Page 6 of 7
Posted: Mon Feb 16, 2004 9:03 am
by murrain
şovalyeler asla salak değiller ancak, bir çoğu ruhsal problem sayılabilecek ölçüde "takıntı"lıdırlar. Bu takıntıları şovalyeleri diğer insanların gözünde salak konumuna düşürebilir.
Antimodes' in (bugün bize oyun oynattı, ağzına sağlık:)) bahsettiği ince çizgi mevzusunun DM si benim ve oyuncum cidden tüm ansalonu kurtarabilmenin bilincine varmış değildi. "Ya kandırılıyorsam" düşüncesiyle uzun süre direndi ve tahminimce benim dürtmem olmasaydı kendini sac etmeyecekti. Bir süre kendini sac ederse aptalca ölmüş olacağına inandırdı ve aslında konu başlığına isim olan salaklık mevzusu da şovalyelerin düsturlarını anlamayan diğer insanların kapılacağı inancı gösteriyor. Yani ewet şovalye orda kandırılıp öldürülebilirdi ve herkes bunun salaklık olduğunu düşünebilirdi ama önemli olan şovalyenin bunu yaparken hangi yüce duyguyu hissettiğidir. Aptallık mı, cesaret mi?
Posted: Tue Mar 02, 2004 10:09 pm
by Kirshamor
Okuyanlardan Sturm'un son gününü hatırlamalarını istiyorum: "The High clericist tower", Palanthas'tan önceki son savunma. sanırım buradaki herkes hikayei biliyor. Peki Sturm öldükten hemen sonra yüzlerce altın ejderha fırlayıp çıkagelseydi sturm salak mı olacaktı. Belki salakça bir ölüm olurdu ama bu Sturm'u salak yapmazdı. arada gözden kaçan nokta bu sanırım ki murrrain çok güzel yakalamış.
Ayrıca daha önceden verilen örnek göxz önüne alınırsa burada daha çok oynana oyunlar göz önüne alınıyor gibi geldi. Eğer öyleyse orada genelde grupta sadece bir şövalye olduğunu ve genelde diğerleri kaçarken kaçmayı reddettiği için öldüğünü hatırlatayım. (En azından olması gereken) şövalyelerin birden fazlasının birlikte olduğu durumlara ilişkin hikayelerde içlerinden en az birinin geriye habe göndermek çin ayrıldığı durumlar gibi durumlar, unutuluyor.
Posted: Tue Aug 10, 2004 6:40 pm
by Azalin
sanırım cvp ortaya çıktı. bu adamlar salak değil birer kahraman.
Posted: Tue Aug 10, 2004 10:32 pm
by Ereshin
Zaten Sturm'a salak diyeni Paladine çarpar walla dikkat edin
Posted: Wed Aug 11, 2004 7:06 am
by Eldarin_
murrain wrote:şovalyeler asla salak değiller ancak, bir çoğu ruhsal problem sayılabilecek ölçüde "takıntı"lıdırlar. Bu takıntıları şovalyeleri diğer insanların gözünde salak konumuna düşürebilir.
Antimodes' in (bugün bize oyun oynattı, ağzına sağlık:)) bahsettiği ince çizgi mevzusunun DM si benim ve oyuncum cidden tüm ansalonu kurtarabilmenin bilincine varmış değildi. "Ya kandırılıyorsam" düşüncesiyle uzun süre direndi ve tahminimce benim dürtmem olmasaydı kendini sac etmeyecekti. Bir süre kendini sac ederse aptalca ölmüş olacağına inandırdı ve aslında konu başlığına isim olan salaklık mevzusu da şovalyelerin düsturlarını anlamayan diğer insanların kapılacağı inancı gösteriyor. Yani ewet şovalye orda kandırılıp öldürülebilirdi ve herkes bunun salaklık olduğunu düşünebilirdi ama önemli olan şovalyenin bunu yaparken hangi yüce duyguyu hissettiğidir. Aptallık mı, cesaret mi?
ben murrain e katılıyorum.solamnic knight lar asla salak değildirler .yanlızca dünya görüşleri biraz farklı.
Posted: Sun Aug 15, 2004 5:19 am
by legacy_user_1144
Bir soru sormak istiyorum.
Büyük bir Komutansınız(paladin olarak).Büyük bir savaşla burun burunasınız.Düşmanınız sizle bir anlaşma yapmak istiyor.Sayıca üstün fakat istiyor farzedin.Eğer savaşa girerseniz bir sürü askeriniz hayatını kaybedecek.
-Anlaşmamı yapıyorsunuz.Hemde düşmanla?
-Savaşa mı girdiniz? E o kadar insanın kaderi sizin elinizdeydi ve bütün o insanlar hepsi birden öldü?Eğer yaşarsanız nasıl hissederdiniz?
İşte zor bir soru.Bilemiyorum bu soruda, evrendeki gizemli sorulardan herhalde...
Posted: Mon Aug 16, 2004 6:04 pm
by burock
Thorn wrote:Bir soru sormak istiyorum.
Büyük bir Komutansınız(paladin olarak).Büyük bir savaşla burun burunasınız.Düşmanınız sizle bir anlaşma yapmak istiyor.Sayıca üstün fakat istiyor farzedin.Eğer savaşa girerseniz bir sürü askeriniz hayatını kaybedecek.
-Anlaşmamı yapıyorsunuz.Hemde düşmanla?
-Savaşa mı girdiniz? E o kadar insanın kaderi sizin elinizdeydi ve bütün o insanlar hepsi birden öldü?Eğer yaşarsanız nasıl hissederdiniz?
İşte zor bir soru.Bilemiyorum bu soruda, evrendeki gizemli sorulardan herhalde...
Bu kadar veriden yola çıkarak bi karar vermek zor... Savaşın ne için yapılacağına ve bunun önemine göre bu sorunun yanıtı değişir. Ã?rneğin bu savaş, paladin komutanın inancı için kutsal olan bi yer için yapılıyosa, o ordu, orayı kanının son damlasına kadar savunur. Ama, kraliyetin ücra bi köşesindeki bi köy için, kendisini kati bi ölümün bekledii bi savaşa girmez. Anlaşmayı yapar ve daha sonra takviye kuvvetlerle gelir. Tabii bu kadar basit diil her şey. Ã?rneğin bu son örnekte, çekilmeleri halinde yerel halka zarar geleceğini düşünürse, geriye takviye getirmeleri için bi grup haberci gönderip savaşa da girebilir... daha bunun gibi nice argümannar söz konusu olabilir. Bence tabi...
Posted: Thu Aug 19, 2004 11:58 pm
by legacy_user_1144
Anlaşmayı yapar ve daha sonra takviye kuvvetlerle gelir.
Anlaşma nasıl yani anlaştıktan sonra takviye geLince mi saldıracak.Ben anlayamadım burayı daha açıklayı bir post daha atarsan sevinirim.Yanlış
anladıysam şimdiden özür dilerim.
Posted: Fri Aug 20, 2004 12:34 am
by burock
ewet öyle demek istedim. Anlaşma imzalanıp o bölgeden çekildikten sonra, takviye toplayıp kendisi için daha uygun şartlarda bi meydan savaşı yapmak isteyebilir.
Posted: Sun Aug 22, 2004 5:07 pm
by ulfgar
sizlerin şovalyeler hakkında bole düşünmenize inanamıyorum şovalyelerin sarsılmaz inançları ve düsturları düşman için bir korku kaynağıdır bence mesela L.O.R filmde helms deep savaşından hatırlaın orklar nasıl kaçışıyorlar bu da insanlara cesaret veriyo "ulan biz saldıralım atları görünce büyük bir ihtimalle kaçarlar" pekii şovalyeler oyle mi? ASLA ayalta kalan son kişi bile olsa bir şovalye inandığı şeyler için orada kalır ünkü ne zaman öldüğünüz değil nasıl ve ne için öldüğünüzdür bence bu dünya da ölüm göze alınır VATAN NAMUS şEREF
Posted: Mon Aug 23, 2004 9:07 am
by legacy_user_1144
burock wrote:ewet öyle demek istedim. Anlaşma imzalanıp o bölgeden çekildikten sonra, takviye toplayıp kendisi için daha uygun şartlarda bi meydan savaşı yapmak isteyebilir.
O biraz anlaşmaya ihanet olmuyor mu.Anlaşma yapılacak ki bu anlaşma belki pek adil olmıcak ama yinede yapıLacak sonrada takviye ile temizlenecek sana katılmam imkansız.
Posted: Mon Aug 23, 2004 5:12 pm
by burock
thorn wrote:O biraz anlaşmaya ihanet olmuyor mu.Anlaşma yapılacak ki bu anlaşma belki pek adil olmıcak ama yinede yapıLacak sonrada takviye ile temizlenecek sana katılmam imkansız.
peki kralın sana oraya saldırmanı emredince naapacaksın? Sonuçta ordu komutanısın, tek bağlılığın tanrına diil. dediğim gibi, bu durumda paladin komutanın kararını etkileyecek pek çok etmen var. Sabit fikirli olunamaz.
Posted: Mon Aug 23, 2004 7:22 pm
by feryat
Abi o herifler salak...İmanıma kitabıma bak... TAmam bazen bende vay be ne mert adammış diyorum ama cesaret aptalların işidir... Biraz zeka koysalar güçlerine cesaret yerine daha çok çevreye yararları olur...

Posted: Mon Aug 23, 2004 10:27 pm
by Azalin
bu adamlar salak mı değilmi Antimodes in ve Kirshomor un 1-2 sayfa önce yazdıklarını okuyarak görün diyorum...
Posted: Fri Sep 10, 2004 5:24 am
by Aule
Her şeyin fazlası zarar değil midir? Bunu şovalyelere ya da paladinlere yıkmak olayın sadece tek bir yönü, şöyle ki. Neden şovalyelerin "salak" oldukları iddia edilebiliyor da dik başlılıkları, kendini beğenmişlikleriyle nam salan dalyan gibi elfler salak olmuyor, yada inatçılıklarıyla her an belaya bulaşabilme potansiyeli taşıyan cüceler, en ilkel duygu olan korkudan mahrum olan ve dolayısıyla burunları pislikten çıkmayan kenderler? neden kimse bunlara salak demiyor? Ya da ne zaman salak diyorlar? Aşırıya kaçtıkları zaman sevdiğiniz her kahraman bir anda salak olabiliyor, onları kurtaran şey bütün bunları karakterlerinde taşımaları. Yani dik başlı değil de mağrur olan bir elf olabilir, inatçı değil de daha ılımlı olan bir elf olabilir, kurnaz, sinsi ve ne zaman kaçması gerektiğini bilen bir kender olabilir çünkü bunların hepsi kişiliğin birer parçasıdır. İşte o zaman kimse onlara salak demez, diyemez. Diğer yanda giydikleri ağır zırhlar içinde kömür sobasına benzeyen şovalyeler? İşte onlar kendilerini salak yapan aşırı cesaret, aşırı kuralcılıktan vazgeçemezler, çünkü bu bir kişilik değil bir düsturdur. Eğer hiç bir koşulda korkmazsan, işin sonunda ölüm olmasına rağmen geri adım atmazsan şovalyesindir. Öldükten sonra o cicili-bicili zırhlarını kuşanmış bir şovalye değil, burun deliklerinde karıncaların dolaştığı, ölümüne bağlı olduğun kurallara sadık kalmak için fazlasıyla "ölü" bir şovalye olursun. Sıfıra sıfır elde var sıfır olur. İşte o zaman sana salak derler. Ve ne yazık ki ben şovalye yada paladinler hakkında, iyiliğin suyunu çıkaran soba görünümlü insancıklar diyorum. Bir şey uğruna ölmek insana her zaman kahramanca gelir ama işin içinde keskin zekanın ürünü olan hiç bir şey yoktur.