++ÖLÖ RUHLAR HANI++
Pencereler hızla sonuna kadar açıldılar ve içeriye büyük bir rüzgâr doldu. İnlemeler kapladı tüm hanı. Ã?ığlıklar eşlik ettiler inlemelere. Ateşler fırladılar duvarlardaki yerlerinden.
Cüce Gorath sırtındaki ağır cüce birası ile dolu olan fıçı ile birlikte mahzenden çıktı. Arkasında onunla sohbet etmek için peşine takılmış olan müşteriler vardı.
Cüce Gorath sırtındaki ağır cüce birası ile dolu olan fıçı ile birlikte mahzenden çıktı. Arkasında onunla sohbet etmek için peşine takılmış olan müşteriler vardı.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Etrafına bakındı, gözleri dikkatle masalarda gezerken bir an Cüce'e takıldı. Zamanın Cüce üzerindeki etkisini gördü ve gülümsedi bir an için.
- şarap istiyorum hancı...
- şarap istiyorum hancı...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Zamanın koruyucusu yavaşça tapınağın dışına doğru ilerledi. Geriye baktı ve yüzünde anlık bir gülümseme oluştu. Tapınaktan dışarıya çıktı ve dikkatle ardına baktı. Zamanın akışı bir an yavaşladığında Tapınağın Koruyucusu zamanın akışına karıştı ve ardına silik bir ses tonu kaldı.
- Tapınak Hala gözlerimin önünde... Korunması gerektiği anda...
Handaki adam zaman karıştığında ardında küçük bir kutu vardı. Masanın üzerinde duruyordu.
- Tapınak Hala gözlerimin önünde... Korunması gerektiği anda...
Handaki adam zaman karıştığında ardında küçük bir kutu vardı. Masanın üzerinde duruyordu.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Cüce Gorath kutuya ilerledi ve kutuyu alarak salladı. Sadece iki tarafa vuran tıkırtılar geldi kutudan. Omuzlarını silkti ve açtı kutuyu. Çalı gibi kaşlar çatıldı açması ile birlikte...
Orada ruh emen ziynet duruyordu. Dikkatle kaldırdı ziyneti ve baktı. Unholy öldüğünde yokolan ziynetin aynısıydı. Peki güçleride aynımıydı. Ziyneti hızlıca baltasına yerleştirdi. Aynı anda öldürdüğü elf kızının çığlıklarını duydu. Her gece rüyasında gördüğü elf kıznın çığlıklarını. Azalinin ona lâneti verdiğinden beri rüyalarından hiç çıkmayan o çığlıkları...
Orada ruh emen ziynet duruyordu. Dikkatle kaldırdı ziyneti ve baktı. Unholy öldüğünde yokolan ziynetin aynısıydı. Peki güçleride aynımıydı. Ziyneti hızlıca baltasına yerleştirdi. Aynı anda öldürdüğü elf kızının çığlıklarını duydu. Her gece rüyasında gördüğü elf kıznın çığlıklarını. Azalinin ona lâneti verdiğinden beri rüyalarından hiç çıkmayan o çığlıkları...
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
- Drizzt_Dourden
- Kullanıcı

- Posts: 259
- Joined: Tue Feb 10, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
-
winterwolf
- Kullanıcı

- Posts: 268
- Joined: Fri Jan 02, 2004 10:00 am
- Location: Ankara
- Contact:
Weodner gidenlerin ardından bir süre boş boş baktı. şişedeki şarap artık bitmeye yüz tutmuş, duvarlardan fırlayan ateşler gittikçe kendini garip hissetmesine yol açmıştı. O soğuk mekanlardan gelmişti. ateş bu yarım-elf için hep koruma ve ısı sağlamıştı. Onun gözünde alevlerin anlamı buydu sadece. Ya da en azından bu güne kadar...
Bu handaki ateşler ona işkenceyi çağrıştırıyordu. Bunun nedenini anlayamıyordu Weodner. "Ölü Ruhların Hanı" dedi yarım-elf kısık sesle "Kimse hanına bu adı boşuna vermez."
Yüzünde garip bir tebessüm belirdi. Kimbilir yol arkadaşı olsa bu ateşler için neler düşünürdü...
Korucu sakince ayaklandı. Hanın sahibine doğru yönelip cüceye bir selam verdi "Hanında bulunmak keyifliydi cüce Gorath. Yeniden görüşmek üzere..."
Bu handaki ateşler ona işkenceyi çağrıştırıyordu. Bunun nedenini anlayamıyordu Weodner. "Ölü Ruhların Hanı" dedi yarım-elf kısık sesle "Kimse hanına bu adı boşuna vermez."
Yüzünde garip bir tebessüm belirdi. Kimbilir yol arkadaşı olsa bu ateşler için neler düşünürdü...
Korucu sakince ayaklandı. Hanın sahibine doğru yönelip cüceye bir selam verdi "Hanında bulunmak keyifliydi cüce Gorath. Yeniden görüşmek üzere..."
�nen i-Estel Edain, ú-chebin estel anim
"I gave Hope to the Dúnedain, I have kept no hope for myself"
"I gave Hope to the Dúnedain, I have kept no hope for myself"
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests