Page 5 of 14
Posted: Sat Sep 15, 2007 5:18 am
by Edmond
Edmond hayranlıkla bakakalmıştı.Gnomun yanlız olmadığına yemin bile edebilirdi dışardan bakan birisi.Keşiş Gnom'un nasıl içeri sığdığını merak etmeye başlamıştı.Ardından gülümseyerek, *Bence bu 4 tabloya sizin 10 kaslı arkadaşınızın resmini yapsaydınız inanmayan kimse kalmazdı* dedi.Sonra iki eliyle de makarayı kavradı ve son gücüyle çekmeye başladı.
Posted: Sat Sep 15, 2007 9:01 pm
by liero
Liero Bors'un yanına yaklaştı, gnomun verdiği haritayı incelemeye başladı.
'Bu harita işimize yarıyabilir'
Posted: Sun Sep 16, 2007 1:58 am
by Hakikatli-TormII
Nielas haritayı görünce Bors'tan cevap beklemeden yanına gitti ve incelemeye başladı. Liero'ya "aslında köye gidip sorarak ta bulabilirdik, ama hata yapmamızı engelleyecektir. Han yerine ahıra girmemizi önler." dedi. Ama bunları onu sinirlendirmek yada iğnelemek için söylememişti. Elini Liero'nun omzuna koydu ve samimiyetle vurdu. Bunu yaparken ağzında çocukça bir sırıtış vardı. Büyücünün ciddi yapısını azda olsa bozmayı umuyordu. Haritayı daha dikkatli inceledi ve "Güzel bir köymüş biraz boğazlarımızı temizleyecek içecek ve sıcak bir yatak bulabilirsek her yer güzeldir zaten" diye ekledi.
Posted: Mon Sep 17, 2007 4:02 am
by Barzini
Bors haritaya uzun uzun baktı, aradığı şeyi bulamamıştı aslında ama ciddi bir istirahata ihtiyacı vardı, sadece bir kaç saat önce bir ağacın dibinde uyuklamıştı. Sonra orada birilerinin kendisine yardımcı olabileceğini düşündü, madem ki en yakın şehir Taşkent'ti bu küçük kasabada birileri elbet kendisine yardım edebilirdi. Yüzü aradığını bulamamanın veridiği bir somurtuyla Niles'a döndü;
"işim ne kadar sürer bilmiyorum, açıkçası aradığım yer Taşkent mi onuda bilmiyorum, orada işim bitince de büyük ihtimalle eskisi gibi o kasaba senin bu kasaba benim at sırtına dolanıp duracağım, yalnız mı olurum bilmiyorum."
Bors konuşurken sıkıntılıydı. Bir an sesinin tirediğini farkedip konuşmasını yarım bıraktı, derin bir nefes aldıktan sonra devam etti;
"Yani kısacası bu işi bitirdikten sonra ne yapacağım ne olacağım hiç belli değil, belki de vazifem hiç bitmeyecek ve ömrümün sonuna kadar orada kalacağım. Bilmiyorum"
Posted: Mon Sep 17, 2007 4:21 am
by Edmond
Edmond içerden konuşulanları dinliyordu.Gariban keşiş, biraz düşündükten sonra, *Ben biliyorum* dedi.*Biliyorum ki Tanrı dilediğini isteyene verecektir.Ta ki gönülden istesin* dedi.Bu keşişten beklenmeyen bir çıkıştı.Ve tüm gücüyle çekmeye devam etti
Posted: Mon Sep 17, 2007 5:59 am
by slickblade
Ã?AAT!!
....
GÃ?MM!!
....
Huor'un gücüne yenik düşen duvara saplı makara bir anda ayrıldı ve keşişin, arkasındaki eşyaların arasına büyük bir gümbürtüyle dalmasına sebep oldu. Eşyaların bir kısmı üzerine yığılmışken makara hala keşişin elleri arasındaydı.
---------------------------------------------------
O sırada gnomun yüzüne bakan varsa, yüzündeki -insanın içini ekşiten- buruşmayı farkedecekti.
"Sorun yok." diyerek karavana daldı Muçalanta ve keşişin bulunduğu yerden kalkmasına yardım etmek için ufak elini ona doğru uzattı.
Posted: Mon Sep 17, 2007 11:16 pm
by Edmond
Edmond utanarak ve yine kıyafetinden beklenmeyecek bir nezaretle kadının elini tuttu.*Çok özür dilerim* dedi, fakat kıpkırmızı olmuştu
Posted: Tue Sep 18, 2007 1:47 am
by Hakikatli-TormII
Nielas Bors'u dinledikten sonra adamın belirsizliği karşısında şaşırmıştı. Dalgınlıkla kafasını salladı. Sonra gelem gümbürtüyle irkildi oraya baktı. Karavanın içinden pek birşey göremiyordu ama birşeylerin karıştığı belliydi. Huor'un ben iyiyim diyen sesini duydu ve düşmüş olabileceği aklına gelerek gülmeye başladı. Muçalanta ona yardım etmek için koşuşturdu. " Evet muçalanta makara çıktığına göre şimdi sırada ne var?" Eğlensede canı sıkılmıştı ve gitmek istiyordu. Sonuçta yola, yolun ortasında karacan tamir etmek için çıkmamıştı. "Bana iş düşmüyorsa yolun ilerisine doğru biraz gidip bakayım, olur mu?" diye sordu hepsine.
Posted: Tue Sep 18, 2007 1:52 am
by Edmond
Edmond içerden hafif beline tutarak, *Benim için sorun değil, yeter ki oradan da ayrılma* dedi.Sonra bir de Düzenbaz aramak istemiyordu
Posted: Tue Sep 18, 2007 4:23 am
by Barzini
Gürültüyü duyunca kafası ister istemez karavana çevrildi, Nielas; gidip biraz yürüyeceğini söleyince; "bende karavana bakayım, şu işi bir an önce bitirip yola devam edelim" diyerek ayaklandı ve karavanın yanına geldi, Muçalanta'ya seslenerek "eee şimdi?" diye sordu.
Posted: Tue Sep 18, 2007 5:24 am
by Hakikatli-TormII
Nielas yol arkadaşlarının çoğunluğunun onayını aldıktan sonra gidecekleri yoldan ileriye doğru yürümeye başladı. Biraz gürültüden uzaklaşmış olurdu. Tek başına iyi bir yürüyüş. Ama yinede bunu çok uzatmayı planlamıyordu, tabi bir aksilik olmazsa. Yolun boş olmadığını merak ediyordu daha doğrusu yolun boşluğunun nedenini merak ediyordu. Dakikalarca yolun ortasında durmuşlardı fakat bir tek yolcu bile geçmemişti.
Yürümeye devam ederken bu tür düşünceler aklını kurcalıyordu. Kınındaki eğri kılıcını her ihtimale karşı biraz gevşetti.
Posted: Tue Sep 18, 2007 5:47 pm
by liero
Karavandan gelen sesleri duyunca karavan baktı, 'acaba ne zaman patlıyacak' diye tebessüm etti.
Asasına yaslanarak karavanın tamirinin bir an önce bitmesini umarak beklemeye koyuldu.
Posted: Wed Sep 19, 2007 12:31 am
by slickblade
Muçalanta elinden tutan
Huor'un ayağa kalmasını sağladı.
"eee şimdi?"
"Hep beraber karavanın önünü kaldıracağız ve birimiz makarayı takıverecek tekerin yerine" diye yanıtladı
Muçalanta ve kırık tekerin takılacağı yere doğru ilerlemeye başladı.
-------------------------------------------------------------------
Nielas yürüyüşünün ilk etabında dikkate değer bir farklılık gözlemleyemedi. Karavanın olduğu yerden en fazla 35-40 metre uzaklaşmıtı daha.
Posted: Wed Sep 19, 2007 12:42 am
by Hakikatli-TormII
Nielas boş yolda yürürken canı sıkılmaya başladı. Sakin ormandan başka birşey yoktu ama hayatı ona hiçbiryerde fazla güvende olamayacağını öğretmişti. Arkasına baktı. Arkadaşları konuşuyor, çalışıyor, bir şeyler yapıyordu. Bu yürüyüşü birazda işten kaçmak için yapıyordu.
Ã?nüne döndü, etrafını kontrol etti ve eskilerden hatırladığı bir şarkıyı mırıldanarak yoluna devam etti.
" Yol çağırır bizi, gel bize
O kandırır seni sinsice
Dikkat etmezsen her gece
Sonun ya yem olur ya bilmece"
Posted: Wed Sep 19, 2007 3:15 am
by Barzini
Bors, Hour'a baktı; "sanırım karavanı kaldıracak olanlardan söz ederken bizi kastetti." bunu söylerken gülümsüyordu, "gel bitirelim şu işi" diyerek karavanın ön tarafına geçti ve muçalantanın işaretini beklemeye başladı. işin sonuna gelinmiş olması onu heyecanlandırmıştı, sonundan yola devam edeceklerdi.