Page 6 of 22
Posted: Tue Jun 24, 2008 4:17 am
by Darkgnome
Yok aslındagnomları çok severim birde hazır oturmuşum bariş kitap okuyayım dedim. O dünyadan tek bildiğim kitap ise "Bir mekanik ejderha nasıl hayat kurtarır?"dı.
Ha bide gıcık oldum gnom karakter almışın diye. Aklıma geldi bunun gnomuna karşı bende yaratsam da bilimsel (!) tartışmalarımızı yapsak rolde. Ama çok kasacaktı hikayeyi ve ucu geyiğe aşırı açıktı. Bu karakter daha değişik bir şey oldu hoşuma gitti.
Son olarak: İşmdi film olsa mesela senin sahnenin sonundaadam kitabı gösterse ve kapağa bir yakın çekim. Sonra kapaktan gittikçe uzaklaşan bir görüntü ve çadırın içi. Hoş olmaz mıydı sanki? Hemen kötüye çek! İçin fesat senin.

Posted: Tue Jun 24, 2008 4:18 am
by Starfell
Nerde atmısım ? ben farkında degiilim
Posted: Tue Jun 24, 2008 4:27 am
by Starfell
Benim çıkmam lazım yarında aksamdan once baglanamam eger çook önemli birşey olursa beni yürütürsünüz demi darkgnome ??? yani yürütün. Hadi iyi geceler
Posted: Tue Jun 24, 2008 4:31 am
by Efla
İsim: Mithras
Sınıf:Keşiş
Hayatındaki en öenmli 3 olayı hatırlayacak durumda değil kesinlikle hatırladığı en önemli olay bir mağarada geçmişini tamamen kaybetmiş bir şekilde bir mağarada uyandıktan sonra aldığı bir mektupta çağırıldığı yere gitmesi.
Geçmişine dair birşey hatırlamadığından hayat görüşünden dahi emin değil. Zamanla kendisi de sizler de bunu göreceksiniz.
Dolaısıyla herhangi bir tanrınıntakipçisi de değil.
Genel olarak bir belirsizlik hakim olduğüunu sahip olabilirim.
Fiziksel görünüşü:
1.90 boylarında hafif esmer tenli bir adam. Bedeni kesinlikle mükemmel formda gözüküyor. Saçları sanki bir süre önce kazıtılmışçasına çok kısa. Genellikle ifadesiz bir yüz ifadesi var. kıyafetinin içerisinde mor taşlı bir kolye var fakat dışarıdan farkedilmiyor. Kahverendi bir cübbeyle geziyor.
şu an için dialoğa girmekten kaçınabilecek pasif bir karakter gib.
Vakit durumuma bağlı olarka hikayeyi takip etmem zaman zaman sıkıntıya uğrayabilir fakar en azından şu an için pasif durmayı tercih eden bir akrakter olması bu durumu dengeleyebilir diye düşündüm.
Posted: Tue Jun 24, 2008 4:48 am
by Lydronk
Ya ben senin karakterinin mağrada oyandığını görünce, bizim Fujiwara'yı sen oynayacaksın sandım, çok umutluydum halbuki ya
Bu arada, Darkgnome, beğendin mi kitabına olanı?

Posted: Tue Jun 24, 2008 4:54 am
by catboy
Kuytar tahtı ne starfell? orası normal insnaların yaşadığı yer? ve orda kral sorunu yok.... sen zenci dememiş miydin? kuytarda misat başkentir. keşke önce bana deseydin. çünkü neirreye göre uyumsuz olmuş.
Posted: Tue Jun 24, 2008 5:31 am
by catboy
Starfell gelince daha mantıklı bir şekilde o kısımları düzeltecektir eminim. Yoksa Bogus'A güveniyorum

Neyse en önemli sorun toplantı yarın akiam yapılacak. (yani öyküye göre)
Ona kadar herkes tanışıp birbirleriyle iyi anlaşsın bakayım

Ben en çok Bogus ve Eflanın karakterinin öykü üzerindeki pasifta olsa etkilerini merak ediyorum. Darkgnomenin zaten öyküde şimdiden aktif bir karakter olduğundna gelecekte (umarım hep kitap okuyarak vakit geçirmez.) daha da aktif olacağından eminim.
Bir de ben Bogusun daha maceradan geçerek göle varacağını düşünmüştüm. Bu Olevia tapınağının şehri nerdeki Lydronk orayı belirtmemişti de.
Posted: Tue Jun 24, 2008 5:36 am
by Lydronk
şehir çok büyük değil, Misat yakınlarında yine. Tabii Lydronk Pervelon tarafından gelirken, Kiba Loy Adası'ndan gelecekti. O yüzden Kiba'nın gemisinin güzergahını değiştirip Pervelon tarafından getirdik. Küçük şehrin bir adı yok sanırım

Posted: Tue Jun 24, 2008 5:49 am
by Bogus
Evet Lydronk ile böyle bir karşılaşma ayarladık. Diğer türlü benim hikayeye dahil olmam çok daha zor ve zorlama olacaktı.
Starfell konusuna gelince, sadece onun postu değil, ortak memnuniyeti arttıracak her türlü postu editleyebilirim. Buna benim geminin rotasını biraz daha uzatmak da dahil. Ama benim karakterim ne geminin rotasını ne de içine girip çıktığı şehri biliyor. Bu yüzden de onun hala güneyden geldiğini düşünmesinde henüz bir sakınca yok. Ayrıca korsanların da neyin işine geleceğini kimse bilemez değil mi?
Edit konusunu dert etmeyin. Hep beraber makul çözümler buluruz.
Posted: Tue Jun 24, 2008 5:54 am
by catboy
Biz niye toplandık? Kimse bilmiyor mu?

Posted: Tue Jun 24, 2008 6:40 am
by CLiCKs
Ah tam kavganın oratsında online olsaydım yapıcağımı bilirdim ben size

Posted: Tue Jun 24, 2008 7:04 am
by Darkgnome
Sarı uzun düz saçları rüzgarda dalgalanan başaklar gibi, beyaz teni sanki denizde yıkanmış mermer gibi, 1.90 boyunda atletik yapılı, okyanuz mavisi gözleri rengi kadar derin bakıyor ve yılların bilgisini adeta içinde saklıyor. Sesi bazen bir şelale kadar gür, bazen ise bir girdap kadar derin ve kendine çeken tonlarda. Dik ve kendine güvenen bir görünüşü var.
Sessiz, sakin yapılı ve her konuda çok olgun ve rahat davranıyor. Dünya malına vermediği önemi zaten ileride daha rahat göreceksiniz. İnsanlara karşı olabildiğince kibar ancak onlara olabildiğince uzakta. Meraknı cezbeden bir konuda ise öğrenme konusunda bir o kadar yakın ve hatta ısrarcı davranıyor.
Her sözü geçen konu hakkında sanki biliyormuş gibi görülüyor. Ancak kendisine bir soru sorulduğunda daha çok boş bakan ve üzgünlüğünü belli eden gözler ile karşılaşılıyor. Pek çok zaman orada olduğunu bir şekilde belli etmez ise orada olduğunu dahi unutabilir insan. Ancak fark edilmek isterse de insanlar kesinlikle onu fark ederler.
Anlayacağınız muhteşem bir tip. Huor'un karizması bunun yanında adeta sürünüyor.

Posted: Tue Jun 24, 2008 7:19 am
by CLiCKs
Kısa ve öz bir sorum olucak. Cinsiyeti nedir acaba

Erkeğe yakın gibi. Ama saçlardan kız havasda geliyor

Posted: Tue Jun 24, 2008 7:22 am
by Edmond
Darkgnome wrote:Sarı uzun düz saçları rüzgarda dalgalanan başaklar gibi, beyaz teni sanki denizde yıkanmış mermer gibi, 1.90 boyunda atletik yapılı, okyanuz mavisi gözleri rengi kadar derin bakıyor ve yılların bilgisini adeta içinde saklıyor. Sesi bazen bir şelale kadar gür, bazen ise bir girdap kadar derin ve kendine çeken tonlarda. Dik ve kendine güvenen bir görünüşü var.
Sessiz, sakin yapılı ve her konuda çok olgun ve rahat davranıyor. Dünya malına vermediği önemi zaten ileride daha rahat göreceksiniz. İnsanlara karşı olabildiğince kibar ancak onlara olabildiğince uzakta. Meraknı cezbeden bir konuda ise öğrenme konusunda bir o kadar yakın ve hatta ısrarcı davranıyor.
Her sözü geçen konu hakkında sanki biliyormuş gibi görülüyor. Ancak kendisine bir soru sorulduğunda daha çok boş bakan ve üzgünlüğünü belli eden gözler ile karşılaşılıyor. Pek çok zaman orada olduğunu bir şekilde belli etmez ise orada olduğunu dahi unutabilir insan. Ancak fark edilmek isterse de insanlar kesinlikle onu fark ederler.
Anlayacağınız muhteşem bir tip. Huor'un karizması bunun yanında adeta sürünüyor.

Yahu zaten Huor ile aradaki boy farkı 30 santim kadar

Huor zatî Bard'Lığı bıraktı (kısmen) yarı Ranger, yarı Assassin oldu o

Posted: Tue Jun 24, 2008 7:26 am
by CLiCKs
Tamam karizmadan çaktım olayı erkekmiş
