Page 5 of 7
Posted: Sun Mar 15, 2009 5:25 am
by Edmond
Firble wrote:Hoca tüm ayrıntılara dikkat etmeyecez ki sen bize süpriz yapabil. Büyük sihirbaz Hudini nin şöyle dediği rivayet edilir. Eğer insanları bir filin kaybolduğuna inandırmak istiyorsan tek yapman gereken fili önlerinden elıp götürürken başka yere bakmalarını sağlamaktır.
Bu arada amatör bir şairden bir öneri, çok ciddiye alma ama işine yararsa kullan. Emre ile Serdar'ın çocuklukları ile ilgili belki ufak bazı çelişki noktaları yaratabilirsin, olaylar renkler vesaire...
Bu arada şu kesinlikle güzel olmuş... Genelde şeytan öykülerinde ya çocuk babasının şeytan olduğunu öğrendiğinde baba babacım deyip önceki tüm hayatını silip atıyor. Ya da onun çevresindekiler daha önce onu sevmiş insanlar meğer sen şeytanın oğluymuşsun ben bunca yıl koynumda "şeytan" beslemişim diyorlar. Ã?ocuğun ruhsal değişimi çok hızlı oluyor ve bu beni çok rahatsız ediyor. Mesela Omen 2 de çok çok küçük de olsa bu konuya biraz özen göstermişler ama yeterli değil diye düşünüyorum ben...Biraz bizde yıllarca Bizans Prensi olduğunu zanneden Cüneyt'in bir Türk çocuğu olduğunu öğrenince koskoca bir hayatı bırakıp bir anda öbür tarafa geçmesine benziyor... Bilmiyorum belki ben kan bağını aşırı önemsiz, yetiştiğin aile ve kültürü aşırı önemsiz buluyorum.
Özellikle buna özen gösterilmesi sanırım hikayenin en güçlü yanı ama aynı zamanda tehlikeli çünkü kırk yıllık öykülerde olanın aksi bir durum söz konusu... İnsanlar da öbürüne alıştıklarından bunu daha çok garipseyecektir. Bu da duygusal geçişleri daha önemli hale getiriyor.
Bu konuda katılıyorum.Bu olayla en güzel dalga geçen Kahpe Bizans filmi idi.Orada Cengiz Küçükayvaz, homoseksüel bir elemanı oynarken, türk olduğunu öğrenince sakalları çıkıyordu ve Türkçenin (doğru yazdım!) Cüneyt Arkın lehçesi ile konuşmaya başlıyordu.
Hikayede Serdar'ın şeytanın oğlu olduğunu öğrenince verdiği tepki bence çok hoş: "Ee, ne yapayım yani?"
Posted: Sun Mar 15, 2009 6:19 am
by Firble
Klasik replik her halde şöyle olurdu... : ) ) ) )
Ne şeytan babam mı? Biliyordum biliyordum zaten öyle olduğunu... Babacım babacım babam benim...
Tamam biraz dalga geçtim. Ama bir iki dakika şaşırdıktan sonra daha öncelerdeki melek Serdar babasının oğlu haline gelirdi beş dakika içinde...
Ancak Catboy'un tarzında ilginç bir noktanın da karakterlerin normal insanların belki günlerce kendine gelemeyeceği haberleri genellikle doğal sıradan karşılaması. En azından böyle epey sahne dikkatimi çekti...
Gerçi sonlara doğru bu değişti. Mesela Emre'yi bile şaşırtan bir sahne yaşadık ki Emre ilk hikayede neredeyse her şeyi soğukkanlı karşılayan bir karakterdi.
Posted: Sun Mar 15, 2009 11:56 pm
by catboy
Leonard Lous'un kısa hayatı bölümünde henry soul'un çocukluğu, aziz bey ile tanışması, sevgi ile yaşadığı yasak aşk, sevginin babası necdet bey ile yaşadığı tatsızlık, emre'yi ilk yanına aldığı zamanlar, leonard lous ismini alması, kwan juon mezarından şeytan elması bitkisini tarikattan önce bulması, emir ile olan tanışıklığı ve gökçe ile olan asistan-patron ilişkisi işlenecek! Henry Soul neden, nasıl, ne zaman bunları yaptı sorularına yanıt veren bir bölüm olacak!
Posted: Tue Mar 17, 2009 2:52 am
by catboy
gerçekler açğıa çıkıyor, artık hesaplaşma zamanı!
En uzun ölüm zamanı bölümünü bitirdim, yorumlarınızı bekliyorum. henry soul'un tüm hayatı artık gözler önünde!

Posted: Tue Mar 17, 2009 5:00 am
by Edmond
Gerçekten de TÃ?M hayatı, yani artık daha fazla hikaye olmaz herhâlde Llous ya da Hsoul hakkında
Gökçe'nin Henry'nin akrabası olduğuna emindim.Kardeşi, tuttu işte

Ã?vey de olsa.
Ayrıca Benjamin Kwan Juon'a onca artistlik yaptı, sonra Kwan Juon onun oğluna artistlik yaptı

Gerçi öldü

Herkes ölüyor sanki
Gerçekten de uzun ve heyecanlı bir bölümdü.Ayrıca ufacık bir şeyi daha öğrendik.Alperen'in (artık o kimse?!) kamerasında o gün olanlar hâlâ duruyor.Zaten bu aynı zamanda Emir'in ölüm sebebi
Ayrıca Emre'nin nasıl tarikata bulaştığını da öğrendik.
Ha bir de Sevgi'nin Henry'yi hiçbir zaman sevmediğini, aksine onu para için kullandığını, ve bir uyuşturucu manyağı olduğunu öğrendik
Benjamin'in Henry'den de Gökçe'den de nefret ettiğini öğrendik
Bütün bunları geçelim, Serdar'ın ilaçtan kurtulduğunu bildim

Ama Henry'nin harakirisi aklımdan geçmemişti açıkçası.Sevgi'yi göreceğini düşünmüştüm ama intiharı değil.
Çok güzel ve uzun bir bölümdü

Posted: Tue Mar 17, 2009 6:56 am
by catboy
Peki Henry'nin odasına kim girdi, Serdar kime o son sözleri söyledi? Bu arada Emre ve Damla nerede? Gökçe ne yapıyor? Gökçe'nin bahsettiği casus kimdi? Bu sefer Henry Soul-Leonard Lous'u kesin kaybettik herhalde, tekrar kurtulur diye tahmin eden biri var mı?

Posted: Tue Mar 17, 2009 5:15 pm
by Edmond
catboy wrote:Peki Henry'nin odasına kim girdi, Serdar kime o son sözleri söyledi? Bu arada Emre ve Damla nerede? Gökçe ne yapıyor? Gökçe'nin bahsettiği casus kimdi? Bu sefer Henry Soul-Leonard Lous'u kesin kaybettik herhalde, tekrar kurtulur diye tahmin eden biri var mı?

Henry'nin odasına tabiî ki Benjamin girdi diye düşünüyorum
Emre ve Damla nerede olabilir? Hmm, Aziz bey ile birlikte olduklarını düşünüyorum.
Gökçe'nin casusu bence Emir idi
Hsoul gitti

Posted: Fri Mar 20, 2009 12:42 am
by catboy
arkadaşlar son yazdığım bölüme 3 yeni sahne ekledim, henry soul'un hayatını anlatırken arada eklemeyi unuttuğum bir kaç sahne vardı da onları da ilave ettim.
bir de 13 bölümde değil de 14 bölümde bitirmeye karar verdim. Kalan son bölümerin isimleri ise,
11- Neysek Oyuz - I
12- Neysek Oyuz - II
13- Karanlığın Hizmetkarı (Bu bölümün sonuna dikkat!)
14- Ölümün Yükselişi (Bu bölüm çok önemli bir bölüm, çünkü ya düşündükçe heyecanlanıyorum tarikatı kuran kişiyle tanışacağımız ve aslında ups neyse burası çok sürprizli! ama çok süper hayal ettikçe bu bölümü heyecanlanıyorum.)
şunu ilave edeyim ki son bölümde öykünün tüm ana ve yan karakterleri varlar, tümü diyorum ilk kitaptan kwan juon, kerem bey, alperen, ahu'dan tut da damla, emir, gökçe, henry'sine kadar. bu bölüm gerçekten de çok özel bir bölüm ve neydi ne oldu bölümü!

Posted: Fri Mar 20, 2009 6:15 am
by Edmond
Son iki bölümü okudum, böylece Henry abinin nasıl bu işlere bulaştığını da anladık.Henry'nin nasıl bir psikopat olduğunu da

[/quote]
Posted: Mon Mar 23, 2009 9:10 am
by Firble
Daha tamamını okumadım ama şimdiden çok güzel bir bölüm olduğunu yazabilirim rahatlıkla. Ã?nceki bölümden çok daha heyecanlı geçiyor benim açımdan. Henry Soul birden daha çok dikkatimi çeken bir karakter haline gelmeye başladı daha önce zihnim onu biraz daha gerilere atmıştı.
Ufak bir not Catboy. Hikayenin 10 ya da 20 yıl önceki bölümleri bittiğinde belki Günümüz diye bittiğini hatırlatırsan daha iyi olabilir.
Posted: Mon Mar 23, 2009 1:34 pm
by Firble
Vay be kesinlikle çok etkiliyici olmuş be kardeş. Kesinlikle hikayenin kalanı ile de uyumlu... Ã?nceki bölümleri geçerek kesinlikle benim en sevdiğim bölüm oldu. Dört dörtlük diyecek fazla bir şey yok...
Özellikle Azrailin isminin ortaya çıkışını ve her zamanki gibi Emre karakteri ile ilgili bölümü çok sevdim.
Posted: Tue Mar 24, 2009 7:07 am
by Illyra
yorum yazmaya ancak fırsat bulabildim. bu uzun, açıklayıcı ve güzel bir bölüm olmuş. henry'nin hayatındaki çoğu ayrıntı ve bilmediğim şeyleri okuduğumda, karakteri kafamda iyice oturdu, ve gözlerimin önünde tam olarak canlandırabildim. hatta nasıl hissettiğini bile duyumsayabildim. bence bu bölümü böyle yazman çok iyi olmuş, cidden okudukça kendimi yazıların içine düşecekmiş gibi hissediyorum (gerçi çoktan düştüm bu hikayenin içine de

)
anlatım açısından bu bölümde çok daha etklieyici olduğunu söylemek istiyorum, eğer böyle yazmaya devam edersen, yakında okurken her şeyi zihnimizin içinde canlandırabileceğiz.
bir çok şey beni şaşırttı. aziz bey in isminin geldiği kısım benim de çok hoşuma gitti açıkçası. henry nin ise şefkatli birisi olması... insanı gerçekten üzüyor. belki de başka seçeneği yoktu... aslında geçmişte nasıl bir insan olduğunu düşündükçe, henry nin huzur bulmasını umuyorum...
ayrıca sadece benim isteğim üzerine ayin sahnesini yazdığın için çok teşekkür ederim. çok gerçekçi olmuş, çok hoşuma gitti (böyle abuk subuk ayrıntıları severim bilirsin), henry i sevmeme rağmen, babalığından bir o kadar tiksindim...
ama olayların en aslını düşünecek olursak...
bence diğer bölümleri beklemek daha iyi olacak, yoksa hepsini ağzımdan kaçıracağım
emeğine sağlık, çok güzel bir bölümdü

Posted: Fri Mar 27, 2009 6:05 am
by catboy
finale doğru gidiyoruz, yeni bölümü ekledim yorumlarınızı bekliyorum

Posted: Fri Mar 27, 2009 6:31 am
by Illyra
bu bölümde en sevindiğim şey, ashriel in geri dönüşü oldu. hem de damla nı bedeninde

hacer in de bu işlerin içine bulaştıktan sonra öyle arabasına binipte rahatlıkla her şeyi unutabileceğini zannetmiyorum. başına bir iş gelir bence. şimdi bana hiç kızma ama başından beri haver karakterini sevmedim ben. öncelikle doktorlardann hoşlananmam beni herp gergin hissetirirler bu yüzden olabilir. ikincisi, kardeşi acı çektiği halde, onun ölmesine izin vermediği ve sevdiği birisine ölüm korkusu yüzünden acı çektirdiği için. ayrıca davranışlarını biraz kaba ve yapmacık buluyorum. bilmem anlatabildimmi :plotting:
şimdi mezarın başında genç bir aziz bey, bir adet damla bedeni kullanan ashriel, bir emre bir de serdar varken, aniden ortaya gökçe çıkıverdi. bence her an başka şeylerde olabilir, devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
cidden ahsriel in dönmesine çok sevindim bu arada, umarım biraz daha kalır ve vangelis i biraz pataklar

Posted: Fri Mar 27, 2009 9:46 pm
by catboy
Bir kaç sorum var sizlere tahminlerinizi merak ediyorum

1- Henry Soul öldü mü ölmedi mi? Öldüyse bu olay diğer karakterleri ne derece etkileyecektir sizce? Ölmediyse nasıl ölmedi?
2- Aziz Bey ve Ashriel dünyada olduğu zaman diliminde ruhları güven içinde öte dünyaya taşıma görevini üstlenen, henry ve serdar ile tanışan vangelis isimli melek hakkında neler düşünüyorsunuz?
3- Hacer'i bir daha görebilecek miyiz?
4- Gökçe orayı nasıl bulabildi? Aziz Bey, Ashriel, Serdar ve Emre'ye karşı bir tabancayla dikilme cesaretini nasıl bulabiliyor, nasıl bir planı var?
5- Beşinci aşama gerçekleşecek mi?
6- Dördüncü aşamayı hatırlatmak gerekirse elçinin beşinci aşama için paylaştığı bilgi neyin nesiydi acaba ve mesajı Gökçe nasıl çözebildi?
Tahminlerinizi bekliyorum
