Page 5 of 9

Posted: Thu Dec 28, 2006 11:19 am
by WizardOfQuarks
Bence mümkün değildir arkadaşlar. Kutsal kitapları falan da karıştırmayalım lütfen. Olaya bilimsel olarak yaklaşırsak, bir cismi kuantalar haline getirip başka bir yere transfer etmek mümkün olabilir. Ama cismi kuantalar haline getirmek pek mümkün değil. Ayrıca işin uzay-zaman buyutu var. Kesinlikle mantıklı gelmiyor bana.

Posted: Thu Dec 28, 2006 11:34 am
by aransayes
daha öncede dediğim gibi şuan daki bilimsel gerçeklikle bakılırsa sonuçlar imkansız ve saçma çıkar.
Eğer Galileo o zamanın bilimsel gerçekleriyle yola çıksaydı dünyanın yuvarlak olduğunu asla bulamazdı. O keşfedene kadar herkes için kanun niteliğindeki dünya düzdür cümlesi artık değişmiştir. Yeni bir bilimsel gerçek vardır. Bu yüzden ilerde neler olacak bilinmez.

Posted: Thu Dec 28, 2006 1:01 pm
by WizardOfQuarks
aransayes wrote:Eğer Galileo o zamanın bilimsel gerçekleriyle yola çıksaydı dünyanın yuvarlak olduğunu asla bulamazdı. O keşfedene kadar herkes için kanun niteliğindeki dünya düzdür cümlesi artık değişmiştir.
Düzeltme yapmak istiyorum. Galileo Galilei, Dünya'nın yuvarlak olduğunu değil, Güneş'in etrafında döndüğünü ortaya koymuştur. Hatta Dialogo sopra i due massimi sistemi del mondo (İki Dünya Sistemi Üzerine Diyaloglar) adlı kitabında bu çalışmalarından bahsettiği için engizisyon mahkemesinde yargılanıp ev hapsine mahkum edilmiştir. Galileo'dan daha önce de başka bilim adamlarının evren modellerinde dünya yuvarlak olarak alınmıştır.

Posted: Thu Dec 28, 2006 1:06 pm
by aransayes
WizardOfQuarks wrote:
aransayes wrote:Eğer Galileo o zamanın bilimsel gerçekleriyle yola çıksaydı dünyanın yuvarlak olduğunu asla bulamazdı. O keşfedene kadar herkes için kanun niteliğindeki dünya düzdür cümlesi artık değişmiştir.
Düzeltme yapmak istiyorum. Galileo Galilei, Dünya'nın yuvarlak olduğunu değil, Güneş'in etrafında döndüğünü ortaya koymuştur. Hatta Dialogo sopra i due massimi sistemi del mondo (İki Dünya Sistemi Üzerine Diyaloglar) adlı kitabında bu çalışmalarından bahsettiği için engizisyon mahkemesinde yargılanıp ev hapsine mahkum edilmiştir. Galileo'dan daha önce de başka bilim adamlarının evren modellerinde dünya yuvarlak olarak alınmıştır.
hmm. Google da arattığımda her yerde bana Galileo Galilei nin dünyanın yuvarlak olduğunu keşfettiğini yazıyor. Hatta direk google daki bir siteden yazııy aktarıyım. Doğru değilse ben google nın yalancısıyım :)

Galileo Galilei, teleskop kullanarak gökyüzüne bakan ilk kişidir. Galilei, hem Dünya'nın yuvarlak olduğunu söylemiş, hem de Ay'daki karanlık bölge, kraterler ve tepeleri ilk ortaya çıkaran kişi olmuştur.

Not: söylemeden geçemeyeceğim teleskopla gökyüzüne bakan ilk kişi oldğu için tarihin görmüş olduğu ilk röntgenci olarakta tarihe geçmiştir :wink:

Posted: Thu Dec 28, 2006 2:40 pm
by WizardOfQuarks
Bu durumda ben de Stephen Hawking'ing yalancısı oluyorum... :roll:

Posted: Thu Dec 28, 2006 2:52 pm
by WizardOfQuarks
Aristo, Pythagoras, Hipparchus gibi filozof ve bilim adamları Dünya'nın yuvarlak olması gerektiğini milattan önceki yıllarda ortaya koymuşlardır. Bunun yanı sıra Galileo Galilei' den önce yaşamış olan Nicolaus Copernicus ünlü evren modelinde Güneş, Dünya ve diğer gezegenleri yuvarlak olarak göstermiştir. Bunun da yanı sıra yine Galileo Galilei'den önce yaşamış olan Ferdinand Magellan ve Christopher Colombus gibi kâşifler yaptıkları yolculuklarla Dünya'nın yuvarlak olduğunu kanıtlamışlardır. Başkaları da vardır mutlaka...

Sonuç 1: Galileo Galilei Dünya'nın yuvarlak olduğunu değil, Güneş etrafında döndüğünü ortaya koymuştur...

Sonuç 2: aransayes sen Google'ın yalancısısın... :evil:

Posted: Fri Dec 29, 2006 12:03 am
by Edmond
1-)Galile gerçekten Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü bulmuştur.Fakat onu da tamamen bilimsel gerçeklere dayanarak bulmamıştır.Eğer bilimsel gerçeklere dayanmış olsaydı hiçbir şeyin hareket etmediğini bulacaktı çünkü Güneş'in Dünya etrafında dönmediğini ispatlamak için hafif dışardan bakmak gerekiyor :D Bu arabanın içinden dışarıya bakıp herşey geri gidiyor demeye benziyor.Bunu kimse inkar edemez çünkü ellerinde kanıt yok.Kimse araba ilerliyor da diyemez çünkü ellerinde kanıt yok.Ancak herşeyin geri gittiğini görüyorlar.Bu nedenle o zamanki inanacakları tek şeyler kutsal kitaplar

2-)Galile Güneş hareket etmiyor demişti :D :D

Posted: Fri Dec 29, 2006 1:24 am
by Lixer
Göreceli olarak haklı da olmuştu

Posted: Fri Dec 29, 2006 5:45 am
by entreri2
Cisimlenme???Bilim gelişio ama o kadar gelişebileceğini sanmam :evil:

Posted: Fri Dec 29, 2006 7:53 pm
by WizardOfQuarks
Eğer bilim, zamanı kontrol edebilmemizi sağlayacak kadar gelişirse bu olay belki mümkün olabilir. :roll:

Posted: Sat Dec 30, 2006 2:42 am
by -zaman-
Ben şöyle düşünüyorum:
Bence bu olay konusunda deneyler yapılmadan bir şeye varılamaz.
Ã?rneğin,maddenin anti-maddeye tepkisiyle enerji üretilebildiğini iddia eden "Warp" teknolojisi ile ışık hızına ulaşılabileceği,hatta aşılabileceğini düşünenler var.
Bence bu olay ışık hızına dayanıyor:ışık hızına ulaşabilir miyiz?
Elimizdeki yöntemlerle hayır:D(bu yüzden warp gibi yaratıcı şeyler var ya)
Bildiğim kadarıyla "yakında atomları ışınlayacaklar".Ama bir insan ışınlama için gerçekten düşünmemiz gereken şeyler var:başta ruh...
Işınlanma mümkündür be ya!Ama hayvani boyutta enerjiye ihtiyacımız var sadece...


Bu arada:"Eğer bilim,zamanı yönetebilirse" diye bir şey geçmiş,aslında bilim zamanı zaman yolculuğuyla falan yönetebilir bence...
Ama zaman yolculuğunun önünde de bir çok soru var.(anne anneyi öldürme paradoksu gibi)
Ben bunları aşan 2 teori biliyorum:
1)Çoklu evren teorisi(Einstein'ındı sanırım):Kısaca zaman yolculuğunun bizi başka bie evrene götürmesi.
2)İmkansızlık(Hawking'indi sanırım):Zaman yolculuğu imkansızdır,her zaman bir sorun çıkacaktır.
Ben birincisine inanıyorum,bu bir çok şeyi net olarak açıklıyor.

Not:yazının saçmalığından dolayı özür dilerim,arkada bg çalıyor,okuldaki yılbaşı partisinden çıktım ve babam ödevin varsa yap diyip duruyor...

Posted: Sat Dec 30, 2006 6:38 am
by FrontsideAir
şimdi bilimin ilerleyiş hızına bakında direkt "İmkansızdır!" diyip sonradan da pişman olasım gelmiyor. Ama şu anki fikirlerimle bana pek de olası gelmiyor.

Uzay-zaman ya da bükülme gibi şeylere pek girmeyeceğim, eğer ışınlanma (ya da cisimlenme) denilen şey bir yerden bir yere bir anda (ya da ışık hızıyla) gitmeyse 2 şey geliyor aklıma;

1- Bu hıza ulaşmayı bünye kaldıracak mı?
2- Işınlanma ile değişen ortam koşullarını bünye kaldıracak mı?

Pratikte ışınlanma uzun mesafelerde önemli olacak herhalde, bu sebepten yukarıdaki 2 sorun çıkıyor. Bildiğiniz gibi denizden çok hızlı çıkmanın etkisi olarak vurgun yeme denilen olay gerçekleşiyor ve çok yüksek hıza ulaşan uçakların pilotlarına basınç için elbise giydiriliyor. Hani deneylerde cisimleri veya canlıları kısa bir mesafe ışınlasalar dahi asıl kullanım amacı gerçekleşene kadar neler çekilecek?

Bir de yukarıda söylenen birkaç şeye kendimce açıklık getirmeye çalışacağım.

1- Kola kutusu deneyi: Işınlanla gibi ciddi bir konuda deney yapan amcaların ışınlamak için bula bula kola kutusu bulmuş olmaları bana oldukça ilginç göründü. Ben olsam en azından moleküllerin yerinde durup durmamasının çok fark etmemesi için saf bir madde tercih ederdim. =)

2. Metafiziksel boyut: Ben ruhun vücudun içinde bulunan yarı saydam şey olmasını pek mantıklı bulmadığım için ışınlanma denen şeye ters düşecek en önemli şey olmadığını düşünüyorum. Tabii konuyla pek alakası yok bunun, sadece söyleyeyim dedim.

Posted: Sat Dec 30, 2006 1:30 pm
by Dilbao
Teleportation imkanlıdır ama filmlerde görüğümüz gibi ışınlanma şeklinde imkanlı olamaz ne yazık ki. Işınlanma işlemi teoride kişinin atom düzeyinde haritasının çıkarılıp yeniden farklı bir ortamda yaratılması anlamına gelir ki bu da aslında kopyasını yaratmaktan başka birşey değil. Yani ışınlamadık, basitçe atomları birleştirip yepyeni kopyasını yarattık.

Fakat Wormhole denilen bir durum var ki bunu teleportation olarak görebiliriz. Yani evrenin bükülüp iki noktasının geçit olacak şekilde birleşmesi olarak özetlenebilir anlaşılır bir dilde. Fakat bu durum teoriden öteye gitmiş birşey değil ama açıkcası ışınlanmadan çok daha mantıklı görünüyor.

Bakınız çizerek anlatıyorum:Image

Güzel resim değil mi? :)

Posted: Sat Dec 30, 2006 1:56 pm
by Dilbao
Ayrıca ışık hızı geçilmez, enerji olmak lazım falan gibi şeylerin de doğru olduğu pek söylenilemez. Bize öğretilenlerin basitçe formüllerin basite indirgenmiş ve limitlendirilmiş olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Oysaki, birincisi ışık hızını yanlış öğretiyorlar bize. Doğrusu boşlukta c=299792,458km/sn şeklindedir. İkincisi hava, su ve cam gibi nesnelerde bu hız değişkenlik göstermektedir. Yani elimizde sabit bit hız bile yok. Son olarak da abilerimiz zaten bu hızı geçmiş, hiç kimse sonsuz yada enerji olmamış. Sezyum atomlarını ışıktan 300 kat büyük bir hıza ulaştırmışlar. Demekki olabiliyor.

Posted: Sat Dec 30, 2006 3:55 pm
by WizardOfQuarks
Dilbao wrote:Fakat Wormhole denilen bir durum var ki bunu teleportation olarak görebiliriz. Yani evrenin bükülüp iki noktasının geçit olacak şekilde birleşmesi olarak özetlenebilir anlaşılır bir dilde. Fakat bu durum teoriden öteye gitmiş birşey değil ama açıkcası ışınlanmadan çok daha mantıklı görünüyor.
Her ne kadar bana da ışınlanmadan daha mantıklı gelse de, bu olayın teoriden öteye gidebileceğini hiç sanmıyorum. Ã?ünkü negatif enerji diye bir şey yok (kara enerjiyle karıştırmayalım). Henüz varlığına rastlanmış bir şey değil. Sadece teorinin açıklarını kapatmak için ortaya atılmış bir şey. Varsa ne âlâ ama yoksa şansımıza küselim. :roll:
Dilbao wrote:Ayrıca ışık hızı geçilmez, enerji olmak lazım falan gibi şeylerin de doğru olduğu pek söylenilemez. Bize öğretilenlerin basitçe formüllerin basite indirgenmiş ve limitlendirilmiş olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Oysaki, birincisi ışık hızını yanlış öğretiyorlar bize. Doğrusu boşlukta c=299792,458km/sn şeklindedir. İkincisi hava, su ve cam gibi nesnelerde bu hız değişkenlik göstermektedir. Yani elimizde sabit bit hız bile yok. Son olarak da abilerimiz zaten bu hızı geçmiş, hiç kimse sonsuz yada enerji olmamış. Sezyum atomlarını ışıktan 300 kat büyük bir hıza ulaştırmışlar. Demekki olabiliyor.
Einstein'ın görelilik kuramına göre (hem özel hem de genel) ışık hızı üst limittir ve geçilemez. Işığın boşluktaki hızı sabittir ve değeri de arkadaşımızın dediği gibi c=299792458 m/s'dir. Bu değerde herhangi bir hata payı da yoktur. Farklı ortamlarda ışığın dalgaboyu değiştiği için hızı değişir ama c'yi geçemez. Görelilik kuramı geçerliliğini koruduğu sürece de böyle kabul edilecektir. Ya da şu şekilde açıklayayım E=mc^2 formülü kullanıldığı sürece ışık hızı geçilememiş demektir. :) Ã?ünkü ışık hızı geçildiği anda başta bu ünlü formül olmak üzere bir çok fiziksel ifade hatta yasa geçerliliğini kaybedecektir. Yani Sezyum atomları da ışık hızını geçememiştir malesef. Sadece ışık hızına % 80 civarında yaklaşabilmiştir. Bu da zaten parçacık hızlandırıcılarıyla yapılamayacak bir şey değil...