Page 38 of 67

Posted: Fri Apr 18, 2008 3:39 am
by Edmond
Huor durumun vahimiyetini anlamıştı.Tehlikeli durumdaydılar, dikkat çekmemeliydiler.Gülümsedi adama.*Olren sizden sonra lider olacak, bize güvenebilirsiniz.*

Huor yeniden aynı adama baktı.Ã?yleyse biz burada Kerrher'i oyalarken oraya onun oğlunu göndermeliyiz.Grubumuzun kilit ismi kendisi, Safiel.Fakat son birkaç seferdir bizi aldatıyor.Eğer bu görevi yapamazsa onu öldürmek zorunda kalacağım.Bize güvenini ölçeceğiz.Fakat bu görevi yaparsa babasına karşı gelip, zaten sorun kalmıyor.Oraya yalnızca Safir -kendisine bu adı verdi- gidecek.Biz burada sizi koruyacağız.*

Huor Safiel'e son bir şans vermek istiyordu, fakat ciddi manada son şanstı o.

Posted: Fri Apr 18, 2008 3:56 am
by catboy
"Safielin çocukkluğunu hatırlıyorum. Çok yetenekli ve meraklı bir çocuktu. Özellikle ejderhalar ve büyücülerle ilgili her türlü öyküye meraklıydı. Onun hakkında bir şey bilmek zorundasın, orman elfi prensi. Ama bunu sır olarak saklayacağına söz vermelisin. Aslında Safiel'in annesi bir elfti. Bizim tapınağın sıkı kuralları vardır. Bunlardan biri hiç bir insanın yabancı bir ırkla evlenemeyeceğiydi. Benim amcam o sıralar yüce başkandı. Ama varis olarak beni çoktan seçmişti. Serferal adından güçlü bir büyücü vardı. Çok iyi yürekli, merhametli bir büyücüydü. Herkes onu severdi. Hiç kimsenin kalbini kırmazdı. Gezmeyi çok severdi. Bir gün Misat'a geri döndüğünde yanında genç bir kadın vardı. Evlenmişti. Ama amacmın onayalayamacağı bir durum vardı ortada. Genç hanım bir yüksek elf prenesesiydi. Yüksek elflerin kralının öz kızıydı. şu anda diğer kızının kocası yüksek elflerin kralı. Hatta aranızda şu anki kralın kızı ismi Algeniaydı galiba o bulunmakta. Her neyse tapınağımız çok güçlü büyücüleri vardı. Her biri oldukça kudretliydi. Amcam bu evliliği onaylamadıktan sonra elfin hamile olduğu ortaya çıktı. Bu resmen tapınağa küfretme ona karşı çıkmak demekti.
Tapınak Serferalın tüm insan topraklarına girme yasağı koydu. Karısı Alafel ise korkunç işkencelere maruz kaldı. öyle güçlü bir büyü yapıldı ki içindeki elf kanı vücudundan çekildi. Artık o bir elf değildi. Böylelikle yaşama saygı duyan Hikkere ilk defa karşı çıkılmış oldu. Ardından gerisi de geldi. Doğan çocuğa da aynı kara büyü yapıldı. Safieldi bu doğan. Ama artık o yarıelf olarak doğması gerekirken tüm elf özelliklerinden mahrum bırakılarak doğdu. Yıllar geçti Alafel daha fazla çocuğa hem annelik hem de babalık yapamadı. Artık ben yüce başkan olmuştum. O sıralarda güvendiğim genç daha yeni eşini kaybetmiş büyücü Kerrherle evlendirdim. Kerrherin de safielden biraz daha büyük bir oğlu vardı. Sonraları Kerrher güç peşinde koşmaya başladı. Tapınaktaki düzen bozuldu böylelikle."
"San agüvenebilirmiyim Huor. Bu sırrı annesinin ve baabsının geçmişini safiel bile bilmiyor. Bunu gruptan kimseye söylemeyeceğin konusunda sana güvenebilir miyim?"

Posted: Fri Apr 18, 2008 5:17 am
by Edmond
Huor başını öne eğerek:

*Elbette güvenebilirsiniz.Ã?yleyse Safiel'i yolculuğa gönderme vaktimiz geliyor?*

Ardından biraz olsun acıdı Safiel'e.

Posted: Fri Apr 18, 2008 6:06 am
by catboy
Başkan tekrar diğerlerini çağırdı. Elessar'a: "Babanı tanırdım. Onurlu bir adamdı. Bundan sonraki hayatın biraz zor olacaktır. Güven evlat kazanılması en zor ve en değerli şeydir. Bunu bir ekrer kaybettin mi zor geri kazanıldın. Onun için başalrda Misat'ta insanalrın tavırları sana karşı soğuk olacaktır. Ama zamanla her şey daha iyiye gidecektir. Buna eminim."
Safir: "Huor seninle özel konuşmak istiyor. Sana bazı şeyler söyleyecek." dedi ve Huor ve Safir ayrı bir odaya geçtiler.
"Olren'i hatırlıyorum küçüklüğümden. Misat'tan taşındığını bilmioyrdum." diye söyledi Safir Huor'a.
"Peki tam olarak benden ne istiyorsun , huor?" diye sordu ardından.

Posted: Fri Apr 18, 2008 11:48 pm
by Edmond
Huor biraz ürkerek:

*Safir, buranın başına babanın geçmemesi gerekiyoır.Senden Olren'i gizlice getirmeni istiyorum.*

Korkuyordu.Yol boyunca Lydronk'a takip ettirecekti Safir'i.

Posted: Sat Apr 19, 2008 12:28 am
by WeS_DeX
Deru agacların arasında yürüyordu.İntikam duygusu bütün bedenini kaplamıstı.Uzun süre yol aldı ve dinlenmesi gerektigini düsünerek oturdu.Aklı cok karısıktı.Digerlerine haber vermeliydi.Onlarla, özellikle Thereon ve Lydronk ile baglantı kurmalıydı onlara geri dönecegini söylemeliydi.Düsündü bir yol bulmalıydı.Aklına güzel bir fikir gelince hafifce gülümsedi.Bir baykus summonladı.Baykus bir süre uctu ve omzuna kondu.Sonra elini bir agacın gövdesine koyarak büyük bir yaprak kopardı.Yapragı büyüyle hafifce irilestirdi.Bir dal parcası bularak narince yapragın üzerine yazmaya basladı;

"Hic kimseye veda edemeden ayrıldıgım icin üzgünüm.Sizlerin yanına dönmek icin sabırsızlanıyorum.Thereon, Lydronk'un yanından ayrılma.Senin güvende olup olmadıgını merak ediyorum.Lydronk'a gelince hayatımı kurtardıgı icin ona tekrardan tesekkür ederim.O olmasaydı su anda yasamıyor olurdum veya bir ayagım sakat kalabilirdi.Hepinizle tekrardan görüsecegim günü bekliyorum fakat öncelikle yapmam gereken son bir iş kaldı.En yakın zamanda görüsmek dilegiyle...

Deru Abysscrime..."

Yapragı katlayarak baykusun pencelerine sıkıstırdı."Sagsalim git ve onlara bu mektubu ver kücük arkadasım.Senden tekrardan haber getirmeni istiyorum.Simdi gidebilirsin.Elluna-teh rassa..." dedi ve baykusun gidisini seyretti.Yoluna tekrardan devam etmeye basladı.Yaklastıgını biliyordu.İntikam duygusu tekrardan kendisini gösterdi.Adımlarını hızlandırmaya basladı.

Baykus gökyüzünde süzülüyordu.Hızlıca kanat cırparak bir yukarı bir asagıya giderek yol alıyordu.Sanki asagıda olup biten herseyin tadını cıkarıyordu.Manzara karsısında dans ederek gidiyordu.Gözüne dev Troller Goblinler ve farklı canlılar carpıyordu fakat onların kendisine ulasamayacagının verdigi rahatlıkla ucuyordu.Uzun süre uctu.En sonunda ormanın seyreklesmeye baslamasıyla yorgunluk bir olmustu.Grubu arayısa basladı fakat basarılı olamadı.Hic bir iz bulamayınca caresizce bir dala kondu.Bir sekilde Deru'nun kendisiyle baglantıya gecmesini bekledi.

Posted: Sat Apr 19, 2008 1:42 am
by catboy
"Olren... Ne tesadüf tam da vali Diluvanın yaşadığı ve öldürüldüğü şehirde." dedi Safir.
"Tek başıma gitmem. O halde Elessar da benimle gelecek. Sizler de bizi beklersiniz. Sakın babama da neden gittiğimiz konusunda bir şeyler belli etmeyin. Yoksa buna engel olmak isteyecektir.

Posted: Sat Apr 19, 2008 2:01 am
by Edmond
Huor kafasını iki yana salladı.

*Elessar olmaz, Fujiwara'yı al.*

Huor Elessar'a fazlasıyla güveniyordu fakat Safiel bir şey yapacağı zaman, Elessar onu engelleyemeyebilirdi.Gücü yetmezdi.Ama Fujiwara güçlüydü.Belki o da başa çıkamazdı ancak kurtarabilirdi Olren'i.

*Fuji'yi alacaksın.*

Posted: Sat Apr 19, 2008 2:06 am
by catboy
"O bunağı istemiyorum yanımda." diye ters çıkıştı. Sesi diğerleri tarafından bile duyulmuştu. Sesini alçaltarak: "Neden Elessar yanımda gelmiyormuş. Yoksa halkın tepkisinden mi korkuyor hala?"

Posted: Sat Apr 19, 2008 2:11 am
by Edmond
Huor sinirleniyordu.

*Evet!Sence onu kral bile affetse halk affedecek mi!Bunak dediğin kişi en az senin kadar güçlü, bunu unutma!*

Huor sakinleşmeye çalışarak:

*Pekâlâ, Fuji gelmeyecek, öyleyse seninle Algénia geliyor.*

Sinirliydi Huor, ve korkuyordu, Algénia'yı çok daha rahat halledebilirdi Safiel.Bu yüzden Minnä'yı da göndermeliydi Lydronk'la beraber Safiel'i izlemesi için.

Posted: Sat Apr 19, 2008 2:16 am
by Alenthas
Thereon biri hakkında böyle bir şey söylenmesinden hiç hoşlanmamıştı, hemde hiç!

"Ben gidiyorum," dedi.

Posted: Sat Apr 19, 2008 3:07 am
by Edmond
Huor Lydronk'u duymuştu.

*Sus Lydronk!*

Ama aklına Elessar'ın Algénia'yı bir hain ile bırakmayacağı gelmişti.Sonra yeniden Safir'e baktı.

*Pekala, seninle birlikte hem Algénia hem de Elessar geliyor.*

İçinden Minnä'ya

*Safiel'e göz kulak olmak gerekiyor, o isterse Algénia'yı da Elessar'ı da atlatabilir.O yüzden sen ve Lydronk gizlice takip etmelisiniz.*

Minnä hemen yanındaki Lyd'e sessizce:

*Gideceğiz, sen ve ben, ama arkadan, gizlice, unutma ki Safiel bir hain ve ona göz kulak olmamız gerekiyor.*

Lydronk başını öne eğdi.Safiel'in olaylardan haberi olmamıştı.Fakat o, Huor'un kendisini gözcüsüz göndermeyeceğini bilecek kadar akıllıydı.Ama asla eşini göndereceğini düşünemezdi.

Posted: Sat Apr 19, 2008 4:12 am
by Alenthas
"Kim seni lider -arrgghh! Doğru ya. Aman, ben gideceğim diyorum. Son kararımı verdim! Sen ise beni görmezden gelip emirler yağdırmaya devam ediyorsun."

Posted: Sat Apr 19, 2008 4:29 am
by Edmond
Huor küçük çocuğa baktı.

*Anlamıyorsun değil mi!Sana en ufak bir zarar gelirse kaderimizin değişeceğini anlamıyorsun!*

Ardından ekledi.

*Bak, sana daha iyi bir görev vermemiz lazım, burada lideri korumaya ne dersin?*

Sinirleniyordu, kural tanımaz bir çocuktu, fakat iflah olmalıydı.

Posted: Sat Apr 19, 2008 4:51 am
by Alenthas
Thereon kafasını sağa sola salladı. "Patron sensin," dedi.