Page 48 of 67

Posted: Sat Apr 26, 2008 8:34 am
by ElessarTelemnar
Elessar Algénia yere yigilir yigilmaz yanina kosmustu ve bir dakika bile yanindan ayrilmiyor gozlerinin acilmasini bekliyordu basini ellerinin arasina aldi ve yaninda diz cokerek sacini oksamaya basladi.Kendine gelir gibiydi etraftaki kimseyi gorecek hali yoktu elessar'in
"Algénia beni duyuyormusun....."

Posted: Sat Apr 26, 2008 7:06 pm
by Edmond
Huor Algénia'nın bayılmasıyla kovuktan kurtulmuştu.Sonra Minnä'nın Algénia'nın yanına gitmek üzere olduğunu farketti.Minnä'ya içinden "Dur!" dedi.Elessar'a baktı gülümseyerek.Minnä da anlamıştı.

Sonra gruba döndü.Yaptığı yeminleri hiçbiri bilmiyordu, bilemeyeceklerdi.Belki Fuji'yi ne kadar sevdiğini de kimse bilmeyecekti ya.Olsun.

*Fuji ölmedi, eğer tanrılar kendi çıkarları için onu diriltebiliyorlarsa, ben istiyorum, ve onu dirilteceğim.Nasıl diye sormayın bana.Ã?yle ya da böyle.*

Başını öne eğerek Safiel'e baktı.Babasının başındaydı.Yanına ilerledi.

*Merak etme Safiel, iyi olan, olması gereken buydu.*

Posted: Sat Apr 26, 2008 7:43 pm
by Lydronk
Lydronk gözlerini araladı. Genelde olanın aksine, bu kez neden bayıldığını hatırlayabiliyordu. Hemen koşup Deru'nun yanına gidecekti kalkabilecek gücü bulduğunda. Göğüsünde geniş bir kan lekesi bulduğunda korktu. "İmdat! Bıçaklandım, imdat!" diye bağırdı yattığı yerde debelenerek. Sonra göğüsünde bir acı hissetmediğini fark etti. "Yok, pardon bıçaklanmamışım! Kan lekesi herhalde... Bir dakika! Kan lekesi mi!" Lydronk telaşlandı. Ne kanıydı bu! Hızlıca ayağa kalktı. Etrafa baktığında neredeyse herkesin yaralı olduğunu gördü. Fujiwara'nın cesedi zaten ortalıkta değildi. Hemen Thereon'un yanına koştu. Bütün grup -Safiel ve Huor hariç- bir yerde toplanmışlardı.

"Sizi yine görebilmek ne güzel! En son ayrılmamış mıydık ya? Deruu! şimdi demin uyandım, bayıldığım için söyleyememiştim, seni tekrar örebilmek çok güzel! Ne, ne diye öyle bakıyorsunuz. Hah evet, bir de neden böyle toplandınız burada?"

Fujiwaranın yokluğu gnomun dikkatini çekmemişti. Aynı arkadaşlarının yaraları gibi.

Posted: Sat Apr 26, 2008 7:50 pm
by Edmond
Huor uyanan Lydronk'a baktı.Neye uğradığını bile anlayamamıştı.Hafif sekerek yanına ilerledi.Gülümseyerek:

*Sanırım sen yokken pek bir şey olmadı.Safiel'in babasının ölmesini bir de Fuji'nin ölmesini, bir de az önce onlarca kişiyle savaşıp çoğumuzun yaralandığını saymazsak.Evet, yalnızca bunlar oldu bunlar olurken Algénia bayıldı, ben ağır yaralandım.Thereon ağır yaralandı.En azından boyuna göre.*

Sonra yere oturdu.

Posted: Sat Apr 26, 2008 8:01 pm
by Lydronk
"Haa, ben de birşey sanmıştım.. Neden burada dikiliyoruz peki? Yani ne bileyim saydığın şeyler.. Saydığın şeyler..." biraz düşündü Lydronk, çenesini kaşıdı. Gözleri bir anda adeta yuvalarından fırladı: "Fujiwara ne? Fujiwara ne! Ã?-öldü mü? Ciddi misin? Ve hala gülebiliyorsun! İnanmıyorum Huor... Neye üzülmeliyim şimdi? Thereon'u koruyamadığıma mı? Fujiwara'nın... Ölümüne mi? Yoksa bana anlatmadığın daha fazla felaket var mı? İstersen gnom diyarındaki-" bu sözünün devamını getirmedi, Thereon'un dinliyor olması olasıydı. Hızlıca kıvırdı: "Gnom diyarındaki annem, babam ve iki kardeşimin de gelip bizimle çay içtiğini söyle!"

Posted: Sat Apr 26, 2008 8:05 pm
by Edmond
Huor sırıtarak:

*Evet, Fujiwara aslında ölmedi, zaten ölüydü o, Esod onun bedenini yönetiyordu, yani bir nevî casustu aramızda.Fakat bunu isteyerek yapmıyordu.Onun adına üzgünüm ve ben onu geri getireceğim, inan bana.*

Sonra Minnä Lydronk'u duymuş, hemen bir ilizyon büyüsü yapmıştı.Lydronk henüz ilizyonları görmemişti.Huor farkedince sırıtarak:

*Annen baban geldi, çay içiyorlar bile.Bak orada.*

Ardından Lydronk'un anne babasını gösterdi ona.

Posted: Sat Apr 26, 2008 8:19 pm
by Lydronk
"Huor, bu bir şaka değildir umarım! Fujiwara'nın öldüğünü söylüyorsun... Gidip araştıracağım, o zamana kadar yalan söylemek yok!" dedi Hour'a Lydronk. Tam gidecekken Huor ona bir yeri gösterdi. Lydronk tekrar bayılacak gibi olmuştu; ama illüzyonu fark etmesi çok uzun sürmedi. Huor'a döndü, illüzyonu onun işi sanıyordu. Ağzı kulaklarında konuştu: "Bir gnoma illüzyon konusunda meydan okuyamazsın! Elf prensi olsan bile!" dedi ve yerden aldığı taşı annesinin elindeki bardağa fırlattı. Bardak kırılmıştı, iyi yapılmış bir illüzyon olmalı, diye düşündü Lydronk. "Yine de, Huor, kesinlikle iyi gidiyorsun. Belki biraz daha uğraşsan beni bile inandırırsın. Ha, bu arada, tornavidam sende mi yoksa Mikael2i mi yoklamalıyım?"b

Posted: Sat Apr 26, 2008 8:24 pm
by Edmond
Huor sırıtarak,

*Bu ilizyonu ben yapmadım, ben ilizyon konusunda o kadar iyi değilim, benim yaptığım ilizyonun burnu kolunda çıkıyor, bunu Minnä yaptı.*

Ardından söylediği sözleri dinledi.

*Ben ilizyon konusunda iyi değilim belki, ama birisini ilizyona inanacak kadar salak hale getirebilirim.Sen görürsün.*

Tornavida lafınaysa

*Mikael senin tornavidanı ne yapsın?*

Posted: Sat Apr 26, 2008 8:34 pm
by Lydronk
"Minna fena yapmışyormuş bu işleri o zaman. İsterse benden yardım alabilir!" Son cümleyi bağırarak söylemişti ki Minna duysun.

"Ne bileyim, güzel desenleri vardı tornavidanın. İlgisini çekmiş olabilir. Sen almadığına emin misin hele?" dedi şipheli şüpheli.

Posted: Sat Apr 26, 2008 8:34 pm
by catboy
"Algenia da kendine gelmeye başladı. Lydronk da. O halde burada beklemenin bir alemi kalamdı. Hepimiz bir araya gelelim ve ne yapmamız gerektiğini konuşlaım. Esod artık hepimizi biliyor yani gruptan ayrılan tek bir kişi bile olsa hain olarak adlandırılacaktır artık. Hiç birimiz ne sebeple de olsa gruptan ayrılmamalı." diye söyledi Safir.
"Huor biraz lider ol. Lydronk haklı. Her şeye de sırıtma. Ve ben Minnayı da ciddi zannederdim. şimdi şakanın sırası mı? Lydronk daha kendine yerni gelmeye başladı ve siz hala dalga geçme peşindesiniz."

Posted: Sat Apr 26, 2008 8:49 pm
by Lydronk
"Safiel, grup bu yüzden kavga ediyor ya! Biraz sakinleşmek, rahatlamak iyi olmaz mı sence de. Disiplin iyidir evet, bir makineyi sen çalışmazsan çalıştıramazsın, derdi dedem. Haklı olduğu gerçek ama bazı bozuk makinelerin dişlileri eskimiştir ve eskimiş parçalar da değiştirilmelidir!" dedi Lydronk, sakince. Safiel'e kızgın olmak pek mantıklı gelmiyordu ona. Bayıldıktan sonrs herhalde..

Posted: Sat Apr 26, 2008 9:23 pm
by Edmond
Huor sırıtmaya devam ederek:

*Neden Safiel, gülmek moraldir.Moral lazım, inan bana Fuji de gülmemizi isterdi.Tabi Esod değil.Fuji.Sana o tedaviyi yapan kişi.*

Ardından ekledi.

*Ciddiyet mi?Ciddiyetten kastın tam olarak ne?Sebepsiz yere somurtmak, şaka yapmamak, habire ağlayıp, kavgaya moralsiz girmek mi.şaka lazım.*

Huor'a asıl dokunan belki de Minnä'ya laf söylenmesiydi.Belki.

Posted: Sat Apr 26, 2008 10:07 pm
by catboy
"İyi sen sırıtmaya devam et." dedi Safir, Huor'a.
"Grup bir araya gelsin de Reven'e yola çıkalım artık." diye devam etti ardından.

Posted: Sat Apr 26, 2008 11:22 pm
by Edmond
Huor gülümsemeye devam ederken,

*Evet, ben sırıtmaya devam ediyorum fakat yaralarımız ağır, dinlenmemiz gerekiyor burada biraz.Bu geceyi burada geçirelim.*

Posted: Sun Apr 27, 2008 1:53 am
by ElessarTelemnar
"Evet safir daha Algénia bile kendine yeni geliyor baksana, hem onu bu halde ulkesine goturmemeliyiz kendine tamamen gelmeli bundan ayri olarakta digerlerine bir bak herkes buyuk kucuk yarali biraz dinlenmeliyiz" bunlari soylerken hala safir'in nasil bukadar dusuncesiz olabilecegini soruyordu kendi kendine
Hava kararmaya yuz tutmustu en gec 1-2 saate kararirdi hava oldukca sakin ufak bir meltem esiyordu.
Elessar, Algénia'nin kendini daha iyi hissettigini gprmus ve ayaga kalkmisti etraftan ufak tefek birseyler toplamisti savas alanindan zaten oldukca uzaktilar.Bulunduklari yerde ufak bir ates yakti.Ardindan cantasini bacaklarinin arasina koydu ve icinden yine keselerini karistirmaya basladi.
"Kahretsin mor yaprakli foksel otum kalmamis ama buda isimi gorur" diyerek baska bir kese cikardi ve yaralilarin yaralarini temizlemeye basladi