Page 5 of 21

Posted: Wed Jul 08, 2009 9:10 pm
by cokrail
Yukarin iki bıçağınıda çıkartıp yaratığın en büyük olduğu kısmını tahmin ettiği olduğu tarafa fırlattı belki ilgisini Edmondun üzerinden kendi üzerine çekerek kendi hızından faydalanıp baya bir acı çektirmeyi dileyerek...

Posted: Thu Jul 09, 2009 4:04 am
by CLiCKs
"Bu fişen sana iyi gelcek emin ol." dedi ve büyü sözlerini söylemeye başladı.

"Hava da bulut sen bu combatı unut!" dedi ve gökyüzünden karaltıya bir şimşek düşürdü. (Call Lightning-lvl3)

Büyü kullanımı(kalan)

0vl-7/day
1lvl-4/day
2lvl-2/day
3lvl-1/day
4lvl-1/day

Posted: Thu Jul 09, 2009 9:41 am
by Darkgnome
Tur 3:
1.Yukarin Fellow: 32 (9+23) / +22
4.Saint Anger 32 (14+18) / +22
5.Edmond Dantes: 32 (15+17) /+22
3.Bela Van der Wonder: 29 (8+21) / +19
8*.Savaşçix: 29 (11+18) /+19
6.Tikel daldırmaldır 28 (11+17 /+18
2.Thorkil Zanaid: 26 (4+22) / +16
7.Karaltı yaratık: 10 (10-0) / -

Yukarin bıçağını olağanca kuvvetiyle fırlattı ama bıçak gayet güzel havada süzülürken birden yönünü değiştirdi ve yere saplandı. Yukarin'in aklına geldi sonra. Bıçakların menzili 10foot idi. Ne kadar güçlü olursan ol, bıçakları ne kadar beceri ile fırlatırsan fırlat bıçaklar 6 metre süzüldükten sonra birden yere düşmeye eğilimliydiler.
"Savaşçix daha yakınlaşabilirsin dostum!"
Saint Anger tam Edmond'un yanına doğru hareketleniyordu ki birden az ilerisine bir bıçak saplandı. Ama bunu düşünecek vakit değildi. Üstünde ağır zırhı ile tumble kullanarak yaklaşamayacağını biliyordu. Bu zırh onun hareketlerini engelliyordu. Kendisi de 5 adım ileri hareketini kullanarak (Ki, adının aksine sadece 3 adımını almıştı) Edmonda biraz daha yaklaştı. Kara yaratığın kalbi yada böğrü olmadığından karanlığın içine kılcını savurdu ve bu karaltının ne kadar da fiziksel olduğunu fark etti. Kanı akmasa da bedenini yaran kılıcını sonuna kadar hissetti. (13 hiziksel hasar) Ancak hala Edmond'dan uzaktaydı.

Edmond düşmüş gücünü toparlamak üzere yoğunlaşırken yarartık fırsattan istifade saldırısını yaptı ve koca uzvu ile bu sefe Edmond'u sarmalamayı başardı. Edmond başarılı bir şekilde gücünü kullandıktan sonra, nasıl da bir durumda olduğunu anlamaya çalıştı. şimdi kendini daha güçlü hissetmiyordu nedense ama daha çevik hissediyordu. Tabii kollar tarafından sarmalanmışken çevikliği ne kadar etkili olabilecekse. (Edmond grappled). (Str +4, Dex +4, Str -4)

Bela gölgeler içinde saklanmaya devam ediyordu.

Savaşçix emri ready action ile beklediğinden bu tur saldırmasa dahi Saint Anger'ın yanına kadar gelmiş ve elindeki insan boyundaki kalkan ile Saint Anger'ı korumaya başlamıştı.
"Hava da bulut sen bu combatı unut!"
dedi Tikel ve karşılık olarak tepedeki boşluktan bir yıldırım karanlık yaratığın üstüne indi. (7 lightning damage)

Thorkil geçen sefer ellerinden çıkan yakıcı okların aynısını bir kere daha oluşturdu. Oklar yine yaratığın çok canını yakmış olacak ki (30 Alev hasarı) bu sefer Thorkil(ler)e doğru yöneldi. Ancak bu gibi bir hareket Saint Anger'a yapılamazdı ve karaltı yerinden oynadığı anda Saint Anger ve Savaşçıx bir fırsat saldırısı elde ettiler. Saint yine kuvvetli bir vuruş yaptı (14 fiziksel hasar) ama savaşçıx'ın kalkanı bu sefer kendini değil yaratığı korurmuşçasına kılıcın önüne geçti.

Yaratık son bir kaç adım (!) attıktan sonra yere yayıldı kaldı. Artık karaltı yaratık hareket etmiyordu.

Hasarlar:
Karanlık yaratık: 111 hasar.
Edmond 10 str kaybı. (Negatif enerji)

Posted: Thu Jul 09, 2009 2:25 pm
by mathius
Saint Anger,Kılıçtaki Caribal sembolünü öne çıkarıcak şekilde kılıcı yukarıda tutup;
"Caribal! Bu varlık cesurca savaştı ancak savaşı kaybetti.Herzaman yanımızda olduğuna sevinir ve saygı duyarım.Adına nice sert savaşlar dilleğiyle kılıcımı kınından çıkarırım"
karaltının öldüğünden emin oldu.
"Herkes iyi mi?"

Posted: Thu Jul 09, 2009 6:59 pm
by devrimk
Bela karanlıktan faydalanarak yaratığın yanına gitmiş ölür ölmez sanki kendisi bıçaklamış gibi kılıçlarını yaratıktan arta kalanlara saplayıp çıkarmıştı.
"Ha ha! İşte bu kadar. Gördünüz mü nasıl gebertiverdik yaratığı, nasıl kullandım ölümcül kılıçlarımı?"
(Bluff: 7)

Posted: Thu Jul 09, 2009 7:13 pm
by CLiCKs
Savaşları bitince karaltıya bir "Oooo." koyuverdi her zamanki gibi. Sonrasında ayısına döndü ve telepatik yoldan onunla konuştu.
-Bugün iş çıkmadı sanna.
-Kara sülük.
-Yok yav sülük değil o. Onun gözü neyin var. Bunda bişey yok baktığımız kadarıyla.
-Kara sülük.
-Bunlar aralarında şeytansı bir şey diye bile söz ettiler.
-Kara sülük.
-Ah ama değil diyom ya sana. (Biraz duraksadı.) Ben buna 'darkness' diycem.
-Kara sülük.
-Peki peki öyle olsun.
-Açım...

DM: Bunu değiştirmeyelim "speak with animals" yapmışsın gibi düşünelim. Ama Druidler yandaşları ile telepatik bağ kuramıyorlar. Onu büyücler familiarları ile yapabiliyor. Ama sen hayvanına bazı sesler ve işaretler ile direktif verebilirsin, onun hareketlerinden huzursuzluğu, bir şey istediği aç olduğunu anlyabilirsin.
Ayın açmış işte hadi bakalım koca ayıyı nasıl doyuracaksın görelim bakalım. :)

Posted: Thu Jul 09, 2009 7:43 pm
by Darkgnome
Devrimk bluff check: 8+7 = 15
Saint Anger tam o sırada yandaşının nasıl olduğuna bakıyordu ve aynı anda gözüne tozmu kaçmıştı ne kırpıp duruyordu (Spot check: 1), küçük gnomenin sözlerini duyunca ise hala gözlerini ovuşturuyordu ki dedikleri herhalde doğruydu. Yani belki de yaratık kendilerine saldıracağı sırada son darbeyi indirerek gnome onların hayatlarını kurtarmıştı. (Sense motive: 1)

Thorkil Zanaid, saklandığını sandığı yandaşının,yaratık ile yüz yüze, artık her neresinde ise, savaşmış olduğunu gördü. E koskoca yaratığın dibinde küçük dostunu kaçırması gayet normaldi.

Tikel Daldırmaldır, Yaratığın hareket etmediğini gördüğü sırada gnomenin bıçaklarını sapladığını bariz bir şekilde gördü. Ancak acaba koca yaratığın kendi bakmadığı tarafı mı oynuyordu acaba? Neden yalan söylesin ki böyle bir konuda.

Yukarin fellow tam tersinde kalan taraftaki gnomeyi bıçaklarını yaratığa saplamış şekilde gördü. Küçücük boyuna rağmen yaratığın dibindeydi. Söylediklerinde ise içini rahatsız eden bir durum vardı. Ama ne olduğunu anlayamadı.

Edmond, yaratıkla adeta güreşe tutuşan kahraman Edmond, ise gnomenin yaratık artık hareketsizken yaklaştığını ve bıçaklarını batırdığında yaratığın hiç tepki vermediğini de gördü. Gerçi zaten yaratık pek tepki vermiyordu ama bariz ölmüş yaratığa kılıcnı saplayıp kahramanlıklarından kendine de pay çıkartıyordu bu gnom.

Posted: Thu Jul 09, 2009 7:52 pm
by CLiCKs
devrimk wrote:Bela karanlıktan faydalanarak yaratığın yanına gitmiş ölür ölmez sanki kendisi bıçaklamış gibi kılıçlarını yaratıktan arta kalanlara saplayıp çıkarmıştı.
"Ha ha! İşte bu kadar. Gördünüz mü nasıl gebertiverdik yaratığı, nasıl kullandım ölümcül kılıçlarımı?"
Kaşlarını çattı ve çenesini ovuşturdu. Hileye pek göz yummazdı ama hilemiydi acaba?

"Bunun bu tarafı (edmond'u tutan tarafı göstererek) yeterince ölüydü. Belki de ölmeden önceki refleks olarak bi yeri oynamıştır. Sende oraya dalmışındır." dedi iyi niyetli bir şekilde.

Posted: Thu Jul 09, 2009 8:25 pm
by Edmond
"Bela mısın oğlum sen?"

Sonra yere yattı.

"Biri üstümdeki bilmem kaç tonluk şu ağırlığı, ya da beni kaldırsın.Sanırım bu yaratığın bir parçası hâlâ üstümde çünkü niyeyse bir ağırlık var üstümde.Garip."

Daha sonra Bela'ya baktı.

"Galiba grubun adını ölülerle savaşanlar olarak değiştirmeliyiz."

Posted: Thu Jul 09, 2009 9:24 pm
by mathius
"Bu gördüğüm hiç te undead değildi ama...Güzel de isim doğrusu, Savaşçix kılıcınla ilgili bir sorun mu var baktırmalı mıyız?Yoksa şansın mı yaver gitmedi?"

Posted: Thu Jul 09, 2009 10:44 pm
by Edmond
Sanırım Bela onu öldürünce yeterince Undead idi.

Posted: Thu Jul 09, 2009 11:36 pm
by dwaxer
.

Thorkill ve klonları yavaş yavaş canavara yaklaşırken, "arkadaşlar, lar, lar... bu yaratığın, ğın, ğın... içini açalım, lım lım belki item filan vardır, dır, dır.." dedi(ler) (yandaki illüzyonlar da kendini taklit ediyor bazen, eko yapıyor) :-P

Yarasaya telepatik bir mesaj yollayarak, kuyuya tekrar bir keşif gezisine inmesini söyler.

Edmond'un başına giderler. "Dostum, um, um... Bu savaş sana ağır geldi, di, di, di, galiba, ba ba baba..."

.

Posted: Fri Jul 10, 2009 12:09 am
by Edmond
"Bu yükün de üstesinden kalkacağız Allah'ın izniyle"

Dedi fazla Yeşilçam izlemiş Edmond.

Posted: Fri Jul 10, 2009 12:35 am
by mathius
Tikel;
level 1 büyü sayısı 3 e düşmüştü en son (speak with animal)

-Sorunumuz daha da büyüyebilir...Ayım acık...

-(1 dakka süresinin dolmadığını varsayarak...) Ayı deme ayıp oluyor.
-Ayısın ama...

-Herneyse karnı acıktı ve karnını doyurmadan gidesim yok.

Saint Anger;
Thorkil'e doğru bakıp;
"Oh şimdi anladım, ölüyü öldürdü. Calibar aşkına evlat senin neyin var ha? Yaptığın savaşın güzel doğasını bozuyor!"

Sonra da Edmon'a döndü ve;

"Ayın konusunda yapabilecek birşeyim yok ama sanırım Edmond konusunda birşeyler yapabilirim.Bu konuda yardımcı olur musun? şimdi bu adamın neyi var bir bakalım..."

Posted: Fri Jul 10, 2009 7:02 pm
by devrimk
Edmond wrote:Sanırım Bela onu öldürünce yeterince Undead idi.

"Undeadmiydi? Daha bir jöleyle undeadi karıştırıyorsan senden cekeceğimiz var. Sakın jöle kuvvetinin yanında beyininden de bir kısım almış olmasın?"
Omuz silkti, sonra neşeyle güldü.
"Neyse zafer günüdür arkadaşlar gidip paramızı alalım ve bu köyde güzel şarap satan bir han varsa gidip içelim. İlk içkiler benden!"