YER ALTINDA BİR MABED(TANRI:APOCALYPSE)(KAOS, KATLİAM,

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Post Reply
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Andero Efla'nın kapısına iki defa vurduktan sonra kapının kendiliğinden yavaşça açılışını izledi. Ardından içeri girdi. Oda, kendi odası gibi genişti. Efla burada rahat bir şekilde çalışıyor olmalıydı.

- Kalmayacağım Efla. diye söze başladı Andero.

- Savaşçıların Tepesi'nden bahsetmiştim hatırlıyorsan bir kaç saat önce. Yerini buldum. dedi ve pouchbeltinden tepenin yerinin yazılı olduğu parşömen parçasını çıkartarak Efla'ya gösterdi.

- Efendinin bahsettiği diğerlerinin ne zaman tepede olacaklarına dair bir fikrim olmadığı için bir an önce tepeye gitmek istiyorum. Beni buraya yollayabilir misin? diye sordu.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Karanlık Raziel'i kovalıyordu. Cesur drow geldiği karanlık dünyada bile alışkın olmadığı denli bir hiçlikle başbaşaydı. Hisleri tamamen ruhaniydi. İçinde bir an için inanılmaz bir güç hissediyor. Bir an içinse ölümün soğuk nefesini ensesinde duyumsuyordu. Aklındaki son şey, alevler içinde yanan devasa bir yaratıktı...

Raziel yüzüne vuran soğuklukla gözlerini açtı. Kuvarslardan, elmaslardan ve daha nice kıymetli taştan oluşan bir koridordaydı. Keskin drow kulakları, koridorun aşşağı tarafından bir ses duymuştu.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Daeya
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2183
Joined: Tue Apr 13, 2004 10:00 am
Location: KarÅ?ıyaka
Contact:

Post by Daeya »

Shi'el'Elesia adamın patavatsızlığına karşılık olarak "Sen! Benim hareketlerimi yargılayacak konumda değilsin. Ne yapmam gerektiğini sana soracak değilim. ,Beni daha fazla kızdırmadan herşeyi en ince ayrıntısına kadar anlatmaya devam et." dedi kesin ve net bir şekilde. Ve kollarını bağdaştırarak etrafına yayılan auranın içinde adamı dinlemeye başladı.
Do you know the terror of he falls asleep? To the very tors he is terrified. Because the ground gives way under him, And the dream begins...
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Adam Shi'el'Elesia'nın bağırtısı karşısında bir an sindi ardından omuz silkerek,

- Ne istediğinizi anlatın ki ona göre cevap vereyim başrahibem. Siz gittiğinizden beri kendimizi kasoun yolunda geliştirmeye çalışmaktan ve bu yola başkarılarını davet etmekten başka bir şeyle uğraşmadık zira. Gereksiz ayrıntılılarla sizi sıkmakta istemem. Bu sebeple merak ettikleriniz cevaplamama daha mantıklı olacaktır.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Andero sözünü bitirdiğinde Efla çalışmasından ayrıldı. Ellerin birbirine sürterek eline bulaşmış olan tozu silkeledi. Yarı iblisin yanına giderek uzattığı parşomeni aldı. Bunun için kolunu kaldırması gerekiyordu. Boyut farkı çarpıcıydı.

Efla parşomeni dikkatli gözlerle inceledi. Kağıda biraz sert davranıldığı aşikardı. Yazı pek okunaklı değildi. Yarı iblisin parçalamaya yarayan pençeleri için yine de iyi bir yazı sayılırdı. Kağıda baya büyükçe yazıldığından yine de okuyabiliyordu Efla. Odasındaki boş parşomenlerden birine hızlıca not etti.

Andero ya dönerek konuştu:
-Kuşkusuz pek zor sayılmaz dostum. Fakat tek sorun daha önce Savaşçılar tepesinde bulunmamış olmam. Burada oldukça iyi açıklamalar olduğu gerçek. Fakat yine de gidebileceğin yer konusunda kesin konuşamam.

Efla konuşurken kendine özel kitapların-belgelerin olduğu yerden bir silindir çıkardı. içinden büyükçe bir rulo çıkartarak. Ortadaki büyük masada boş bir alan ayarladı ruloyu sererek. kenarlarına ağırlıkları yerleştirdi. Konuşmaya devam ediyordu.

-Bu nedenle daha önce bulunduğum herhangi bir yeri referans almak daha sağlıklı olur. böylece bir aksilik olsa dahi fazla uzağa gidemezsin.

Açıklamaları sadece Andero'nun bir durumla karşı karşıya kaldığında ne olduğunu bilmesi için yapıyordu. Parmağıyla savaşçılar tepesini buldu. Okuduğu notları da gözden geçirerek emin oldu.

-Apocalipse seninle olsun kerdeşim.

dedi. Andero'yu yollamadan önce. Aklına ister istemez yine şu kehanet geldi. Handa çingenenin yaptığı kehanet... Ölümlü bedeninden anılar... Fakat büyüye başlamadan konsantrasyonunu sağlamak için beyninden sildi bunları. Ve kaos büyüsünün garip dilinde büyüsünü örmeye başladı. Vakit sıkıntısı olmadığında büyüsünü zamana yayıyordu bu da kaos büyüsünün riskini azaltıyordu. Bu riskle yaşamaya alışmıştı. Hatta varlığının kaosla bütünetiğini hissediyordu bazen.

REnkli ışıklar dev yarı iblisin bedenini sardı ve bir saniye sonra ışıklar yok olduğunda Efla büyük odasında yalnızbaşınaydı. Büyük sorumluluk onu bekliyordu... Çalışmalarına vakit kaybetmeden geri döndü. İster istemez bazen Andero'ya verilmiş görevle ilgili düşünüyordu.
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Birkaç saatir yapacağı taşıma büyüsüyle ilgili araştırmalar yapıyordu. Pandemodeumda daha önce bulunmuştu. Fakat tekrar gitmek enteresan bir deneyim olacaktı. Orada olmak muhteşem bir histi. Ölümlü bedeniyle bile inanılmaz güçlere sahipti. Apocalipse'in seçilmişleri bir kez daha *O*nun boyutunda yürüyecekti.

Bütün notlarını bir parşomen rulosuna kaydetmişti. şimdi ise deneme yapma zamanıydı. Tapınağı taşımadan önce en azından kendi odasını taşımayı deneyebilirdi. Odanın merkezine yakın biryerlerde durdu. Herşeyi kontrol ettikten sonra artık denemenin vaktiydi.

Kolları iki yana açıldı ve Kaos büyüsünün karmaşık sözleri ağzından dökülmeye başladı. BAzen ahenkli bazen ahenksiz devam ediyordu fakat bu olması gereken şekliydi. Kaos enerjilernini kendisini toparlamış olduğunu hissediyordu bu iyiydi onlara ihtiyacı olacaktı. Fakat bu büyüler diyardaki dengeyi ve büyüsel olayları direk etkileyebilecek türdendi. Daha önce kişiler boyutlararası yolculuklar yapmışlardı. Fakat bir mekanla beraber boyut değişimini daha önce duymamıştı. Bunu ilk kez yapıyor olmak duygusu egosunu tatmin ediyordu. Herşey yolunda giderse bir süre sonra oda ve odadaki herşey olması gerektiği gibi Pandemodeum'a taşınacaktı...

Efla büyüsünü okudukça kaosun enerjileri Efla'nın etrafında yarı küresel bir zar oluşturdu. SAniyeler geçtikçe zar büyüyordu. Kaos tapınağı diyarda adeta kaos çeken bir merkez haline gelmiş olmalıydı. Fakat bu kargaşada kimsenin bununla ilgilenmeyeceğini düşünerek rahatladı. Hem bir kez tapınağı taşıdığında bunları düşünmesine gerek kalmayacaktı...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Efla vücudundaki değişimleri yazık ki hissedemiyordu. Eğer bir ölümsüz olmasaydı onu zevkte çılgına çevirebilecek kaosun saf özünün yarattığı o mükemmel karıncalanma hissini tatmak için ihtiyacı olan duyusal donanımdan yoksundu. Ama bildiği bir şey vardı ki, Efla, güçlüydü....

Efla'nın elleri havada ahenkle dans edercesine ilerledi ve durgun havayı yumuşakca yardı. Efla büyüsünde acele etmiyor ve sakince gücünü dokuyordu. Kısa süre sonra konsantre olmuş ölü bedenin ellerini hafif kırmızı güç çizgileri takip etmeye başladı. Efla'nın elinden çıkan hafif çizgiler elinin nazik hareketleriyle havayı boyuyor ve rünler yaratıyordu. Efla yaklaşık bir dakika boyunca büyüsüne devam etti. Artık zamanın yavaş yavaş geldiğini hissedebiliyordu. Ağzından güç sözcükleri döküldü ve ana boyutunun yerini zikretti.

"Es kastra mikrost larnne pandemonium"

Efla birden kendisini kapkaranlık bir ortamda buldu. Hiçbir şey göremiyordu. Ufacık bir ışık parçası bile yoktu. Uzaklardan gelen bazı homurtu sesleri duyabiliyordu.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Efla büyüsü bittiğinde durdu. Ve etrafı dinledi.En ufak ayrıntılara kadar dikkat etmeliydi. Muhtemelen başarılıydı fakat her ihtimali değerlendirmek gerekirdii. İncelemeleriönce seslere sonra kendine döndü. Eğer başarmışsa bir değişiklik olmalıydı... Mutlaka olmalıydı. Bunu ölümlü hisleriyle değil ölümsüz bedeniyle hissedebilirdi.

Bir kez başarılı olduğunu anladığında fazla vakit kayvetmeyi düşünmüyordu. Geri gitmek gelmekten daha kolay olacaktı....
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Efla'nın karanlıkta bile görebilen gözleri odasındaki eşyaları siyah beyaz görebiliyordu. Değişen bir şey yok gibiydi aslında. Sadece tavandaki büyüsel nesne odayı aydınlatmıyordu artık. Aslında Efla tavana baktığında, haznenin siyah sınırları içinde akan normalde grimsi nesnenin orada olmadığını farkedebiliyordu....

Efla odasının kapısına giderek kapıyı açtı. Dışarısı da odası gibi zifiri karanlıktı ve oda kesinlikle taht odasına açılmıyordu. Kapının açılmasıyla Efla giysilerinin geri doğru uçuştuğunu farketti. Rüzgar çok güçlüydü. Tıpkı eski günlerinde olduğu gibi...

Efla kapıyı kapattı ve arkasını döndü. Artık geri dönebilirdi....

Derken arkasından hafif bir ses duydu,

- Hoşgeldin onun yeryüzündeki kuklası... diye başladı ses. Efla arkasını dönüp baktığında karşısında havada süzülen şekilsiz beyaz bir cisim görüyordu....

- Onları buraya getir... *O* hepsini öngörmüştü... Sizi burada bekleyeceğim.... dedi ve kayboldu....
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

Yavaş yavaş emin oluyordu. Burası orasıydı. Işığın hiçbir hükmü yoktu. Daimi karanlık hüküm sürüyordu. Ve tahmin ettiği gibi artık tapınağa açılmıyordu. Tapınakta ne tür bir boşluğun oluştğunu merak ediyordu aslında. Pek fazla kişinin tecrübe edebileceği bir deneyim değildi bir odayı başka bir boyuta taşımak. Artık geri dönmenin zamanıydı.

Derken sesi duydu. Arkasına dömdüğünde ne olduğunu kestiremediği şeyi gördü. "ukla" şeklinde hitap edilmek pek gururunu okşamamıştı. Eğer sinirlerini kontrol edemeyen zayıf iradeli biri olsaydı ona bunu ödetmeyi dilerdi fakat mantığı öne geçti. Bıraksın istediğini desindi. Eğer söylediği gibi *O* bu varlıkla konuşmuşsa muhakkak işlerine yarayacaktı. Bu iyi sayılırdı en azından bu boyutta ne yapmaları gerektiği belirsiz değildi.

Tam varlığın ne olduğunu çıkarmaya çalışıyordu ki ortadan kaybolmuştu. Bu boyutta yaşayanlar hakkında irfanı vardı. Ama şimdilik yeterli olmamıştı. Belki başka bir zaman...

DAha fazla konuşmadı. Geri dönme zamanıydı. Burada güçlü olduğunu biliyordu. Kolay olacaktı. Kollarını kaldırarak kaosun saf enerjisini şekkilllendirdi. Odayı tapınağa geri taşıyacaktı...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Efla ellerini hafifçe kaldırdı ve lichin üzerini kaplayan görüntüsündeki insanımsı elleri pandemonium havasında ufak şekiller çizmeye başladı. Usta büyücünün sarsılmaz konsantrasyonu uzun bir süre devam etti. Efla ellerinden çıkan büyü çizgilerini görebiliyordu.

Efla büyüsünü sabırla ördü ve kısa bir süre sonra geldiği yere dönmesini sağlayacak sözleri söyledi.

"Es kastra mikrost larnne reva fisto"

Bir anda Efla'nın kulağına çalınan garip fısıltılar kesildi ve oda tavandaki hazne tarafından aydınlatılmaya başladı.
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Raziel_Zauvirr
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 79
Joined: Mon Sep 26, 2005 10:00 am
Contact:

Post by Raziel_Zauvirr »

Raziel korku ve merakı bir arada hissetti.Ama sonunda ne olacak diye düşündü,bu kadar yolu gelmişti ve geri dönmek için bir sebebi yoktu.Korku birkez daha meraka yenildi.Hissizleşen ayakları ileri koridora doğru bir adım attı ve bir adım daha.Koridorun sonunu göremiyordu ama ilerde birşey olduğunu hissediyordu.
'' Kendini gösterr!! Kılıcıma davranmadan gözlerime görün yoksa seni düşman olarak kabul ederim.Eminim bir drowun gazabıyla tanışmak istemessin!!!!

Ve gölgeden gelecek yanıtı bekledi.Her ne kadar sözcükler ağzından cesurca çıksada svaşmak istemiyordu çünkü yorulmadığı halde kendini ayakta zor tutuyordu...
Nindyn vel'uss kyorl nind ratha thalra elyhinn dal lil alust.
Efla
Site Admin
Site Admin
Posts: 3913
Joined: Sat Apr 10, 2004 10:00 am
Location: Ankara
Contact:

Post by Efla »

İşte olmuştu. Ebedi karanlıktan kurtulmanın yolu pandemodeumdan uzaklaşöaktı geri geldiğine neredeyse emindi. Fakat Tapınaktakilerin ne gibi şeyler hissetiğini merak ediyordu. Bunun pek bir önemi yoktu esasında.

Bir an için düşndü neden bütün tapınağı ve bütün herkesi alma riskine girsindi ki? Fakat düşünce pek uzun süre zihninde barınmadı. Pandemodeum'da olası güçleriyle dahi hayatta kalmak için yardıma ihtiyaç olacaktı.

Artık zamanı gelmişti. yok olmaya yüz tutmuş bu diyarı terk etmenin zamanı. Belki sonra gelebilirdi. Yıkımın izlerini incelemek ilginç bir araştırma olabilirdi.Gitmeden önce Kaosun Kalbiyle konuşmalıydı. Haber vermeye değecek tek kişiydi. Mırıldandığı birkaç sözcüğün ardından tam olmak istediği yerde; seçilmişin kapısının önündeydi. Kapıya iki defa vurdu ve bekledi.

Çalmadan girebilirdi belki. Bu kuşkusuz bütün bir odayı başka bir boyuta taşımaktan çok daha kolaydı. Ama bir çeşit saygıyı korumak için gerekliydi. Bu saygı saçmasapan bir saygı değil işe yarayan bir saygıydı. Bu yüzden korunmasına izin veriyordu. Diğer herşey gibi...
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Morien bir haber beklerken neler yapabileceğini düşünüyordu.. Oren in şovalyeciklerini durdurmaya gidebilirdi ya da taşın peşinden gidip kardeşlerinin yarım bıraktığı işi tamamlamaya çalışabilirdi. Azalin onun numaralarını çözerse bu onun sonu olurdu ki hiç hayırlı olmazdı, ne de olsa yokoluşun arifesindeydiler ve tanrılarından çıt çıkmıyordu..

olası ir düşüşte tanrısının onu yeniden hayata döndüreceğinden emin değildi, bırak hayata döndürmeyi cezalandıracağından bile emin değildi..Her ne olduysa tanrıları onlara ulaşamıyordu ama hala varlığı kesindi ki onun kudretini kullanabiliyorlardı..

derken kapı çaldı..
Morien için sıra dışı bir olaydı, olması gerekenden çok daha sıradışı..
bir an şaşkınlığa yenik düştü ve kapıya bakakaldı, ardından.

"Buyrun, kapı açık"
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Andero
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 758
Joined: Thu Jun 24, 2004 10:00 am
Location: İstanbul
Contact:

Post by Andero »

Dafnet ve Bloodlight değerli taşlarla döşeli yolun üzerinde duruyorlar ve etraflarına anlam vermeye çalışıyorlardı. Bloodlight'ın üstün eğitiminin ona vermiş olduğu içgüdüler bir şeyin çok yakın olduğunu ona anlatıyordu. Bu sebeple Dafnet'e beklemesini söylemişti.

İkili koridorun üst tarafından aşağı doğru yankılanan bir ses duydular.

''Kendini gösterr!! Kılıcıma davranmadan gözlerime görün yoksa seni düşman olarak kabul ederim.Eminim bir drowun gazabıyla tanışmak istemessin!!!!
Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 1 guest