu teemieri öldürmüştü.*

başını kaldırarak devam etti.

*Ve şimdi yeniden birleştik, ve nedenini Elessar açıklayacak.Geçen sefer Lider bendim, kaçısı ben yönetmiştim.Bu kez Elessar olacak lider.Ã?ünkü her şeyi planlayan oydu.*

Posted: Tue Jun 24, 2008 11:48 pm
by Illyra
Yavaşça elini kaldırıp başını açtı Daylight. Bu sıraeda kuzgun havalanmış ama kızın kapüşonu arkasına düştüğünde hemen omuzuna geri konmuştu.

Derinden gelen hoş tınılı sesi ile sordu.

"Peki ben, beni niçin çağırdınız aranıza?"

Bakışları merklı değildi, aksine yumuşaktı.

Posted: Tue Jun 24, 2008 11:53 pm
by Bogus
Kiba Huor'u dinledikten sonra daha önceki konuşmalara biraz daha anlam verdi. Huor Fujiwara dediğinde kendisine bakmıştı ama Kiba bu adamın kim olduğunu bilmiyordu, ama büyük ihtimalle o da Rhuan'lıydı.

Teemieri'nin yoldaşlarını satan birisi olduğunu kafasına yazdı, üstelik onun ırkından birisini öldürmüştü. Her kimse Fujiwara San'ı.

Derken gruba yeni katılan kızın sözlerini duydu.

"Peki ben, beni niçin çağırdınız aranıza?"

Ah bu soruyu sormayı o kadar çok istemişti ki...

Posted: Tue Jun 24, 2008 11:55 pm
by Edmond
Huor da son soruyla, kafasını kaşıdı.

*Elessar, gerçekten ne yapmaya çalıştığını merak ediyorum.Ama lider sensin, karar senin!*

Ardından diğerlerine dönerek:

*İnanın bana, Elessar'ın mutlaka bir amacı vardır.Ve Elessar, yanılmaz!*

Posted: Tue Jun 24, 2008 11:58 pm
by catboy
Elessar: "Hepinizin çağırma sebebi var. Merak etmeyin yarınki toplantıda tüm sorularınızın cevabını öğreneceksiniz. şimdi izin verirseniz büyük mavi çadırda yapılacak olan akşam yemeği ne durumdaymış ona bakmam gerekiyor. Siz şimdi dinlenin. Bir saat sonra hep beraber yemeğe otururuz. Orda çok az da olsa bir kaç soruya cevap verebilirim." dedi ve gitti.
Safiel, druid şefinin arkasından baktı: "Ne planlıyor gene acaba?" diye sesli düşündü.

Posted: Wed Jun 25, 2008 12:01 am
by Edmond
Huor Elessar gittikten sonra elini Adrian'ın omzuna atıp, yeni gelenleri çağırdı.

*Bütün dostlarım, hepinize selamlar olsun, gelin yüzünü görelim, görelim de gönlümüz doysun!*

Sonra sonradan gelen iki kişiye baktı.Birisi kadındı, diğeri ise erkek.

*Hoş geldiniz size dostlarım!*

Posted: Wed Jun 25, 2008 12:03 am
by Illyra
"Hoş geldimiz gibi hoş bulduk sizleride, ama hala öğrenemedim geliş sebebimi..."

Kuzgun bnuna katılırcasına kötü bir sesle öttü.

Posted: Wed Jun 25, 2008 12:11 am
by Starfell
Huorun omzuna koyduğu eline bakakaldı Adrian.Bu adam birilerine dokunmayı seviyor diye düşündü bir an.Adam kendisinden kısaydı ve eli Adrianı asağı cekiyordu ama Adrian bunu daha fazla düşünmedi. Yemek herşeyden daha güzel duruyordu hem beklide şarapda vardır diye düşündü.

Posted: Wed Jun 25, 2008 12:13 am
by Bogus
Demek nihayet yemek yiyeceklerdi. Kiba yemek lafını duyduğunda ne kadar acıktığını fark etti.

Daha sonra Elf kralı Huor herkesi yanına çağırdığında biraz tereddüt ettikten sonra krala doğru ilerledi. Bir yandan da içinden "Acaba onun her dediğini yapar mıyım?" diye düşünüyordu.

Posted: Wed Jun 25, 2008 12:22 am
by Edmond
*Ve dostlarım!*

Diye yeniden söze başladı Huor.

*Bize isminizi bahşetmenizi isteyeceğim, hepinizden.*

Durakladı.

*İsterseniz, ben başlayayım, ben Orman Elf'lerinin Kralı, Huor Tinehtelë.Yeni arkadaşlara söylüyorum, sakın ha sakın önümde diz çökmek gibi gereksiz şeylere katılmayın.İleride göreceksiniz ki, ben de sizlerden birisiyim.*