Page 41 of 71

Posted: Thu May 29, 2008 5:44 pm
by Illyra
Suratında minik bir gülümsemeyle yayına baktı Darthu, sonra aniden değişen ifadesi tiksintisini yansıttı ve yerde yatan kadına baktı. Yayını elinden bırakmadı.

"Durun önce şuraya bir göz atayım ben. Neler olduğunu size söylerim."

Geçide doğru ilerlemeye başladı.

Posted: Thu May 29, 2008 7:23 pm
by Mark
" Bu Shar'ın işareti! " Geçiti gösterdi.
" Darthu dikkatli ol. Burda olduğumuzu bilmiyorlar, yoksa çoktan... Siz iyi misiniz? "
Wulfgar ve Huor'a baktı.
" Böyle devam edemeyiz. "
Rahibenin üzerini aramaya başladı.
" Lord Redbeard'a neler olduğunu anlatmalıyız. Ama önce şunun üzerini arim. Tek bir parşomen kaldı, o da görünmezlik. İstersen darthu, seni görünmez yapim. "

Posted: Thu May 29, 2008 9:26 pm
by dwaxer
.
"Lord Redbeard'ın da işin içinde olmadığı ne malum? Artık herkesten şüphelenmeye başladım yahu," der Olaf. (Bu arada iyileştirme değneğini yaralılara kullanmaktadır) "Bu yol kimbilir nereye gidiyor, eğer tehlikeliyse dinlenmeden devam etmesek daha iyi olur değil mi?"
.

Posted: Fri May 30, 2008 4:12 am
by Tersyuz
"Bence yılanın başını ezdik." dedi Wulfgar hırıltılı bir sesle yerdeki kadına bakarak.
"Bundan sonra bilgi toplayabiliriz rahatça."
Olaf'ın kendisni iyileştirdiğini görünce:
"Sağol bu kavga hepimizi perişan etti." dedi gülümseyerek.

Posted: Sat May 31, 2008 5:52 pm
by devrimk
Olaf iyileştirme değneğini yaralılara kullandı.
Darthu 8, Huor 9, Wulfgar 11

Darthu:
"Durun önce şuraya bir göz atayım ben. Neler olduğunu size söylerim."
Geçide doğru ilerlemeye başladı. Adımını gölgelerin içine doğru attı, bir an için başka bir boyuta geçtiğini hissetti, karanlık, güneşin hiç uğramadığı soğuk bir boyut. Karanlıkta görme yeteneği sayesinde etrafı görebiliyordu, etraftaki yaratıklar, bitkiler, hatta taşlar yarı gölgeden oluşmuş gibiydi. İçine bu soğuk ve karanlık dünyanın bir parçasının girdiğini hissetti ve o anda geriye döndü.
Darthu günde bir defa kullanabileceği karanlık özelliği kazandı.
Dark Template 1/gün 10 dk.


Gölge kapı yavaşça dağıldı içerideki korkunç görüntüyle yüzyüze geldiler.
Image

Karşılarında duran sunağın etrafı ve üstü kemikler ve kafataslarıyla kaplanmıştı. Ã?oğunluğu insan kafatası olmakla beraber elf, dwarf ve diğer ırklardan da kafatasları olduğunu gördüler.

Posted: Sat May 31, 2008 5:57 pm
by Illyra
Fısıldadı.

"Kendimi çok tuhaf hissediyorum. Bu kemikler... Bu sunak çok garip... Sizce de bunların hepsini Arthas yapmış olabilir mi?"

Kendi kendisini cevapladı.

"Belki de gerçekten odur..."

Sonra her hangi bir tuzak yada başka bir şey olup olmadığını incelemek için sunağa tiksinerek iki adım daha yaklaştı.

Posted: Sat May 31, 2008 6:14 pm
by Edmond
Huor onların neye uğradığını hayal edince, geri dönüp kaçması gerektiğini düşündü.Tahminen bu şeyler yılanların artıklarıydı.

Gelen rahiplerdi onlar, Mystra adına ölen rahipler.....

Huor yüzünü buzuşturarak,

*Darthu, bir tuzak görebiliyor musun?*

Posted: Sat May 31, 2008 6:19 pm
by devrimk
Etrafı ve diğer odaları araştırdılar araştırdılar.

Image

Lady Arthas:
Büyülü ağır gürz (Heavy Mace)
Büyülü tam zırh (Full plate)
Büyülü ağır kalkan (Heavy steel shield)
Büyülü pelerin
Büyülü kolye
Bir anahtar
Mystra sembollü kolye (Sahte)
T29 İşkence odası
Burada bulunan bir sandıktan kanlı elbiseler ve Cormyr'de kullanılan belgelerden çıktı. Belgelerin sahipleri:
Amnic Basult
Duncan
Kenniwick

T30 Çalışma odası
Burada üç yazılı belge bulundu.
Lord Redbeard'e yazılmış bir mektup, tapınak yapılırken alınan vergilerden katkı sağlanmasıyla ilgili.
Zendaros Rallogar'dan (Rallogar Hırdavat) aylık alınan malzemelerle ilgili anlaşma.
Üçüncü mektupta şöyle yazıyordu:
Starweaver Bestra,
Burada da aynı türden bir sıkıntımız var. Tunaster Dranik isimli bir Mystra rahibi geldi ve ne yazık ki elimizden kaçırdık. Umarım onu yardım çağırmadan yakalar ve sustururuz. Doğuya gidecek yükler hazırlandı ve yollandı.

Bu mektupta adres ya da imza yoktu.
Yeşim taşından vazo 50 gp.
Gümüş gnome biblosu 20 gp.
Ã?nlü ressam Klaire Gatewood'un eskiz kitabı 200 gp.
Yakuttan oyulmuş Faerun'un kötü tanrılarının sembolleri. 300 gp.
Darthu burada gizli bir bölme buldu.(Search DC 20) İçinden ayakkabının üzerine geçirilebilecek şekilde tasarlanmış büyülü olduğu anlaşılan bir eşya çıktı.

T32 Gölge geçidi
Olaf kemikleri incelediğinde hiç birinde yara izi bulamadı adeta etleri ve derileri soyulup çıkarılmış gibiydi. (Healing DC 15)
Buradaki altarın içindeki bölmeyi Yenendithas farketti. (Search DC 22)
Darthu kilidi açamadı, Lady Arthas'tan çıkan anahtarla açmayı başardılar. İçinden Mystra rahiplerinin kullandığı türden büyülü bir silah çıktı. (Chakram)

Posted: Sat May 31, 2008 8:05 pm
by Tersyuz
Wulfgar iyileştikten sonra aramalara katıldı. Soran gözlerle arkadaşlarına baktı.
"Starweaver Bestra? şehirde böyle bir isim duyan oldu mu? Eğer öyle değilse bu sahte tapınaklar başka şehirlere de yayılmış demektir."
"şurası nereye gidiyor ona da bakalım sonra çıkarız buradan."
Diyerek kapalı kapıyı gösterdi.

Posted: Sun Jun 01, 2008 7:08 am
by Edmond
Huor yüzünü buzuşturarak,
*İyi mâdem!* dedi.

Posted: Mon Jun 02, 2008 4:42 pm
by Illyra
"Dur Wulfgar önce bir kontrol edeyim" diyen Darthu sessiz minik adımlarla ilerlemeye başladı.

Posted: Mon Jun 02, 2008 5:59 pm
by dwaxer
.
"Kaybolan kasaba kitapçısı Amnic Basult'un belgeleri! Demek onu da kaçırıp burada katletmişler!" dedi Olaf belgeleri incelerken. "Kasabadakilere bunu anlatmamız lazım, zavallı eşine de..."

.

Posted: Tue Jun 03, 2008 11:00 pm
by devrimk
"Dur Wulfgar önce bir kontrol edeyim" diyen Darthu sessiz minik adımlarla ilerlemeye başladı.
Uzun bir koridordan geçti, tuzak olabilecek noktaları kontrol etti fakat herhangi birşey bulamadı.
Koridor sola dönüp devam ediyordu, nehir akıntısının sesini duymaya başlamışlardı. Arkadaşlarına beklemesini işaret edip sessizce kapıyı açtı. Üç metrelik bir taş bölümden sonra nehir vardı. Nehirin üstünden geçen ince köprüden sonra (on metre ileride) karanlıklara gizlenmiş bir gölge nöbetçiyi farketti. Hemen arkasındaki hücrede bir kadın oturuyordu.
Darthu sağ tarafına baktığında katamaran tipi bir tekne gördü, bir çok hücre vardı ama hepsi boştu.

Image

Posted: Tue Jun 03, 2008 11:16 pm
by Illyra
Geri döndü.

"İleride bir nehir var. Üzerinden ince bir köprü geçiyor. Hücreler var ama hespi boş. Sadece birisinde bir kadın var... Ama önünde bir gölge muhafızı bekliyor. Ayrıca bir tekne var. Evet ne yapıyoruz?"

Posted: Tue Jun 03, 2008 11:27 pm
by Tersyuz
Wulfgar yayını çekti. "Sessizce şu nöbetçiyi haklamaya çalışalım." Elinden geldiğince sessiz bir biçimde ilerleyecekti.