Page 37 of 67

Posted: Thu Apr 17, 2008 6:17 am
by catboy
"Evet. haklısın, Fujiwara şu anda pek askerlerin bizle ilgilenemeyecekleri ortada." dedi Safir ve o da Misat'a geri dönme konusunda Fujiwara'ya destek çıktı.
Sırasıyla herkesi Misat'a geri ışınladığında korkunç bir manzarayla karşılaştılar. Misat artık eskisi gibi değildi. Binalar yıkılmıştı. Her tarafta devasa ağaçalr büyümüştü. Karanlık ve korkunç ağaçlardı bunlar.
Lydronk ve Huor'u ilerde görmüşlerdi. Ã?ılgın bir dryad'ın bu olaya sebep olduğunu anladılar. Hergon'un üzerine suç atan da bu dryad'dı. O çalınan malzemeleri ele geçiren de bu dryad'dı. Dükkan sahibiyle olan anlaşması sayesinde buçukluğa suç attılar. Böylece planını harekete geçirene kadar zaman kazanmış olacaktı.
"Her yer orman olacak. böylece dryadlar ölümsüzlüğe ulaşmış oalcakjlar." diye inledi çılgın dryad.
Dryadlar doğanın enerjisiyle yaşamları uzardı. Derudan bunu biliyorlardı. Deru Polantesde geçirdiği yıllar sebebiyle çökmüştü. Ama Feder Ormanına ayak bastıklarından sonra eski görünümüne kavuşması çok sürmemişti.
"Bu kaderden kaçamazsınız, insanalr ve onların zavallı köleleri hobitler."
O sırada tarikat büyücüleri saldırıya geçmişti. Büyücülerin başında Kerrher vardı: "Tüm ağaçalrı indirin yere. şu aptal dryadı bana getirin. Onun cezasını ben vericeğim." diye bağırıyordu.

Posted: Thu Apr 17, 2008 6:29 am
by Edmond
Huor Dryad'la uğraşan Kerrher'e baktı, *Zavallı!* diye geçirdi içinden.Fakat onu öldürmek zorundaydı.Ama şimdi değil, bu aptal Dryad her şeyi batırmadan önce durdurulmalıydı.Sonra Safir'gilin geldiğini farketti Huor.Safir'e bakarak,

*Safiel, bunu senden istemek zorundayım, babana bir ateş topu gönder, onu öldür, Dryad'ı durdurmanın tek yolu bu!*

Sonra ekledi:

*Özgünüm Safiel.*

Posted: Thu Apr 17, 2008 6:30 am
by Tersyuz
Korkunç bir savaş kopmak üzereydi. Büyücülerin ateşli büyüleri elbetteki Dryad'ların en azından genç olanlarına zarar verecekti ama kadim Dryadların bu büyülerden etkilenmeyeceğini herkes biliyordu. Fujiwara Dryadların liderine doğru bağırdı
"Zorbalık etmek ne zaman doğanın kuralı oldu!" İhtiyardan çıkan yüksek ses yüzünden Dryad bocaladı.
"Doğada güçlü olan zayıfı ezer kural budur!" dedi.
Fujiwara:
"Size yapılanların intikamını almak istiyorsunuz, bunu yaparkende size işkence edenlerin yerini alıyorsunuz. Zorbalığı sonlandırmıyorsunuz tersine sonsuza kadar devam edecek bir kısır döngüye sokuyorsunuz." dedi.
Dryad: "İnsanlar bize çok kötü davranıyorlar, yaşama hakkı tanımıyorlar." dedi.
"Aynı sizin şimdi yaptığınız gibi." dedi Fujiwara sakin bir sesle. Savaşı kazanmıştı hatalarını göstermeyi başarmıştı.
"Evet, belki de acele karar verdik." dedi düşünceli bir sesle Dryadların lideri.
"Düşünmek için gidiyoruz, ama bizi hafife almayın, sizin gibi olmamak için gidiyoruz! Sizde ona göre davranın." Dryadlar sessizce çekilmeye başladılar.

Posted: Thu Apr 17, 2008 6:33 am
by Edmond
Huor Safir'e gülümseyerek, -ki fazla içten değil- *Dur!* dedi.

*Görünüşe bakılırsa Fuji halletti meseleyi.*

Posted: Thu Apr 17, 2008 6:38 am
by catboy
"Bu binaların bakımı uzun sürecek." diye düşünmekteydi Lydronk.
"İyi işti, Fujiwara. Konuşmak her şeyi halleder işte. Konularak halletmek varken savaşmak niye ki?" dedi Safir, özellikle Algeniaya imlaı bakarak.
Kerrher ve bir kaç büyücü onlara doğru yaklaştı: "Baş büyücü sizlerle konuşmak istiyor. Bizi bu dryad sorunundan kurtardığınız teşekkür ederiz öncelikle. Bir de askerlerle olan sorundan dolayı özür dileriz. Lütfen beni takip edin. Her hangi bir tuzak olmadığına dahil yemine derim. Ã?yle bir şey olursa şayet kellem sizindir." dedi Kerrher içten davranır gibi bir sesle.

Posted: Thu Apr 17, 2008 7:14 am
by ElessarTelemnar
Elessar hala birilerinin nasil bukadar cilginlasabilecegini dusunuyordu sehir harabeye donmustu allahtan yanimizda akilli birileri var diye dusundu yasli kor adama bakarak ardindan onlari gormek isteyen buyucu gelmisti tereddut ediyordu gidip gitmemekte Sirayla Huor'a Minnä'ya ve son olarakta Algénia'ya bakti onlar ne yaparlarsa onu yapacakti onlara ozelliklede Huor'a sonsuz guveni ve saygisi vardi.Sorgusuz sualsiz ne yaptigini bile bilmeden 2 gun once yola ciktigi kisiyi 40 yillik arkadasi gibi korumustu. Elessar artik onlar icin hayatini bile verirdi hemde hic dusunmeden.

Posted: Thu Apr 17, 2008 8:03 pm
by Edmond
Huor Minnä'ya zihninden: *Gözün Safiel'de olsun, ben de Kerrher'i izleyeceğim.Korkuyorum bu ikisinden.Bir de yemin ediyor, sanki ona inanacağız!*

Minnä'nın hiç ses yokken gülmesi bu lafa, gözleri Minnä'ya çevirdi.Minnä sinirle Huor'a: *İki dakika sus!* dedi.

Huor Safiel'e *Ã?nden buyur!* dedi.Ardından hemen arkasından gitmeye başladı.Eli her ihtimale karşı serbestti, tehlike anında hemen yayına atabilirdi.

Posted: Fri Apr 18, 2008 12:37 am
by catboy
Yüce başkan seksen yaşındaydı. Yakında kendisi öldükten sonra tarikata başklanlık yapacak kjişiyi açıklaycaaktı. Ã?oğu kişi bu kişininKerrher olacağı yönündeydi.
Başkan Hikkerin heykelinin altında dua okuyordu geldiklerinde. Gözleri masmaviydi. Güler yüzlüydü. Herkesi tek tek selamladı.
Ã?nce Lydonka döndü. Ona bir kağıt uzattı: "Bu Hergon ismli buçukuluğun aslında suçsuz olduğunun tarikatın kendisi tarafından bizzat ilan edildiğinin bildiren kağıt... Bir kopyasınının da sen de kalması gerektiğine inanıyorum. Bu işlte en çok sen uğraştın."
Sonra Elessar'a döndü: "Diluvan çok iyi bir adamdı. Bir vali olarak işine çok öenm verirdi. Sen onun katili olarak bu kıtanın dört bir yanında aranıyorsun ve Misata gelebişlecek kadar da cesursun. Al bunu."
Elessara bir kağıt uzattı: "Daha dem,n o çılgın dryad ortaya çıkmadan önce bu kağıt bana ulaştı. Diluvanı öldüren kişinin sen olmadığını ve yakalandığını bildiriyor. Yani artık bir kaçak olmana gerek yok."
"Ã?ncelikle bu grubun liderliğini kim yapıyor. Onla yalnız başıma konuşmak isterim"
Herkesin gözü Huor'un üzerindeydi.

Posted: Fri Apr 18, 2008 12:38 am
by WeS_DeX
Deru gruptan ayrıldıktan sonra düsünceler icerisinde tek basına gidiyordu.Ne olursa olsun gruba alısmıstı fakat ayrılmak zorundaydı.Kendilerini yakalayan Dryad'ların orada pek tepki göstermemesi dikkatini cekmisti.Büyük bir agacın kenarına geldiginde durdu.Orman ona sanki yabancılasmıstı.Kendisini gruptan ayrıldıktan beri güvende hissetmiyordu.Garip gelmisti hersey.Artık intikamını alma sırasıydı.Kabile seflerini ve bir cok Dryad'ı öldürmek icin, icinde büyük bir nefret olustu.Biraz daha bekleyip yukarı nehirin yanındaki Groulsul Kabilesini yok etmeliydi.Hatırlıyordu.Groulsul'dan Giantlight isimli Kabile sefi kendisini terk etmeleri icin elinden geleni yapmıstı.Kutsal büyüye yardım etmisti ve kendi elleriyle onu hapishane köselerine atmıstı.

Deru sinirinden yere topuklarını sert sekilde vurdu.Bir uluma cıkardı.Birden bir his belirdi icinde.Tehlikede oldugunu hissetmisti.Agacın kösesinde durdu.Her türlü saldırıya hazırdı.Topraktan bir gürültü duydu ve kösesindeki agacın özünü son anda kullanmıstı.Sarmasıklar yerden cıkmıstı fakat kendisini yakalayamamıstı.Deru icten bir sesle konustu "Beni almak icin döneceginizi biliyordum...Ortaya cıkın tek basımayım gördügünüz gibi..." dedi ve agacın ruhuyla bir olmaya devam etti.

İleriden 3 Dryad cıktı ve alaycı ses tonuyla konusmaya basladı iclerinden birisi "Ahh o hapishaneden nasıl cıktın bilmiyorum Deru Abysscrime" dedi.Deru sesi tanımıstı.Bu ses Giantlight'ın kızına aitti.Tekrar konusmaya basladı "Simdi saklandıgın delikten cık ve kendini bize göster...Bu sefer hapishane gibi ufak caplı bir cezaya carptırılmayacaksın Deru..." dedi.Agactan dev bir nefretle fırlayan Deru elindeki sopasıyla birden harekete gecti saldırırken bagırdı "Bu sefer değil!...Bu sefer asla!" dedi ve sopasını bir rüzgar hızıyla beraber sagdaki Dryad'ın gögsüne sapladı.Hic biri ne oldugunu anlayamıstı.Dryad ruhunu bedeninden ayırırken büyük bir cıglık cıkardı."Bu sefer asla!" dedi ve sopasını havaya kaldırdı Deru.Büyüye basvururken elleri parladı.Cıglıgı dogayı sarstı ve "Cıkın dostlarım...Cıkın!" dedi ve 12 Kartal gökyüzünden süzüldü.

"Ölüm sizler icin kacınılmaz!" dedi Deru ve Kartalları soldaki dryada dogru saldırıya gecti.Yerden bir sarmasık cıkarırken Disi dryad harekete gecti ve mızragını Deru'nun karnına saplamaya calıstı.Deniz elflerinin kendisine bahşettigi kemerden sekti ve karnında derin bir yara actı fakat saplanmasından daha iyiydi bu.Deru acıyla inledi ve diger Dryada baktı kartallar onun icin cok güclüydü ve her yerinde sıyrıklar vardı o sırada bir kartal gözüne yaptıgı bir hamleyle Dryadı yere yıgmayı basarmıstı.

Deru karsısında ki rakibine odaklanmaya calıstı fakat yarası cok acıyordu.Gücünü toplamalıydı.Elini yere koydu ve bir seyler fısıldadı.Ufak caplı bir deprem cıkardı ve karsısındaki dryadın hamle yapmasını engelledi.Sonunda sıcrayarak sarsıntıdan kactı Dryad.Deru da ayaga kalkmıstı garipti ki yarası eskisi kadar acımıyordu.Kemere baktı ve ucundaki tasın hafifce parladıgını gördü.Deniz elflerine tekrar bir tesekkür etti ve Dryad'dın hamle yapmasını bekledi.Beklerken aklına bir fikir gelmiyordu ve dogrudan saldırmak akıllıca değildi cünkü karsısında kisi savascı bir dryaddı.Eger onu uzak tutabilirsem diye düsündü ve elini havaya kaldırdı ve yarım bir ay seklinde savurdu.Cıkan tozlar rakibine dogru gitti ve onu hareketsiz kıldı.Hareket edemeyen Dryada karsı dogruca harekete gecti ve gögsüne sopasını gecirdi.Sopa arkasından cıkana kadar bastırdı ve Savas cıglıgı atarak "Bu sefer değil" diyerek bir kahkaha kopararak sopasını cekti.

Ölü bedenlerin arasından gecerken aklında tek bir sey vardı "Bekle beni Giantlight!"

Posted: Fri Apr 18, 2008 12:59 am
by ElessarTelemnar
Oraya gitmekte tereddut etmis simdi ise artik bir kacak olmadiginin haberini almisti.Kagidi aldiktan sonra ne diyecegini bilemedi ama kafasinda ince bir suphe vardi "Neden durduk yere bana boyle bir yardimda bulunsunlarki Kitanin 4 bir yanin araniyorum ve bir sekilde buyuk bir guc bunu ortadan kaldiriyor beni birseyler icin kullanmakmi istiyorlar acaba " kafasindaki sorularda kaybolmus olan Elessar bi cevap dahi verememis ole donuk bir sekilde bekliyordu

Posted: Fri Apr 18, 2008 1:06 am
by Alenthas
Thereon Fuji'nin söyleyeceklerine benzer bir şeyler söyleyecekti. Ama sözün yaşlıya ait olduğunu bilerek susup onu dinlemişti. Sonra ona diyecek bir şey kalmamıştı zaten. "İyi konuşmaydı Fujimara, Fuji...ımmm... Fuji-san," dedi omuz silkerek. Kerrher denilen bu adama güvenmemişti. Büyücüler genellikle bunun gibi bir çok yemin etmesine karşın çoğu zaman tutmazlardı.

Thereon kollarını bir birine geçirmiş bir halde sessizce duruyor, Hikker'e olan saygısını belirtiyordu.

Posted: Fri Apr 18, 2008 1:34 am
by CLiCKs
Büyücüler ona düşmandı artık. Ã?yle görüyordu. şu ana kadar hiç iyi bir büyücüyle karşılaşmamıştı. Safir'in hayatını kurtardığı gün dönüm noktası olabilirdi. Onu da korumalıydı istemese de, istesede...

Huor'u ve Minna'yı takip ediyordu. Kerrher bir yemin etmişti ama inanmıyordu. Safir'İn imalı imalı bakmasına dayanamıyordu. Kendisinin yaptıkları grubun yaptıklarını 2ye hatta 3e katlardı, onun gözünde. Artık kendisi hakkında ona konuşma izni tanımayacaktı, hayır tanımayacaktı...

Posted: Fri Apr 18, 2008 1:52 am
by Lydronk
"Ah! Çok sağolun!" dedi gnom ve sonra Safiel'e baktı: "Bu tarikatta sizin gibi iyi kalpli insanlar olduğunu bilmek güzel!" dedi yaşlı adama. "Liderimiz de Huor bu arada, şu orman elfi..."

Sonra aklına Thereon geldi, her elf dediğinde "kadın kılıklı adam" geliyordu Lydronk'un aklına, Thereon'un deyişi yani. Thereon sakin sakin duruyordu. ama. Özüntülü bir hali yoktu ama çok neşeli de değildi. Ağırbaşlı bir hali vardı.

Posted: Fri Apr 18, 2008 3:27 am
by Edmond
Huor gülümseyerek ihtiyara baktı.

*Evet, lider benim, dilediğiniz gibi görüşebiliriz.*

Gruptakiler dışarıya alındılar.Odada yalnız kalmışlardı.Huor merakla bakmaya başladı.

Posted: Fri Apr 18, 2008 3:35 am
by catboy
"ben seksen yaşında ihtiyar bir adamım. Ã?oğu kişi benim ölmemi bekliyorlar. Zaten ben de ölürsem bu tapınakta düzen iyice bozulacak. Herkes benden sonra gelecek kişinin Kerrher olması gerektiğine hem fikir. Eminim ki Kerrher ya zorla onları susturmuş ya da onların geelcek yaşamalrını güvence altına alacak kadar para ödemiştir. Ona güvenmiyorum. Ama bunu belli etmiyorum. Yoksa beni bie gece yarısı uykumda zehirletir. Kendini tapınağın başkanı ilan eder. Aslında benden sonra bu tapınaktaki işlerle uğraşabilecek tek bir kişi var. İsmi Olren. Yakın zamnda başka bir kasabaya taşındı. Taponaktaki düzenin bozulmasına iyice sinirlendikten sonra inancını kendine saklayaıp burdan ayrıldı."
Sonra başkan gülümsewyerek: "Doğru ya. Belki de size ne bundan." dedi.
"Ã?nünüzde zorlu bir görev var. Ve Kerrher'in sizin görevinizi yapmanıza mani olmaya çalıştığını biliyorum. Onu planlarından edersek elindeki gücü alırsak yoldaki tehlikelerden en önemlisininden kurtulmuş olursunuz." diye açıkladı yaşlı adam.