Posted: Sun Jun 15, 2008 7:36 am
Benjamin artık sabırsızlanmaya başlıyordu. O her tarafı kapalı kulenin içinde ancak olsa olsa ölüler yaşayabilirdi.
Kuledeki yarığı soluna alacak şekilde, sarmaşıkların daha sık olduğu tarafa geçti. Bu sayede nöbetçilerin onu görme olasılığı daha da düşecekti. Son bir kez etrafında kimse varmı diye baktı ve sonrasında kemerindeki yükselme (Levitate) büyüsünü harekete geçirdi. Başının hıizası kulenin 2. katına ulaşıncaya kadar yükselirken homonkulusunu çıkarttı ve telepatik bağı aracılığıyla sorusunu sordu.
"İçeride neler görüyorsun?"
Homonculus sadece karanlıkta görme yetisi sebebiyle hepsinden daha avantajlı değildi! Ayrıca üretim(craft) konusundaki bilgisi sayesinde içeridekilerin ne olup ne olmadığını pek çoğundan daha iyi anlayabilecek durumdaydı.Bunları sçylerken sürekli etrafına dikkatle bakıyor ve onu görebilecekk biri varmı yokmu anlmaya çalışıyordu.
Aklında bir tarafa nöbetçi koyup ta neden burayı boş bırakmış olabilecekleri geldi. Ya bir tuzak yada sadece nöbetçilerin olduğu tarafta gerçekten önemli bir kişi bulunuyordu! Ne olur ne olmaz diye temkinli yaklaşmakta yarar vardı. Homonkulus hiç bir şey yok der ise kendisi yeterli yüksekliğe yükselecek ve herhangi bir tuzağın olup olmadığına bakacaktı.Sonrasında ise içeriye girmek için bir ışık kaynağı fena olmazdı. Ama ışık kaynağı aynı zamanda nöbetçilerin de dikkatini çekebilirdi.
Ne olur ne olmaz diye elinde "Adam büyütme" (enlarge person) asasını hazır tutacaktı. Eğer yükeslme büyüsü sayesinde yeterince hızlı inemezse buna ihtiyacı olabilirdi. Ã?ünkü en büyük korkusu uzun uzuvlu, ıslak dokungaçlı, cehennem kaçkını bir şey tarafından içeriye çekilmekti.
Kuledeki yarığı soluna alacak şekilde, sarmaşıkların daha sık olduğu tarafa geçti. Bu sayede nöbetçilerin onu görme olasılığı daha da düşecekti. Son bir kez etrafında kimse varmı diye baktı ve sonrasında kemerindeki yükselme (Levitate) büyüsünü harekete geçirdi. Başının hıizası kulenin 2. katına ulaşıncaya kadar yükselirken homonkulusunu çıkarttı ve telepatik bağı aracılığıyla sorusunu sordu.
"İçeride neler görüyorsun?"
Homonculus sadece karanlıkta görme yetisi sebebiyle hepsinden daha avantajlı değildi! Ayrıca üretim(craft) konusundaki bilgisi sayesinde içeridekilerin ne olup ne olmadığını pek çoğundan daha iyi anlayabilecek durumdaydı.Bunları sçylerken sürekli etrafına dikkatle bakıyor ve onu görebilecekk biri varmı yokmu anlmaya çalışıyordu.
Aklında bir tarafa nöbetçi koyup ta neden burayı boş bırakmış olabilecekleri geldi. Ya bir tuzak yada sadece nöbetçilerin olduğu tarafta gerçekten önemli bir kişi bulunuyordu! Ne olur ne olmaz diye temkinli yaklaşmakta yarar vardı. Homonkulus hiç bir şey yok der ise kendisi yeterli yüksekliğe yükselecek ve herhangi bir tuzağın olup olmadığına bakacaktı.Sonrasında ise içeriye girmek için bir ışık kaynağı fena olmazdı. Ama ışık kaynağı aynı zamanda nöbetçilerin de dikkatini çekebilirdi.
Ne olur ne olmaz diye elinde "Adam büyütme" (enlarge person) asasını hazır tutacaktı. Eğer yükeslme büyüsü sayesinde yeterince hızlı inemezse buna ihtiyacı olabilirdi. Ã?ünkü en büyük korkusu uzun uzuvlu, ıslak dokungaçlı, cehennem kaçkını bir şey tarafından içeriye çekilmekti.


