Page 33 of 67
Posted: Mon Apr 14, 2008 4:49 am
by Tersyuz
Fujiwara sessizce masaya oturdu, gerginliğin çabuk atlatılmasına sevinmişti. Mahkemede ne yapılabilirdi bunu düşündü.
Hancı başlarına gelip bağırdı "şiparişleri alayım beyler."
"Pirinç lapası biraz da su lütfen."
"Pirinç lapası mı? Domuz kızartma vereyim yağlı yağlı daha güzel."
"Pirinç lapası lütfen, ya da siz nasıl diyordunuz pilav!"
Hancı pinti bir müşteri daha diye düşündü, sonra diğerlerine döndü "Siz ne istersiniz?"
Posted: Mon Apr 14, 2008 4:50 am
by Lydronk
"Çok içmeyin, çok içmeyin! Mahkemeye gidiyoruz, ciddiyetimizi korusak iyi olur... Asıl çok güzel bir mahkeme fıkrası biliyorum da, neyse şimdi mahkemenin ortasında gülmekten yerlere yatrsak bizi atarlar" dedi Lydronk ve kıkırdadı. Fıkra çok komikti. Gerçekten, keşke aklına gelmeseydi... şimdi mahkemede ne yapacaktı bu halde?
Tepesinde dikilen hancıyı gördü. "Ah, merhaba. Ben meyve dışında herşeyi yiyebilirim! Sebze de olmasa iyi olur. Neyse, yarım biftek alayım. Az yağlı olsa iyi olur, vücudumun 'gelişimini' göz önünde bulundurursak fazla kilo almamalıyım!"
Posted: Mon Apr 14, 2008 4:50 am
by Edmond
Huor'un sağında Elessar, solunda ise Minnä vardı yemekte.Minnä'nın yanında Thereon vardı.Thereon'un yanında da Algénia ve onun yanında ise Safir, Safir'in yanında yaşlı kör Fuji, Fuji'nin yanında Lydronk, onun yanında da kız vardı.Büyük bir masaydı ve çember şeklindeydi.Huor'un karşısında Safir vardı.Arada sırada onun içindeki hiddeti farkediyor, içinden onunla konuşuyordu, bir basit büyü sayesinde.Huor Elessar'ın, hafif kaçamak bakışlarla Algénia'ya baktığını farketmişti.İlginç bir şekilde tam tamına karşı karşıyaydılar.
Huor Safir'e içinden, *Elessar'ı rahat bırak, en azından şimdilik!* dedi.
Sonra hancıya döndü.
*Et getir, ne kadar olursa o kadar iyi!*
Minnä gülümseyerek,
*Ne biçim ormanda büyüdün sen!Sözde hep severdin ceylanları!*
Huor sinirle karşılık verdi.
*Domuzları değil ama!*
Posted: Mon Apr 14, 2008 4:55 am
by catboy
Safir, Fujiwara'ya döndü: "Uzun zamandır sizle pek konuşamadık." dedi.
Sipariş olarak Lydronk'unkiyle aynı olsun demişti kısaca.
"Bir ara beni sakinleştiren tdavinizden tekrar bana uygularsanız memnun oluurm doğrusu." dedi Fujiwara'ya.
Posted: Mon Apr 14, 2008 4:58 am
by Edmond
Huor konuyu değiştirdiği için minnetle baktı Safir'e.
*Bağımlısı olmayayasın tedavinin.Ne demişti Fuji.Apakutrun?Fuji dememe alınmıyorsun değil mi Fuji?*
Posted: Mon Apr 14, 2008 5:00 am
by Tersyuz
Fujiwara Safir'e doğru bakıp gülümsedi.
"Ah evet, aslında bu tedavi sürekli uygulanırsa daha iyi sonuç alınır. Asıl şikayetin nedir? Baş ağrısı ya da uykusuzluk?"
Posted: Mon Apr 14, 2008 5:02 am
by ElessarTelemnar
Safirden bir masa kadarda uzak olmak rahatlatmisti Elessari hikayesi cabuk kapanmisti buna memnundu Algenia butun guzelligiyle karsisinda oturuyor ona bakmaktan kendini alamiyordu Bi ara Huor'un kendisinin algenia'ya olan bakislarini fark ettigini gordu ve ona bakarak gulumsedi yemekler gelmis herkes istahla yiyordu. Bu arada masada yavas yavas sicak bir muabbet ortami olusuyordu "Mahkemede safire karsi beni savundugun icin tesekkur ederim firsatim olmamisti ama dahada onemlisi simdiki planimiz ne Huor?"diye sordu
Posted: Mon Apr 14, 2008 5:03 am
by catboy
"Her şeye öfkeleniyorum bugünlerde. Her şeye takıyorum. Belki beni tedaviniz biraz daha sakin yapar." diye açıkladı Safir.
Mahkeme saatine daha çok vardı. Yemekler de yeni gelmişti.
Posted: Mon Apr 14, 2008 5:03 am
by Edmond
Huor hafif omuzlarını kaldırarak, *Ben de isterim!* dedi Fuji'ye.Sonra Minnä'ya baktı.
*Sen de ister misin?*
Minnä dudaklarını büzdü.
*Apakutrun istemem ben, zaten öyle bir şey olduğunu da zannetmiyorum.Akapuntur olabilir belki.Ama o da kalsın, ihtiyacım yok.*
Posted: Mon Apr 14, 2008 5:07 am
by Edmond
Huor sonra Elessar'ın sorusunu farketti.
*Hatırlatırım, görevim.Görevimize gelince, şu Dryad'ların işini halletikten sonra, prensesinin (burada biraz vurgu yapmıştı) pardon prensesimizin memleketine gideceğiz.*
Gülümsemeye devam etti.
Posted: Mon Apr 14, 2008 5:11 am
by Lydronk
"Hmm, biftek. Çok güzel..." diye dudaklarını yaladı Lydronk sonra iştahla yemeğe başladı. Meyve diyetinden sonra düzgün bir et iyi gelmişti. Bir yandan da konuşulanları dinliyordu. Huor'un neşeli olması herkese iyi geliyordu. Sıkıcı mahkemeden önce böyle muhabbet ortamı olması çok hoştu.
Posted: Mon Apr 14, 2008 5:12 am
by CLiCKs
Arada tartışma çıkıyor ama Huor tartışmanın sonlanması için elinden geleni yapıyordu. Yemeğini yarıda kesip "Hepinize afiyet olsun." diyerek hancının yanına gitti. Bir oda istedi dinlenmek için. Ã?ünkü uyuyamıyordu. Yurdu onu çabuk gelmesi için uyarıyordu. Bir an düşündü. Acaba yurdu bir büyünün etkisi altındamıydı. Karanlık bir büyü. Gelmesi için çağırıyordu. Karanlığın ortasına... Kendi kendini saçmalamaması için tersledi. Odasına çıktı. Kapısını açtı. Karanlıktı. Kapıdan içeriye adımını attı. Gündüz vakti olması ya da olmaması önemli değildi. Karanlıktı. Oda onu çekiyor, yutuyordu. Sonra her şey daha da kararmıştı. Gözleri kapanmış yere düşerek derin bir uykuya dalmıştı...
Posted: Mon Apr 14, 2008 5:13 am
by ElessarTelemnar
Huor'un cevabinin ardindan Algénia'ya bakti tekrar yemegini yarida kesmis ayaklanmisti bir an arkasindan gitmeyi herseyin yolunda gidip gitmedigini sormayi dusundu sonra vazgecerek coktan buzgibi olmus yemeginden bir parca aldi.Efkarla sarabini yudumladi cebinden bir kese cikararak masaya koydu ardindan "Cok kalitelidir almak isteyeniniz olurmu" diyerek kesedeki tutunu gruptakilere sundu
Posted: Mon Apr 14, 2008 5:20 am
by catboy
Tütün teklifini nazikçe reddettikten sonra Safir ayağa kalktı.
"Ã?abuk olaım. İnsanalr toplanmışlar. Bakın buçuklukları da görüyorum. Mahkeme bayağı kalabalık olacak galiba. Kalkın da hemen yer bulalım." dedi.
Posted: Mon Apr 14, 2008 5:23 am
by Edmond
Huor durakladı.Hayır!
*Algénia'yı burada bırakamayız.Elessar, Minnä ile birlikte yukarı çıkıp, Algénia'ya bakın.*
Sonra Safir'e baktı.
*şimdi gidebiliriz!*