Page 6 of 8
Posted: Fri Dec 01, 2006 8:00 am
by DeMRaN
Dragonfire wrote:Onlar seni bi bağırlarına bassınlar bakalım envayi çeşit hançer zehir yada akıla gelmeyece yöntemle

Evet kanımca Tam Süper bağırlarına basarlar

Arkadaşların İşgence yöntemleri bazı demonların bile ilgisini çekiyor...
Posted: Sat Dec 02, 2006 5:34 pm
by Firble
Bilmiyorum tüm huysuzluklarına rağmen kara elfler bana oldukça şirin gelmişlerdir. Evet kendilerince hoş olmayan yöntemleri var. Ama çook şirinler...
Her şey bir yana kara elfler son derece kapalı toplumlar oluşturuyor. Ve kapalı toplumlar bir parça çözüldükten sonra çok rahat yönlendirilen toplumlardır. Zaten bildiğim kadarıyla yukarılarda bulunan açık diğer ırklarla iletişimi güçlü şehirlere karşı büyük zaferleri yok kara elflerin.
Ya da var mı?
Posted: Sat Dec 02, 2006 7:37 pm
by DeMRaN
İşte En büyük zaferleri Mithril Salonuna karşı olacaktı ve ciddi büyük bir zafer olacaktı. Ama bizim yol arkadaşları planlarını suya düşürdüler... Ha bu arada ismini unuttum o sürekli ciyaklıyan bir zırh giyen heryeri spike lı olan, her gördüğü şeye atlyaıp saldıran ve kendi gibi bir sürü asker yetiştiren Dwarf abimize selamlarımı iletiyorum beni bu kadar güldürebilen pek az karakter olmuştur ve dwarfları bu kadar korkutabilen daha da az karakter olmuştur

Bildiğim kadarı ile başka büyük zaferleri yok küçük Raidler dışında ama çok eskiden belki vardır bilemicem çok geçmiş zamanları...
Posted: Sat Dec 02, 2006 8:19 pm
by Firble
Yav iyi de abicim. Bizim yol arkadaşları olmasa da pek bir şey yapabileceklerini sanmıyorum. Gerçi sonuçta o şeytanımsı yaratığın büyü ağını yok etmese planlarını epey bi sekteye uğratıyordu. Ama sonuçta ne zaman gündüz olacağını bile hesaplayamıyorlardı kardeşlerimiz. Hadi onu bıraktım güneş doğunca ne olacağı konusunda o kadar habersizlerdi ki karanlık küreleri ile güneşin aydınlığını kesmeye çalışıyorlardı. Doğrusu bana çok acemi bir ordu gibi gösterdi kara elfleri Salvatore un tasvirleri. Kaydadeğer stratejik hiçbir başarılarını da hatırlamıyorum savaş sırasında... Varsa bana hatırlatın.
Posted: Sat Dec 02, 2006 10:05 pm
by DeMRaN
Ã?n kapıdan içeri girmeyi başardılar son anda Wulfgar engelledi. Binekli birlikler dışarıdakileri temizlemek üzereydi son anda barbarlar geldi. Onlarıda tam temizlemek üzereydiler sayıları 6ya 7ye 1 kalmıştı o anda güneş doğdu. Güneşi hesaplayamamalarının nedeni ise çok gecikmeler, plan dışı olaylar olması idi. Tabi Beklenmeyen barbarlardan oluşan bir ordu da hatırı sayılır bir güç olsa gerek. Neyse içeri girenler çok fazla oldu tabi ki ama Spiked Zırhları olan Savaş birliği, Drizzt, Cattie Brie'nin yayı ve demonic kılıcı, Bruenor gibi bir Dwarf ve birde üzerine Demon'ın getirdiği Anti-Magic Field yapan taş hepsi birleşince ancak ucu ucuna yenebildiler Drowları. Tabi yenmelerinede çok sevinmiştim ama baya bir ucundan kurtarmışlardı yakayı çok fazla kayıp verilmişti...
Tabi içerideki savaşı biraz şans sayesinde kazandıktan sonra dışarıda saat baya geçmişti şafağa yaklaşmıştı. Eğer şafağa 1 saat daha olsa dışarıdaki birlikler bence çok rahat içeri girerlerdi ve içeri girdikten sonra olay biterdi zaten diye düşünüyorum...
Posted: Sat Dec 02, 2006 10:15 pm
by Firble
Eh iyi de tek bir ayrıntı kalıyor geriye... Neden neden ve neden güneşin doğacağını drowlar anlamıyor. Yıldızların durumu vesaire sayesinde hiç bilgileri yok mu güneş hakkında..
Bu işin bir bölümü diğer bölümü de... Neden güneş doğunca ne olacağı hakkında bu kadar bilgisizler. Yaşadığımız dünyada güneşin doğacağı yarım saat öncesinden anlaşılır. Drowlar hiç mi fikir sahibi olamamışlar bu kadar uzun süreli bir savaşa rağmen.
Bana garip gelen bir nokta da savaş bir günden kısa sürmesine rağmen. ( Bir gün derken 24 asaati kastediyorum.) Matron Beanrenin yanındaki herkes savaş çok uzadı diye sızlanmaya başlıyor. Sonuçta bu bir kuşatma değil mi? Kuşatmaların uzaması da doğal değil midir. Drowlar bir günden uzun süren kuşatmaları sürdüremeyecek kadar yetersizler mi şu veya bu nedenle?
Posted: Sat Dec 02, 2006 10:23 pm
by mikael
Firble wrote: Bana garip gelen bir nokta da savaş bir günden kısa sürmesine rağmen. ( Bir gün derken 24 asaati kastediyorum.) Matron Beanrenin yanındaki herkes savaş çok uzadı diye sızlanmaya başlıyor. Sonuçta bu bir kuşatma değil mi? Kuşatmaların uzaması da doğal değil midir. Drowlar bir günden uzun süren kuşatmaları sürdüremeyecek kadar yetersizler mi şu veya bu nedenle?
Menzoberranzan'daki evlerarası savaşlar olabildiğince kısa sürede olup bitiyordu. Belki de onlarla karşılaştırmışlardır :plotting:
Posted: Sat Dec 02, 2006 10:29 pm
by Firble
İşte asıl sorun kapalı toplum olmaları. Belki pek çok şeyi hesaba katıyorlar ama hesaba katmadıkları bir şeyler önlerine çıktığında bocalıyorlar... O nedenle de zayıf bir karınları var... : ) Aslında o kadar korkunç değiller kısacası. Ama önce onlar hakkındaki önyargıyı aşmak lazım.
Posted: Sat Dec 02, 2006 10:37 pm
by DeMRaN
Ya açıkça birşey söylemek gerekirse o güneş doğma olayını çok ama bulmuştum... Ã?ünkü güneş doğmadan 45 dakika önce falan hava zaten aydınlanır... Tamam kollarında saat yok anlayamıyorlar zamanı ama havanın aydınlanması onlar için ilk olan birşey... Az da aydınlansa mesela saat 6:00 da doğacaksa güneş 5:15 de ki aydınlık onları etkilemeli çünkü hayatlarında ilk defa gördükleri birşey ve hemen ortamdan ayrılmalılar.
Bu konuda yazarın düşüncesizce davrandığına inanıyorum ben. Savaş ne kadar ateşli olursa olsun gözleri kör edercesine bir hırsta olsun o kadar askerin hayatında ilk defa gördüğü hafif aydınlık farkına varıp önceden toparlanmalarını ve uzaklaşmalarını sağlamalıydı... Ertesi gün akşam olduğunda karşı taraf toparlanamadan daha büyük bir saldırı ile saldırırlardı...
Posted: Sat Dec 02, 2006 11:54 pm
by Firble
Yazar o kitapta pek çok konuda hatalar yapmış bence.. Aşağıdaki hanımlar güneşin kaçta doğacağını biliyorlardı. Ama yukarıya bu bilgiyi iletmenin bir yolunu düşünmediler. Berginyon da zaten bütün savaş boyunca neredeyse kertenkelesinin sırtında savaşı izledi. Ama sonuçta o da güneşin doğruşunu zamanında daha önce izlemişti. Drizzt kitaplarından yanlış hatırlamıyorsam kara elfler yüzey akınlarına katılıyorlardı. Ve akınların sonunda da gün doğumunu izlemeleri gerekiyordu. Hatta sadece Drizzt sonuna kadar izleyebilmişti. Burada hakkaten büyük bir cahillik var.. Ama bunun da ötesinde daha önce belirttiğim gibi kara elf ordusunun neredeyse hiç taktik başarısını hatırlamıyorum. Ordu sayısına güvenip saldırıyordu sanki.
Posted: Tue Dec 05, 2006 8:00 am
by DeMRaN
Dark Elfler kibirlidir, Chaosu severler falan filan ama asla aptal değillerdir. Özellikle de Baenreler... Sen söyleyince hatırladım Firble sahidende yeryüzü akıncıları işleri bittikten sonra güneşin doğuşunu izlerler. Ve dediğin gibi Berginyonda bunu çok iyi biliyordu. Hatta daha güneş doğmadan önce ki zamanların bile ne kadar acı verici olduğunu birde güneş doğduğunda ne yapacaklarını düşünmüştü... Bunun üzerine diğer kitapta böyle birşeyin Berginyonun komutasında ki ordunun, Fetih yapmakta olan bir ordunun başına gelmesi gerçekten komik...
Sanırım yazar o eski yazdıklarını unutmuş o savaş anını anlatırken

Ama birde şu açıdan bakmak gerekir ki Drizzt, dostları ve Mithril salonu yok olsaydı o hikayede devamı gelemeyecekti... Hafif saçmalamada olsa olayda gereklilik vardı... Belki daha çok kafa patlatıp daha mantıklı bir sonuçla bağlanabilirdi o Fetihin sonu ama olmamış, sağlık olsun...
Posted: Sat Dec 30, 2006 1:39 am
by darkelven
Dark Elfler kibirlidir, Chaosu severler falan filan ama asla aptal değillerdir. Özellikle de Baenreler... Sen söyleyince hatırladım Firble sahidende yeryüzü akıncıları işleri bittikten sonra güneşin doğuşunu izlerler. Ve dediğin gibi Berginyonda bunu çok iyi biliyordu. Hatta daha güneş doğmadan önce ki zamanların bile ne kadar acı verici olduğunu birde güneş doğduğunda ne yapacaklarını düşünmüştü... Bunun üzerine diğer kitapta böyle birşeyin Berginyonun komutasında ki ordunun, Fetih yapmakta olan bir ordunun başına gelmesi gerçekten komik...
Sanırım yazar o eski yazdıklarını unutmuş o savaş anını anlatırken Ama birde şu açıdan bakmak gerekir ki Drizzt, dostları ve Mithril salonu yok olsaydı o hikayede devamı gelemeyecekti... Hafif saçmalamada olsa olayda gereklilik vardı... Belki daha çok kafa patlatıp daha mantıklı bir sonuçla bağlanabilirdi o Fetihin sonu ama olmamış, sağlık olsun...
biri darkelf mi dedi?
kibirli olabiliriz fakat asla aptal deilizdir herkes bir yolu seçer darkelflerde karanlığı seçmişlerdir kaos yanlısı deillerdir kaos hiçliktir içinde karanlık bile var olamaz
bazı istisnalar da yok deildir örneğin drizzt do`urden veya ben
iyilik demeyelimde nötrlığı seçmiş olanlarda vardır
Posted: Tue Jan 02, 2007 4:13 pm
by Lupus Nigra
O savaş hakkında önemli bir ayrıntı. Bu askerler oraya helikopterle falan indirilmiyorlar. Bu bir orta çağ savaşı. Orta çağ savaşları ile ilgili önemli bir ayrıntı vardır. Geri çekilmek bile başlı başına bir savaş stratejisi gerektirir. O yüzden tarih kitaplarında herzaman bozguna uğradı denir. Orta çağ savaşlarının hiç birinde geri çekilmek zorunda kaldı gibi bir ibare göremezsiniz. O savaşlarda iki ordu çarpışır ve biri yenilir.
İki taraftan biri geri çekilmeye başlarsa düşman onu yok edene kadar takip edecektir ki tekrar toparlanıp savaşmasın.
Bu durumda yüzeydeki komutanlar güneş doğsa bile savaşmak zorundaydı. Ve salvatore hakkında bir şey söyliim.
R.A. Salvatore orta çağ savaşlarının bolca bulunduğu bir seri yazmıştır. Kızıl Gölge serinin ismi. Tavsiye ederim. Bu konuda bir uzman olduğunu bu seri sayesinde bana kanıtlamıştır.
Posted: Tue Jan 02, 2007 9:22 pm
by Lupus Nigra
Bu ara da en sevdiğim drow Qilue Veladorn

Ay ışığında dans eden çıplak bir drow kadınından daha sexy bir şey varsa oda ay ışığında dans eden çıplak ve uzun boylu bir Eilistraee rahibesidir.

Posted: Fri Jan 12, 2007 12:32 am
by DeMRaN
Lupus_Nigra wrote:Bu ara da en sevdiğim drow Qilue Veladorn

Ay ışığında dans eden çıplak bir drow kadınından daha sexy bir şey varsa...
buda ayışığında dans eden çıplak 2 drow kadınıdır
